ARI HASTALIKLARI > Yavru Çürüklükleri

Yavru Çürüklüğüne Bilimsel Destek

(1/30) > >>

Halil BİLEN:
26 Mart 2011 tarihinde Bursa'da Uludağ Arıcılık Derneği aylık toplantısına Mehmet Gençünal ve Kenan Gişan ağabeylerimiz ile birlikte katıldık.

Toplantıda güncel arıcılık bilgilendirmeleri bilimadamlarınca yapıldı.

Zamanı geldikçe bu konuları dilimiz döndüğünce anlatırız ama bence çok önemli bir konuyu özel yazmam gerekiyor.

Toplantı sonuna doğru Uludağ Üniversitesi öğretim üyesi ve AGAM (Uludağ Arıcılık Geliştirme ve Araştırma Merkezi) bilim ekibinden olan Sn. Dr. Ebru Borum hoca yaptıkları çalışmanın ulaştığı durum hakkında bilgilendirme yaptı...


Bilgilendirme hakkında birşeyler yazayım...

Bursa ve yakın bölgesinde hem AGAM'a ulaştırılan numunelerde hem de talep edildiğinde arılıklardan aldıkları numunelerde yapılan yavru çürüklüğü ve ayrıntılı analizlere göre yüksek sayıdaki numunede Amerikan ve Avrupa Yavru Çürüklüğüne rastlanmadığı ve yavru çürüklüklerinin tamamına yakınının Adi Yavru Çürüklüğü olduğunu bildirdi...

En önemli konunun arıcı hijyeni altını da çizdi. Verdiği örnek inanılmazdı...

İnsanda kulak enfeksiyonuna sebep olan bir virüsün alınan numunede bulunduğunu ve arıcının hijyenine dikkat etmesi gerektiğinden bahsetti.

Biz dayanamadık tabi, zamansız-zayıf bölmelerin ve varroa mücadelesinde yanlışlıklarında yavru çürüklüğüne zemin hazırladığını ve en önemlisi ülkemizdeki antibiyotik kullanımı konularında tartışmaya katıldık.

Arıcıların koruma amaçlı dahi antibiyotik kullanımının daha da büyük sorunlar yaşatacağına vurgular yapıldı.

Arılıkta koloni kontrollerinde bir kovada dezenfeksiyonlu su taşınmasını, el demiri ve benzeri ekipmanlardan en az 2 adet ile çalışılması ve her koloni kontrolü sonrası el demirinin ilgili kovaya bırakılarak kovadaki diğerinin kullanılmasını önerdi.

Yavru çürüklüklerinde önerilen koloni-kovan yakılma zorunluluğunun empoze edilmesi ile de arıcıların bu tür hastalıkları sakladığını hepimiz biliriz.

Amerikan Yavru Çürüklüğünün ihbarı mecbur hastalıklar kapsamında ve tazminli hastalık olduğu belirtilse de şerhimizi koyduk, tazminsiz olduğunu belirttik...

Kovan-koloni yakılması ile ilgili özellikle Doç.Dr. İbrahim Çakmak hoca, bırakın adi yavru çürüklüğünü Amerikan ve Avrupa Yavru Çürüklüğünde bile ekipmanların yakılmadan antibiyotiksiz mücadele teknikleri önereceklerini bildirdi.

İyi de burada bilimsel destek nerede?

Ebru hoca, arıcılara şöyle bir öneride bulundu toplantıda...

Şüphelendiğiniz anda bize bilgi verin veya siz numune gönderin ya da Bursa bölgesinde ise isterseniz biz gelip numune alalım deyince...

Biz de sorduk tabi ki numune ihtiyacınız var mı?

Numune ihtiyacından ziyade, merkez olarak gelecek numunelere analiz yaptıklarından ve yapmak istediklerini bildirdiler.

Dedik ki, şüphelendiğimiz durumda ülkenin neresinde olursa olsun, size numune ulaştırılmasını deklere etsek arkadaşlarımıza ve gönderilse numuneler yardımcı olur musunuz?

Olumlu sonuç alınca numune alınma konusunu sorduk.

En kolayını söyleyeyim...

Yavru çürüklüğünden şüphelendiğimiz çerçeveyi arısız uygun şekilde poşetleyip ve kargoya verilecek hale getiriyoruz. AGAM'ı arayıp (http://agam.uludag.edu.tr/) bilgi veriyor ve gönderiyoruz. Sadece kargo parasını cebimizden vererek bu işlemi yaptırabilmek bizler adına bence uygun.

Eğer arılığınız Bursa civarında ise ekibin numune almasında ergin arılarda alınıyor ilgili koloniden...

İletişim esnasında numunenin gönderilmesini mi yoksa alınacağını mı netleştirirsiniz eğer arılık yakın ise.

Çıkan sonuç ve yapılması gerekenler size bildiriliyor.

Eğer numune gönderme durumu hasıl olursa ve iletişimde sorun yaşarsanız, Ebru hocamızı da arayabiliriz kendi telefonundan.

Bir de iletişim esnasında bizleri referans gösterirseniz hatırlatma anlamında iyi olur sanırım...

Şöyle bir algılama oluşmasın... Bizim göndereceğimiz numuneler araştırmaya materyal olacak. Araştırma aslında sona ermiş ama merkez bu konuda yardımcı olmak üzere bu hizmeti sürdürüyor.

Merkezin şu anda 2 hedefi var güncel olarak...

İlk hedef konvansiyonel olarak arıcılık yapılsa da organik arıcılığa geçiş sürecinde yol açmak ve diğeri de varroaya dirençli hatların varlığı üzerinde yoğunlaşmak...

Sanırım askıda birşey kalmamıştır. Merak ettiğiniz bir konu olursa tartışırız...

HÜSEYİN AVNİ ÖZCAN:
Sayın Halil  BİLEN,Sayın M.Asım GENÇÜNAL ve Sayın Kenan GİŞAN emeklerinizden dolayı sonsuz teşekkürler.

Halil BİLEN:
Bilecik bölgesini bilgilendirirsiniz artık. :D

Bekir ARSAN:
halil hocam mehmet hocam kenan hocam hepinize ayrı  ayrı cuval dolusu teşekkürler sizlerin hakını nasıl öderiz bilmem hakınızı helal edin vallaha hakkınız ödenmez bizler kendi köylerindeki iki arıcıdan bilgi saklarken sizler bas bas bilgi dağıtıyorsunuz allah sizlerden razı olsun  cok iyi insanlarsınız yolunuz acık olsun işallah saygılar

hatkobi:

     Çok güzel ve verimli çalışmalar bunlar. Hemde örnek çalışma. Allah razı olsun hepinize.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

Tam sürüme git