Sn. Hüseyin Alpagut’un üye onayını verirken sizi tanıyalım bölümüne yazdığı Mustafakemalpaşa’lı olduğuna dair notu hafızaya kaydetmiştim.
Bakalım demiştim, neler paylaşacak hemşehrimiz.
Gelgelelim problemle karşılaşıp, böyle bir soru sormasını beklemiyordum.
O halde hemşehri kontenjanından cevap verelim kendisine.
Bu arada foruma da hoş geldiniz demek gerekiyor sanırım.
Çapraz petekler…

Bu konuya benzer bir durumla karşılaşan bir ekipte olduğumdan görsel destekli anlatma imkânım var…
Yerel arı aramak adına yapılan çalışma o kadar çok ki…
Bizde o kervana katılanlardanız ve iyi de mesafe kat ettik edindiğimiz tecrübelerle…
Koloniyi kovanıyla beraber aldığımızda yüzümüz gülüyordu.

Arıları yeni kovana aktaracağız ve ana yetiştirme faaliyetleri için anaç koloni yapacağız ama o ne öyle…
Hiç kılavuz petek verilmeden boş çerçeveler doldurulmuş kovana ve arıda “Z” biçiminde tutturmuş petekleri…
Hiçbir çerçeveyi tek başına çekmek mümkün değil.
Ya 10 çerçeve aynı anda ya da kovanı parçalamak…

Kovanı parçalamaya başladık. Ve çerçeveleri tek tek arılara hasar vermeden petekleri de keserek ayırmaya başladık.
Kalabalıkız ama herkesin elleri ballandı sonuçta.

Bizim için balı ve yavrusunun önemi de yok. Mühim olan ana ama onu da göremedik.

Son çerçeveleri de aldık…

Alamadığımız çerçevelerden petekleri kestik.

Boş çerçevelere iplerle bağladık.
Ana arıyı ancak 1 hafta sonraki kontrolde gördük ki yaşıyordu Allah’tan.
Velhasıl size kovanınızı aktarmanızı tavsiye edemeyeceğim.
Kalabalık bir ekiple ihtimamla belki ama ana arı kaybı ve bol bol işçi arı kaybını göze almalısınız.
Ancak bu peteklerle uğraşmadan nasıl o koloni oradan çıkartılır konusu ise bambaşka bir alan…
Oğul çıktığında görme şansınız var mı mesela?