Gönderen Konu: Sürdürülebilir Arıcılık Felsefesi  (Okunma sayısı 51494 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı istemi pektaş

  • Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2459
  • Yer: Ankara
    Yaş: 55
  • Ankara - Ayaş - Başayaş Köyü 01.01.1965
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 100 + ( 1 Ortak )
  • Rakım: 1200
Ynt: Sürdürülebilir Arıcılık Felsefesi
« Yanıtla #15 : Mart 22, 2012, 07:41:29 »
Ben daha yazmadım :)
Zor takip ediyorum.
Dünyayı sarmalayan hastalığın ilacı sevgidir. Bu reçete oldukça sık verilir ama, çok ender kullanılır.

Çevrimdışı kayhanugur

  • Günlük Yumurta
  • *
  • İleti: 49
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 5
  • Rakım: 200
Ynt: Sürdürülebilir Arıcılık Felsefesi
« Yanıtla #16 : Mart 22, 2012, 08:58:07 »
çevirmen arkadaşlar iyiki varsınız.

takipçinizim, dört gözle bekliyorum çevirilerinizi.

warre tip kovana geçme düşüncem var, şu anki kovankardan daha doğal olduğu açık ortada bana göre.


Çevrimdışı Savaş AKTAŞ

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 664
  • Yer: ÇANAKKALE-ÇAN
    Yaş: 47
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: AKS: 200
  • Rakım: 73 m
Ynt: Sürdürülebilir Arıcılık Felsefesi
« Yanıtla #17 : Mart 22, 2012, 09:07:35 »
Bu tür kovanlar niye benim ilgimi çekmiyor diye düşünüyorum, bedavaya verseniz arılığa koymam;

Arılıktaki kovanların tamamının çerçevesi birbirine uymalı benim olmazsa olmazım,

İkincisi ben niye baştan maliyet hesabı yapıyorum ki, Kaç kg bal vermeli ki koloni gelir bırakmalı ilk aklıma gelenler bunlar,

Acaba amatör ruhu bende bitti mi? ??? ???

Ya bu işlere biz çok para harcıyoruz yada girdilerimiz yüksek.

Çevrimdışı Bekir ARSAN

  • BEKİR ARSAN
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 6845
  • Yer: BANDIRMA
    Yaş: 54
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
Ynt: Sürdürülebilir Arıcılık Felsefesi
« Yanıtla #18 : Mart 22, 2012, 09:22:40 »
Ben daha yazmadım :)
Zor takip ediyorum.
istemi bey  madatörlüğünüz hayırlı olsun
BEKİR ARSAN  BANDIRMA BEZİRCİ KÖYÜ
DT 03.07.1965   
0Rh +
 beklenen    gün gelicekse cekilenler kutsaldır

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 22804
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 51
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 350
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Sürdürülebilir Arıcılık Felsefesi
« Yanıtla #19 : Mart 22, 2012, 09:45:34 »
Bu tür kovanlar niye benim ilgimi çekmiyor diye düşünüyorum, bedavaya verseniz arılığa koymam;

Arılıktaki kovanların tamamının çerçevesi birbirine uymalı benim olmazsa olmazım,

İkincisi ben niye baştan maliyet hesabı yapıyorum ki, Kaç kg bal vermeli ki koloni gelir bırakmalı ilk aklıma gelenler bunlar,

Acaba amatör ruhu bende bitti mi? ??? ???

Ya bu işlere biz çok para harcıyoruz yada girdilerimiz yüksek.

Gözünü para bürümüş senin... Kendine gel. Bize birşey olsa arılarımız ne olur başlığını oku... :D
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Salim Esen

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 590
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 61
  • Arı - bitki dostluğuna insan da katılsa.
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 120 gibi
  • Rakım: 200
Ynt: Sürdürülebilir Arıcılık Felsefesi
« Yanıtla #20 : Mart 22, 2012, 09:57:33 »
Hee "Sürdürülemez arıcılık" oluyor biraz.
Doğru her zaman doğrudur.

Çevrimdışı msceylan

  • M.Sedat Ceylan
  • Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 1923
  • Yer: Ankara- Ayaş-Başayaş Köyü
    Yaş: 47
  • Ziraat Y.Müh.
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 100+ 2 ortak
  • Rakım: 1200m.
Ynt: Sürdürülebilir Arıcılık Felsefesi
« Yanıtla #21 : Mart 22, 2012, 10:47:37 »
Warreciler, ya bir yavaş...

Ben vallahi okumaya yetiştiremiyorum...

Bıktım, okunmadı say tuşuna tıklamaya...

Ya abicim, konu açmak mı lazımmış size de...

Daha önce niye yazmıyordunuz?

Anladımmmmmmm...

Bu yıldızlar herşeye kadirmiş. :D

Alırım yıldızlarınızı bak.


Hocam diğerlerine yazacak birşey bırakmamışsınız ki hepsini yazmışsınız :D :D
Başlarken böyle olur sonradan yavaşlar :)

Bu tür kovanlar niye benim ilgimi çekmiyor diye düşünüyorum, bedavaya verseniz arılığa koymam;

Arılıktaki kovanların tamamının çerçevesi birbirine uymalı benim olmazsa olmazım,

İkincisi ben niye baştan maliyet hesabı yapıyorum ki, Kaç kg bal vermeli ki koloni gelir bırakmalı ilk aklıma gelenler bunlar,

Acaba amatör ruhu bende bitti mi? ??? ???

Ya bu işlere biz çok para harcıyoruz yada girdilerimiz yüksek.

Bu kovanlarda pek çerçeve alışverişi olmuyor, olursa da kendi içlerinde standart olsun yeter

çevirmen arkadaşlar iyiki varsınız.

takipçinizim, dört gözle bekliyorum çevirilerinizi.

warre tip kovana geçme düşüncem var, şu anki kovankardan daha doğal olduğu açık ortada bana göre.


Teşekkürler, bence 2 tane yaptırın bir deneyin arılığınızda, neticede bizim yazdıklarımızda kuramsal ve bizlerde deniyoruz şu anda :)
Ben daha yazmadım :)
Zor takip ediyorum.
Sen fotoğrafları hazırla yeter şimdilik

quioui

  • Ziyaretçi
Ynt: Sürdürülebilir Arıcılık Felsefesi
« Yanıtla #22 : Mart 22, 2012, 21:26:25 »
Bence buradaki herkesin permakültür felsefesiyle tanışması gerekiyor. İngilizce bilme durumunu bilemiyorum ama başlangıç olarak bir video paylaşmak istiyorum:

Amerika'da çok ünlü bir üniversitede verilen seminer:
http://www.youtube.com/watch?v=8nLKHYHmPbo

Çevrimdışı msceylan

  • M.Sedat Ceylan
  • Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 1923
  • Yer: Ankara- Ayaş-Başayaş Köyü
    Yaş: 47
  • Ziraat Y.Müh.
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 100+ 2 ortak
  • Rakım: 1200m.
Ynt: Sürdürülebilir Arıcılık Felsefesi
« Yanıtla #23 : Mart 22, 2012, 21:28:29 »
1 saat yahuu akşam akşam hayatta olmaz.  :D :D

quioui

  • Ziyaretçi
Ynt: Sürdürülebilir Arıcılık Felsefesi
« Yanıtla #24 : Mart 22, 2012, 21:38:59 »
özet olarak tarımın sürdürülebilir olmadığından bahsediyor ve çözüm olarak permakültürü gösteriyor. Biryerden araştırmaya başlamak lazım, Masanobu Fukuoka bence iyi bir başlangıç olur.

Fukuoka hiçbir şey yapmadan son teknoloji tarım yapanlarla birim alanda aynı miktarda tahıl yetiştiriyor böylece karnımızın doyması için modern tarımın olması gerektiğini söyleyenleri çürüten ilk adam. Fukuoka toprağı sürmüyor, sulama yapmıyor, ilaç ve kimyasal gübre kullanmıyor. Ağır iş gücüde gerekmiyor, kendisi bu metoda "do-nothing farming" yani "hiçbir şey yapmama çiftçiliği" diyor. Hiçbir şey yapmıyorsun ama inanılmaz miktarda para ve emek harcayanlarla aynı miktarda ürün alıyorsun.

quioui

  • Ziyaretçi
Ynt: Sürdürülebilir Arıcılık Felsefesi
« Yanıtla #25 : Mart 22, 2012, 21:42:14 »
konunun başlığının "sürdürülebilir arıcılık felsefesi" olması dolayısıyla bunları yazdım. Sürdürülebilir demek yaptığımız şeyleri zamandan bağımsız bir şekilde yapabilmek demek, 100 yıl, 1000 yıl sonra da bugünkü gibi yaşayabilmek yani...  Amacımız olduğumuz yerde saymak mı yoksa daha ileri gitmek mi? Bence sürdürülebilir olmak doğaya aykırı, doğaya bırakırsak herşey bugünkünden daha iyi olacak.

Çevrimdışı istemi pektaş

  • Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2459
  • Yer: Ankara
    Yaş: 55
  • Ankara - Ayaş - Başayaş Köyü 01.01.1965
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 100 + ( 1 Ortak )
  • Rakım: 1200
Ynt: Sürdürülebilir Arıcılık Felsefesi
« Yanıtla #26 : Mart 22, 2012, 21:50:16 »
Permakültür = Tasarım Bilimi
Tansley’in (1923) tanımıyla bilimin amacı, önce dikkatli bir gözlem ve zekice bir tarifle durumun saptanması, bunun ardından da sebep sonuç ilişkilerinin araştırılmasıdır. (Gözlem aşamasını, hipotezlerin oluşturulması ve sınanması süreci izler, bu da bizi sebep sonuç ilişkilerinin aydınlatılmasına götürür.)
Dolayısıyla, Tansley’e göre (aynen alınmıştır), bilimin nihai amacı, bir şeyin, nasıl olup da olduğu gibi olduğunun keşfedilmesidir, veya Barry Lopez’in dediği gibi, bilimin esas meselesi, birçok durum için geçerli olan, güvenebileceğimiz örüntülerin keşfidir.
Tasarımcılar, avcılar, balıkçılar, toplayıcılar ve permakültür düşkünleri için bir sonraki adım, faydalı “doğal” süreçlerin meydana gelmesini sağlamak üzere, sistem veya öğeleri için gerekli koşulları temin etmek veya bu süreçleri başlatmaktır. Sebep sonuç ilişkilerinin araştırılmasından, bir yaratma ve başlatma sürecine geçeriz. Sebep sonuç ilişkisi içinde yer alırız.
Geçerli yaşam biçimlerinin yaratılmasını başaramasak bile, bir süreci kontrol etmek, başlatmak veya yönetmek, veya doğada istikrarlı bir durumun gelişmesini sağlamak için mevcut yaşam biçimlerinin karakteristik özelliklerini kullanırız. İnsanlar, yangınlarla, belirli bitki üreme yapılarının veya hayvan türlerinin nakledilmesiyle ve araziyle drenajın zekice biçimlendirilmesiyle büyük alanlara ve binlerce yıla yayılmış halde geniş ekotonlar (bizon – geyik – bozkırları; baltalıklar, bataklıklar ve bentler) meydana getirmiştir. Artık herhangi bir kıtada el değmemiş ve kendi kendine gelişmiş bir doğa parçası bulunabileceği şüphelidir; en az 100.000 yıldır buradayız ve büyük alanlarda değişiklikler meydana getiriyoruz. Orta Afrika’nın balta girmemiş ormanlarında bile geçmişe ait yönetim, kültür ve tasarım izlerine rastlanmaktadır.
Avustralya’da çok büyük alanlar, keselilerin ve alıcı kuşların yararına, tatlı patates ve yılanbalığı üretim alanı olarak veya düzenli üretken yangınlar çıkarılarak yönetilmiştir. Avrupalılara yabancı olan bu sistemler onlar tarafından tanınıp saptanamamıştır. Bu tür üretken sistemlerin arkeolojisinin izlerini ancak son yıllarda sürmeye başladık. Ne var ki, henüz benzerlerini uygulayıp çoğaltmış değiliz.
Bizim gibi binlerce kişinin 40 yıla varan sürelerle arazide çalışması sonucu şimdiye dek belki de binlerce kendini tekrarlayan sistem oluşturulmuştur. Bana kalırsa bu tam da kendini sürdürebilen tasarım biliminin temelini oluşturmaktadır ve permakültürün herhangi bir tanımının kökeninde tasarım bilimi yatmaktadır, ya da basitçe ifade etmek gerekirse, permakültür, tasarım bilimidir.
Bill Mollison, 26 Mart 2007, Tagari web sitesi
Google hocadan  :)
Dünyayı sarmalayan hastalığın ilacı sevgidir. Bu reçete oldukça sık verilir ama, çok ender kullanılır.

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3962
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 55
    • www.beyazkovan.com
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: Sürdürülebilir Arıcılık Felsefesi
« Yanıtla #27 : Mart 22, 2012, 22:00:25 »
Sürdürülebilir arıcılık ve tarım felsefesini nihayetinde anladım da, işin içine perma kültür  ve oru tanımlayan kavramsal  bilgiler girince biraz duvara toslar gibi oldum.

İstiyorsanız permakültür işini sürdürülebilir arıcılıktan ayrı konu açarak tartışın.

Biraz da pratik örnek alırsak, meseleyi kavramamıza yardımcı olur.

Sürmüyoruz, dikmiyoruz, sulamıyoruz hiçbir şey yapmadan ürün alıyoruz. :) Herşeyi doğaya bırakıp insanlığın toplayıcı olduğu dönemlere mi dönüyoruz?


Çevrimdışı msceylan

  • M.Sedat Ceylan
  • Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 1923
  • Yer: Ankara- Ayaş-Başayaş Köyü
    Yaş: 47
  • Ziraat Y.Müh.
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 100+ 2 ortak
  • Rakım: 1200m.
Ynt: Sürdürülebilir Arıcılık Felsefesi
« Yanıtla #28 : Mart 22, 2012, 22:05:17 »
Permakültür çok uç kalıyor sanki şu durumda, "sürdürülebilir" orta karar

Ha bir de "entropi" var ne olcak şimdi :D :D

Felsefeye daldık :D

quioui

  • Ziyaretçi
Ynt: Sürdürülebilir Arıcılık Felsefesi
« Yanıtla #29 : Mart 22, 2012, 22:20:09 »
Haklısınız, ben sadece sürdürülebilir olmanın düşünüldüğü kadar iyi olmadığını vurgulamak istedim. Permakültür tasarım bilimidir demiş İstemi bey, doğrudur, öyle bir sistem tasarlıyorsun ki doğada var olan döngüler sana ve doğaya hizmet etmeye başlıyor. Nasıl olduğu uzun hikaye, benim burada tek başıma anlatabileceğim birşey değil, en iyisi kendinizin araştırması. Bu işi düşünmeye bugün yapılan yanlışları farketmekle başlamak lazım. Konya'dan buğday, Antalya'dan sebze-meyve, komşu ilden musluk suyu, Keban barajından elektrik, Rusya'dan doğalgaz, Arabistan'dan petrol gelmediği zaman nasıl yaşarız?