Gönderen Konu: Balın Kristalleşmesi, Çözülmesi ve Depolanması  (Okunma sayısı 82596 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 22803
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 50
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 350
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Balın Kristalleşmesi, Çözülmesi ve Depolanması
« Yanıtla #60 : Ekim 31, 2013, 07:42:05 »
Kristalleşme konusunda geri besleme yapan balımızı tadan hedef kitle...

Dönüp balda şekerlenme oldu diyenler.

Vallah keşke böyle deseler.

Cevap kolay.

Dönmeyenlerde büyük sorun var.

Bunlar kötü bilgiyi de yayıyor.

****************

Geri besleme yapana cevap???

İyi işte ne güzel.

Balı öldürmemişiz.

Öldürmek elimde.

Elektrikli tankta şöyle kaynatıver, ohhh hiç donmaz...

Heee tamam tamam...

Biz benmari yapalım bari. :P

**************************

Benmari yönteminin nasıl yapılacağı konusunda tüketiciyi bilgilendirmek çok daha önemli...

Kristalleşmeyi böyle anlatmak çok kolay.

Bunu Balparmak yapmaz.

Apimondia'yı almak için çalıştıklarının yarısı kadar bu işe çalışsınlar tamam...

Sabah programlarında 2 şişe kristalleşmiş çiçek balını benmari yöntemi ile sıvı hale döndürsünler...

Bu kadar basit.

Kristalleşme sebebini anlatmalarına gerek bile yok.
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Adem ALTINOK

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3292
  • Yer: Ankara Ayaş
    Yaş: 44
  • Kan Grubu BRh+
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 70
  • Rakım: Kızılcahamam-Sazak 1220 m;Ayaş- 1000 m
Ynt: Balın Kristalleşmesi, Çözülmesi ve Depolanması
« Yanıtla #61 : Ekim 31, 2013, 09:10:36 »
Ben erken kristalleşeceğini tahmin ettiğim balları hızlı tüketen kalabalık tanıdıklarıma satmayı düşünüyorum.

Bazı tanıdıklarıma balın tadı nasıl diye sorduğumda 1 çerçeveyi 1 haftada bitirdik diyorlar.

1 çerçeveyi 5 ayda bitirenlerden uzak durmak lazım.

Ya da hemen kristallenmeyen bal vermek lazım.
aa
Problemi anlamak çözümün yarısıdır.

Çevrimdışı Arı seven

  • Pupa
  • ***
  • İleti: 146
  • Yer: Amasya-Suluova
    Yaş: 49
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 15
  • Rakım: 560
Ynt: Balın Kristalleşmesi, Çözülmesi ve Depolanması
« Yanıtla #62 : Ekim 31, 2013, 11:18:09 »
              Kristalleşmiş balı sıcak suya koyarak eritme işi zahmetli 45 derecede erimiyor,yüksek sıcaklıktada faydalı maddeler yok oluyor diye söyleniyor.
              Akşamdan kalorifer peteğinin üzerine  kavanozla koyuyoruz,sabah mis gibi çiçek kokulu balımız kahvaltıya hazır.Afiyet olsun.

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 68
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
Ynt: Balın Kristalleşmesi, Çözülmesi ve Depolanması
« Yanıtla #63 : Ekim 31, 2013, 11:55:05 »
Sayın Arı seven,
Kavanozdayken donmuş olan balı benmari yöntemiyle eski akışkan haline döndürmek size zor gelmiş olabilir…
Benmari yönteminde kullanılan ısı kaynağı her ne olursa olsun suyun sıcaklığını sabit tutabilmesi ilk koşuldur. Bunu evde sağlayabilmek biraz özen biraz da sabır gerektiriyor.  ;)

45 °C sıcaklıkta bekletildiği halde erimediğini söyleyebilmek için nasıl bir deney/deneme yaptınız?
Kavanoz bu sabit sıcaklıkta ne kadar bekletildi? Herhalde radyatör üzerinde beklettiğiniz kadar değildir…

Kalorifer peteğine kavanozun sadece alt yüzeyi temas ettiği halde içindeki balın tümü ısınıyor ve eriyorsa değer kaybına uğraması kaçınılmazdır. Bal su kadar akışkan olmadığı ve karıştırılmadığı için, (bu yöntemle) kavanozun dip kısmındaki balda değer kaybı üsttekine göre nispeten fazla olacaktır.



''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı Arı seven

  • Pupa
  • ***
  • İleti: 146
  • Yer: Amasya-Suluova
    Yaş: 49
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 15
  • Rakım: 560
Ynt: Balın Kristalleşmesi, Çözülmesi ve Depolanması
« Yanıtla #64 : Ekim 31, 2013, 13:16:38 »
Cahit abi
45 derecelik su çabuk soğuyor,balı eritmiyor,tekrar suyu ısıtmak gerekiyor,petekler sabit sıcaklıkta olduğu için sabaha kadar bal çözülüyor,ballın faydaları açısından kayıp oluyormu olmuyormu onu bilmiyorum.

Çevrimdışı IbrhmAkgl

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 1202
  • Yer: Çarşamba / Samsun
    Yaş: 35
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 17
  • Rakım: 30 Metre
Ynt: Balın Kristalleşmesi, Çözülmesi ve Depolanması
« Yanıtla #65 : Ekim 31, 2013, 13:26:05 »
Bence sorun balı buzdolabına koyuyorlar. Ben Balı evin nispeten serin ve karanlık bir yerinde (kovan içine benzer ortamda) kapalı bir kapta saklamayı tercih ediyorum. Hanım bazen kahvaltıdan artan petekli balı dolaba koyuyor. Kristalleşme olmuyor ama ye yiyebilirsen.

Çevrimdışı IbrhmAkgl

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 1202
  • Yer: Çarşamba / Samsun
    Yaş: 35
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 17
  • Rakım: 30 Metre
Ynt: Balın Kristalleşmesi, Çözülmesi ve Depolanması
« Yanıtla #66 : Ekim 31, 2013, 13:27:17 »
Sayın Arı seven,
Benmari yönteminde kullanılan ısı kaynağı her ne olursa olsun suyun sıcaklığını sabit tutabilmesi ilk koşuldur.

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 68
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
Ynt: Balın Kristalleşmesi, Çözülmesi ve Depolanması
« Yanıtla #67 : Ekim 31, 2013, 15:15:14 »
Balın donması, içindeki katı maddelerin kristalleşmesi, öncelikle glukoz moleküllerinin kristalleşmesiyle başlayan bir süreç…

Kristalleşmeyi kolaylaştıran, hızlandıran etmenler arasında ortam sıcaklığı da var; fakat genel anlayış ve genel kültürümüz ışığında düşünürsek, bu bilgiler doğrultusunda akıl yürütme yöntemleriyle sonuçlar çıkarmaya çabalarsak büyük bir olasılıkla yanlış sonuçlara varacağız demektir...
Çünkü balın kristalleşmesi (donması) için en uygun sıcaklık derecesi suyunki gibi 0 °C değil; 14° C 'dir.

Ortam sıcaklığı ve doğal olarak balın sıcaklığı 14° C altına inip üstüne çıktıkça kristalleşme daha da hızlanır.
''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı Ali Doğaner

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2373
  • Yer: Kıbrıs
    Yaş: 43
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
Ynt: Balın Kristalleşmesi, Çözülmesi ve Depolanması
« Yanıtla #68 : Ekim 31, 2013, 17:49:11 »
Kavanozdaki balımız kristallenirse sıcak su dolu kapta bekletmek işe yaramayabiliyor...

Eski bir buzdolabına termostat takıp ısıyı sabit tutarak, ampül takıp ısı sağlıyarak ve ufak fan takıp sıcak hava sirkülasyonunun kabin içinde eşit dağılımını sağlıyarak raflara diZilen kavanozlanmış kristalleşmiş ballarımızı eski haline getirsek olur mu?
Sanırım hayal kurarken malzemeden çalıyoruz,
Çünkü sürekli yıkılıyor...

mnevsehir

  • Ziyaretçi
Ynt: Balın Kristalleşmesi, Çözülmesi ve Depolanması
« Yanıtla #69 : Ekim 31, 2013, 19:07:23 »

Kavanozdaki balımız kristallenirse sıcak su dolu kapta bekletmek işe yaramayabiliyor...

Eski bir buzdolabına termostat takıp ısıyı sabit tutarak, ampül takıp ısı sağlıyarak ve ufak fan takıp sıcak hava sirkülasyonunun kabin içinde eşit dağılımını sağlıyarak raflara diZilen kavanozlanmış kristalleşmiş ballarımızı eski haline getirsek olur mu?



Ali;

Dijital termostat ve kova su ısıtıcı kullanarak eritmeyi denemiştim.

Termostatı 45 dereceye ayarladım 5 litrelik bidonu kovaya yerleştirip su ile dolurarak ısıtıcıyı içine saldım.

Donmuş olan balı bir hafta tuttum yine de tam erime olmadı.

O yüzden 45 derece bana pek tatminkar gelmiyor.

İllegal olarak bulaşık makinası ve mikrodalga fırın kullanılabilir. :)



Çevrimdışı Ali Doğaner

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2373
  • Yer: Kıbrıs
    Yaş: 43
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
Ynt: Balın Kristalleşmesi, Çözülmesi ve Depolanması
« Yanıtla #70 : Ekim 31, 2013, 19:13:45 »
Mehmet abi etiketlenmiş kavanozları olası kristallenmede kuru ısı ile çözmek istiyorum ki etiketler zarar görmesin ayni zamanda bal özelliğinden kaybetmesin...
Sanırım hayal kurarken malzemeden çalıyoruz,
Çünkü sürekli yıkılıyor...

mnevsehir

  • Ziyaretçi
Ynt: Balın Kristalleşmesi, Çözülmesi ve Depolanması
« Yanıtla #71 : Ekim 31, 2013, 19:21:08 »
Zor dostum zor...

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 22803
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 50
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 350
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Balın Kristalleşmesi, Çözülmesi ve Depolanması
« Yanıtla #72 : Kasım 01, 2013, 09:06:48 »
Gözden kaçırılan şey...

Balın sıcaklığı 45 °C geçmeyecek...

Siz bunu 45 °C su ya da kuru ısıyla gerçekleştiremezsiniz.

Az yüksek olmalı ki bal sıcaklığı bu değere ulaşabilsin.

Kontrolsüz sıcaklıklarda hele bu iş o kadar zor ki...

Bu işin en kolayı...

Elektrikli termostatlı tanklar.

Bende şu anda bir tanesi teneke eritme olmak üzere 3 adet var.

Ne kolaymış bu işler...

Gelelim sizin kristalleşme işlerinde gözden kaçırdığınız en önemli işe.

Türk arıcısının büyük bölümü böyle yapıyor.

Hasadı yaptı ya.

Havalarda sıcak nasılsa.

Hasattan çıkan balı hemen kavanozluyor.

Tüketiciye ulaştırıyor.

Ulen hem balı hemen satalım istiyoruz, bitiversin istiyoruz hem de tüketici ertesi gün balı hüpppp bitiriversin.

Böyle birşey yok.

Balı üretmek başka bir şey, balı pazara sunmak ise bambaşka birşey.

Diğer gözden kaçan birşey.

Arılığınızdaki hasat edilen balları büyük partiler halinde karıştırmalısınız.

Yani bir kovandan çıkan bal ile yanıbaşındaki aynı değildir.

Büyük partilerden kastım şu.

Ben nasıl yaptığımı anlatayım.

Hasadı yaptık.

1 tane bile balı kavanozlamam...

4 tenekelik teneke ile ısıtma tankıma atarım 4 teneke...

Termostat 45-50 °C arası.

1 gün tenekeler bekler bu sıcaklıkta.

Ertesi gün tenekeleri 6 tenekelik elektrikli dinlenme tankına dökerim.

Ve bu dinlendirme tankları dolana kadar bu işleme devam ederim.

Dinlendirme tanklarında termostat 45 °C ayarlı...

Bu tankları doldurma işlemi 2-3 gün sürer.

Bu süreçte dinlendirme tankları da sıcak durur.

Ve tanklar dolduğunda.

1 gün daha sıcak kalmalarını sağlarım...

Köpük iyice çıkar yukarıya.

Bu tanklarda köpüğü almaya gerekte yok...

Bal son tenekeyi döktükten sonra en az 1 gün dinlenir.

Heh şimdi...

Teneke ile bal isteyen mi var?

Tanktan sıfır tenekeye doldurur gönderirim.

Kavanozlamak...

Hiç kavanozlama yapmam...

İstendikçe.

Bal kalınladı mı?

Takıver fişi.

Yahu bizim tankımız yok...

Kovan almak kadar elzem bir iş bu.

3 kovan eksik olsun ama ısıtmalı tanksız olmaz.






http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3962
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 54
    • www.beyazkovan.com
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: Balın Kristalleşmesi, Çözülmesi ve Depolanması
« Yanıtla #73 : Kasım 01, 2013, 09:48:21 »
Balın değerini düşürmeden, sürekli kristalleşmesini engellemek ve berrak halini devam ettirebilmek mümkün değil.

Arıcı arkadaşlara önerim, balı tatlı niyetine değil de, gerçekten sağlıklı özelliğini koruyarak tüketmek istiyorlarsa, hiç bir ısıl işleme tabi tutmamaları.

Ben şahsen evde balın donmuş şeklini tüketiyorum.

Süte, yoğurda, tahine karıştırınca mükemmel bir kahvaltılık oluşturuyor.

Eski dönemlerde, henüz gıda sektörü sanayileşmemişken, gıda koruyucu vs ler hayatımıza girmemişken, "gıdaların yaşam sürecini" izleyebiliyorduk.

Biliyorsunuz, gıdalar da bir canlı gibi doğuyor, yaşıyor ve ölüyordu.

Ayrıca her ürettiğimiz gıdanın da bir kişiliği vardı.

Her evde, her inekten sağılan sütün yoğurdu farklı olurdu. Bir yoğurdu tattığımız zaman, kimin "çaldığı" yoğurt olduğunu bilirdik.

Endüstriyel üretim, hem gıdaları homojen hale getirdi hem de bir tür ölümsüzlük bahşetti.

Artık evlerimizde, ekşimiş yoğurt, küflenmiş yağ göremiyoruz.

Bir gıdanın ekşimesini ya da küflenmesini doğal bir süreç olarak değil, o gıdanın bir eksikliği olarak görüyoruz.

Bugün balda yaşadığımız DONMA olayını, bir çok doğal gıdada yaşıyorduk.

Doğal üzüm pekmezini, pekmez küpüne koyduktan 3-4 ay sonra dibine çökmeye başlayan koyu kıvamlı tabakanın tadını hatırlayan var mı?

Şimdilerde marketten aldığımız pekmezler de, 3 yıl dursa homojenliğini yitirmiyor.

Bal, arının doğadan derlediği ve herhangi bir işleme gerek kalmadan doğal olarak tüketicinin kullanımına arz edilen bir ürün.

Sorun edilen şeyin temeli burda.

İşlenmiş gıda çağında, hala doğallığını devam ettiren bir gıdanın "yaşam süreci" yapay gıdalara alışmış olanların alışkanlıklarına aykırı geliyor.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 22803
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 50
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 350
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Balın Kristalleşmesi, Çözülmesi ve Depolanması
« Yanıtla #74 : Kasım 01, 2013, 09:57:54 »
Konuya devam edeyim...

PACAL...

Bir çoğumuz sektörümüze ait bu ifadeyi bilmez.

PACALLAMAK...

Önemli bir pazarlama unsurudur.

Bizim ürünlerimizi pazarlama konusunda değerli hale getirir ama özgünlüğünü bozar.

Yahu biz insanlara krsitalleşmeyi anlatamamışken özgünlüğü nasıl anlatacağız?

Bir de çiftliğinizde özgülük denen şey var.

Bu çiftliğe özgülükten bahsedeyim.

Sezon başladı.

Bir kişiye bir kavanoz bal verdiniz.

Tarih diyelim Eylül...

İlgili kişi sizden Ocak - Şubat ya da Mayıs ayında yine bal istese ilk kavanozdaki aromayı - kıvamı - rengi sunmalısınız ona.

Yani sezon boyunca tamamen aynı özellikte ürün...

Demek istediğim anlaşılmıştır herhalde...

Kendi ballarınızı sattınız...

Talep çok...

Diyelim benden bal aldın sattın.

Yandın...

Benim balım çok daha iyi ya da çok daha kötü olmasının hiç farkı ve önemi yok.

Çünkü ilk verdiğiniz üründen farklı.

Adama şöyle derler.

Hoca bu bal farklı... (Bittin...)

O halde önce pacal olayını anlatayım...

Daha sonra da müşterisi çok ama üretimi az olanlara öneriler...

Pacallama...

En güzel örnek yine kendimden vereyim.

Önce Kestane...

Ardından Trakya...

Sonra kendi arılığımdan küçük bir hasat...

En sonunda çam...

Tam 4 çeşit balım var.

Yanyana koy... Hepsinin kıvamı - aroması - rengi farklı...

Talep şöyle.

Bal var mı?

Tabi ki.

2 kavanoz...

***********************

Buyurun bakalım hangisindenn verirsiniz ve sezon boyunca aynı balı nasıl bileceksiniz.

Ne verdiydik ulen bu adama...

İşte burada devreye HBparmak giriyor.

Sezon başlarında bal satmam...

Arayana derim ki, henüz yok.

Aptallık olarak nitelendirilir.

Bazen dayımın yanında olur bu telefon konuşmaları...

Ya nasıl balın yok der gibi bakar bana. ;)

(Halbuki bu işleri yıllardır çok iyi bilmesine rağmen. Hep bu konularda serzenişte bulunmasına rağmen)

Sezon planlamanızı eğer gezgin ile yapıyor ve farklı karakterlerde ürün olma ihtimaliniz varsa sabır çok önemlidir.

Teneke ile bölgesel fiyatlardan ürün vermeyi düşünmemek yani tuzun kuru olması bu anlattıklarım için ön şart ayrıca.

Nasıl yapıyoruz???

Kestane...

Kimse kusura bakmayacak, bu ürün apayrı...

Tankta dinlendirme yapıp, 2-3 tenekelik bir stok yeterli.

Sadece kestaneyi kavanozlayıp ya da özel büyük kaplarda saklamak işin kolayı.

Kestaneyi ayrı tutmak zor değil.

Çünkü tüketiciye dil ucuyla söylüyorsun.

Kestane de var ama kahvaltılık değil malum diye.

Heh geriye kaldı 3 çeşit bal.

Ayçiçek ve çam yoğun ama sabit bal az.

Tanklar 6 tenekelik...

2 teneke ayçiçek - 2 teneke çam - 1 teneke sabit bal.

İşte bu ürün çeşidi bildirmeyen tüketicinin balı.

Bende bu karışımı tüketiyorum.

Bu işleme pacallamak deniyor.

Bu karışımı yapabilmek için işte yine bu tanklardan lazım.

Ve mutlaka teneke ile ısıtma...

Sırayla dökmek bile önemli tanka.

1 ayçiçek / 1 çam / 1 sabit / 1 ayçiçek / 1 çam şeklinde.

Eğer döktüğünüz gibi bıraksanızda karışım gerçekleşir ama en önemli şart şu.

Tanklarda hiç olmazsa 2 gün boyunca sıcaklık devam etmeli.

Eğer soğuk tanka dökerseniz, herkes karekterini bulur yine.

Çam bir tarafta kafasına göre takılır ayçiçek başka yerde.

Ortam sıcak olacak ki muhabbet olsun.

Bunun yanında başka çeşit yok mu?

Ayçiçek kesinlikle yok.

Tek başına ayçiçek balı satmam.

Tankın bir tanesi ise sadece çam balına tahsisli.

Çünkü.

Ama arıcılardan ama tüketicilerden çam balı için talep var sadece.

Dolayısı ile çam / kestane ve sadece bal var. :-)

Pacalın avantajı nedir şimdi?

En başımdan dediğim gibi bugün ne ise Mayıs ayında da aynı.

*****************

Balı az olanlar...

Tahmini satışınız diyelim 400 kavanoz.

Üretiminiz 200...

200 kavanoz açığınız var.

Yaklaşık 7 teneke...

Bu açığı kapatma işlemini hiç bir şekilde bal satmadan yapmalısınız.

Edineceksiniz 7 teneke....

Kendi balınızla pacallayıp sunacaksınız...

***********************

Bu yazdıklarımı okuyacak tüketicilerde birçok soru işareti oluşabilir.

Bilinmeli ki...

Bir arıcı, balını eğer kendisi pazarlıyorsa aynı baldan aynı tanktan kendisi de tüketiyor.

Balını toptan vermeyi kafasına koymuş bir arıcı o balı sattığında toptan olarak o balı perakende olarak kendi balı bile olsa yemekte bir hayli düşünür.

İnce ayrıntılar buradadır.

Çünkü bizler pacallasak bile balın içerisindeki bal değerini yaratan polencikleri filitre etmeyiz.

Bizim ballarımız her hava şartında eninde sonunda kristalleşir.

Bizler balımızı hiçbir zaman öldürmeyiz.

Ta ki bu ballar dondu dondu dondu diye geri dönen tüketicilerin sayısı azaldıkça bu böyle olacaktır.

Ama öyle bir çizgi var ki...

Arıcılar bunalmış halde...

Donmaması yine bizim elimizde.

Elektrikli tanklarda çok ısıtmak bir tarafa fokur fokur kaynatan arıcılara hak vermek durumunda kalan arıcılarımız yok değil.

Bizlere balı öldürtmeyin, olur mu...
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.