Gönderen Konu: Furkan Güner Arılığı  (Okunma sayısı 15209 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Murat AKIN

  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 12455
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 73
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: --- adet kayıtlı
  • Rakım: 74 metre
Ynt: Furkan Güner Arılığı
« Yanıtla #165 : Ekim 20, 2020, 19:42:11 »
40 - 50 yıl önce hemen hemen yörede bolca manda vardı, şimdilerde Marmara ve Karadeniz Bölgesi dışında pek yetiştiren kalmadı.

Sayısal olarak en çok manda İstanbul da varmış.

Su olduktan sonra manda beslemesi daha kolay ama ineğe göre ekonomik değil.
11 ayda doğuran, 2 yıl arayla doğum yapıp 4-5 kg süt verimi olunca pek yetiştirilmek istenmiyor.


Bunun yanında daha tam olarak evcilleşmemiş olduğun bakımı zordur. iri bedeniyle yıkıcı hareketler yapar.kincidir, Kim ilk sağıma başlamışsa hep onu arar.

Bunun yanında iyi et tutan iri gövdesiyl,e yüklü et çıkar. sütünün yağ oranı yüksek olduğundan yoğurdu çok aranır.

Çevrimdışı Furkan Güner

  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 454
  • Yer: Çankırı
    Yaş: 27
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 8
  • Rakım: 1490
Ynt: Furkan Güner Arılığı
« Yanıtla #166 : Ekim 20, 2020, 20:36:32 »
Şuan para eden tek büyükbaş simmental. Hayvanın rengine para ödeniyor. Melezlerinin az çok sütü var, buzağısını da havada kapıyorlar. Bölgemde durum bu.

Ben manda da düşündüm, yerli kara sığır da düşündüm ama simmental melezi beslemek şuan en mantıklısı. 6 aylık erkek simmental melezine 5-6 bin TL veriyorlar. Limuzin, şarole melezleri de o civarda gidiyor. Ama rengi siyah olsun, angus da olsa para etmiyor. 1-2 bin TL daha düşüğe gidiyor, tercih edilmiyor.

Bizde çoban masrafı da az. Bunu demeyi unuttum. Köyün ortak çobanı var. Bir çobanın yıllık masrafı 30 bin TL civarında. Bizim köydeki hayvan sahipleri hayvan sayısına göre ödeme yapıp ortak çoban tutuyorlar. Nisan başından Kasım ayı ortasına kadar hayvanları meraya götürüp getiriyor.



SM-A305F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olur...

Çevrimdışı ÇILGINDAĞLI

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 531
  • Yer: İSTANBUL-BÜYÜKÇEKMECE
    Yaş: 50
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 21
  • Rakım: 110
Ynt: Furkan Güner Arılığı
« Yanıtla #167 : Ekim 21, 2020, 01:04:46 »
Furkan Bukadar tüketiciye üreticide gerekiyor doğru yoldasın vazgeçme , küçük baş düsünmiyormusun üremesi çoğalması hızlı oluyor , büyük baş Jersey inekleri hem daha küçük ve süt verimi de yüksek, başarılar dilerim.
Rıdvan (çılgındağlı)

Çevrimdışı Furkan Güner

  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 454
  • Yer: Çankırı
    Yaş: 27
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 8
  • Rakım: 1490
Ynt: Furkan Güner Arılığı
« Yanıtla #168 : Ekim 21, 2020, 01:42:25 »
Furkan Bukadar tüketiciye üreticide gerekiyor doğru yoldasın vazgeçme , küçük baş düsünmiyormusun üremesi çoğalması hızlı oluyor , büyük baş Jersey inekleri hem daha küçük ve süt verimi de yüksek, başarılar dilerim.
Sağolasın abi. Ben jerseyi çok severim, beslemek isterim. Jersey daha ufak bir ırk, sütü simmentale göre biraz az, süt yağı daha yüksek, az tüketir az dışkılar, meraya da daha uygun. Sadece erkeği para etmiyor diye beslenmiyor. Sonuçta ben hayvanın rahmini kullanacağım. Simmental tohumu atıp daha etli ve daha renkli yavrular elde edebilirdim. Ancak bulması zor. Çevremde jersey melezi üreten 1 kişi vardı, o da tüm sürüyü satılığa çıkarttı. Düzenimi bu sene kurabilmiş olsaydım almak isterdim.

Küçükbaşı düşündüm. Hatta küçükbaşı beslemek bana daha keyifli geliyor. 2 sebeple vazgeçtim. İlki sürü oluşturma maliyeti. Eğer çoban filan tutulmadan kişi kendisi bakacak ise en az 30 koyun ile başlamak lazım. Bu da ırka bağlı olarak 45-120 bin TL arasında bir para tutuyor. İkinci ve asıl sebep de tek başıma, hastalığı var, düğünü var, cenazesi var, meraya götürmekte sıkıntılar yaşayabilirim. İnekte ise köyün çobanı olduğu için sabahtan akşama kadar bana zaman kalıyor. Kardeşimin de biraz merakı var. İş bulmak da zorlaştı. Üniversiteyi bitirip iş bulamazsa o zaman ineği bırakır, koyuna geçiş yaparım .

SM-A305F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olur...

Çevrimdışı yasinyusufyaman

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2266
  • Yer: ISPARTA-GÖLBAŞI KÖYÜ
    Yaş: 31
    • BLOĞUM
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 15
  • Rakım: 800
Ynt: Furkan Güner Arılığı
« Yanıtla #169 : Ekim 21, 2020, 11:34:34 »
Allah şevkini artırsın kardeşim.
Ürettiklerini aracı olmadan doğrudan tüketiciye satabilirsen.
Bu süt, yoğurt, peynir ne olursa, kazanan sen olursun, hemde aracının yiyeceği farkı sen yersin.
Biz sütleri ülker içime veriyoruz, bizden alışı 2.36 markette sattıkları sütü görüyorum 5 tl.
Bal arısının hilkati, kudret-i İlâhiyeye isnat edilmezse, nihayetsiz müşkilât olur.

Çevrimdışı cemal ersin

  • Larva
  • **
  • İleti: 98
  • Yer: Ankara
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 40
  • Rakım: 850- 1200
Ynt: Furkan Güner Arılığı
« Yanıtla #170 : Ekim 21, 2020, 20:18:23 »
Bu sene varroa ile ben de çok uğraştım. Bal sezonu başlayınca erkek arı gözü keserek bala yönlendirmediklerimde de birkaç sefer pudra şekeri ile mücadele yaptım. Bala gitmeyenleri destek kolonileri olarak kullandığım ve dışarı yavrulu çerçeve de aktardığım için onlarda pek sorun olmadı ama bala gidenler tam anlamıyla ayvayı yemişti çok güçlü koloniler kaybettim üzülüyorum onları kaybetmesem sezonu 150-160 koloni ile kapatmam işten bile değildi. Şimdi 110lara düştü. Tabi sayı fazlalılığı nedeniyle mücadele epey aksadı. Bal sonrası hemen formik asit 4 tur, amitraz 4 tur ardından Fitovar şerbet ve en son portakal kabuğu+ ceviz yaprağı uyguladım. bunda bile en son 3-5 döküldü bazılarında tabi çoğunda varroa temizlendi ama yavru çürüklüğü olanlar da var.

Eylül ayı aşırı kuraklığından ötürü arılar çok aktif ve sinirli idi. İyiye yakın orta besleme yaptığım için biraz sakinleştiler ama bazı kolonilerde hala stok sorunu var tek tük. Bakalım nasıl olacak bahara? Artık seneye erkek arı gözü imha ile mücadeleyi çok ciddi ve planlı yapacağım ve pudra şekeri mücadelesini de aynı şekilde. Bal zamanı kimyasal hiçbir şekilde kullanmıyorum. Belki ilkbaharda yine formik olabilir o da uygulamada hata yapınca arılara ciddi zarar verebiliyor.



Çok teşekkür ederim. Hasetlik var ne yazık ki.

Bu sene yağmadan, varroadan veya başka sebeplerle koloni kaybı çok yaşandı. Komşumun da en güçlü kolonileri söndü. Diğer arı sahiplerinde de kayıp fazla. Dün başka bir arı sahibi ile konuştum, 6 koloniden 5'i yağmalanıp ölmüş. Bende şuan bir kayıp yok çok şükür.

Varroayı biraz hafife aldım herhalde. Böyle zorlu sezonlarda varroa hasarı net görülebiliyor. Sadece erkek peteği kesmiştim ilkbaharda. Organik asitlerden kullanım riskinden dolayı çekiniyordum ama en etkilisi onlar. Önümüzdeki sene kullanacağım.

Yavru çürüklüğü devam ederse analize göndereceğim. Devam etmeyecek gibi duruyor. Çünkü petekleri değiştirince çalışmaları bile değişti. İnşallah devam etmez. Tekrar teşekkür ederim, sağolun.

SM-A305F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Çevrimdışı Furkan Güner

  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 454
  • Yer: Çankırı
    Yaş: 27
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 8
  • Rakım: 1490
Ynt: Furkan Güner Arılığı
« Yanıtla #171 : Ekim 21, 2020, 21:07:07 »
Bu sene varroa ile ben de çok uğraştım. Bal sezonu başlayınca erkek arı gözü keserek bala yönlendirmediklerimde de birkaç sefer pudra şekeri ile mücadele yaptım. Bala gitmeyenleri destek kolonileri olarak kullandığım ve dışarı yavrulu çerçeve de aktardığım için onlarda pek sorun olmadı ama bala gidenler tam anlamıyla ayvayı yemişti çok güçlü koloniler kaybettim üzülüyorum onları kaybetmesem sezonu 150-160 koloni ile kapatmam işten bile değildi. Şimdi 110lara düştü. Tabi sayı fazlalılığı nedeniyle mücadele epey aksadı. Bal sonrası hemen formik asit 4 tur, amitraz 4 tur ardından Fitovar şerbet ve en son portakal kabuğu+ ceviz yaprağı uyguladım. bunda bile en son 3-5 döküldü bazılarında tabi çoğunda varroa temizlendi ama yavru çürüklüğü olanlar da var.

Eylül ayı aşırı kuraklığından ötürü arılar çok aktif ve sinirli idi. İyiye yakın orta besleme yaptığım için biraz sakinleştiler ama bazı kolonilerde hala stok sorunu var tek tük. Bakalım nasıl olacak bahara? Artık seneye erkek arı gözü imha ile mücadeleyi çok ciddi ve planlı yapacağım ve pudra şekeri mücadelesini de aynı şekilde. Bal zamanı kimyasal hiçbir şekilde kullanmıyorum. Belki ilkbaharda yine formik olabilir o da uygulamada hata yapınca arılara ciddi zarar verebiliyor.
Formik ve oksalik asit ben de kullanacağım. Özellikle bala gitmeyecek bölme ve oğullara hiç beklemeden varroa mücadelesi yapmak lazım. Bala çalışanları bekleyince bu bölmelerde de varroa hasarı meydana geliyor.
Allah şevkini artırsın kardeşim.
Ürettiklerini aracı olmadan doğrudan tüketiciye satabilirsen.
Bu süt, yoğurt, peynir ne olursa, kazanan sen olursun, hemde aracının yiyeceği farkı sen yersin.
Biz sütleri ülker içime veriyoruz, bizden alışı 2.36 markette sattıkları sütü görüyorum 5 tl.
Sağolasın abi. Bizde 4 lira şuan. Süt ya da tereyağ olarak talep devamlı oluyor.

SM-A305F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olur...