Gönderen Konu: Hastalıklarla mücadele etmeden arıcılık yapmak mümkün mü?  (Okunma sayısı 11674 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı GürkanYeniçeri

  • Gürkan Yeniçeri
  • Moderator
  • Pupa
  • *****
  • İleti: 191
  • Yer: Canberra - Avustralya
    Yaş: 46
    • Artizan Peynirci
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 3
  • Rakım: 576
Ynt: Hastalıklarla mücadele etmeden arıcılık yapmak mümkün mü?
« Yanıtla #15 : Nisan 12, 2012, 03:28:59 »
Ross Conrad'ın ne kullandığını bulamadım ama şöyle bir doğal tarif buldum:

http://en.wikibooks.org/wiki/Beekeeping/Recipes_for_the_Bees adresinden bu tarif Varroa ile mücadelede organik bir yol sunuyor. Vegetable Shortening denen şey hydrogenated bitki yağıdır. Bitki yağı sıvıdır fakat hydrogenisation işlemi katı hale getirir.
907g sert vegetable shortening (Crisco)
1,360kg beyaz şeker
453g temiz taze bal
1/3 cup havanda dövülmüş mineralli tuz. Kaya tuzu olur.
3 tbsp Wintergreen oil yada Tea Tree Oil
Tüm malzemeye mikserde karıştırıp Fırın kağıdı arasında ezerek el büyüklüğünde parçalar yapın. Steril bir torbaya koyup ağzını kapatın ve buzlukta saklayın.

Wintergreen oil yada Tea Tree Oil: Bitki yağları EBay'den temin edilebilir. Zaten Tea Tree yağı doğal böcek ilaçlarının ve bit şampuanlarının çoğunda var.

Birde bizde çocukların yakalarına bit gelmesin diye takılan kafur (ing:camphor - latince: Cinnamomun Camphorea ağacından damıtılarak elde edilliyor) belki kullanılabilir (mi?). (Tamamen benim uydurmam ama bunu deneyeceğim. Varroa burada yok ama en azından güve problemini çözebilir tabii arıları da kaçırmazsa.)

Sonbahar oğulunu da önlemek için ek kat veya meme kesme yapılabilir harhalde. Ama havalar serinken müdahele gerektiriyor. Tabii her yöntemin dezavantajı var da en az zararı verecek yöntemi bulmak gerek.
Saygılar,
Gürkan Yeniçeri
Artizan Arıcılık

Çevrimdışı msceylan

  • M.Sedat Ceylan
  • Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 1923
  • Yer: Ankara- Ayaş-Başayaş Köyü
    Yaş: 47
  • Ziraat Y.Müh.
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 100+ 2 ortak
  • Rakım: 1200m.
Ynt: Hastalıklarla mücadele etmeden arıcılık yapmak mümkün mü?
« Yanıtla #16 : Nisan 12, 2012, 13:25:29 »
Margarinler, bitksiel yağların hidrojenle doyurulmasıyla elde edilir, acaba dediğiniz bu mudur?

Çevrimdışı Önder BOSTANCI

  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2286
  • Yer: Ankara - Ortabereket
    Yaş: 55
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 16
  • Rakım: 1105
Ynt: Hastalıklarla mücadele etmeden arıcılık yapmak mümkün mü?
« Yanıtla #17 : Nisan 12, 2012, 15:18:44 »
Buradaki margarin "annelerimizin margarini"... Eskiden tenekeyle satılan vita ve sabah margarinleri gibi... Bunların özelliği, hidrojene yağ dışında herhangi bir katkı içermemeleri.  Şu anda sadece endüstriyel margarin olarak bulabilirsiniz. Piyasada market raflarında satılan margarinlerdeki yağ oranı %80'lerde olduğundan kalan %20'nin de içeriği bu reçeteyi etkileyecektir.

Ben bu reçeteyi dener miyim? Sanmıyorum. En azından deneyecek dostlar yağ yüzünden çuvallamasın diye bu katkıyı yapmak istedim. Deneyeceklere başarılar diliyorum... Umarım sonuçlarını paylaşırlar...
Hayvan yularından, adam sözünden tutulur.

Çevrimdışı yalçın meriç

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2391
  • Yer: kdz.ereğli
    Yaş: 74
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 15+3 kutu
  • Rakım: 100m.
Ynt: Hastalıklarla mücadele etmeden arıcılık yapmak mümkün mü?
« Yanıtla #18 : Nisan 12, 2012, 18:46:17 »
   Bende biliyorum ki yağ arının düşmanıdır. Hocalarımızdan duyduğumuz yağlı tatlıları arılara vermeyiniz dir. Eğer bu yağlı tatlılar varroa ya karşı iyi geliyorsa şurplarına biraz yağ koymamızda bir sakınca yoktur diyelim ve uygulayalım. :-[
Eğer bir güzelliğin yoksa,ben sana nasıl derim çok güzelsin diye.!

Çevrimdışı Mehmet Gençünal

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3500
  • Yer: Orhangazi / Bursa
    Yaş: 63
    • Oksalik Asit Buharlaştırma Aparatı
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 40
  • Rakım: 290
Ynt: Hastalıklarla mücadele etmeden arıcılık yapmak mümkün mü?
« Yanıtla #19 : Nisan 12, 2012, 19:21:20 »
Varroa olmayan bir ülkede varroa mücadelesi, ne kadar anlamsız.

Ülkemizde bu seneki kayıpların çoğu varroa dolayısıyla oldu.

Şimdi gelin bu sene margarinle mücadele yapalım, elimizde koloni kalırsa da seneye de bildiğimiz yöntemleri kullanırız..:D
http://www.oxalicacidvaporizer.com
http://mgencunal-mgencunal.blogspot.com/
http://www.gurlearicilik.com
Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin.

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3962
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 55
    • www.beyazkovan.com
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: Hastalıklarla mücadele etmeden arıcılık yapmak mümkün mü?
« Yanıtla #20 : Nisan 12, 2012, 22:09:39 »
Konuyla ilgili interneti tararken, farklı kaynaklar buluyoruz, fakat en büyük engelimiz dil konusu. Google Translate ne kadar çevirebilirse o kadarını anlıyoruz. Bazen de komik oluyor gülüyoruz.

http://apiculturabiologica.blogspot.com/ adresinde, geçen sene yaşamış olduğumuz problemin aynısı fotoğrafları görünce ilgimi çekti.

Sitenin linkini murat_e arkadaşımız attı.

VARROVAYA DAYANIKLI ARILAR şeklindeki bir kategorinin altında farklı yazılar var.

Aşağıdaki fotoğrafı gören bir çok arkadaşımız, yavru çürüklüğü teşhisi koyacaktır. Fakat Google Translate bu fotoğrafın altında, Akarı dayanıklı arılar Varroa duyarlı hijyenik davranış (VSH) Yazıyor.




Aşağıdaki fotoğrafdaki soruna da çok rastlamışızdır.Geçen sene bu şekilde üstü açık pupalara çok rastladık.



Yukarıdaki fotoğrafın altındaki yazıyı da Google Translate, KEL KAFA ISLAHI olarak çeviriyor.

Yazıların genelinden anladığım, bu görüntünün varrova direnci olan arıların hijyen davranışından kaynaklandığı.

Genetik olarak varrovaya dirençli arı hatlarını pratik olarak seçmek için bu görüntünün kullanılabileceğini söylüyor.

Aynı sitede aşağıdaki fotoğraf da yer alıyor. Hücrelerin küçülmesiyle, varrovanın gelişim hızının yavaşladığı konusundaki araştırmalardan bahsediyor.



murat_e arkadaşımız, google translateyi kullanarak yabancı sitelerde epeyce geziyor.

Dün bana bahsettiği başka bir araştırma makalesinde ise, ard arda farklı etken maddelerle yapılan varrova mücadelesinin, arılar üzerindeki toksik etkileri üzerine veriler var.

Normalde tek başına arıya zararlı olmayan farklı etken maddelerin, peşpeşe uygulanması durumunda arıya çok fazla zarar verdiği konusunu anlatan makaleyi arkadaşımızın kısa zamanda paylaşmasını bekliyoruz.

Çevrimdışı yalçın meriç

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2391
  • Yer: kdz.ereğli
    Yaş: 74
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 15+3 kutu
  • Rakım: 100m.
Ynt: Hastalıklarla mücadele etmeden arıcılık yapmak mümkün mü?
« Yanıtla #21 : Nisan 12, 2012, 22:39:10 »
   Murat bey,en alttaki çerçeve üzerinde 3 çeşit ölçü var bu ölçüler ne anlama geliyor acaba.? Petek gözlerinin dar olması VARROA gelişimini azaltmasıyla ilgili mi buluyorsunuz.? Fakat daha dar gözlerde oluşan arılar hacmen daha küçük oluyorlar ve bunların dayanıklılıkları da tabiiki daha az olmalıdır ve o nisbettede az nektar taşırlar. :(
Eğer bir güzelliğin yoksa,ben sana nasıl derim çok güzelsin diye.!

Çevrimdışı m.mutlu

  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 342
  • Yer: MİLAS
    Yaş: 40
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 19+6 boş
Ynt: Hastalıklarla mücadele etmeden arıcılık yapmak mümkün mü?
« Yanıtla #22 : Nisan 13, 2012, 00:33:05 »
Bu KEL KAFA ISLAHI olayını geçen gün gördüm.Yani ağzı acık gözlerde arıların kafaları beyaz beyaz gözüküyordu ama cansızlardı galiba umarım sorun değildir 2-3 tane gözde gördüm fazla üstüne düşmemiştim.

Çevrimdışı GürkanYeniçeri

  • Gürkan Yeniçeri
  • Moderator
  • Pupa
  • *****
  • İleti: 191
  • Yer: Canberra - Avustralya
    Yaş: 46
    • Artizan Peynirci
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 3
  • Rakım: 576
Ynt: Hastalıklarla mücadele etmeden arıcılık yapmak mümkün mü?
« Yanıtla #23 : Nisan 13, 2012, 01:58:20 »
Mehmet Gençünal Bey, bana da bu yöntem garip geldi içinde yağ olmasından dolayı. Bulduğum site ise Avustralya menşeeli değil yani burada uygulanan bir yöntemi anlatmıyordum sadece bulduğum bir bilgiyi çevirip paylaştım. Sanırım bu çeviriden çıkacak sonuç Wintergreen ve Tea Tree dedikleri uçucu yağların varroa mücadelesinde kullanılabileceği.

Yalçın Bey, petek gözlerinin dar olması arının boyunu küçültüyor ama bu arının performansını yada hayat sürecini etkileyecek bir durum değil, aksine hayatının ve uçuş mesafesinin arttığı bilimsel olarak kanıtlanmış. Resimdeki petek Kenya kovanında doğal olarak yapılmış bir petek. Arılar petek gözlerini kendileri ayarlıyor fakat neden böyle gözler yaptığı konusunda bilimsel bir açıklama yok (aslında bilmemize de gerek yok deniyor). Polen ve bal depolama, kuluçka, erkek arı yumurtaları için farklı boyutları tercih ettikleri biliniyor. Başka bir söylemde varroa dadandığın da gözlerin arılar tarafından küçültüldüğü. Petek gözlerinin dar olması arının boyunu küçültüyor, dolayısı ile thorax da küçülüyor, varroa yapışacak thorax alanının darlığından dolayı daha az zarar veriyor. Zaten başka bir söyleme göre petek gözlerinin ticari olarak büyütülmesi varroanın asya arılarından avrupa arılarına geçişini sağlamış.

Murat Bey, tam da dün bir powerpoint sunumu bulmuştum bu Varroa Duyarlı Hijyen davranışı konusunda (ing: http://www.immenfreunde.de/SBT.pdf) . Koloninin ölü pupaları dışarı atması ile ilgili testler ve bu kolonilerin varroaya dayanıklılık oranlarını metrik olarak değerlendirmek ve sonucunda seçilen kolonilerin bu üzelliklerinin güçlendirilmesi konusuydu. Rus menşeeli ve Amerika'da ki bazı türler kullanılarak Varroa'ya dayanıklı türler oluşturmuşlar.

Saygılar,
Gürkan Yeniçeri
Artizan Arıcılık

Çevrimdışı murat_e

  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 495
  • Ertuğrul Murat
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 30-50
  • Rakım: 175
Ynt: Hastalıklarla mücadele etmeden arıcılık yapmak mümkün mü?
« Yanıtla #24 : Mayıs 16, 2012, 16:17:35 »
Alıntı
.............bahsettiği başka bir araştırma makalesinde ise, ard arda farklı etken maddelerle yapılan varrova mücadelesinin, arılar üzerindeki toksik etkileri üzerine veriler var.

Normalde tek başına arıya zararlı olmayan farklı etken maddelerin, peşpeşe uygulanması durumunda arıya çok fazla zarar verdiği konusunu anlatan makaleyi arkadaşımızın kısa zamanda paylaşmasını bekliyoruz.

Bu konuya cevap gecikmiş olsa da kimyasal mücadele için uygulama zamanları dışındayız.

Belirtilen makale de normalde tek başına çok fazla toksit etkisi olmayan kimyasalların peşpeşe uygulanması ile bazı 1000 kata varan zararlı etkisi olduğunu belirtiyordu. Konu makalesini şu anda adres olarak çıkaramdımsa da özellikle tau-fluvalinat ve Coumaphos arasında etkileşim olduğu  varroa ilaçları  ile antimikrobiyal ve  mantar ilaçları arasında da  etkileşim olduğu belirtilmişti.

BEnim yorumum özellikle  peşpeşe farklı etken maddeli kimyasalların deneme yapılmadan uygulanmaması. Özellikle tau-fluvalinat ile deneme yapılmış mantar ilaçlarının 1000 kat etkileşimli olduğu belirtilince, tau-fluvalinat uygulanmış kovanların çevresinde tarım arazilerinde eğer fungusit kullanılmışsa etkilenebilecekleri şeklindedir.
Yaptığını bilen. Bildiğini yapan.

ffmsahin

  • Ziyaretçi
Ynt: Hastalıklarla mücadele etmeden arıcılık yapmak mümkün mü?
« Yanıtla #25 : Ocak 01, 2018, 23:33:56 »
Varrova hasarları başladığı dönemde arıcılar can havliyle kimyasal mücadeleye başlamasaydı, arılar bununla mücadeleyi öğrenecekti ve şu anda zararsız bir parazit olacaktı şeklinde bir görüş  var.

Benzeri bir süreç arı biti parazitinde de yaşanmış. 1960'lı yıllarda koloni sönmelerine yol açan arı biti şu anda sorun olmuyor.

Doğal ortamda uzun yıllar yaşayabilen arı kolonileri hep dikkatimizi çekmiştir.

Bunun nasıl olduğu konusunda çok fikrimiz yoktu. Fakat doğal petek gözlerinin küçüklüğü teorisi akla yakın geliyor.

Bir de aynı petek sürekli yavru için kullanıldığında gözler de küçülmeye başlıyor.

Petek gözü büyüklüğü ile varrova yaşam döngüsü arasındaki ilişkiyi başka bir kaynaktan da duydum.

Çok eski kararmış peteklerde varrovanın yeteri kadar üreyemediği söyleniyor.

Göze tek varrova girdiği ve tek olarak çıktığı laboratuvar ortamında tespit edildi deniliyor.

vay bea. arıyı tek başına bıraksan, zırt pırt açmasak kovanı, kurcalamasak ve hazır klavuz petek kullanmasak, arı kendi mumunu kendi yapsa, arı tek başına varroanın hakkından gelecek.

bir yaşıma daha girdim.

ffmsahin

  • Ziyaretçi
Ynt: Hastalıklarla mücadele etmeden arıcılık yapmak mümkün mü?
« Yanıtla #26 : Ocak 01, 2018, 23:42:20 »

Doğal ortamda uzun yıllar yaşayabilen arı kolonileri hep dikkatimizi çekmiştir.



bunun sebebi şu olabilir. doğal ortamda arıların yaptığı yuvalar incelenmiş. %80den fazlası olarak şu sonuç çıkmış.

arılar iç çapı 37.5-38 cm çapındaki yerlere yuva yapıyorlar. arılar 3.75-3.8 cm çapında ağaç kabuğu kalınlığı olan ağaçların içine yuva yapıyorlar, ısıyı kontrol edebilmek ve muhafaza edebilmek için.

ffmsahin

  • Ziyaretçi
Ynt: Hastalıklarla mücadele etmeden arıcılık yapmak mümkün mü?
« Yanıtla #27 : Ocak 01, 2018, 23:52:29 »
Ross Conrad "Doğal Arıcılık" adlı kitabında Varroa mücadelesiyle ilgili, bal hasatını biraz daha erken yaparak, Ağustos ortası-gibi varroa mücadelesine başlıyorum, bal hasadından bir miktar kaybım oluyor ama toksik olmayan preparatlar için uygun sıcaklığı yakalıyor (preparat ismi vermemiş, formik olabilir mi? ) varroaya erken müdahale ederek toplamda daha az para ve emek harcıyorum, sonradan gelen bal da kışlamak için arıya kalıyor diyor. Tek sıkıntı çok bal akımı olursa yer darlığından sonbahar oğulu çıkabiliyor diyor. Amerika Vermont'da arıcılık yapıyor

Bizler için ne derece geçerli olur?

bu yıl 3 gün yağmur, 2 gün güneş, 3 gün yağmur, 2 gün bulut nektar akımı dönemi böyle geçtiğinden dolayı, normal olmayan şekilde 2 kez bal sağımı yapmak zorunda kaldım, arı biriktirdiğini de yemesinde biz de bal yüzü görelim diye, herhangi bir ilave besleme yapmadan nektar akımında.

nektar akımı dönemi normalde bu bölgede 5 haziranda başlaması gerekirken, mevsim 22 gün geç gitti ve nektar akımı dönmi 27 hairanda başladı. 3 katlı kovanı 1.sağımda 15 temmuzda 3.katı komple sağdım. 2.kata ve kuluçkalığa hiç dokunmadım. 15 temmuzda varroa had safhadaydı.

2.sağımı yapmam gerektiğinden dolayı balda kalıntı yapmaması için sadece körüğe 6 damla kekik yağı damlatarak 4-5 körük bazen de 5-10 körük alttan alttan çok dışarı çıkartmayacak şekilde arıyı, 2-3 gün arayla tekrar ettim. sonra bıraktım uygulamayı. balını sağdığım 3.katı yalatmak için tekrar 3.kata verdim. 26 ağustosta tekrar sağdım kovanı.

3.katı yalamışlar, 1.ve 2.kata bal sırlamışlar, 3.kata zerre dokunmamışlar ve bal atmamışlardı.

bu kovanım yazıda belirtilen ağustos oğulu vermedi.

düşünüyorum da, eğer 3.katı eski yerine koymamış olsaydım, oğul verme riski oluşabilirdi sanırım.