Hakan Bey,
Trakya'da bu sene bal olmayışını hangi faktörlere bağlıyorsunuz. Bana olumsuz iklim koşulları gibi geliyor. Fakat ekilen ayçiçek türü ile ilgili olduğu konusunda da bir takım rivayetler var.
Bu konuda sizin fikriniz nedir?
Bazı konuları bilen biri olarak bu konuyu sadece ayçiçek çeşitlerine bağlamak doğru olmaz. Bu çeşitler aynı halleri ile geçtiğimiz yıl da vardı. Ama geçtiğimiz yılki rekolte bu yılın en az 2-3 katı kadar oldu. (Aslında bu yılki rekolte tam olarak belli değil ama etrafımızdan duyduklarımız ve kendi arılarımızda gördüklerimiz fikir yürütmemizi sağlıyor)
Çeşit rekoltede önemli bir sorun. 30-40 günü bulan çiçeklenme sezonu yeni çeşitler ile 20 güne kadar kısalmış durumda. Silivri için 04.07.2009 tarihinde başlayan nektar akımı 21.07.2009 tarihinde sona erdi. Tabiki yükseklikle alakalı olarak değişkenlikler de var. Geçtiğimiz yıl 26.06.2009 tarihinde başlamış ve 27.07.2009 tarihinde sona ermişti. Bu tarih aralığını oluşturan ayçiçek çeşitleri aynı tohum çeşitleriydi.
Bana göre bu yılın en önemli sorunu özellikle İç Trakya (Edirne, Keşan, Hayrabolu gibi) bölgesinde geç ekim nedeniyle yaşandı. Kestaneden gelen arkadaşlar baştan çiçeklerin geç açacağına sevinmişlerdi. Ama ayçiçeğinde çiçek tabla büyüklüğü yaprak alanının büyüklüğüne nektarın akımı da tablanın büyüklüğüne bağlı olduğundan geç açan çiçekler sıcak nedeniyle çabuk kafa bağladı ve bu da tablanın küçük olmasına ve bu da nektar akımının kısa olmasına neden oldu.
Halen çiçek olan ve nektar akan yerler var. Arılar ile ilgili yaptığım bir çalışma nedeniyle Trakya da bu yıl gitmediğim yer kalmadı desem yeridir. Ama hemen hemen duyumlarım hep aynı yönde ayçiçek ortalarında 1-2 çıta azalan arılar ve ancak kendine kadar bal çekebilen koloniler.
Umarım püren de bize bu yıl ayçiçeğinin yaptığı gibi bir şaka yapmaz. Duyumlarım yaz dönemindeki yoğun yağışların eğer çiçek açarsa güçlü çiçek açacağına inanılan pürene delil olduğu yönünde. Ama bilindiği üzere püreni açtıran erken sonbahar yağışları. Umarım hayırlısı olur.
NOT: Arılarda bal olmamasına rağmen güçlü yumurta alanı oluşmasını ayçiçeğin sanki bal hasadı sonrası yaptığımız yavaş yavaş besleme gibi arılara yavaş yavaş akmasına bağlıyorum. Tabiki bunu tetikleyen bir çok unsur var ve tartışılır....