Gönderen Konu: İtalyan arısı  (Okunma sayısı 1582 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı kibrisli

  • Günlük Yumurta
  • *
  • İleti: 41
  • Yer: Kıbrıs
    Yaş: 36
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 12
Ynt: İtalyan arısı
« Yanıtla #15 : Mart 21, 2020, 20:44:52 »
Teşekkürler Hocam.
 Her iki kovanım da yaklaşık 2 şer su bardağı şerbeti 2-3 saatte bitiriyor.şerbet miktarını arttırayım mı? Ve 2 su 1 şerbet oranı uygun mu?
Dediğiniz gibi arılar güçlü ilerliyor.verdiğim ham peteği kabartmaya başladır ve maalesef kabartılmış peteğim yok.kabaran petek yavruya geçtiğinde 2 numaraya vereceğim fakat 2 numaradan çıkacak olanı en sona mı ? yoksa bir kaydırma yaparak 3. Sıraya koyup diğer çerçeveleri sırası ile yerleştireyim mi?
Şu anda kovan içi sıralama   ballı + yavrulu + yavrulu + yavru polen + ballı yavrulu + ham petek şeklindedir.

Çevrimdışı Murat AKIN

  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 12200
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 73
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: --- adet kayıtlı
  • Rakım: 74 metre
Ynt: İtalyan arısı
« Yanıtla #16 : Mart 21, 2020, 21:18:38 »
Yavrulu çerçeveler birbirinden ayrılmayacak yani araya boş veya kabarmış çerçeve girmeyecek, aslında girme yapılabilir ama oğul önleme çalışması olur.

Kesit almış olabilseniz yavrulu çerçeveler bir top gibi olmalı.hepsi yan yana olmalı.

Sizin kovanlarınız soldan dizilimli olmuş.

Yeni yumurta attırdığınız çerçeveyi 2 . çerçevenin yerine koyacaksınız.

Sulu şerbet verirseniz artık havalar ısındığından petek kabartırlar.

Çevrimdışı kibrisli

  • Günlük Yumurta
  • *
  • İleti: 41
  • Yer: Kıbrıs
    Yaş: 36
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 12
Ynt: İtalyan arısı
« Yanıtla #17 : Mart 21, 2020, 21:24:54 »
Tamam hocam.ilginiz ve bilgileriniz için siz ve diğer yorum yazıp yardımcı olan arkadaşlara tekrardan çok teşekkür ederim.

Çevrimdışı Pendorya

  • Hakan BOZKURT
  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 427
  • Yer: Manisa-Alaşehir
    Yaş: 50
  • Vatanını çok seven, işini en iyi yapandır
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 12
  • Rakım: 245
Ynt: İtalyan arısı
« Yanıtla #18 : Mart 21, 2020, 22:26:59 »
hayırlı günler.iletimin üzerinden hayli zaman geçmiş.
tüm blogunuzu ve çevirilerinizi dikkatle ve zevkle okuduğumu belirtmek isterim.yeri gelmişken tüm katkılarınız için ayrıca çok teşekkür ederim.

italyanın tabiri yerindeyse obur bi arı olduğu kanaatine yazılanlardan değil yaşananlardan(italyan kullanan arıcı arkadaşların ifade ettiklerine göre) vardım.bahsetmiş olduğunuz gibi ırk bozulması da olabilir.

karniyolların yağmaya meyilli olduğunu da düşünmüyorum.yıllardır karniyolla çalışıyorum ve hiç böyle bi durumla karşılaşmadım.

romanya'da yapılan kışlama deneyinin ülkemiz için iyi bir örnek olmadığı kanaatindeyim(iklimler çoook farklı-deniz suyu bile buz tutuyor orda).

bununla birlikte hangi italyan veya hangi karniyol derseniz ona da bi sözüm olmaz.

arılarımdan çok memnun olmakla birlikte italyan ırkını da denemek istiyorum.hakan beyin tecrübesine göre belki ben de denerim.

İlginiz için ben teşekkür ederim. Yaptığım tercümelerin ve yazılarımın okunması, takip edilmesi de beni çok mutlu ediyor sağolun.

İtalyan arılarının obur olduğu konusuna pek katılmıyorum. Yeri gelmişken İtalyan arıları hakkında pek bilinmeyen bazı bilgileri paylaşmak isterim;

-- İtalyan arıları bahardan kışa kadar yavru atmaya meyilli çok yumurta yapan analarıyla meşhurdur. Bu özellikleri nedeniyle paket arı üreticilerinin bir numaralı gözdesidir ve normalde arılığında başka ırklarla çalışan arıcılar bile koloni destekleme kovanlarını İtalyan arılarından oluştururlar. Yavru yapmaya yatkınlığı bu arının çok obur olmasından değil, kaynaklarının bir kısmını yavru üretimine harcamasından kaynaklanır.

-- İtalyan arıları içinde çok yavru yapan, oğula yatkın olan alt tip, İtalyan Cordovan arısıdır. Amerika'da çok polen taşımasından dolayı büyük meyve bahçelerinde tozlayıcı olarak kullanılır. Bal verimine bakılmaz. Amerika'da tozlayıcılık yapan arıcıların çok iyi geliri vardır. ( Arazi sahiplerinde para alırlar. Badem ağacı meyve için arıya %100 bağımlıdır ve Amerika dünyanın en büyük badem üreticisi ve ihracatcısıdır).
Cordovan arısı dışındaki, normal İtalyan arıları üzerinde çok fazla ıslah çalışması yapılmış ve değişik amaçlara yönelik çok fazla hat geliştirilmiştir.

-- İtalyan arısı çok iyi yavru besler. Bu özelliği nedeniyle arı sütü üreticilerinin bir numaralı ırkıdır.

-- Çok iyi petek kabartır ve örerler. Peteklerini tamamen bembeyaz kapatırlar. Bu yüzden petekli bal üretiminde çok tercih edilen arı ırkıdır.

-- Islah edilmiş İtalyan hatlarında aşırı yavru yapma ve kışa çok kuvvetli kadrolu girme özellikleri yoktur. Özellikle son yıllarda, Buckfast kan katımından çok iyi sonuçlar alınmıştır.

-- Türkiye'de özellikle Aydın bölgesinde yapılan melezlemelerden çok başarılı sonuçlar alınmaktadır. Özellikle Batı Anadolu Ana X  İtalyan Baba melezlemelerinden, çok çalışkan, baharda erken gelişen, oğula ilgisiz, oldukça uysal, Bal verimi yüksek, çok iyi kışlayan arılar üretilmektedir. İtalyan Ana X Batı Anadolu  Baba melezlerinden biraz daha agresif ama yerliden uysal, bal verimi yüksek, erken gelişen, oğula ilgisiz ve iyi kışlayan arılar üretilmektedir. (Ben de bu arılardan var)

-- Burada önemli bir noktayı belirteyim. İtalyan arılarında bal hasadı sürekli yapılmalıdır. Bal akımı mevsiminde sırlanan ballar hemen alınmalı yerine boş çerçeveler verilerek arının yavru bakmasına fırsat verilmemelidir. İtalyan arıları yerlilerden farklı olarak, bal stoklarını doldurdukça yavru bakımı işine ağırlık vermektedir. Bu yüzden kovanda hazır olgunlaşmış stok bal bırakılmamalıdır.

-- Sonbahar bakımında, İtalyan arılarına herhangi bir ayrıcalık, fazla besleme gibi hiçbir farklı uygulama yapmadım. Diğerlerine ne verdi isem onlara da aynısını uyguladım.

-- Romanya'daki yapılan araştırma arıların kadro mevcuduna göre günlük tüketimlerini öğretmesi nedeniyle önemli. Aynı zamanda İtalyanların Karpatlarla aynı miktarda tüketim yapması İtalyan arısının obur olmadığının en büyük göstergesi.

Çevrimdışı vera29

  • Boş Petek
  • İleti: 7
  • Yer: Gümüşhane
    Yaş: 40
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 10
  • Rakım: 1400
Ynt: İtalyan arısı
« Yanıtla #19 : Mart 23, 2020, 09:01:42 »
Hocam bu yayınladığınız araştırmada karpat ile italyan arısı karşılaştırılıyor. Doğu Karadeniz de kış şartlarının ağır geçtiği bir yer için eğer ki yavru gelişimi hızlı kışlaması da iyi bir ırk istiyorsak Karpat arısı iyi bir seçim olur galiba ne dersiniz?

Çevrimdışı Pendorya

  • Hakan BOZKURT
  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 427
  • Yer: Manisa-Alaşehir
    Yaş: 50
  • Vatanını çok seven, işini en iyi yapandır
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 12
  • Rakım: 245
Ynt: İtalyan arısı
« Yanıtla #20 : Mart 23, 2020, 09:37:48 »
Hocam bu yayınladığınız araştırmada karpat ile italyan arısı karşılaştırılıyor. Doğu Karadeniz de kış şartlarının ağır geçtiği bir yer için eğer ki yavru gelişimi hızlı kışlaması da iyi bir ırk istiyorsak Karpat arısı iyi bir seçim olur galiba ne dersiniz?

Evet haklısınız. Ben burada İtalyan arısının iyi özelliklerini saydım ama kendi doğal yayılma alanında ve iklimi uygun yerlerde bu özelliklerini gösterebilir. Maalesef internet ortamında bazı İtalyan anası üretimi yapan arkadaşlar, sanki her derde şifa imiş gibi Malatya - Erzurum'dan bile arayan kişilere İtalyan arısı tavsiye ediyorlar. Benim tavsiyem böyle kişilere itibar edilmemesi.

Size tavsiyem öncelikle yerli Sinop arısıdır. Neden derseniz Avrupa'da Buckfast damızlıkçılarının gözdesidir. Sinop arısını öve öve bitiremiyorlar ve gerek saf gerek de Buckfast kan katımında kullanıyorlar.

İkinci tavsiyem tahmin edeceğiniz gibi Kafkas arısı. Çünkü sizin olduğunuz yerler Kafkas arısının doğal yayılış alanı. Eğer bir değişik alternatif arıyorsanız Karpat ve Karniyol (?) deneyebilirsiniz. Zaten bu iki arı birbiriyle akraba arılardır. Karpat arısının oğula yatkın olmaması özelliği kafkas arısına benzerdir.

İtalyan arısı bildiğiniz gibi Akdeniz arısıdır. Yazları sıcak ve kurak,  kışları ılıman ve yağışlı, kısa geçen bahar ve bal akımına adapte olmuş bir arıdır. Türkiye'de özellikle Akdeniz ve Ege bölgesi ile Marmara bölgesinin güneyi tavsiye edilebilir. Hatta Egenin doğusu bile şüphelidir. (Afyon Karahisar ilimiz iklim olarak Orta Anadolu iklimine daha yakındır.)

Sizin bölgede neden bazı ırklar olmaz. Biraz açıklayayım. Örneğin İtalyanlar erken bahara ve erken çiçeklenmeye adapte olmuş bir arıdır. Sizin bölgede erken yavruya kalkacak ve geç gelen bahar yüzünden aç kalıp sönecektir. Sönmese bile bahar soğuklarında kırım yaşayacak ve darbe yiyecektir. Aynı olay Karniyoller için de geçerlidir. Yukarıda  o yüzden soru işareti koydum. Karniyollerin bazı hatları erkencidir. Bu yüzden sonları tıpkı İtalyanlar gibi olacaktır. Bazı Karniyol hatları ise soğuklara daha iyi adapte ve biraz daha geççidir. Karniyol hatları konusunda çok bilgili olmadığım için tavsiyede bulunamayacağım.

Tabii burada hemen bazı itirazlar gelebilir. "Yok kardeşim bende bu arıdan var bendekiler yaşıyor, bir şey olmuyor" diye. İtalyan arısının daha doğuda yaşayabilmesi ondan iyi bir verim alınabileceğini göstermez. Tam uygun olmayan iklimlerde hiçbir arı ırkı, ırkının özelliklerini gösteremeyecektir.

Selamlar.


Çevrimdışı vera29

  • Boş Petek
  • İleti: 7
  • Yer: Gümüşhane
    Yaş: 40
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 10
  • Rakım: 1400
Ynt: İtalyan arısı
« Yanıtla #21 : Mart 23, 2020, 11:05:57 »
Hocam bizim bölgede ilk akla gelen Kafkas arısı haklısınız. Fakat Kafkas ta şöyle bir problem oluyor; Bölgemizde çiçeklenme süresi kısa kafkas'ın da bildiğiniz gibi kıştan çıktıktan sonra ilerlemesi yavaş kalıyor tam yeterli populasyona ulaştığında ise bölgede çiçek miktarı çok düşüyor. İşte bu yüzden çoğalması Karniyol'a kışlama dayanıklılığı Kafkas'a benzer bir ırk lazım buralar için. Çoğu kişi bu yüzden Kafkas ve Karniyolu melezleştirmeye çalışır buralarda. Karpat arısının özelliklerine baktığımda buralar için aranan özellikleri gösterdiğini görüyorum tabii ki bunlar kâğıt üzerinde ki bilgiler bir de sahada görmek lazım. Ben şahsen bu sene biraz karpat alarak deneme yapacağım.


Evet haklısınız. Ben burada İtalyan arısının iyi özelliklerini saydım ama kendi doğal yayılma alanında ve iklimi uygun yerlerde bu özelliklerini gösterebilir. Maalesef internet ortamında bazı İtalyan anası üretimi yapan arkadaşlar, sanki her derde şifa imiş gibi Malatya - Erzurum'dan bile arayan kişilere İtalyan arısı tavsiye ediyorlar. Benim tavsiyem böyle kişilere itibar edilmemesi.

Size tavsiyem öncelikle yerli Sinop arısıdır. Neden derseniz Avrupa'da Buckfast damızlıkçılarının gözdesidir. Sinop arısını öve öve bitiremiyorlar ve gerek saf gerek de Buckfast kan katımında kullanıyorlar.

İkinci tavsiyem tahmin edeceğiniz gibi Kafkas arısı. Çünkü sizin olduğunuz yerler Kafkas arısının doğal yayılış alanı. Eğer bir değişik alternatif arıyorsanız Karpat ve Karniyol (?) deneyebilirsiniz. Zaten bu iki arı birbiriyle akraba arılardır. Karpat arısının oğula yatkın olmaması özelliği kafkas arısına benzerdir.

İtalyan arısı bildiğiniz gibi Akdeniz arısıdır. Yazları sıcak ve kurak,  kışları ılıman ve yağışlı, kısa geçen bahar ve bal akımına adapte olmuş bir arıdır. Türkiye'de özellikle Akdeniz ve Ege bölgesi ile Marmara bölgesinin güneyi tavsiye edilebilir. Hatta Egenin doğusu bile şüphelidir. (Afyon Karahisar ilimiz iklim olarak Orta Anadolu iklimine daha yakındır.)

Sizin bölgede neden bazı ırklar olmaz. Biraz açıklayayım. Örneğin İtalyanlar erken bahara ve erken çiçeklenmeye adapte olmuş bir arıdır. Sizin bölgede erken yavruya kalkacak ve geç gelen bahar yüzünden aç kalıp sönecektir. Sönmese bile bahar soğuklarında kırım yaşayacak ve darbe yiyecektir. Aynı olay Karniyoller için de geçerlidir. Yukarıda  o yüzden soru işareti koydum. Karniyollerin bazı hatları erkencidir. Bu yüzden sonları tıpkı İtalyanlar gibi olacaktır. Bazı Karniyol hatları ise soğuklara daha iyi adapte ve biraz daha geççidir. Karniyol hatları konusunda çok bilgili olmadığım için tavsiyede bulunamayacağım.

Tabii burada hemen bazı itirazlar gelebilir. "Yok kardeşim bende bu arıdan var bendekiler yaşıyor, bir şey olmuyor" diye. İtalyan arısının daha doğuda yaşayabilmesi ondan iyi bir verim alınabileceğini göstermez. Tam uygun olmayan iklimlerde hiçbir arı ırkı, ırkının özelliklerini gösteremeyecektir.

Selamlar.

Çevrimdışı Pendorya

  • Hakan BOZKURT
  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 427
  • Yer: Manisa-Alaşehir
    Yaş: 50
  • Vatanını çok seven, işini en iyi yapandır
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 12
  • Rakım: 245
Ynt: İtalyan arısı
« Yanıtla #22 : Mart 23, 2020, 15:14:42 »
Bence de Karpat deneyebilirsiniz.
Sizin bölgede tutunabileceğini sanıyorum. Başarılar. Selamlar

Çevrimdışı Acemiarici4806

  • Pupa
  • ***
  • İleti: 193
  • Yer: Artvin
    Yaş: 33
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 29
  • Rakım: 800-2000 metre civarı
Ynt: İtalyan arısı
« Yanıtla #23 : Mart 23, 2020, 23:11:26 »
Karpat bizim ırkımız değil anadolu arısı varken karlara gerek yok.Kendi ırklarımıza sahip çıksak sorunları aşarız.

Çevrimdışı Pendorya

  • Hakan BOZKURT
  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 427
  • Yer: Manisa-Alaşehir
    Yaş: 50
  • Vatanını çok seven, işini en iyi yapandır
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 12
  • Rakım: 245
Ynt: İtalyan arısı
« Yanıtla #24 : Mart 24, 2020, 12:48:27 »
Karpat bizim ırkımız değil anadolu arısı varken karlara gerek yok.Kendi ırklarımıza sahip çıksak sorunları aşarız.

Evet ben de en önce yerli sinop arısını ve ikinci olarak yerli kafkas arısını tavsiye ettim fakat insanları bu konuda ne ben ne de başkası zorlayamayız. Sonuçta illaki denemek isteyen kişi, aklındakini yapacaktır. Sonuçta ben de yerliler yanında yabancı ırklar kullanıyorum ve memnunum. Bu yüzden yerli ırk kullanma konusunda başkasına ahkam kesecek en son kişilerden birisiyim.

Bakın size Avrupa'da yayınlanmış bir makalede yabancıların Türkiye damızlıkçılığı hakkında değerlendirmelerini paylaşayım. Adamlar çok güzel analiz yapıyorlar. Yiğidi öldürelim ama hakkını yemeyelim.

Damızçılık konusunda Türkiye'nin eksiklikleri anlatılmış;

►Arı konusunda yetişmiş personel eksikliği

►Gen kaynaklarının önemi ve bunların  muhafazasındaki amacın yeterince bilinmemesi

►Gerekli alt yapı yetersizliği

►Kaynakların korunmasına yönelik organizasyon yetersizliği

►Araştırma bilincinin ve alt yapısının oluşturulmasındaki eksiklikler

►Bazı konularda siyası ve politik müdahalelerde bulunulması

►Çoğu yönlendirmelerin ekip işbirliği ve  görüşlerinden faydalanma yerine kişisel yapılması gelmektedir.

Çevrimdışı ali kaptan

  • Larva
  • **
  • İleti: 51
  • Yer: samsun
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
  • Arıcılık Tecrübesi: 15-20 yıl
  • Kovan Sayısı: 5
Ynt: İtalyan arısı
« Yanıtla #25 : Mart 24, 2020, 17:04:12 »
hakan bey ,son derece bilgilendirici bir ileti olmuş.
obur derken yanlış ifade ettim aslında.demek istediğim erken baharda çok miktarda yavru yaptığı için çok miktarda da beslemeye ihtiyaç duymasıydı.yada bunu öngörüp sonbaharda uygun besleme yapılmalı ki yine de arıyı yavruya yatıran güzel havaların ardından gelen uzun süreli soğuklarda -baharda- açlık ölümü riski var.

Çevrimdışı Pendorya

  • Hakan BOZKURT
  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 427
  • Yer: Manisa-Alaşehir
    Yaş: 50
  • Vatanını çok seven, işini en iyi yapandır
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 12
  • Rakım: 245
Ynt: İtalyan arısı
« Yanıtla #26 : Mart 24, 2020, 18:26:22 »
ali kaptan, merhaba size nacizane birkaç tecrübemi anlatayım.

1)- İtalyan arıları yerlilerden ve diğer yabancı ırklardan daha fazla polen stokluyor. Hatta İtalyan kovanlardan diğer arılara polenli çerçeve desteği yapacak kadar.

2)- Çok iyi yavru attığı için erken bahar balını yakalıyor, yavrulu çerçevelerinden diğer kovanlara takviye yapabiliyorum.

3)- Ege ve Akdeniz bölgesinde genelde İtalyanlar baharda sürprizle karşılaşmadığı için hedefi çoğunlukla 12 den vuruyorlar. Tam zamanınında bahar akımını yakalıyorlar. Yerli arılardan 10 gün önce İtalyanlara kat verdim.

4)- Yerli arılardan yeterli bal alınamamasının başlıca sebebi oğula yatkınlığı, hatta tabiri caizse oğula olan inatçılığı. Çünkü tam kadro hazırken, bal akımının zirve yaptığı dönemde oğula yatıyorlar. Ana yumurtayı kestiği için, üretim sekteye uğruyor. Kovan bal toplamayı bırakıp, oğul coşkusuyla çalkalanıyor. Kovan içinde hiç iş yapmayan büyük gruplar oluşup, oğulla çıkmanın planlarını yapıyorlar.
     İtalyanlarda kat atarken şöyle bir meme kontrolü yapıyorum, sonra 15 gün sonra bir daha tamam. Başkaca uğraşmıyorum. Sadece yeterli alan ve çerçeve verin yeter. Fakat yerlilerde meme kesmekle iş bitmiyor. Sürekli olarak arıcı ile arılar arasında bir meme yapacağım-meme keseceğim savaşı var. Hiç bitmeyen ve yılmayan bir inatla oğul vermek için uğraşıyorlar.

5)- İtalyan arılarında en önemli nokta, düzenli bal hasadı. Dolan ve sırlanan çerçeveler hemen alınmalı. Yerine boşları verilmeli. İtalyanlar bu şekilde sürekli bal için teşvik edilmelidir. Bal stoklarının dolduğunu gördüklerinde hemen yavru bakımına yöneliyorlar. Bu da bal mevsiminde baldan düşmelerine sebep oluyor. Yerli arılarda bu sıkıntı yaşanmıyor.

6)-Daha öncede yazdım, İtalyan arısı Ege ve Akdeniz bölgesi arısıdır. Baharda sürpriz soğuklar ve uzun süren soğukların olduğu yerlerde İtalyan arısı hiç düşünülmemeli. Oburluk konusu da buna bağlı, ilkbaharda teşvik yemlemesi, kovan bakımı ve yönetimini bilmeyen kişiler baharda arıların sönmesine mutlaka bir suçlu bulacaklardır. "Bu arılar obur, baharda çok yavru attılar da ondan söndüler". Kimse ben arılara bakamadım demez.

7)- Sonbahar bakımına gelince, elimde 3 ırk arı var. Diğerlerine nasıl bakım yaptıysam, ne kadar şerbet verdiysem, İtalyanlara da o kadar verdim. "Bunlar İtalyan, kadrosu kuvvetli olur, az fazla vereyim" demedim. Hepsi aynı miktarlarda stokla kışa girdiler ve kıştan beraber çıktılar.

Bugün kovanlarımı kontrol ettim. Yerli arılar hala ilave şurup desteğine ihtiyaç gösteriyorlardı ve şurupladım. İtalyanlarda böyle bir ihtiyaç yoktu. Çünkü yavruyu daha önce attığı için tarlacı sayısı kuvvetlendi ve nektar ve polen kuvvetli şekilde kovana taşınmış. Fakat yerlilerde çerçeveler yavru dolu ve tarlacı sayısı henüz az. Geriden gelmelerinin sıkıntısını yaşıyorlar. Kovandaki mevcut stokları yavrular için harcamışlar ve takviye etmek zorunda kaldım.

Havaların biraz yağışlı gitmesi yerlilerin dengesini bozdu. Aradaki sıcak günlerde kadro azlığından yeterince nektar taşıyamıyorlar. Fakat İtalyanların tarlacı kadrosu daha fazla olduğu için, aradaki güneşli günlerdeki fırsatı kaçırmıyorlar.

Umarım yardımcı olabilmişimdir. Selamlar.

Çevrimdışı ali kaptan

  • Larva
  • **
  • İleti: 51
  • Yer: samsun
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
  • Arıcılık Tecrübesi: 15-20 yıl
  • Kovan Sayısı: 5
Ynt: İtalyan arısı
« Yanıtla #27 : Mart 24, 2020, 20:51:52 »
Ben samsunun sahil kısmında sabit arıcılık  yapıyorum.10 yıldır karniyol arısıyla  çalışıyorum.bahar balını her yıl  alabiliyorum.  Arılarımdan(gökhan beyin f1leri) çok memnunum,hem bal toplamasindan hem de sakinliginden.daha iyiyi bulmak icin de citayi yükseltmeye calisiyorum.

Italyan ırkını karniyolla , artı ve eksi yönleriyle kiyaslayabilirseniz çok memnun olurum.kanadali arıcıların tekniklerini kullanmak istiyorum ama çekincelerim var.

Bazı arkadaşlar kızabilir ama yerli arı mı(daha önce yıllarca uğraştım-belki benimkiler çok kötüydü ), asla.

Teşekkür ederim...

Çevrimdışı Pendorya

  • Hakan BOZKURT
  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 427
  • Yer: Manisa-Alaşehir
    Yaş: 50
  • Vatanını çok seven, işini en iyi yapandır
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 12
  • Rakım: 245
Ynt: İtalyan arısı
« Yanıtla #28 : Mart 24, 2020, 21:27:56 »
Öncelikle İtalyan arısının Samsun'da olup olamayacağı hakkında hiçbir fikrimin olmadığını söyleyerek söze başlayayım.

Karniyol arısıyla daha geçen yaz tanıştım. 2 kovan satın aldım ve yeni ana idiler. Yorum ve tecrübelerimi paylaşacak kadar bilgi birikimim yok. Daha doğrusu sizin Karniyolla olan tecrübelerinizin kırıntısı bile yok diyebilirim. Bu yüzden karşılaştırma yapabilecek kadar tecrübem de yok.

Sadece bir iki noktada gözlemlerimi aktarayım.

1)- Kovana polen taşıma ve biriktirme konusunda İtalyanların eline su dökecek arı tanımıyorum.(Karniyol dahil)

2)- Yavruya erken başlamada çok çok iyiler. Tabii bunu derken kışın başlamıyor yavru atağına, o kadar salak değiller. Bendeki Karniyolların kaynağından emin değilim ama Karniyolardan bile önce başlıyor. Fakat bu günlerde Karniyollar çok güzel atakta sanki arayı kapatacaklar gibi.

3)- Hiç tartışmasız kovan savunmasında Karniyoldan çok iyiler. Kuru gürültüye pabuç bırakmıyorlar.

4)- Sakinlik konusuna gelince Karniyol bir arı değil, bir kelebek türü sanki. İtalyanlarda oldukça sakin arılar. Dumansız açmada sakinliğini koruyor. Kovan dış duvarı üstünde birikme yapmıyorlar. Maskeye sadece 2-3 arı kalkıyor ama inatçı değiller sadece bu hareketlerini korkutma amaçlı yapıyorlar ve hemen geri dönüyorlar. Biraz sonra tamamen sakinleşip kovan üstünde yaptığınız hareketlere atak yapmıyorlar(Dumansız). Çerçeveyi çıkarınca Karniyollara göre çerçeve üstünde daha hareketliler ama agresif değiller, gözleri yabancı arıları arıyor, yabancı arılara insandan daha çok kızıyorlar,yağmadan tedirgin oldukları her hallerinden belli oluyor. Tabii Karniyolların çerçeve üstündeki sakinliği de süper, bu konuda en iyi arı onlar.

5)- İtalyanların en dikkat edilmesi gereken özellikleri. Doğada bal akımının olmadığı zamanlarda, arıcıların dikkatsizliğini hiç affetmiyorlar.Açıkta bırakılan bal, petek, şurup, pekmez gibi kaynaklara çok hırslı şekilde saldırıyorlar. Bal akımının olmadığı dönemde, zayıf kovanların fazla uzun süre açık bırakılması bunların yağmalanmasına da sebep olabilir.

Çevrimdışı Pendorya

  • Hakan BOZKURT
  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 427
  • Yer: Manisa-Alaşehir
    Yaş: 50
  • Vatanını çok seven, işini en iyi yapandır
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 12
  • Rakım: 245
Ynt: İtalyan arısı
« Yanıtla #29 : Mart 24, 2020, 23:37:18 »
Hocam bu yayınladığınız araştırmada karpat ile italyan arısı karşılaştırılıyor. Doğu Karadeniz de kış şartlarının ağır geçtiği bir yer için eğer ki yavru gelişimi hızlı kışlaması da iyi bir ırk istiyorsak Karpat arısı iyi bir seçim olur galiba ne dersiniz?

Karpat arılarının saldırgan ve agresif olduğuna dair youtube ta videolar var. Bir inceleyin isterseniz.

https://www.youtube.com/watch?v=6pYen8uCa38

https://www.youtube.com/watch?v=Np1nV9uLtaE