Gönderen Konu: AGAM (Uludağ Üniversitesi Arıcılık Geliştirme ve Araştırma Merkezi)  (Okunma sayısı 8228 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 22804
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 51
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 350
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Geçtiğimiz yıllarda katıldığımız III.Marmara Arıcılık Kongresi esnasında yakından tanıma imkanı bulduğumuz Uludağ Üniversitesi Arıcılık Geliştirme ve Araştırma Merkezi ekibi ve Uludağ Arıcılık Derneği ekibi geçtiğimiz günlerde yeni binanın açılışını yaptılar.

Ve açılışta konuşan Başkan Prof. Dr. Levent Aydın ve Doç. Dr. İbrahim Çakmak hocaların görüntüleri aşağıdaki linkte. (Öğrenmem gereken bir durum var. Çünkü bu merkezde Başkan Ercan Dülgeroğlu hocaydı, o nerelerde acaba?)

http://www.dailymotion.com/video/xbxo93_universiteli-arylar-geliyor_news

Videonun sonunda Sn. Çakmak hocanın dediklerine kulak verelim bakalım ne diyor?

http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı bekir albaş

  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 317
  • Yer: seferihisar -izmir
    Yaş: 52
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: kış sonrası 4 de düşmüştü şimdi8 oldu haziran 12 yeter
Bu videoyu defalarca seyretmek gerekiyor hep birlikte sanırım...

Çevrimdışı Ali Varol

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 837
  • Yer: Antalya- Manavgat - Ahmetler
    • Manavgatlý Arýcý
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Rakım: 40 m. ile 1700 m. arası
Videoyu izledim.  Benim gözüme takılan kısımda "Anadolu ırkının özellikleri, korunması gerektiği..." vurgulanıyor.

Akdeniz bölgesinde kışlar daha ılık geçtiği için yurdun çeşitli bölgelerinden; çoğunlukla da karadeniz bölgesinden ve Konya yöresinden arlarını kışlarmak için çok arıcı geliyor buralara. Bu arıcılar genellikle ilk oğullar çıkıncaya kadar buralarda kalırlar. Bu arıcıların kimisinde kafkas, kimisinde italyan, kimisinde de karniyol ırkı arılar ya da bu arıların yerli ırkla melezleri vardır kendi söylemlerine göre. İlk oğullar çıkınca havada ana arılar çiftleşirken bütün bu ırkların bir harmanlanması oluşmaktadır.

Videoyu izledikten sonra şöyle bir yazya gözüm takıldı:

Arı ırkları iklimler sonucu ortaya çıkmışlardır

her ırk kendi bölgesinde yaşar

her ırkın alt ekotipleri vardır

bunlar çevreye adapte olmuştur

ülkemizde arıcılığın bozulması 2 yolla olmuştur

1-gegzinci arıcılık
2-dışardan arı ırklarının getirilmesi
......
ülkemizde arıcışığın bitmesini istemiyorsak

dışardan arı girişi durdurulmalıdır

buna ihtiyacımız var.
Gönderen taskın zaman: 13:53 1 yorum 

Ben de bu üç durumu sizlerin görüşüne sunuyorum. Ne dersiniz, durum gerçekten böyle mi?

Arıcı arkadaşlarımıza sağlık, bol ürün ve işlerinde kolaylıklar diliyorum.
http://bombusarilari1.blogspot.com/
http://manavgatliarici.blogspot.com/

Çevrimdışı aridostu

  • Boş Petek
  • İleti: 4
arkadaşlar bu konuya cevap yazmadan kendimi tutamayacam biyoloji ile uğrasanlar bilir eşli üremenin enbüyük özelliğinden bir tanesi gelen nesil eski nesile göre eniyi cevreye adapte olanıdır yani söğle hangi ırk olursa olsun enson üretilen bulunduğu bölgeye en iyi adapte olanıdır onun içindirki kafkas satan karniyel satan vesaire bunların kızları yani f1 daha verimli derler cünki o bölgenin arıları ile ciflesirler saf olanlarından daha üstündür ha diyeceksinizki F2 niye F1 kadar verimli değil verimli ancak F2 , ye doğru gitdikçe bölgenin ekolojik ırkında bozulmalar oluyor yani 100 yıllardır doğal olarak uyum sağlamış bir ırka siz dısarıdan comak sokmuş oluyorsunuz yani gen düzeni yeniden yapılanmaya gidiyor bu aradada bazı farklı gecişler sözkonusu tabi hırcınlık verimsizlik vesaire vasaire sonuş olarak ner ne olursa olsun hangi ırk olursa olsun sonuç  olarak arıcının kendi arılığında ıslah ettiği ırk kadar verimli olmaz

diyeceksinizki siz niye 300 ero verip saf damızlı karniyel getirtiyorsunuz tabiki millet doysun görsün sonra anlasınki tamam et tavuğu çok etli fakat eski zayıf tavuğun lezzeti ve tadı yok geröekten uysal ama bakalım eski arılarınızdaki artıları bulacakmısınız hadi hayırlısı ?

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3962
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 55
    • www.beyazkovan.com
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Sayın arıdostu,

2 ayrı ırkın ilk melezinin verimli olması konusunda haklısınız. Melez azmanlığı denilen bu olaydan faydalanılarak, üstün verimli hibrit arılar oluşturuluyor. Dünya çapında isim yapmış böyle hibrit, melez azmanı arılar var.

Söylediğiniz gibi bu yüksek verimli ilk melezlerden üretmeye devam edildiğinde bir kaç nesil sonra işler karışıyor süreç tersine dönüyor.

Millet doysun şeklindeki tezinize ise katılmıyorum. Çünkü bizim toplumsal hafızamız çok zayıf. Her 5 yılda bir Amerika'yı yeniden keşfederiz. Bu ülkeye İtalyan ve Karniyol gibi arılar belki 50 yıldan beri giriyor.

Dışardan ülkemize giriş yapan arıların arıcılığımıza getirdikleri en büyük şey, yavru çürüklüğü, varrova, trake akarı gibi hastalıklar.

1970 li yıllarda Marmara Bölgesinde bir İtalyan arı furyası başlamış ve bölgenin bütün arılarını İtalyan ırkına çevrilmesi çalışmaları yapılmış.

Ama sonuç hüsran olmuş, bir kaç sene sonra işler eskisinden daha kötü olmuş.

Yani aradan geçen 40, 20, 10 yıllara rağmen, defalarca denenmiş test edilmiş ve bir yere varılamamış olmasına rağmen, arıcılarımız bir türlü bu konuda doygunluk gösteremiyor.


Çevrimdışı zeusfaber

  • ÇOK İŞ VAR ÇOOOKKK...
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 814
  • Yer: İstanbul-Silivri
    Yaş: 44
  • Hakan TURAN - Ziraat Yüksek Mühendisi
    • Kolay Arıcılık
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
  • Arıcılık Tecrübesi: 15-20 yıl
  • Kovan Sayısı: 225
  • Rakım: 102
Ben deneme ve yanılmalar ile ilgili hafızamızın balık hafızasından bile daha kötü olduğunu düşünüyorum. Kafkas arısı ile ilgili de 1990-1995 arasında bir furya gerçekleşmiş. Ama başarısız olmuş. Ortada o dönemden gelme anaların soyu kalmamış. Ama yeni arı alanlar illaki kafkas olsun dediğinde bunları anlatıyorsunuz, adamın cevabı belli ben de bir deniyeyim.

Eee o zaman dene madem demekten başka cevap kalmıyor.
Kişisel Arıcılık Bloğum
http://kolayaricilik.blogspot.com/

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3962
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 55
    • www.beyazkovan.com
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Toplumsal hafızayı canlı tutan şeyler genelde yazılı basılı eserlerdir. İyi arşivlenmiş ve kullanıcının hizmetine sunulmuş bir dökümantasyon sistemi ve okuma alışkanlığı olan bir toplumun hafızası bu kadar zayıf olmasa gerektir.

Bugün Türk arıcısının en büyük sıkıntılarından birisi, geçmiş ile bugünü birbirine bağlayan istikrarlı yayın organlarına sahip olmayışı.

Milyonlarca liranın döndüğü bir yapı var ama bu yapı geçmişin tecrübelerini şimdiye aktarabilecek, yepyeni arıcılık vizyonları oluşturabilecek yayın organları çıkarabilecek nitelikte değil.

1912 yılında eski harflerle basılmış olan Fenni ve Ameli Arıcılık kitabında, bizim arılarımızın da Avrupa arılarından aşağı kalır yanı yoktur, biraz ıslah ile çok değerli arılarımız olur şeklinde bir cümle var.

Biz herhalde bu cümleyi 100 yıldır, her 10 yılda bir Avrupa arılarından beklediğimiz faydayı göremediğimiz için tekrarlayıp duruyoruzdur.