Gönderen Konu: Glukoz Nedir  (Okunma sayısı 5273 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 68
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
Glukoz Nedir
« : Şubat 28, 2012, 13:28:04 »
Glukoz, ozların en bilinenlerinden birinin adıdır.

Ozlar, tek molekülden oluşan en basit karbohidratlardır.
Oz dendiğinde bir karbohidrattan (yani bir glusitten) sözediliyor demektir.  

Sakaroz ise iki ayrı oz molekülünden oluşmuş olan bir diholozittir; parçalandığı zaman bir molekül glukoz ve bir molekül fruktoz açığa çıkar.

***

Sakaroz = Pancar Şekeri = Şekerkamışı Şekeri = Çay Şekeri = Balözü Şekeri = Nektar Şekeri

Glukoz = Dekstroz = Üzüm Şekeri = Kanda ölçülen şeker = Şeker hastalarını ilgilendiren şeker

Fruktoz = Levüloz = Meyve Şekeri (Oh,oh meyve şekeriymiş diyerek masum olduğunu sandığımız şeker)

Bu temel bilgiler ışığında …

***

Bal, yani bildiğimiz bal, kendisine o tatları veren hangi doğal maddelerden neler neler içermektedir ki şeker hastalarına zarar vermesin?

Arılara şeker versek de vermesek de bal, en temiz, en saf, hatta en bitkisel, en doğal, en organik haliyle bal, glukoz içerir.

Glukoz da hiçbir işleme uğramadan kana geçer; kan şekerini hızla yükseltir.


Bazı arkadaşlarımız şeker hastası oldukları halde bol bol bal yediklerini; kendi kaliteli(!) ballarının şeker hastalarına da çok yararlı olduğunu falan söylüyorlar. Gözlemlerinin yanıltıcı özellikleri nedeniyle yanılıyorlar…

Balın o kadar üstün özellikleri varken, o üstün özelliklerini anmak varken bu kusurunu gizlemeye çalışan arıcılarımızı anlamakta ise iyice zorlanıyorum.


https://www.aricilik.gen.tr/index.php/topic,2418.0.html

https://www.aricilik.gen.tr/index.php/topic,5274.0.html

https://www.aricilik.gen.tr/index.php/topic,3536.0.html

https://www.aricilik.gen.tr/index.php/topic,908.0.html

https://www.aricilik.gen.tr/index.php/topic,1703.0.html

Bu konu, yukarıdaki linklerde olduğu gibi, sık sık gündeme geldiğine göre biz de tekrar sormuş olalım:
Arıların doğal besini olan balözünde sakaroz (glukoz+fruktoz) yok mu?
Balda glukoz yok mu?
Balda glukoz varsa bu glukoz nasıl olur da kana geçmez;
Kana geçiyorsa nasıl olur da (hipoglisemi hariç) şeker hastasına şifa olur?


[Ticari glukozla, genetiği değiştirilmiş mısırların nişastasından elde edilen şekerlerle üretilen bal benzeri ürünler konumuzun tamamen dışındadır.]
''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3962
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 54
    • www.beyazkovan.com
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: Glukoz Nedir
« Yanıtla #1 : Şubat 28, 2012, 14:41:22 »
Yetersiz teorik bilgi ile kişisel gözlem yapmak, çoğu zaman sebep sonuç ilişkilerini yanlış kurmamıza neden olur.

Bal ve şeker hastalığı ilişkisi de böyle.

Çay şekeri, sakkarozu vücudumuz doğrudan kullanamıyor. Organizmamızda glukoz ve fruktoza parçalanıyor.

Kan içinde hücrelere giden şeker, Cahit abinin de belirttiği gibi Glukoz.

Bu yüzden Glukoz doğrudan kana karışabiliyor.

Doğadan toplanan nektardan arıların yapmış olduğu balın değerleri ortalama olarak aşağıdaki gibi:

Su: % 17-18

Şeker: % 78-80 (Fruktoz %38.50, Glukoz: %31, Maltoz: %7.2, Sakkaroz: %1.5 ve diğer şekerler)

Diğer maddeler: %2-4 kadar.

Şekerler konusunda bana göre kafayı karıştıran kısmı şurası:

Ticari şekerler ve doğal şekerler aslında temel kimyasal özellikleri aynı olan maddeler.

Ticari şekerlerde, doğal bitkilerin yapısında bulunan şeker çeşitli kimyasal yöntemlerle damıtılıyor ve ayrıştırılıyor.

Ticari şekerlerde eleştiriye konu olan kısım, bu damıtma esnasında kullanılan kimyasal yöntemler ve rafine işleminde beyazlatmak için katılan maddeler.

Ticari şekerler, insan eliyle üretilen ve yüksek verim için çeşitli kimyasallar kullanılan bitkilerden,  bir fabrika ortamında yine bir sürü kimyasal işleme maruz kalarak üretiliyor.

Yüksek verim ve üretim işlemlerinde kullanılan kimyasallar, ticari şekerin içine doğal olmayan bir sürü ilave maddenin karışmasına yol açıyor.

Fakat arıların yapmış olduğu baldaki şekerler, doğal kaynakları ticari şekerlerle benzer bile olsa, bütünüyle değişik bir süreçten geçiyor.

Arı doğal şekerler içeren nektarı topluyor, fabrikaya sokmadan kendi enzimleriyle karıştırıyor, herhangi bir kimyasal kullanılmadan doğal olarak petekte depolanıyor.

Bizim balımızdaki şeker ile ticari şekerlerin arasındaki en büyük fark bu üretim şekli.

Birisi baştan sona kimyasal işlemlemlere uğramış şeker, birisi tamamen doğada yaşayan bir canlının sentetik bir madde kullanmadan oluşturduğu şeker.

Ama her ikisi de temelde şeker ve Glukoz denildiğinde her ikisinin formülü de, vücuttaki işleniş biçimi de aynı.

Bal yediğimizde içinde arının enzimleri dışında katkı olmayan Glukoz alıyoruz.

Ticari şeker tükettiğimizde, üretim yöntemleri yüzünden içine insana zararlı başka maddelerin eklenmiş olduğu katkılı Glukoz alıyoruz.

Aradaki tek fark bu.

VALÝ

  • Ziyaretçi
Ynt: Glukoz Nedir
« Yanıtla #2 : Şubat 28, 2012, 18:56:32 »
merhabalar ben kendi dedemden örnek vermek istiyorum dedem 40-45 yıllık bir tecrübeye sahip arıcı ancak 8 yıl öncesine kadar gözlerinde problem yaşadığı için arıcılığı bırakmış durumda sağolsun kendisinden arıcılık konusunda da bilgiler aldım şuan 73 yaşında allah hayırlı ömürler versin inşallah neyse konuya giriyim dedem şeker hastası ama okadar çok kendi ürettiği baldan tüketirdiki anlatamam ve kendisini uyardığımız halde yemeye devam ederdi ben bu olayı hiçbir zaman çözemedim nasıl oluyorda komaya girmiyor zararı dokunmuyor o balların diye hep kendime sormuşumdur. dedeme sorduğumda aldığım cevap balda hiç şeker yok derdi ama bu cevap bana daha sonraları yeterli gelmemişti şuan dedem iyi çok şükür sağlığındada problem yok arıcılığı bıraktığından beride bal yemiyor kendi ürettiği bal olmadığı için bu durumu sizlerle paylaşmak istedim acaba dedem istisnai bir durum mu ???

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3962
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 54
    • www.beyazkovan.com
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: Glukoz Nedir
« Yanıtla #3 : Şubat 28, 2012, 20:22:21 »
Meyve yediği zaman bile şekeri 400'e fırlayan birisine bal yedirirseniz doğrudan komaya girer.

Benim babam da şeker hastası ve bütün uyarılara rağmen perhizine dikkat etmez.

Çaktırmadan baldan da götürür. Doktoru sürekli olarak bu konuda uyardı.

Şekeri komaya sokacak kadar yükselmiyor ama şeker yüksekliği kendini başka şekillerde ortaya koyuyor.

Örneğin 65  yaşından sonra hızlı gelişen göz sorunları yaşamaya başladı.

72 yaşından sonra damar ve kalp sorunları yaşamaya başladı.

75 yaşından sonra damar sorunları geçici hafıza kaybına yol açan tıkanıklıklar oluşturdu.

Hepsinin sebebi sürekli yüksek şeker oranıyla yaşamış olması.

Damar ve kalp sorunları yaşadığında İstanbul Siyami Ersek hastanesinde kendi alanında uzman bir doktora götürdük.

Babam, doktor bey 65 yaşıma kadar ip iyiydim, tansiyon yoktu çok sağlamdım, ne oldu birden bana diye sorunca, doktor eski dosyalara da bakarak, sürekli yüksek şekerle yaşamışsın daha ne olmasını bekliyordun amca diye cevapladı.

Sonuç itibariyle, her hastanın şeker sorununun seviyesi farklı.

Kimisi yüksek şeker oranıyla uzun süre büyük rahatsızlıklar hissetmeden yaşıyor ve sağlam bir yerde duvara tosluyor.

Kimisi meyve bile yediğinde şeker tavan yapıyor.

Örneğin benim halam 5 tane kiraz yesin ve insülin iğnesi yapmasın, hastanelik oluyor. Kafasına silah dayasan, 1 kaşık balı yediremezsin.

Çevrimdışı zeusfaber

  • ÇOK İŞ VAR ÇOOOKKK...
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 814
  • Yer: İstanbul-Silivri
    Yaş: 43
  • Hakan TURAN - Ziraat Yüksek Mühendisi
    • Kolay Arıcılık
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
  • Arıcılık Tecrübesi: 15-20 yıl
  • Kovan Sayısı: 225
  • Rakım: 102
Ynt: Glukoz Nedir
« Yanıtla #4 : Şubat 28, 2012, 22:43:30 »
Şeker hastaları diğer tüm şekerli gıdalarda olduğu gibi canı çektiğinde belki 1 kaşık tadımlık yese yeterlidir derim. Daha fazlası ile sıkıntı yaşamanın anlamı yok.

Sonuç itibari ile Glikoz glikozdur...
Kişisel Arıcılık Bloğum
http://kolayaricilik.blogspot.com/

Çevrimdışı istemi pektaş

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2457
  • Yer: Ankara
    Yaş: 54
  • Ankara - Ayaş - Başayaş Köyü 01.01.1965
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 100 + ( 1 Ortak )
  • Rakım: 1200
Ynt: Glukoz Nedir
« Yanıtla #5 : Şubat 28, 2012, 22:51:42 »
Arkadaşlar Merhaba
Benim babam doktorların kendisinin şeker hastası olduğu tespitini yaptıklarında dahi hasta olmadığını savundu.
Önce düzenli hap kullandı bir tarafdanda perhizine dikkat etmedi.
Daha sonra insülin kullanmaya başladı perhize gene dikkat etmedi.
Sonuç gözlerinde sorunlardan sonra iki gözünüde kaybetti.
Şimdi sabah akşam iğneye devam ediyor ve hala hastahanede kalp ameliyatına girmeden hastahanedeki oda arkadaşlarını ikna edip hep birlikte baklava partisi yaptıklarını ertesi sabah Gazi Hastahanesinde o bölümde hiç ameliyat yapılmadığını ve zavallı hasta bakıcının soruşturma geçirdiğini anlatır.
ALLAH herkese şifa versin.
Dünyayı sarmalayan hastalığın ilacı sevgidir. Bu reçete oldukça sık verilir ama, çok ender kullanılır.

Çevrimdışı yalçın meriç

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2391
  • Yer: kdz.ereğli
    Yaş: 74
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 15+3 kutu
  • Rakım: 100m.
Ynt: Glukoz Nedir
« Yanıtla #6 : Şubat 28, 2012, 23:13:43 »
  Ben baldaki şeker çeşidinin sindirim sisteminde bir takım enzimler geçirmeden kana karışmadığını yazmıştım,acaba yanlışmı yazdım? Eczacı arkadaş çay şekeri diye yazmış acaba çay bitkisinden de şeker üretiliyormu? Ben çay şekeri diye çay için paketlerde satılan şekeri biliyordum.!
Eğer bir güzelliğin yoksa,ben sana nasıl derim çok güzelsin diye.!

Çevrimdışı msceylan

  • M.Sedat Ceylan
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 1923
  • Yer: Ankara- Ayaş-Başayaş Köyü
    Yaş: 46
  • Ziraat Y.Müh.
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 100+ 2 ortak
  • Rakım: 1200m.
Ynt: Glukoz Nedir
« Yanıtla #7 : Şubat 28, 2012, 23:46:23 »
sakkaroz  :)

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 68
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
Ynt: Glukoz Nedir
« Yanıtla #8 : Şubat 29, 2012, 09:18:01 »
Sakaroz.  :)

***

Yalçın Bey,
Haklısınız… Özellikle ''küp şeker'' için ''çay şekeri'' deniyor.
(Gerçi o da küp şeklinde olmuyor ya, neyse…)

Sodyum ve klordan oluşan tuz için de benzer bir şekilde sadece ''tuz'', bazan da ''sofra tuzu'' demez miyiz?
Sakarozun yaygın olarak kullanılan adlarını saymaya çalışmış; bu arada, balözünde de bulunduğunu vurgulamak istemiştim.
''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

VALÝ

  • Ziyaretçi
Ynt: Glukoz Nedir
« Yanıtla #9 : Şubat 29, 2012, 19:28:34 »
Meyve yediği zaman bile şekeri 400'e fırlayan birisine bal yedirirseniz doğrudan komaya girer.

Benim babam da şeker hastası ve bütün uyarılara rağmen perhizine dikkat etmez.

Çaktırmadan baldan da götürür. Doktoru sürekli olarak bu konuda uyardı.

Şekeri komaya sokacak kadar yükselmiyor ama şeker yüksekliği kendini başka şekillerde ortaya koyuyor.

Örneğin 65  yaşından sonra hızlı gelişen göz sorunları yaşamaya başladı.

72 yaşından sonra damar ve kalp sorunları yaşamaya başladı.

75 yaşından sonra damar sorunları geçici hafıza kaybına yol açan tıkanıklıklar oluşturdu.

Hepsinin sebebi sürekli yüksek şeker oranıyla yaşamış olması.

Damar ve kalp sorunları yaşadığında İstanbul Siyami Ersek hastanesinde kendi alanında uzman bir doktora götürdük.

Babam, doktor bey 65 yaşıma kadar ip iyiydim, tansiyon yoktu çok sağlamdım, ne oldu birden bana diye sorunca, doktor eski dosyalara da bakarak, sürekli yüksek şekerle yaşamışsın daha ne olmasını bekliyordun amca diye cevapladı.

Sonuç itibariyle, her hastanın şeker sorununun seviyesi farklı.

Kimisi yüksek şeker oranıyla uzun süre büyük rahatsızlıklar hissetmeden yaşıyor ve sağlam bir yerde duvara tosluyor.

Kimisi meyve bile yediğinde şeker tavan yapıyor.

Örneğin benim halam 5 tane kiraz yesin ve insülin iğnesi yapmasın, hastanelik oluyor. Kafasına silah dayasan, 1 kaşık balı yediremezsin.
valla hocam benim dede de sıkıntı olmadı gerçekten  hayret verici bir durum aslında dokunması lazım anlamadım gitti ??? dokunmasını istemem tabikide ama galiba vücudun kendi sistemine bağlı, şuan yemiyor ama hastalığı çoktan beridir var gerçekten garip bir durum ve hiçbir şekilde şeker komasına falan girmedi arıcılığı bırakmaktaki göz rahatsızlığıda şekerle alakalı değil yakını görememek.