Gönderen Konu: Şerbet Yapımı  (Okunma sayısı 26129 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ümmetkapucu

  • Günlük Yumurta
  • *
  • İleti: 44
Şerbet Yapımı
« : Mart 30, 2008, 23:28:32 »
Hepimiz azçok şerbet yapımını biliriz.

Çevrimdışı ümmetkapucu

  • Günlük Yumurta
  • *
  • İleti: 44
Ynt: Şerbet Yapımı
« Yanıtla #1 : Mart 30, 2008, 23:31:10 »
sorum şerbete nelerin katılacağı ?

ben bi arkadaştan duydum onu uyguluyorum, 10 kğ şerbete 1 tane Asprin plusC atıyorum.

şimdilik deneme aşamasında vitamine fazla gerek yok diyor arkadaşım, bunun içinde hem ilaç hemde C vitamini var. şimdilik sorun yok gibi.

sizin önerilerinin ve tecrübeleriniz neler?

İYİ ÇALIŞMALAR SAYIN ARKADAŞLAR.

Çevrimdışı apismellifera

  • Larva
  • **
  • İleti: 83
  • Yer: burdur
  • ASİL AZMAZ BAL BOZULMAZ
Ynt: Şerbet Yapımı
« Yanıtla #2 : Mart 31, 2008, 02:04:12 »
asprin insanlar için üretilmiştir .diğer canlılar için değil özellikle arılar için değil.kanıtlanmış bir bilimsel araştırması yok.ona bakarsanız insanların kullandığı antbiyotik kullanılırdı.şurubun içine vitamin nosema ilacı katılabilir.

Egehan

  • Ziyaretçi
Ynt: Şerbet Yapımı
« Yanıtla #3 : Mart 31, 2008, 11:22:45 »
Arılarınızda başağrısı şikayeti mi var acaba? Eğer bu başağrısı şikayetleri uzun süreli ise bir veterinere başvurunuz.

Çevrimdışı reis45

  • Larva
  • **
  • İleti: 64
Ynt: Şerbet Yapımı
« Yanıtla #4 : Nisan 01, 2008, 16:36:45 »
değerli dostlar arıya aspirin verilirmi?.veren arkadaş haklı.aspirin verilir diyen ünlü bir hocamız 8 baskı yapmış kitabında yazıyor.arıya aspirin verilebileceğini.ben hiç kullanmadım.zararı olur diye.bu tür soru soran  arkadaşlarada lütfen alaycı cevaplar vermeyelim.şu ana kadar forum çok iyi bir çizgide gidiyor.lütfen biraz daha özen gösterelim.saygı ve sevgiler... 

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3902
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 49
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: Şerbet Yapımı
« Yanıtla #5 : Nisan 01, 2008, 21:28:37 »
Aspirin verilir diyen hangi hocamızın kitabı acaba? Ben çok kitap okudum ama hiç denkgelmedim. Hakikaten merak ettim.

Arının beslenme ihtiyaçlarını kısaca özetlersek.

Karbonhidrat, enerji ihtiyacı. Bunu bal ve şeker şerbeti ile sağlıyoruz.

Protein ihtiyacı. Hücre çoğalması için gerekli olan proteinin en iyi kaynağı polen. Bu yüzden polen olmayınca yavrulama faaliyeti duruyor.

Vitamin, mineral ihtiyacı. Bunları da bal ve polenden sağlıyor. Fakat yavru gelişiminin hızlı olduğu ilkbahar ve sonbaharda vitamin takviyesi yapılması yıpranmış arı organizmasına büyük fayda sağlıyor.

Egehan

  • Ziyaretçi
Ynt: Şerbet Yapımı
« Yanıtla #6 : Nisan 01, 2008, 22:10:06 »
veren arkadaş haklı.

O zaman vermelimiyiz bizler?

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3902
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 49
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: Şerbet Yapımı
« Yanıtla #7 : Nisan 02, 2008, 13:22:40 »
Egehan dur hemen aspirin verme. Kitabın ismini merak ettim, bir öğrenelim hele. Belki bizim farkedemediğimiz bir mantığı vardır.

Çevrimdışı reis45

  • Larva
  • **
  • İleti: 64
Ynt: Şerbet Yapımı
« Yanıtla #8 : Nisan 02, 2008, 13:53:45 »
kitabın yazarı nizamettin kayral hoca .sayfasını bulup sayfa sayısını vermek isterim fakat kitap 46 km ötede.köydeki evde .gittiğimde getireceğim.ben 4 yıl önce başladım bu işe.4 yıl önce ben arının sadece bal yapan bir böcek olduğunu sanıyordum.şu ana kadar öğrendiklerimi bu kitaba borçluyum.gözlem ve deneyler yaparak bu güne geldim ...yeterlimiyim hayır daha çok öğreneceğim şey var.arıcılarımız yıllardır varroa için tarım ve diğer hayvan ilaçlarını kullandılar ve bir kısmı hala kullanıyorlar.arkadaşımız haklı derken onu ima ettim.aspirin onların yanında masum kalıyor.1 yıl öncesine kadar apivecin ilacının üzerinde arılar için diye propektüs ve resim vardı. kalıntı bırakıyor denılince kaldırdılar arılar için kısmını fakat ilaç piyasada hala satılıyor.daha bunun gibi birçok örnek verebiliriz.ben şerbetin içine vitamin olarak arı polivit kullanıyorum.kusura bakmayın yazdığımız yazıları belgelemek zorunda olduğumuzu bilmiyordum...saygı ve sevgiler.

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3902
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 49
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: Şerbet Yapımı
« Yanıtla #9 : Nisan 02, 2008, 15:00:11 »
Reis,

Yazdıklarımızda bir yanlış anlaşılma olmasın, herkes yazdıklarını belgelesin diye bir tavırla sormadık. Meşhur bir yazarın kitabı denilince o yüzden merak ettik. Ben Türkiye'de yazılan hemen bütün kitapları okuduğum halde aspirin olayını hatırlayamadım, o yüzden sordum.

Nizamettin Kayral elbette bu camianın duayenlerindendir. Sizin gibi ben de arıcılığa ilk merak saldığımda piyasadan bulabildiğim kitap onunkiydi. 1997 yılında defalarca okumuşumdur.

Fakat biz bazı şeyleri sorgulamak ve tartışmak zorundayız. Nizamettin Kayral yazmış olabilir, ama bunun bilimsel bir izahı da olmalı.

Eski kitaplarda güve için naftalin (Bu nizamettin kayralın kitabında var mı hatırlamıyorum), balın donmasını engellemek için limon tuzu (Bu kısmı var), arıyı iyi beslemek için keke süt tozu katılması (Bu da nizamettin kayralda var) öneriliyor.

Son bilgilerimize göre ise bildiğiniz gibi naftalin kansorejen etkisi dolayısıyla kullanılmıyor, Dünya Bal Örgütü doğal balın kalitesini düşüren etkenler arasında içine limon tuzu katılmasını da sayıyor, Süz Tozu içindeki laktozun arıların sindirim sisteminde toksik etki yaptığı da kanıtlanmış bilimsel bir gerçek.

Yani bu olaya yaklaşım tarzımızda kişileri sorgulamak, karşıdakinin bilgisini boşa çıkarmak, söylediği şeyi belgeletmek gibi bir şey asla yok.

Sadece söylenen şeylerin dayanak noktalarını tartışmalıyız bu anlamda yazılmış şeyler.

Aspirin nedir bir canlı organizmaya etkileri nelerdir, aspirin katılmasının faydaları nelerdir bunlar tartışılması gereken şeyler.

Onun ötesinde söylediğin söze de katılıyorum, aspirin türü şeyler çok masum.

Varroa mücadelesinde tarım ilaçları, gereksiz antibiyotik kullanımı gibi uygulamalar şifa niyetine tüketilen balı bir zehir haline getiriyor.

İnterneti ve eski bazı kaynakları taradığımızda yine apivesin türü ilaçların arıyı canlandırdığını, yumurta sayısını artırdığını, bal verimimi yükselttiğini iddia edenler var.

Ama bu iddiaların da hiçbir bilimsel dayanağı olmadığını hepimiz biliyoruz.

Maksat üzüm yemek bağcıyı dövmek değil. Her ne kadar sürçi lisan ettikse affola.

Çevrimdışı Uğur KIRAN

  • Günlük Yumurta
  • *
  • İleti: 31
  • Yer: ZONGULDAK
    Yaş: 48
    • Bir yalnýz arýcý...
Ynt: Şerbet Yapımı
« Yanıtla #10 : Nisan 02, 2008, 17:12:23 »
Sayın arıbeyi, alçakgönüllü tavrınıza hayranım.Açıklayıcı bilgileriniz için teşekkürler..
Arıcılık mı? Bence yapılabilecek şeylerin en güzeli...

abadile

  • Ziyaretçi
Ynt: Şerbet Yapımı
« Yanıtla #11 : Nisan 03, 2008, 13:57:24 »
Arkadaşlar, aspirin meselesini anladık da bu apivisin konusunu ben kaçırmışım. :-[Yani arı için kullanılamayacağını yuıkarıdaki açıklamalrda gördüm.Bu bilgi de bilimsel mi? Halâ elimde şerbete katmak üzere bulundurduğum bol miktarda apivisin var. Ve üzerinde de arı resmi var. Neler oluyor? İlaç firmaları müşterilerini kandırıyorlar mı?Bu nasıl ticari ahlaktır?Anlamadım gitti.
Selamlarımla...

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3902
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 49
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: Şerbet Yapımı
« Yanıtla #12 : Nisan 03, 2008, 15:07:54 »
Sevgili Abadile,

Apivesin arılar için özel olarak üretilmiş bir ilaç değil. Kanatlı hayvanların solunum yolu enfeksiyonlarında kullanılan bir antibiyotik.

Dünyada arıcılıkta hastalık halinde dahi antibiyotiklerin kullanımında ciddi kısıtlamalar var. AB ülkelerinin bir çoğunda ise hastalık halinde bile antibiyotik kullanılması yasak.

Fakat ülkemizde hastalık bir tarafa, antibiyotikler koruyucu amaçla kullanılıyor.

ANTİBİYOTİKLERİN HASTALIKLARDAN KORUDUĞU KOCAMAN BİR YALANDIR

Bırakalım hayvan sağlığını insan sağlığında bile, bugün gelişmiş ülkeler ile bizim ülkemiz arasında antibiyotik kullanımında yaklaşık 5 kat fark var.

Bir Avrupa ülkesinde kafanıza göre eczaneden antibiyotik alıp kullanamazsınız. Doktor reçetesiyle ve tane hesabı alırsınız.

Çünkü antibiyotik, adı üstünde canlıya karşı demektir.

Bildiğimiz gibi canlı organizmasını hasta eden mikroorganizmaların yanında, bunlardan çok daha fazla faydalı bakteri var.

Yaşam sistemi içinde bunlar büyük işlevler yerine getiriyorlar.

Mesela yediğimiz yiyeceklerin sindirim sisteminde işlenip dışkı olarak çıkabilmesini, bağırsak floramızda yaşayan milyonlarca bakteriye borçluyuz.

Antibiyotik kullanımı canlı organizma içindeki zararlı bakterileri öldürdüğü gibi, faydalı bakterileri de öldürüyor.

Bu yüzden antibiyotik kullananlarda ciddi sindirim sistemi rahatsızlıkları görülür.

İkincisi yetersiz doz kullanımı, o antibiyotiğe karşı bakterilerin direnç kazanmasına yol açar. Hastalık halinde yüksek doz antibiyotik kullanılsa bile artık çare olmaz.

Toparlamak gerekirse,

Antibiyotik kullanımı canlının doğal bağışıklık sistemini bozar, hastalıklara karşı daha duyarlı hale getirir.

Sürekli antibiyotik kullanımı, bu ilaca karşı direnç kazanmış bakteri hatlarının üremesine neden olur.

Antibiyotik kalıntısı içeren balları tüketen insanlarda, doğal savunma sistemi bozulur, antibiyotikle tedavisi mümkün olmayan dirençli bakteri nesilleri gelişir.

Bu nedenlerden dolayı ülkemizde de arıcılıkta antibiyotik kullanımı yasaklanmıştır.

Fakat denetleme yapılmadığı için bu konuda herkes kafasına göre takılmaktadır.

İhbar durumunda bir arıcının balında antibiyotik kalıntısı bulunursa cezası 6.000 YTL dir.

Maselef ülkemizde üreticilerin bilinçsizliği ve denetimlerin eksikliği yüzünden, Avrupada ilaçlarını yeterince satamayan şirketlerin büyük bir pazarı haline geldik.

abadile

  • Ziyaretçi
Ynt: Şerbet Yapımı
« Yanıtla #13 : Nisan 03, 2008, 17:02:31 »
Arıbeyi Dostum,
Yukarıdaki açıklamalarınız konu hakkında yeteirince malumat edinmeme yardımcı oldu.Bu nedenle En kalbi teşekkürlerimi sunarım.
Ben bu formda bir şeyi keşfettim o da şu: Öğrendikçe aslında ne kadar az bilgimizin olduğu gerçeğidir.TeknikArıcılık Bilgi Paylaşma Formu sıradan bir form olmaktan öte bir okul.Belki diploma vermiyor ama bir arıcı için gerekli olan en temel bilgilerle birlikte en küçük ayrıntılara kadar her konu burada işleniyor. Şahsen ben bu konuda bir çok kitap okudum. Sekiz yıllık arıcılık geçmişim var.Ama Şubat ayından bu tarafa aldığım bilgiler geçmiş sekiz yıla bedeldir.
Bu manada da bu siteyi ihtas eden herkese en içten dualarımı ve teşekkürlerimi yolluyorum.
Selam ve saygılarımla....

Çevrimdışı ümmetkapucu

  • Günlük Yumurta
  • *
  • İleti: 44
Ynt: Şerbet Yapımı
« Yanıtla #14 : Nisan 04, 2008, 00:06:23 »
Sayın arkadaşlar beni yalnış, anlamayın.

Burda bi duyudugum şeyin gerçeklik payını araştırmak istedim.

mesala son dönemlerde belli  sayıdaki arıcının arı vitamini tercih etmeyip, onun yerine tavuklarda kullanılan supravit benzeri sarıtoz niteliğindeki vitaminlere başvurdukları, bunları ilaççılardan istediklerini öğrendim. hatta bunu ilk çanakkalede arıcılık yapan birinin ben 1 tane kovandan 10 tane arı kovan yapabilirim. bunun tekniği ne dediğimde, 10 kğ lık keke, 1 tane vitaminin tamamını koyacaksın ve üretim hızlanacak, böylece daha çok bölünme sağlayabilirsin demişti.

ilaç satan bi abi ise arıcıların belli bi kısmının arı vitamini yerine bu tavuk vitamininden istediğini söylemişti.


Durum bu, bilgi paylaşımınız için şimdiden herkese teşekkür ederim. 

Saygılar...