Gönderen Konu: 'Tarımdaki verim kaybının sebebi arı ölümleri'  (Okunma sayısı 5598 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

abadile

  • Ziyaretçi

 
 
Son iki yıldır dünyanın hemen her yerinde arılar sebebi bilinmeyen hallerden ölüyor. Türkiye'de geçen yıl arı nüfusunun yüzde 30 azaldığı tahmin ediliyor.
 
 
 
Geçen yıl Hırvatistan'da 5 milyon arı iki gün içinde telef oldu. Polonya'da arı varlığı yüzde 60 azalırken, Alaska'dan Avustralya'ya, Portekiz'den Yunanistan'a kadar uzanan coğrafyada arı sayısı ortalama yüzde 25 azaldı. Tarımsal üretimdeki düşüşün, küresel ısınmadan çok arı ölümlerinden kaynaklandığı iddia ediliyor. Türkiye Bal Paketleyicileri İhracatçıları ve Sanayicileri Derneği (Balder) Başkan Yardımcısı Özen Altıparmak, arı ölümleriyle tarımsal verim kaybı arasında doğrusal bir ilişki bulunduğunu söyledi. Tarımsal ürünlerde bitkisel tozlaşmanın (döllenme) arılar tarafından gerçekleştirildiğini belirten Altıparmak, "Dünya arı popülasyonu, yaklaşık yüzde 25 azaldı. Tarımsal verim kaybı da yüzde 25 civarında. Bu bir tesadüf olamaz." dedi. Konuşmasında ünlü Alman fizikçi Albert Einstein'ın 'Bal arıları yok olursa insanlık da biter' şeklindeki sözünü gündeme getiren Özen Altıparmak, "Türkiye'de yılda 250 milyon dolarlık bal üretiliyor. Ancak arıların tarıma katkısı 5 milyar dolardan fazla. Türkiye'de arıcılık biterse tarım da biter. Dünya çapında baktığımızda da arıcılığın yok olması büyük savaşlara yol açabilir." şeklinde konuştu. Bu nedenle arı yetiştiricilerinin mutlaka desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Arılar ekolojik denge için hayati öneme sahip. Bir kovanda ortalama 80 bin arı yaşıyor. Çiçek ve bitki türlerinin polenleri arıların ayaklarına yapışıyor. Arılar konduğu 130 bin farklı bitki türünün üremesini sağlıyor. Sadece bir kovandaki arılar gün içinde 1 milyon çiçeği döllüyor.
 

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3962
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 53
    • www.beyazkovan.com
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: 'Tarımdaki verim kaybının sebebi arı ölümleri'
« Yanıtla #1 : Kasım 07, 2009, 18:37:32 »
önce kendileri balın tenekesine 90 lira teklif etmeseler ya:)

Arıcı üretecek, balcı kavanozlayacak, marketçi satacak. Arıcıdan başka herkes bu işten karlı çıkacak, arıcıyı parasal olarak desteklemek de devlete mi düşecek?

abadile

  • Ziyaretçi
Ynt: 'Tarımdaki verim kaybının sebebi arı ölümleri'
« Yanıtla #2 : Kasım 07, 2009, 18:59:19 »
Murat Ağabey, atalarımız "Taşıma suyla değirmen dönmez". derler.Devlet nereye kadar arıcıları destekleyecek ki?
Burada yine bizlerin temsilcisi olan birliklere görev düşüyor.Belki de tarım bakanlığının hakemliğinde büyük bal tüccarlarıyla birlikte birliklerimiz üreticiyi koyacak fiyat düzenlemesi yapmalılar.Herkesin  razı olabileceği bir tavan fiyat belirlenirse üreticilerbal üretmeye devam ederken ülke ekonomiside bundan olumlu etkilenir Diye düşünmekteyim.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 22803
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 50
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 350
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: 'Tarımdaki verim kaybının sebebi arı ölümleri'
« Yanıtla #3 : Kasım 07, 2009, 19:00:45 »
Bu açıklamayı yapmak BALPARMAK firmasına mı kalmış üstelik.

Çok düşünürler ya tarımsal verim kaybını...



http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

abadile

  • Ziyaretçi
Ynt: 'Tarımdaki verim kaybının sebebi arı ölümleri'
« Yanıtla #4 : Kasım 07, 2009, 19:05:32 »
"Şecaat arzeden merdi kıpti sirkatin söyler." Yani:yiğitliğini anlatan kıpti (mısır yerlisi) yaptığı hırzızlığı açıklığa çıkarır.
Halil Bey, söz ne kadar da güzel yerine oturdu değil mi?

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3962
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 53
    • www.beyazkovan.com
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: 'Tarımdaki verim kaybının sebebi arı ölümleri'
« Yanıtla #5 : Kasım 07, 2009, 19:09:26 »
Sayın abadile,

Beyanın sahibi zaten ülkemizin en büyük bal tüccarı. Yaklaşık 3 hafta önce  de, sektör temsilcileri, arıcılar birlikleri, devlet temsilcileri toplandılar.

Fakat ülkemizdeki sistem, tavşana kaç tazıya tut.

Çevrimdışı Murat AKIN

  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 11665
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 72
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: --- adet kayıtlı
  • Rakım: 74 metre
Ynt: 'Tarımdaki verim kaybının sebebi arı ölümleri'
« Yanıtla #6 : Kasım 07, 2009, 19:19:27 »
Türkiye'de arıcılığı ve arıları bitiren zaten kendisi ve onun üye olduğu dernek.

aslında arıcılığı bitirmeye çalışırken tarımıda bitiriyorlar. İleride ülkemizdeki insanlarımızı açlığa mahkum edecekler, bitirecekler.

O zaman herkesin kafası dank edecek ama iş işten geçmiş olacak.

abadile

  • Ziyaretçi
Ynt: 'Tarımdaki verim kaybının sebebi arı ölümleri'
« Yanıtla #7 : Kasım 07, 2009, 19:26:34 »
Ve durum  bu şekilde olunca da  tavşanlar av olmaya devam ediyorlar.
"Akrebin kıskacında yuğurmuş bizi kader,
Aldırma bu dünya böyle gelmiş, böyle gider." demeyeceğiz her halde.Birilerinin bize birş eyler lütfetmesini beklemek vesayeti peşinen kabullenmek demektir ki,bu  bir zillettir.Yine burada konuşması gereken bizlerin aidatlarıyla vücut bulan derneklerdir.Tabandan gelen itici güç gücünü önce derneklere yeterince hissettirmeli derneklerde üzerine düşeni yapmalıdır.
Fındıkçıların ve fiskobirliğin geçmişteki mücadelereini hatırlıyorum da imrenmemek elde değil. Bu gün o enerjilerini kaybetmiş olsalarda....

Çevrimdışı Murat AKIN

  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 11665
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 72
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: --- adet kayıtlı
  • Rakım: 74 metre
Ynt: 'Tarımdaki verim kaybının sebebi arı ölümleri'
« Yanıtla #8 : Kasım 07, 2009, 19:56:35 »
Bu yazıyı siyasi bir yazı olarak kabul etmezseniz bir şey yazacağım. Çünkü siteye siyasetin sokulmasını hiç istemeyen birisiyim.
Fındıkçılar enerjilerini kaybetmiş sayılmaz:
bir partiyi bırakıp oy oranı çok düşük ve bitmek üzere olan başka bir partiden iki dönem Belediye Başkanı seçerlermiydi? hemde en yüksek oyla.
Ama fındık dar bir bölgenin ürünü toplu halde bir yerde bulunuyorlar ve etkili olabiliyorlar.
Arıcılar bütün ülke geneline yayılmışlar ancak birlikler tarafından yönlendirilmesi gerekir.

abadile

  • Ziyaretçi
Ynt: 'Tarımdaki verim kaybının sebebi arı ölümleri'
« Yanıtla #9 : Kasım 07, 2009, 20:06:44 »
Murat Ağabey, öncelikle şunu ifade edeyimki, bizim burada oluşumuzun ortak paydası arıcılık.Burada birlikte sorunlarımızı konuşoyor sorularımıza cevap arıyoruz. Bana göre güzelde gidiyoruz.Tabiki bu güzellik siyasetle zedelenmemelidir. Hasssasiyetiniz hasssasiyetimdir.
Bireysel olrakda demokrat bir kişiliğe sahibim.Her düşünceye saygılıyım beğenmesem bile saygımda hiç bir kusur olmaz.Bizler, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştiren insanlarız. Bizlere ancak demokratlık yakışır.Endişelenmeyiniz lütfen.

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3962
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 53
    • www.beyazkovan.com
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: 'Tarımdaki verim kaybının sebebi arı ölümleri'
« Yanıtla #10 : Kasım 07, 2009, 23:00:23 »
Biraz da ben siyaset yapayım :)

Bugün siyaset denilince, birbirinden farklı ideolojilere sahip muhalif görüşlerin karşılıklı çatışmaları var gibi görünüyor.

Fakat işin ideolojik kısmını elinizin tersiyle şöyle bir sıyırırsanız, özellikle ülkemizde siyasetin rant elde etme ve bu rantı paylaşma sanatı olduğunu görürsünüz.

Hiç bir görüşün de uygulamada birbirinden farkı yok.

Sivil toplum örgütlerinin yapılanmaları da bundan nasibini alıyor.

En basit örneği vereyim.

Hadi eskiler şöyle bir hafızalarını yoklasınlar. Fabrika işçiliğinden gelmiş kaç tane sendika başkanı, yaşamını bir işçinin şartlarında devam ettiriyor. Serveti olmayan bir işçi başkanı söyleyin bana?

İşçiler mi kendi sendikalarına başkan olamadı, yoksa dünün gariban işçisi ertesi gün başka birşeye mi dönüştü?

Fındık fıstık aklınıza ne gelirse gelsin, yapılmış bütün organizasyonlara bakın, muhakkak gece gündüz koşturan "enayi"leri vardır. Muhakkak da ortada oluşan ortak gücü kendi cüzdanına aktaran uyanıkları vardır.

44 yaşıma geldim henüz istisnasını görmedim.

Bütün toplumumuzu saran ortak bir hastalık var.

Bu hastalığı tedavi etmeden ne söylesek boş.

Çevrimdışı hatkobi

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3129
  • Yer: Ankara
    Yaş: 76
  • Mehmet Bİ.Eskişehir
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
Ynt: 'Tarımdaki verim kaybının sebebi arı ölümleri'
« Yanıtla #11 : Eylül 03, 2010, 15:43:32 »
  " Din ile iman akçedir erbabı gınada;
    Hamiyyet ve namus sözü kaldı fukarada.Ziya Paşa."
   Gına-Ganiler-Zenginler. Akçe-Para.
 Fukaradada ne kaldıki? (İstisnalar hariç)
""  En mutlu insanlar; en güzel şeylere sahip değiller.
     Onlar, sahip oldukları her şeyi en güzel şekle sokanlardır. ""

Çevrimdışı Vahit ÜNAL

  • Pupa
  • ***
  • İleti: 116
    • ÜNAL ARI
Ynt: 'Tarımdaki verim kaybının sebebi arı ölümleri'
« Yanıtla #12 : Eylül 03, 2010, 21:32:32 »
siyaset   
 Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış.

 Güncel Türkçe Sözlük siyâset: yurt yönetimi.   T.D.K daki karşılığı..
     Son günlerin veya 80 sonrasının moda söylemi ,siyaset yapmayalım.. Siyaset e bulaşmayalım
Neden acaba biz başka bir ülkedemi yaşıyoruz.. bu ülke için söyleyecek sözümüz olmamalımı? olamazmı..?
Birlik başkanları seçimlerinde bile siyasi oyunlar ın döndüğü (arıcı olduğumuz için burdan örnekleme yaptım) bir ülkede yaşayacağız.. Ama siyaset yapmayacağız ..Kuzu olacağız verilen otu yiyeceğiz.. kasaba götürülme sıramızı bekleyeceğiz.. Başbakanı, Muhalefet liderlerini eleştirdiğimizde.. siyaset yapmış olacağız.. ama alkış tutar meydanlarda koyun gibi dinler, şak şak larsak siyaset yapmamış olacağız..  Aman diyim arkadaşlar siyaset e bulaşmayalım.. :)) Ne akalım ne kokalım nede bulaşalım.. Arılarımızın ürettiği bal bile bizden daha iyi ..Akar da, kokar da, bulaşması ise ona keza...Siyasilerimize ve siyasete dokunalım arkadaşlar.. ama birbirimizi kırmadan.. alınganlık göstermeden..demoğoji yapmadan.. 

Çevrimdışı hatkobi

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3129
  • Yer: Ankara
    Yaş: 76
  • Mehmet Bİ.Eskişehir
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
Ynt: 'Tarımdaki verim kaybının sebebi arı ölümleri'
« Yanıtla #13 : Eylül 04, 2010, 20:22:43 »
 Tarımdaki verimin kaybı derken nerelere geldik.Daha ne kayıplar var.Sebep saymakla bitermi?
  Zamanında alıkoyduğum bir alıntıyı sunayım.Biraz uzun;ama,olsun diyelim.Hasat bitti nasıl olsa.

NEREDEN NEREYE ????


 İstanbul'da yaşanan sel felakatindeki yağma görüntüleri 200 yıl öncesinin İstanbul'unda yaşanan ve kitaplara akseden bir tabloyu canlandırdı gözümün önünde. Ülkemizin şu an
içinde bulunduğu halden
bu nedenle utandım. Nerden nereye dedim.
1800'lü yılların başı...
O tarihlerde İstanbul'un Karaköy semti İstanbul'un en önemli ticaret
merkezidir. Osmanlı
Devleti'nin sadece Anadolu'ya açılan ticari kapısı değil, aynı zamanda
ithalat ve ihracatın da
merkezidir. Karaköy o yıllarda yerli yabancı çok sayıda insan
kaynamaktadır.
O tarihlerde henüz tren ulaşımı devreye girmediğinden, İstanbul'a gelen
yabancı tüccarların
kullandığı en önemli ulaşım aracı gemilerdir. Avrupa'dan gemilerle gelen
yabancı tüccarlar ve
seyyahlar Karaköy limanına ayak basarak İstanbul'a giriş yapmaktadırlar.
Haliyle o tarihlerde kağıt para, çek vb. mübadele araçları henüz kullanılmaya başlanmadığından, tüm alışverişler altın ve gümüş paralar üzerinden yapılmaktadır.
Fransa'dan gelen bir gemiden inen ve Karaköy rıhtımına adımını atan bir
Fransız tüccar, hem
İstanbul'a ilk ayak basmanın şaşkınlığı, hem de kalabalığın itiş kakış etkisi ile üzerinde taşıdığı altın kesesini yere düşürür.
Yere saçılan altınlar kalabalığın arasında ayaklar altında sağa sola yayılır gider. Fransız tüccar altınlardan bazılarının denize yuvarlandığını da görür. Olaya şahit olan
kalabalıkların hemen
altınlara saldırması, hatta denize yuvarlanan altınların peşinden suya
atlayanlar olduğunu da
görünce, "bittim ben" diye düşünür. Fransız tüccar panikten saçını başını
yolmaya başlar.
Yukarıda da anlattığımız gibi bankaların olmadığı, 'ben paramı kaybettim,
bana şu kadar havale
edin' demenin mümkün olmadığı o dönemde yabancı bir ülkede beraberinde
getirdiği altınları
kaybetmek demek, herşeyini yitirmek anlamına gelmektedir. Fransız tüccarı
perişan eden durum da
yabancı bir ülkede içine düştüğü bu çaresizliktir.
Çöküp kaldığı yerde başını ellerinin arasına almış kara kara düşünürken, insanların kendisine doğru geldiğini fark eder.
Her gelen önüne altın koyar. Önüne altın koyanlar arasında, üstü başı su içinde gençler de vardır.
Fransız tüccar fark eder ki, altın kesesini düşürdüğünde altınlara doğru hamle yapan, hatta denize düşen altınların peşinden suya atlayan insanlar, kendi altınlarını
toparlayabilmek için mücadele
veren insanlardır. Nitekim kalabalık dağıldığında ve altınlarını saydığında
hiç eksik olmadığını
fark eder.
Bu nesli kim yetiştirdi?
Çarşamba günü İstanbul'da yaşanan sel felaketinin hemen ardından bazı
insanların yağma amacıyla
afet bölgesinde cirit atması, üstelik bu rezaleti kameralar önünde pervasızca icra etmeleri birçok vatandaşın kanını dondurdu.
Bazı vatandaşlarımız su ortasında can derdi ile boğuşurken, kendi canını
riske etme pahasına suya
atlayıp mal kapmak isteyenlerin hali vicdan sahibi insanları şoke etti.
Spor camiasının yakından tanıdığı ve sevdiği işadamı Abdurrahim Albayrak'ın
şirket binası da, sel
felaketinin en dehşetli yaşandığı yerin tam ortasında kaldı. O gün olan
bitenleri dehşet içinde
anlatan Abdurrahim Albayrak, afetin olduğu günün gecesinde sahur vakti
şirketten dışarıya
çıktığında, altında pahalı araba, yan koltukta modern giyimli genç bayanın da bulunduğu bir ailenin de yağma için ortada cirit attığını görünce gözlerine inanamadığını
söyledi. Hali vakti yerinde
olduğu anlaşılan kişilerin bile yağmacı birer çapulcu haline gelmesi
herkesi şaşırttı.
O kadar ki, çeşitli vilayetlerden yağma amacıyla araç tutup gelenler olduğu anlaşıldı. İstanbul'da felakete neden olan selde yaşanan ölüm ve yağma olaylarıyla ilgili
Küçükçekmece Cumhuriyet
Başsavcılığı soruşturma başlatmış.
Şimdi sormak lazım. Bu insanlar hangi iklimde, hangi şartlar altında, ne tür telkin ve öğretilerle yetişti, yetiştirildi. İçinde yaşadıkları çevrelerde ve aile ortamlarında
günlük sohbet konuları
nelerdi? Bu yağma duygusunu tetikleyen saikler neler oldu, nerden
kaynaklandı?
Atatürk'ün, "Muallimler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır" şeklinde
güzel bir sözü var. Şu an
gelinen noktayı sadece öğretmenlere yıkmak işin kolayına kaçmak olur. Kimse
suçu başkasında
aramasın. Herkes suçlu...
Öğretmenleri yetiştiren öğretmenler, şu an yaşayan neslin aileleri,
ikliminde nefes aldıkları
akraba ve toplumsal çevreleri, izledikleri programlar, okudukları
kitapların muhteviyatı, en çok
izlenen filmler, programlar, bakın bakalım her birinde verilen mesajlara...
Ne öğretiyorlar, neyi
telkin ediyorlar?
Siyasete ilgi duyanların birçoğu neyi yağmalamaya talip oluyorlar? Üçbeş
kuruş maaşı olan kamu
görevlerine insanlar gerçekten neden iştiyakla saldırıyorlar?
Osmanlı Devleti, yukarıda verilen örnekteki ruhu yitirdiği için yıkıldı.
Diğer nedenler çok tali
faktörler. İşin özü budur.
Ah Fransız tüccar ah... Ne kadar şanslıymışsın.
200 yıl öncesinin İstanbul'unda değil de önceki günkü İstanbul'da yaşananlara şahit olsaydın, kendi derdini unutur bu milletin haline yanardın.
Ama düzelecek... Az sabır... Bu da bir imtihan.
Ali Kırca dün akşam Siyaset Meydanı'nda çok uğraştı ama, 200 aracını sele
kaptıran Abdurrahim
Albayrak'a "nerde bu devlet?" dedirtemedi.
Asıl soru, "nerde bu millet" meselesidir.
Bu toplum şu haliyle şu an ki idarecileri bile hak etmiyor. Bu ülkenin
devleti şu haliyle bile şu
anki milletten daha iyidir. Çünkü süt nasılsa kaymağı öyledir.
Ne diyor ayette; "Şüphesiz ki, bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe
Allah onların durumunu
değiştirmez." (Ra'd, 11)
Dönüşüm alttan yukarıya doğru olursa sağlıklı olacaktır.
Yani önce bizden...
Mail alıntısı.
""  En mutlu insanlar; en güzel şeylere sahip değiller.
     Onlar, sahip oldukları her şeyi en güzel şekle sokanlardır. ""

Çevrimdışı Şeref KORKMAZ

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 696
  • Yer: İstanbul-Şile - Ağva
    Yaş: 58
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 45
  • Rakım: 200
Ynt: 'Tarımdaki verim kaybının sebebi arı ölümleri'
« Yanıtla #14 : Eylül 05, 2010, 11:13:58 »
                                     
             Ecdadımızın   heybeti   marufu   cihan dır .

             Fıtratı  değişir  sanma , bu  kan  yine  o  kandır. 

   En nurlu ve feyizli gece olan kadir gecemizi kutlar.

   Bu gecenin faziletine ve  bereketine tüm arıcı kardeşlerimiz nail olması dileklerimle.

                                          Selamlar...Saygılar olsun...