Gönderen Konu: Bal Arılarında Yavru Çürüklüğü ve Antibiyotiksiz Mücadelesi  (Okunma sayısı 150657 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı border

  • Boş Petek
  • İleti: 2
  • Yer: yalova
  • Kovan Sayısı: 50
Ynt: Bal Arılarında Yavru Çürüklüğü ve Antibiyotiksiz Mücadelesi
« Yanıtla #285 : Temmuz 18, 2016, 15:08:48 »
ruhsat soran arkadaslar icin ilgili yonetmeligin 12. maddesi ilacla premix urunleri bibirine karistirmayin. bu tur urunler icin yapilacak en guzel is top yekun yargilamak degil alip 1 kovanda olsa denemek gerektigini dusunuyorum. cunki bu ürünleri adam olmaz denilen kovanlarini duzelten aricilarimiz var.Kimse kimin neyi nadil yaptigini bilemez.Yillarca bu ulkede amitraz etken maddeli urunler kullanildi ki bu urun 2009 da ithalati 2011de de kullanimi yasak bir madde. Amitraz zehirlenmesinde doktor lar ilktedavi olarak atropin ignesi vurur ,atropin kimyasal savasta askerler kullanir.
Yem  katki ve premix urun Tebligi 2009da resmi gazetede yayinlandi

Madde 12- Yalama Taşları da yem katkısı olarak değerlendirilir ve bu Tebliğ hükümlerine tabidir.
Katı ve toz formundaki yem katkıları ve premikslerde, özel bir kısıtlama yok ise, nem oranı %12’yi geçemez.
Kısıtlama var ise bu kısıtlamaya uyulur. Bunun dışındakiler için bu şart aranmaz.
İçme sularına katılarak kullanılacak olan yem katkıları, suda kolaylıkla çözünebilir formda olmalı ve çökelti
bırakmamalıdır.
Yem katkıları ve premikslerin son kullanma sürelerinin belirlenmesinde, üretici firmanın ürünle ilgili beyanı
esas alınır.
Doğrudan doğadan çıkarılan ve herhangi bir muameleye tabi tutulmadan sadece öğütme, eleme ve
paketleme gibi basit birkaç fiziksel işlemden geçirilerek, yem katkısı olarak kullanılanlar ile doğal ürünlerden
elde edilerek yem katkısı olarak da kullanılabilen eterik yağlar, aromatikler gibi ürünleri üretenler için, üretim
ruhsat şartı aranmaz, böyle ürünler Bakanlık tarafından tescili yapıldıktan sonra satışa sunulabilir.

Çevrimdışı ismail akyüz

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3494
  • Yer: hatay-defne-harbiye-<zirve>
    Yaş: 39
  • ismail akyüz
    • https://www.facebook.com/ismail.akyuz.984
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 200
  • Rakım: 240
Ynt: Bal Arılarında Yavru Çürüklüğü ve Antibiyotiksiz Mücadelesi
« Yanıtla #286 : Temmuz 18, 2016, 15:26:47 »
ruhsat soran arkadaslar icin ilgili yonetmeligin 12. maddesi ilacla premix urunleri bibirine karistirmayin. bu tur urunler icin yapilacak en guzel is top yekun yargilamak degil alip 1 kovanda olsa denemek gerektigini dusunuyorum. cunki bu ürünleri adam olmaz denilen kovanlarini duzelten aricilarimiz var.Kimse kimin neyi nadil yaptigini bilemez.Yillarca bu ulkede amitraz etken maddeli urunler kullanildi ki bu urun 2009 da ithalati 2011de de kullanimi yasak bir madde. Amitraz zehirlenmesinde doktor lar ilktedavi olarak atropin ignesi vurur ,atropin kimyasal savasta askerler kullanir.
Yem  katki ve premix urun Tebligi 2009da resmi gazetede yayinlandi

Madde 12- Yalama Taşları da yem katkısı olarak değerlendirilir ve bu Tebliğ hükümlerine tabidir.
Katı ve toz formundaki yem katkıları ve premikslerde, özel bir kısıtlama yok ise, nem oranı %12’yi geçemez.
Kısıtlama var ise bu kısıtlamaya uyulur. Bunun dışındakiler için bu şart ara
İçme sularına katılarak kullanılacak olan yem katkıları, suda kolaylıkla çözünebilir formda olmalı ve çökelti
bırakmamalıdır.
Yem katkıları ve premikslerin son kullanma sürelerinin belirlenmesinde, üretici firmanın ürünle ilgili beyanı
esas alınır.
Doğrudan doğadan çıkarılan ve herhangi bir muameleye tabi tutulmadan sadece öğütme, eleme ve
paketleme gibi basit birkaç fiziksel işlemden geçirilerek, yem katkısı olarak kullanılanlar ile doğal ürünlerden
elde edilerek yem katkısı olarak da kullanılabilen eterik yağlar, aromatikler gibi ürünleri üretenler için, üretim
ruhsat şartı aranmaz, böyle ürünler Bakanlık tarafından tescili yapıldıktan sonra satışa sunulabilir.
bu ürünün ismi nedir??

tural55

  • Ziyaretçi
Ynt: Bal Arılarında Yavru Çürüklüğü ve Antibiyotiksiz Mücadelesi
« Yanıtla #287 : Temmuz 18, 2016, 15:36:58 »
ruhsat soran arkadaslar icin ilgili yonetmeligin 12. maddesi ilacla premix urunleri bibirine karistirmayin. bu tur urunler icin yapilacak en guzel is top yekun yargilamak degil alip 1 kovanda olsa denemek gerektigini dusunuyorum. cunki bu ürünleri adam olmaz denilen kovanlarini duzelten aricilarimiz var.Kimse kimin neyi nadil yaptigini bilemez.Yillarca bu ulkede amitraz etken maddeli urunler kullanildi ki bu urun 2009 da ithalati 2011de de kullanimi yasak bir madde. Amitraz zehirlenmesinde doktor lar ilktedavi olarak atropin ignesi vurur ,atropin kimyasal savasta askerler kullanir.
Yem  katki ve premix urun Tebligi 2009da resmi gazetede yayinlandi

Madde 12- Yalama Taşları da yem katkısı olarak değerlendirilir ve bu Tebliğ hükümlerine tabidir.
Katı ve toz formundaki yem katkıları ve premikslerde, özel bir kısıtlama yok ise, nem oranı %12’yi geçemez.
Kısıtlama var ise bu kısıtlamaya uyulur. Bunun dışındakiler için bu şart aranmaz.
İçme sularına katılarak kullanılacak olan yem katkıları, suda kolaylıkla çözünebilir formda olmalı ve çökelti
bırakmamalıdır.
Yem katkıları ve premikslerin son kullanma sürelerinin belirlenmesinde, üretici firmanın ürünle ilgili beyanı
esas alınır.
Doğrudan doğadan çıkarılan ve herhangi bir muameleye tabi tutulmadan sadece öğütme, eleme ve
paketleme gibi basit birkaç fiziksel işlemden geçirilerek, yem katkısı olarak kullanılanlar ile doğal ürünlerden
elde edilerek yem katkısı olarak da kullanılabilen eterik yağlar, aromatikler gibi ürünleri üretenler için, üretim
ruhsat şartı aranmaz, böyle ürünler Bakanlık tarafından tescili yapıldıktan sonra satışa sunulabilir.

Sadece doğal yöntemlerle mücadele edilebileceğinimi anlatmaya çalışıyorsunuz?

Çevrimdışı Ferdi

  • Pupa
  • ***
  • İleti: 168
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 38
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Kovan Sayısı: 6
Ynt: Bal Arılarında Yavru Çürüklüğü ve Antibiyotiksiz Mücadelesi
« Yanıtla #288 : Temmuz 19, 2016, 00:08:15 »
Bir plastik penci çağırıp pencereyi genişlet bence murat abi, her yeni çıkan ürünü kontrol edip denemek lazım, ar-su diye bir ürün gördüm videoları var,ve arıları yakan arıcılara meydan okuyor,bence izle bana hak vereceksin..çıraklar ustayı gecmeli,eski nesil arıcılığın yerini yeni nesil teknik arıcılık almalı,kabalık yaptıysam affola,senden ve diyer arıcı üstadlardan çok şey öğrendim saygım sonsuz..

SM-G930F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Çıraklar, ustaları her önüne gelen kimyasalı kullanarak mı geçecek? Ayrıca size yıllardır teknik arıcılık diye reklamı yapılan yöntemlerin arı sağlığı üzerindeki etkilerinden haberdar mısınız? Örneğin; buradaki arıcı arkadaşların çok sevdiği oksalik asitin kovan içerisindeki micro faunayı yok ettiğinden, yararlı mikropları öldürüp yavru çürüklüğü gibi çeşitli hastalıklara yol açan zararlı mikroplara yer açtığını söylesem bunu kimse umursar mı?
 
Bence umursamıyor kimse... Çünkü buradaki arıcılar sürekli arıların ne kadar mükemmel varlıklar olduğundan bahseder, hatta bazıları dini ayetlerden falan alıntılar yapar ama günün sonunda döner dolaşır kimyasalı basar kovana. Yahu hani o arı çok mükemmel bir hayvan, milyonlarca yıldır karşılaştığı sorunların üstesinden kimyasal ile mi gelmiş?

Bugün ülkemiz arıcılarının karşı karşıya kaldığı en büyük sorunlar o hep "teknik arıcılık" diye süslenen uygulamalardan. Birde şunu anlamıyorum; 100 kovanı olup geçiminin büyük bölümünü arılardan elde ettiği gelir ile sağlayan biri ile 20-30 kovan ile hobi arıcılığı yapan biri aynı uygulamaları yapmak zorunda mı? Hobi arıcıları sezon sonunda gelir hesabı yapmak yerine, o muhteşem varlıklar dedikleri arıları güçlendirecek yöntemler geliştirmeli ama nerdeee günün sonunda maddi hesaplar hep galip geliyor...

Çevrimdışı border

  • Boş Petek
  • İleti: 2
  • Yer: yalova
  • Kovan Sayısı: 50
Ynt: Bal Arılarında Yavru Çürüklüğü ve Antibiyotiksiz Mücadelesi
« Yanıtla #289 : Temmuz 19, 2016, 09:29:54 »
Ibrahim bey sadece ben degil tum dunya artik dogal yontem yani ,dogadan elde edilen ve cok fazla islem görmeden elde edilen sifali bitki dedigimiz bitkileri düzenli kullanarak koruyucu ve tedavi edici olarak kullanilmasini söylüyor. Bugün anti oksidan ve anti bakteriyel ozelligi olan bazi bikiler , balık hanelerde ve hatta artik antibiyotik kullanimi aricilikta oldugu gibi tavukculuktada yasak ve tavukculuktaki sorunlarin cozumu icin caksir otunun kullanildigini ve arastirildigini söylemek isterim.
  2015 yilinda  dünyaca ünlü NationalGeographic dergisi bu konu ile ilgili cok güzel bir yazi yayinladi.TARIM ROBOT ARILARAMI EMANET diye  bu yaziyi tum aricilarin okumasını tavsiye ederim.Bu zamana kadar yapilan uygulamaların  yanlis ve zararsiz diye bilinen bir cok maddenin zarar verdigi konusunda yapilan unuversite araştırmalari ortaya koymustur.
 Artik ulkemizde de Hocalarimiz dogal yontemlerin kullanilmasini salik vermektedir.
Arı dogal bir canlidir ve her turlu sorunla bas etmek icin yetenek ve kabiliyetivardir biz sadece onlara kovanlari yani yasam alanlari konusinda daha hijyen , dikkatli ve titiz olmamiz yeterli
 Gerisini ari halleder.

Çevrimdışı ismail akyüz

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3494
  • Yer: hatay-defne-harbiye-<zirve>
    Yaş: 39
  • ismail akyüz
    • https://www.facebook.com/ismail.akyuz.984
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 200
  • Rakım: 240
Ynt: Bal Arılarında Yavru Çürüklüğü ve Antibiyotiksiz Mücadelesi
« Yanıtla #290 : Temmuz 19, 2016, 12:41:05 »
Çıraklar, ustaları her önüne gelen kimyasalı kullanarak mı geçecek? Ayrıca size yıllardır teknik arıcılık diye reklamı yapılan yöntemlerin arı sağlığı üzerindeki etkilerinden haberdar mısınız? Örneğin; buradaki arıcı arkadaşların çok sevdiği oksalik asitin kovan içerisindeki micro faunayı yok ettiğinden, yararlı mikropları öldürüp yavru çürüklüğü gibi çeşitli hastalıklara yol açan zararlı mikroplara yer açtığını söylesem bunu kimse umursar mı?
 
Bence umursamıyor kimse... Çünkü buradaki arıcılar sürekli arıların ne kadar mükemmel varlıklar olduğundan bahseder, hatta bazıları dini ayetlerden falan alıntılar yapar ama günün sonunda döner dolaşır kimyasalı basar kovana. Yahu hani o arı çok mükemmel bir hayvan, milyonlarca yıldır karşılaştığı sorunların üstesinden kimyasal ile mi gelmiş?

Bugün ülkemiz arıcılarının karşı karşıya kaldığı en büyük sorunlar o hep "teknik arıcılık" diye süslenen uygulamalardan. Birde şunu anlamıyorum; 100 kovanı olup geçiminin büyük bölümünü arılardan elde ettiği gelir ile sağlayan biri ile 20-30 kovan ile hobi arıcılığı yapan biri aynı uygulamaları yapmak zorunda mı? Hobi arıcıları sezon sonunda gelir hesabı yapmak yerine, o muhteşem varlıklar dedikleri arıları güçlendirecek yöntemler geliştirmeli ama nerdeee günün sonunda maddi hesaplar hep galip geliyor...
Ferdi bey! bu konuda bir daha yorum yazmiyacam dedim ama olmuyor, bakın bir öğretmene çok soru soran öğrenci çok şey öğretir,ben kimsayal kullanalım diye bişey yazmadım,herşeyin doğalı taraftarıyım,stropier kovanlara bile karşı biriyim,ama neticede bir hastalık var,o hastayı kaybetmemek için bütün doğal yöntemler araştırılır,bir salağın bile ürünü veya fikri kaideye alınır,ve uygulamaya gelindiğinde o hastayı kaybetmemek için en etkili metod uygulanır.....

SM-G930F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


Çevrimdışı Ferdi

  • Pupa
  • ***
  • İleti: 168
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 38
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Kovan Sayısı: 6
Ynt: Bal Arılarında Yavru Çürüklüğü ve Antibiyotiksiz Mücadelesi
« Yanıtla #291 : Temmuz 20, 2016, 00:19:24 »
Ferdi bey! bu konuda bir daha yorum yazmiyacam dedim ama olmuyor, bakın bir öğretmene çok soru soran öğrenci çok şey öğretir,ben kimsayal kullanalım diye bişey yazmadım,herşeyin doğalı taraftarıyım,stropier kovanlara bile karşı biriyim,ama neticede bir hastalık var,o hastayı kaybetmemek için bütün doğal yöntemler araştırılır,bir salağın bile ürünü veya fikri kaideye alınır,ve uygulamaya gelindiğinde o hastayı kaybetmemek için en etkili metod uygulanır.....

SM-G930F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
İsmail Bey, benim size daha iyi bir önerim var; arılarınızın hastalanma seviyesini en düşükte tutmak için doğal arıcılık yöntemlerini benimseseniz nasıl olur? Çünkü teknik arıcılık denen ve sadece arıları sömürmeye ve zayıflatmaya yarayan yöntemler ile uzun vadede hiç şansınız yok.
Hatta bir tiyo vereyim; neden temel petek kullanıyorsunuz? Arıların doğada kendi ördükleri gözlerin genişliği ile temel peteklerin ki aynı mı? Eğer değil ise sizce bu bir sorun mudur?

Çevrimdışı ismail akyüz

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3494
  • Yer: hatay-defne-harbiye-<zirve>
    Yaş: 39
  • ismail akyüz
    • https://www.facebook.com/ismail.akyuz.984
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 200
  • Rakım: 240
Ynt: Bal Arılarında Yavru Çürüklüğü ve Antibiyotiksiz Mücadelesi
« Yanıtla #292 : Temmuz 20, 2016, 00:35:38 »
Doğal olan yani kara kovandakiler daha geniş,konuşmalarınız beni etkiledi geçekten,aklıma yeni bir fikir geldi onu uygulayınca forumda paylaşacağım.teşekürler...

SM-G930F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


Çevrimdışı Ferdi

  • Pupa
  • ***
  • İleti: 168
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 38
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Kovan Sayısı: 6
Ynt: Bal Arılarında Yavru Çürüklüğü ve Antibiyotiksiz Mücadelesi
« Yanıtla #293 : Temmuz 20, 2016, 20:35:14 »
Doğal olan yani kara kovandakiler daha geniş,konuşmalarınız beni etkiledi geçekten,aklıma yeni bir fikir geldi onu uygulayınca forumda paylaşacağım.teşekürler...

SM-G930F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Tam tersi, yani temel peteklerin gözleri doğada arıların kendi öğreceklerinden daha geniş. Bu konuyu https://www.aricilik.gen.tr/index.php?topic=6598.0 okursanız eğer size faydalı olacaktır. Ancak sakın ola 1 kg petek işlemek için 10-12 kg bal gerikiyor gibi konulara takılmayın. Bunlar tamamen hurafe...

Çevrimdışı ismail akyüz

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3494
  • Yer: hatay-defne-harbiye-<zirve>
    Yaş: 39
  • ismail akyüz
    • https://www.facebook.com/ismail.akyuz.984
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 200
  • Rakım: 240
Ynt: Bal Arılarında Yavru Çürüklüğü ve Antibiyotiksiz Mücadelesi
« Yanıtla #294 : Temmuz 20, 2016, 20:51:53 »
Petek şişirmede 1 su 1-5şeker şerbet verilince çok daha hızlı şişiriyorlar,yalnız benim karakovandaki gözler hampeteğe göre hisedilir derecede dahabüyük,çoğu zaman erkek gözü mü diye şüphelendim ama normal göz olarak çalışıyorlar..

SM-G930F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi