Gönderen Konu: Arılara Kat Verme Yöntemleri - İkinci ve Üçüncü Katı Verme  (Okunma sayısı 2296 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı cemal ersin

  • Larva
  • **
  • İleti: 83
  • Yer: Ankara
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 40
  • Rakım: 850- 1200
Ynt: Arılara Kat Verme Yöntemleri - İkinci ve Üçüncü Katı Verme
« Yanıtla #60 : Mayıs 23, 2020, 10:43:13 »
Kesinlikle katılıyorum, haklısınız. Aslında deneyini yapması da basit. Bir koloniye hiç kek vermeden bala yönlendirelim bir koloniyi de kek koyup deneyelim. Ben bunu şerbet ile denemiştim. Aradaki fark inanılmaz. Tahminim bala çok az miktarda şeker bile karışsa tadını epey bozuyor. Şeker karışmış balı yediğinizde çaya fazla şeker attığınızda ağzınıza gelen nahoş acımsı tada benziyor. Bununla ilgili bilimsel çalışma arıyorum ama sektörün gidişatı açısından da kolay kolay dürüstçe açıklanabileceğini zannetmiyorum.

Nasıl ki organik domates ile endüstriyel kimyasal yapay gübrelerle yetiştirilen domates arasındaki besin değeri farkına dair çalışma yapıl(a)mıyor ise aynı sebepten....

Arıların bize verebileceği daha doğrusu bizim onlardan çalabileceğimiz bal miktarının bir üst sınırı var ve biz bu sınıra çoktan geldik. Sürekli olarak Türkiye'de koloni başına verimin düşüklüğünden bahsediliyor sanki koloni başı verimin 60kg olması gibi bir ihtimal varmış gibi konuşuluyor. 

 Ekonomik gerçekler ile sahadaki gerçekler birbirine uymuyor. Sürekli üst limitleri zorlayıp biz bu arılardan nasıl daha fazlasını alırız takıntısının eninde sonunda varacağı yer maalesef sahtecilik oluyor. Burada arıcı iyi niyetli olsun olmasın ekonomik olarak bu kıskaca girmiş ise illa ki iş bu noktalara gelecek.

İnsanlar mecbur olduklarını düşündükleri şeye yanlış olduğunu düşünseler bile bir süre sonra kendilerini ikna ederler. Nektar zamanı şerbet vermeyeceksin bir süre sonra az şerbet vereceksin arı depolamaz, şu havada azıcık verilebilir diye diye bir süre sonra nektar akımı zamanı güldür güldür şerbet nehirlerinin çağladığı noktalara gelmeyiz umarım.

6 - 9 çalışma düzeninde kuluçkalıktaki 6 çerçeve bölme tahtasıyla bölünüp arkasına çerçeve konulmaz boş kalır.

*************************************************************************************************

Bal alınacak kovanda ana bal özü akımına yakın ve akım anında hiç bir besleme ürünü yapılmaz.
Ancak ticari bal üretenler bu sahteciliği yaparlar ama arı bir dönem verileni tüketmezler.
Kaçak olarak yurdumuza giren balların çoğunluğu böyle sahte ballardır.

Örnek: İran da kıtlık olduğundan gelen bal özünü tüketmesinler diye sabah erken uçuşa çıkmadan önce besleme yapılır.

Çevrimdışı vera29

  • Boş Petek
  • İleti: 14
  • Yer: Gümüşhane
    Yaş: 40
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 1400
Ynt: Arılara Kat Verme Yöntemleri - İkinci ve Üçüncü Katı Verme
« Yanıtla #61 : Mayıs 23, 2020, 12:26:18 »
Murat hocam 6+9 sistemini arının durumuna göre başka şekillerde uygulayamayız mı? Örneğin benim arılarım güçlü ve ana bal akımına 1 ay olmasına rağmen 3. Katı istiyorlar. Fakat şu an da ufak ufak nektar gelmeye başladı. Ben bu arıları bu sistemde iyice sıkışıp oğula meyletmemesi için 6+9 değil de örneğin 8+9 yapsam uygun olmaz mı?




Çevrimdışı tunca

  • Larva
  • **
  • İleti: 91
  • Yer: Bilecik
    Yaş: 41
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 3
Ynt: Arılara Kat Verme Yöntemleri - İkinci ve Üçüncü Katı Verme
« Yanıtla #62 : Mayıs 23, 2020, 20:20:52 »
Mücahit  hocam,
Koloni, üçüncü kata ana kozası yapmışsa, diğer katlarda da yapmış olma ihtimâli var.
O yüzden ilk fırsatta tüm petekleri kontrol edip yapılan kozaları bozarsanız uygun olur.
 
Ayrıca üçüncü kata rağbeti artırmak için o kata ham petek vermeyiniz, olanları da alıp, ikinci kattaki kabarmış peteklerle yer değiştiriniz.

Çevrimdışı tunca

  • Larva
  • **
  • İleti: 91
  • Yer: Bilecik
    Yaş: 41
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 3
Ynt: Arılara Kat Verme Yöntemleri - İkinci ve Üçüncü Katı Verme
« Yanıtla #63 : Mayıs 23, 2020, 20:23:33 »
İsmi, yanlış yazmışım...
Düzelteyim derken ileti tekrarlandı...
Sanırım, gönderilerinizi yeniden düzenleme imkânımız yok.

Çevrimdışı Murat AKIN

  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 12307
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 73
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: --- adet kayıtlı
  • Rakım: 74 metre
Ynt: Arılara Kat Verme Yöntemleri - İkinci ve Üçüncü Katı Verme
« Yanıtla #64 : Mayıs 23, 2020, 21:22:47 »


Nasıl ki organik domates ile endüstriyel kimyasal yapay gübrelerle yetiştirilen domates arasındaki besin değeri farkına dair çalışma yapıl(a)mıyor ise aynı sebepten....


Bir örnek:

Gerçek buğday unundan yapılmış bir ekmekten yarım dilim yenilince karnınız doyur ama Ticari buğdaydan üretilmiş içine 18 tane katkı maddesi katılmış  beyaz undan yapılmış ekmeğin yarısını yerseniz ancak karnınız doyar.

Çevrimdışı cemal ersin

  • Larva
  • **
  • İleti: 83
  • Yer: Ankara
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 40
  • Rakım: 850- 1200
Ynt: Arılara Kat Verme Yöntemleri - İkinci ve Üçüncü Katı Verme
« Yanıtla #65 : Mayıs 26, 2020, 15:23:35 »
evet, belki şu tip gözleme dayalı bir veri de sunulabilir. Nektar akımı başladığında bal arılarının şekere olan ilgisi azalır. Eğer pancar şekeri ile doğada çeşitli bitkilerden alınan nektar aynı kalitede olsaydı bal arıları her zaman aynı ilgiyi gösterirlerdi. Başka bir örnek ise organik ürünlerin her hayvan ve böcek tarafından tüketilmesi organik olmayanların ise bazı türler tarafından tüketilmemesi. Zaten bir ürünü organik olmaktan çıkarmamızın nedeni onu hiçbir zararlının tüketemeyeceği kadar zararlı hale getirmek değil mi? Normalde doğada kirazı, domatesi , buğdayı yiyecek "zararlılar" ilaçladığımız zaman artık yiyemiyor. Bir kiraz üreticisi arkadaşım ilaç atmazlar ise karga ve diğer kuşların kirazları yediğinden ilaçlandığında ise yemediğinden bahsetmişti. Kargaların bile yemeyi tercih etmediği ilaçlı kirazları bizim neden tüketttiğimize dair bir soru sorduğumda ise konu doğal olarak ekonomik gerçeklere geldi.

Bir örnek:

Gerçek buğday unundan yapılmış bir ekmekten yarım dilim yenilince karnınız doyur ama Ticari buğdaydan üretilmiş içine 18 tane katkı maddesi katılmış  beyaz undan yapılmış ekmeğin yarısını yerseniz ancak karnınız doyar.