ARICILIK KURUMLARI ve MEVZUAT > Birlikler

BİRLİKLERE ÜYE OLMANIN YARARLARI

(1/18) > >>

kerimcoşkun:
Sevgili arkadaşlar, özellikle küçük arıcıların birliklere üye olmaması bence büyük eksiklik. Bununda nedenlerinden birisi üye olmanın arıcılara sağladığı avantajların pek bilinmemesi. Bu konuda bilgisi olan arkadaşlar bilgilerini paylaşırlarsa memnun olurum.

metin ileri:
arkadaşım hazır bu konu açılmışken ben şunu söyleyeyim
türkiyede legal bir iş yapmak için öncelikle bürokrasiyi hallediceksin ondan sonra işi yapıcaksın
ama  bu arıcılık için geçerli değil
ben birliğe üye olmak istedim her gittiğim yer bana başka bir yer tarif etti
sözün kısası
önce 50 kovan arı sahibi olacaksın
köy muhatrından menşei şehadetnamesi alacaksın  verirse ikna edebilirsen
arıcılık kurs sertifikasını alacaksın
terım il müdürlüğünden veteriner kısmından arıların kontrol edilip barkodlanacak ve nufus kağıdı fotokopisi 4 fotoğraf 75 lira üyelik ve 50 lira yıllık aidat ödeyeceksin ha bütün bunlar işleme konurken yapılırken 50 kovan arıya ne kadarlık yatırım yapacaksın ve bunu hangi sürede sağlayacaksın onu bilmem  birliğe üyelık konusunda daha kolay bir süreç sağlanırsa herkese faydalı olur
dünya ekoljisinin bozulup arıların öneminin arttığı bir dönemde daha kolay üyelik sistemi getirilmeli
 teşekkürler

kerimcoşkun:
Sevgili arkadaşlar, Bu foruma giren birlik üyesi arkadaşlar yok mu? Niçin avantajlarını anlatmıyorlar.Hadi nazlanmayın. Önce ilginizi sonra bilginizi bekliyoruz.

ysuwa:
birlikler birincisi üyelik ücretsiz bergamada cünkü üyelik zaten arıcnın destekleme almak için yaptığı bişi yanı dolayısıyla bu para alıca desteklemeden kesiliyor.
şunu sölim arın varsa birliğe üye olursun buda kimseye koymaz.
birliğin yaptığı yalnış üyelik ödentidini peşin istemesi .
bu yalnış desteklemeden kesmeli.

Murat Çakır:
Kerim Bey,

İnternet ortamına genellikle hoby arıcıları takıldığı için bu sorunun cevabını verebilecek birlik üyesi arıcı sayısı çok azdır.

Birlikte oy kullanma gibi haklara sahip gerçek üye olmak için en az 50 arı sahibi olma zorunluluğu var.

İkinci dikkat çekici bir husus arıcılar enteresan bir şekilde birliğe girersem ne avantajım olur sorusunun cevabını arıyorlar ve hemen iş yıllık ödenen aidat ile devletten alınan teşvik arasındaki kar oranına bakılıyor.

Arıcının alabileceği teşvik ödediği aidattan fazla ise avantajlı, tam tersi ise avantajsız hesapları yapılıyor.

Arıcının en büyük handikapı böyle küçük hesaplar yapıyor olmasında.

Hiçbir meslek kuruluşunda o mesleğin sahipleri birlik oluştururken yıllık kazanımlarına bakmazlar. Hatta bir çok birliğe üye olabilmek için ciddi paralar öderler.

Çünkü en basit tabiri ile birlikten güç doğar ve güçlü bir birlik yapısı bütün sektör çalışanları açısından büyük avantajlar sunar.

İşte arıcılar hesapları devletten alacağı teşvik ve ödeyeceği aidat üzerinden yaptıkları için, görüntüsü olan ama işlevlerden yoksun birliklere sahip oluyorlar.

Bu cümleye bir çok itiraz gelebilir fakat bireysel istisnaların dışında genel yapı malesef böyle.

En yakın örneğini bal ithalatı olayında yaşadık. Bal firmaları çatır çatır kamuoyu oluşturdu, medyada gündem işgal etti. Arıcılık birliklerinden il düzeyinde romantik bildiriler dışında herhangi bir karşı atak göremedik. (Bir ilimizin birliği basın bildirisinde Yunan Mitolojisinden alıntılar yapıyordu.)

Sonuç itibariyle arıcılar birliklerin oluşturulma mantığını kavrayıp, avantajlı olma halini devletin verdiği teşvikler olarak algılamaktan kurtulurlar ve birliklerini güçlü vizyon üreten yapılar haline çevirebilirlerse, üç kuruşluk teşvikten çok daha karlı olurlar.

Şu anda bal ithalatı Türk arıcısına devletten alacağı teşvikten çok daha büyük kayıp oluşturacak, hesapları böyle yapmalı.

Sevgili arkadaşlar, arıcılık sektörü zayıf olursa sizler zayıf bir sektörün üyeleri olursunuz, arıcılık sektörü güçlü olursa güçlü bir sektörün üyeleri olursunuz.

İkisi arasındaki farkın ne olacağını tartışmak ise çok gereksiz.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

Tam sürüme git