Gönderen Konu: biraz zalimce olabilir.  (Okunma sayısı 10805 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Şeref KORKMAZ

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 696
  • Yer: İstanbul-Şile - Ağva
    Yaş: 58
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 45
  • Rakım: 200
Ynt: biraz zalimce olabilir.
« Yanıtla #45 : Ocak 28, 2012, 13:56:31 »

Girmesinler abi otoyollara adı üstünde otoyol otoların yolu.
Otolar ormanlara giriyormu ?
             Güzel  bir  espiriydi..!  Ben  güldüm.. İçinde  bir  art  niyet  olduğunu  sanmıyorum.

  Biraz  zalimce  olabilir ,  başlığının  yorumlarını  okuyunca ; Varroa  mücadelesinden  vaz  gecesim  geldi. Varroa yı  neden  yok  ederiz..! Buda  bir  canlı  değilmi..?

  İpekböçeği  kozasından  çıkarken  alınteriyle  ördüğü  ipeği  yırtar  parçalar. Üreticiler  ya  ipeği  seçer  ya böceği , ikisini  birden  koruyamazlar.

  İpeği  kurtarmak  için  ipekböceğinin  canını  alırlar.
 
 Yaşlanmış  ana arı yeterince  neslinin  devamını  sağlıyamıyorsa , ana  arıyıda  değiştirmen  gerekse ne  yapacaksın ,

   Yok  kafese  alırım  başkasına  veririm , kahvede  sorurum  soruştururum  falan .. Profesyonel  arıcılık  yapanlar  veya  ana  arı  üreticileri  yaşlı  anaarıları  yok  etmeden  kahveleri  dolaşıp  isteyen  varmı  diye  sorarlar mı..?Ne  yapıyorlardır  bilmem...!

   Ormandaki  aslanın  avıda ; Yaşlanmış  , hasta  olan  yürüyemiyen  canlılar  olur.

  Bunları  okuyunca  Murat Çakır  Hocamızın ; Modern toplum  ile  gelenekçi  toplumun  yaşayış  biçimli  yazısını  hatırladım.

   
 

           

Çevrimdışı Hüseyin Basri ÇALIŞKAN

  • Hüseyin Basri ÇALIŞKAN
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2487
  • Yer: AYDIN ÇİNE
    Yaş: 37
    • Arıcılık bilgi paylaşımı bloğum
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 90
  • Rakım: 90
Ynt: biraz zalimce olabilir.
« Yanıtla #46 : Ocak 28, 2012, 14:22:31 »
Gülmeye devam edelim. benim yazdıkalrım sadece olayın geneline dikkat çekmek içindir.

Bu gün bir yosun tür ortadan kayboluyorsa sorumlusu biziz.

Ve bunun eksikliğini bizim çocuklarımız çekecek.
Adnan Menderes Üniversitesi Çine Meslek Yüksek Okulu Arıcılık Proğramı 2010 mezunu .. Arıcılık Teknikeri.

Çevrimdışı Hüseyin Basri ÇALIŞKAN

  • Hüseyin Basri ÇALIŞKAN
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2487
  • Yer: AYDIN ÇİNE
    Yaş: 37
    • Arıcılık bilgi paylaşımı bloğum
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 90
  • Rakım: 90
Ynt: biraz zalimce olabilir.
« Yanıtla #47 : Ocak 28, 2012, 15:32:31 »
Şeref ağabey.

Varroa yine insan eli ile kendi yaşam alanı ve konukçusundan koparılıp dünyaya yayılmış bir canlı.

Yani oda insanın doğayı yok etmesine bir örnek.

İpek böceği ise insan eli ile üretilen bir canlı olmuş. Tıpkı eti için kesilen kuzular gibi. Ama orada üretim insan elinde.

Benim itiraz noktam insanlarımızın bilinçsizliği.
Adnan Menderes Üniversitesi Çine Meslek Yüksek Okulu Arıcılık Proğramı 2010 mezunu .. Arıcılık Teknikeri.

Çevrimdışı Salim Esen

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 590
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 60
  • Arı - bitki dostluğuna insan da katılsa.
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 120 gibi
  • Rakım: 200
Ynt: biraz zalimce olabilir.
« Yanıtla #48 : Ocak 28, 2012, 15:58:31 »

  Bunları  okuyunca  Murat Çakır  Hocamızın ; Modern toplum  ile  gelenekçi  toplumun  yaşayış  biçimli  yazısını  hatırladım.          

Sayın Şeref KORKMAZ; İlgi yazıya "ara" kutucuğu ile ulaşamadım yardımcı olur musunuz?
 
Konu başlığına vesile olan parağraf içeriğini "dikkatli" okursak; doğru cevabın çok açık olduğu görülecektir.

" o ananın kafasını sıkar tam öldürmeden çıtanın ortasına bırakırım. başka kovandan günlük yumurtalı petek alıp o kovana bırakıp oluşan ana memelerinden ana arımı üretirim" diyor. sizcede uygunmu arkadaşlar bu yöntem."

İki soru vardır!
1.nci soru nedir? Yöntem uygun mudur?
Cavap: (Hayır) Uygun değildir. Demodedir. Daha iyi yöntemler vardır.
https://www.aricilik.gen.tr/index.php/topic,1289.0.html

 2.nci soru nedir? "o ananın kafasını sıkar, tam öldürmeden çıtanın ortasına bırakırım." uygulaması
biraz zalimce olabilir mi?
Cevap: (Evet) biraz zalimce..Çünkü; bu duyguyu tüm okuyanlara hissettirmektedir.

Uygulamada sadece ananın kovandan alınması yeterli iken, Kafasını sıkıp, tam öldürmeden eziyet çektirerek ölmesini sağlama işleminin, kovana anasızlığını hissetmede faydası olmadığı gibi;

Anayı kovandan uzaklaştırma olayını izah ederken de: "Kafasını sıkar, tam öldürmeden" bırakmak gibi eziyet çektirme hissini veren yanlış terimler seçildiği için;
 biraz zalimce yöntem ve anlatış tarzı olmuştur.

Kovandan eski anayı aldım ya da uzaklaştırdım denmesi yeterli aslında..

Şiddet aşılayıcı kelimeleri lugatımızdan temizlemeye hep beraber gayret sarfedelim.
Doğru her zaman doğrudur.

Çevrimdışı Şeref KORKMAZ

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 696
  • Yer: İstanbul-Şile - Ağva
    Yaş: 58
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 45
  • Rakım: 200
Ynt: biraz zalimce olabilir.
« Yanıtla #49 : Ocak 28, 2012, 23:35:32 »
       Sayın : Salim   Esen  ; Murat  Çakır  Hocamızın  bu  yazısını  demek  istedim.

 Hiç unutamadığım bir örnek vardı. Modern toplumlar ile geleneksel toplumların değer farklarını anlatıyordu.

Tabi modern toplum ile geleneksel toplum derken, bunu iyi ya da kötü şeklinde değerlendirmeyin diye bir uyarı da yapılıyordu.

Modern toplumlarda inek ne anlama geliyor:

1) Hepsinin üzerindeki etiketlerde kod adı var ve sahipleri o adları bilmez. Sahipleri inekleri teker teker tanımaz, inekler de kimin sahibi olduğunu bilmez.

2) İnek sadece süt üretimine yarayan bir üretim aracıdır.

3) Bir ineğin değerini yıllık süt üretim miktarı belirler. Bu miktar yüksekse değerlidir, düşükse değersizdir.

4) İneklerin mekanları insan yaşam alanlarının epey dışına yapılır. Sahibiyle ineğin yaşam tarzında hiç bir ortaklık bulunmaz.

Geleneksel toplumlarda inek ne anlama geliyor:

1) İneğin muhakkak bir ismi vardır, örneğin sarı kız. Sahibi ineğini 100 tane sığır arasından tanır, ismiyle seslendiğinde inek de sahibini tanır.

2) İnek sadece süt üretimine yarayan bir araç değildir, ailenin bir bireyidir. Örneğin hastalandığında, sahibi evden birisi hastalanmış gibi üzülür.

3) İneğin yıllık süt üretim miktarı hiç önemli değildir. Öyle örnekler vardır ki, sahibi et, süt, buzağı vermese bile, bir ineği yıllarca besleyebilir. Çünkü onunla dost arkadaş olmuştur.

4) Ahırlar ile insanların yaşam alanları içiçedir, hayvanlarla insanlar arasında ciddi bir duygusal bağ oluşmuştur.

Dünyadaki modern arıcılık uygulamalarına gösterilen tepkilere baktığımda bu örnek çok aklıma geliyor.

Biz toplum olarak her şeye rağmen geleneksel değerlere sahip oluşumuz yüzünden, canlılarla olan ilişkilerimizde duygularımız ön plana çıkıyor.

Hiç bir zaman, bir canlıya yalnızca üretim aracı olarak bakamıyoruz.

Modern dünya, o canlının varlığını, öleceğini, canının yanacağını düşünmüyor.

Onu ilgilendiren kısmı en az emekle alabildiği en çok verim.

Bizim farkımız ise o canlıyla dost olmamız, üretim artışı için onu feda etmeyi göze alamayışımız.

Kültürler ve uygulama biçimleri böyle değerler üzerinden oluşuyor.

Hani özeniyoruz, modern dünyadaki arıcılar gibi yüksek verimli işler yapalım diye.

Ama yüksek verim uğruna neleri feda edeceğimizi de çok önemsiyoruz.

Bence iyi birşey.