Teknik Arıcılık Bilgi Paylaşma Forumu

ARICILIK => Arıları Besleme => Konuyu başlatan: kibrisli - Mart 13, 2020, 15:35:06

Başlık: İtalyan arısı
Gönderen: kibrisli - Mart 13, 2020, 15:35:06
Merhaba arkadaşlar.bu gün 5 çerçevelik 2 kovan italyan arı aldım.ilk önce yapılması gerekenler ne olmalıdır bilgili arkadaşlar yardımcı olursa sevinirim.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: ÇILGINDAĞLI - Mart 13, 2020, 20:27:35
Hayırlı olsun kıbrıslı umarım ilerideki yıllarda çok iyi arıcı olursun birde hastalık kaparsan ömür boyu sürer bırakamazssın,ne yapmam sorusuna gelince, uzaktan ahkam kesmeyelim size en doğru cevabı sitede üye olan kıbrıslı arıcılar verebilir kolaygelsin.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: ali kaptan - Mart 16, 2020, 22:06:31
Hayırlı olsun.
Şahsi tecrübem olmamakla birlikte hem yazılı kaynaklar hem de yetiştiren arkadaşlardan edindigim bilgilere göre:
#kuvvetli koloniler oluştururlar.
#ana arı bol yumurtlayicidir.
#yagmacilik eğilimleri vardır
#bal toplama kabiliyetleri iyidir
#kisa kuvvetli girerler

Bu özellikteki  koloninin elbette tuketimi de çok olacaktır.beslemeyi bol bol yapmanızı öneririm.koloni 2 katı doldurana kadar beslemeye devam...koloninin gelisimi icin yeterli alan ve kış öncesi çok iyi stok.

Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Ahmet Arslan - Mart 18, 2020, 17:19:36
Bir özelliği de ya da bendeki İtalyan melezi koloninin özelliği diyelim yerli arılar gelişti iki çerçeve verdim onun gelişmesi yavaş.İlk bahar ortası yaz gibi kuvvetleniyor o zaman da doğada polen azalıyor.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: bestofwesd - Mart 19, 2020, 11:40:34
Hazır konusu açılmışken bendeki italyanı paylaşayım istedim :)

bizzat görerek değerlendirebilirsiniz arkadaşlar.

hatta eğer bu sene imkan olursa seri video çkip sezon sonuna kadar bilgilendirme yapmayı düşünüyorum

https://youtu.be/QbEMGGP9P9I
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 19, 2020, 23:03:39
Bir özelliği de ya da bendeki İtalyan melezi koloninin özelliği diyelim yerli arılar gelişti iki çerçeve verdim onun gelişmesi yavaş.İlk bahar ortası yaz gibi kuvvetleniyor o zaman da doğada polen azalıyor.

Ahmet Bey, sizdeki İtalyan melezi, İtalyan arısının özelliklerini göstermiyor. Bendeki İtalyan arıları yerlilerden önce atağa geçiyor, yerli arılar İtalyanlardan geriden geliyor. Sizin yorumunuz genel tecrübelere aykırı bir durum sergiliyor. Bence elinizdeki arının İtalyan kan düzeyi ya çok düşük ya da F2-F3 düzeyinde Buckfast arısı. (Neden derseniz, piyasada ana satan bazı arıcılar İtalyan isteyenlere, İtalyan diye Buckfast gönderiyor)
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 19, 2020, 23:24:48
Hayırlı olsun.
Şahsi tecrübem olmamakla birlikte hem yazılı kaynaklar hem de yetiştiren arkadaşlardan edindigim bilgilere göre:
#kuvvetli koloniler oluştururlar.
#ana arı bol yumurtlayicidir.
#yagmacilik eğilimleri vardır
#bal toplama kabiliyetleri iyidir
#kisa kuvvetli girerler

Bu özellikteki  koloninin elbette tuketimi de çok olacaktır.beslemeyi bol bol yapmanızı öneririm.koloni 2 katı doldurana kadar beslemeye devam...koloninin gelisimi icin yeterli alan ve kış öncesi çok iyi stok.

Ali bey merhaba, genel olarak yapılan hataya siz de düşmeyin. Bundan onlarca yıl önce saf İtalyan ve saf Karniyol gibi arı ırklarının genel özelliklerini tanımlamak için yazılan bilgileri okuyup da tabu kabul etmeyin. Bugün her iki arı ırkından onlarca sayıda hatlar ve hatlar içinde hatlar oluşmuş gibi bir durum var artık.

Kimi Karniyol hatları erkenci, kimisi biraz geççi, kimi oğula daha yatkın iken kimi oğula az eğilimli, kimi Karadeniz ikliminde daha başarılı olurken, kimi ise Ege ikliminde daha başarılı, kimi çok uysal iken, kimi ise biraz agresif oluyor. Yani Karniyol ırkının genel özellikleri ile mevcut hatları tanımlamak artık imkansız.

Aynı olay İtalyanlarda da geçerli. Madem İtalyan arısı çok yağmacı ve kışın çok bal tüketiyor, neden hala dünyanın en çok tercih edilen arısı konumunda başı çekiyor hiç düşündünüz mü?

Bu konu hakkında lütfen bu yazımı okuyun.TİCARİ BAL ARISI HATLARI http://pendore.blogspot.com/ (http://pendore.blogspot.com/)

Ayrıca ben kendi tecrübemi paylaşayım. Elimde Anadolu, İtalyan ve Karniyol arı ırkları var. Yağmacılık konusunda hiçbiri Karniyol kadar hırslı değil. Hangi kovanı açsam, karniyollar hemen hırsızlık için çöküyor başıma. Bilmem anlatabildim mi?

Kış kadrosu ve tüketimi konusuna gelince, bildiklerinizi alt üst edeyim biraz.

APIS MELLIFERA LIGUSTICA'NIN (İTALYAN ARISININ) KIŞLARA DAYANIMI ÜZERİNE ROMANYA'DA YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR


Türkçeye Çeviren Hakan BOZKURT

ÖZET

Araştırma, Apis mellifera carpatica (KARPAT ARISI)ve Apis Mellifera ligustica (İTALYAN ARISI)ırkı arı aileleri üzerinde yürütülmüştür.Arılar çok katlı kovanlarda barındırıldı. Deney süresi 6 aydı. Kışlama direnci, çeşitli arıcılık göstergelerine dayanarak değerlendirildi: Ölüm oranı, kışın gıda tüketimi, ailenin genel durumu.Karpat arısı için kış mevsimi süresince ölüm oranı% 35, İtalyan arısı için% 52'dir. Farklılıklar çok anlamlıydı (p≤0.001).Kışlama tamamlandığında tüm arı aileleri iyi bir mukavemet içinde idi. Arı kolonilerinin genel durumu şöyleydi:Karpat arısı, kışlama başladığında güçlü bir aileydi ve ortalama bir güçle kışlamayı bitirdi; Çok sayıda genç arı ve yeterli rezervleri vardı; İshal veya küf görülmedi; Bağıl nem % 74 ölçüldü.İtalyan arısının kışlama başladığında güçlü bir ailesi vardı ve kış aylarında yüksek ölüm oranı nedeniyle koloninin yarısıyla kışlamayı bitirdi; İshal veya küf görülmedi; Bağıl nem oranı % 69 ölçüldü.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Karpat arılarında ölüm oranı % 35 iken, İtalyan arı içinde% 52, yerel arılarda % 49 olarak daha yüksekti.
Sonuç, Karpat arılarına göre, İtalyan arılarının kışlama direncinin düşük olmasıdır. Denememizde bulunan ölüm oranı sonucu, literatürde belirtilenlerden % 4 daha yüksekti.
Bal tüketimi, kışlamaya girişteki bal miktarı ile değerlendirildi.

Kış başladığında, iki grup güçlü ailelerden oluşuyordu;
Karpat arılar için 1,7 kg ve İtalyan arılar için 1,8 kg geliyordu.
Karpat arıları için kovandaki tahmini bal miktarı 19 kg, İtalyan arılarında ise tahmini 20 kg bal vardı.
Kış sonu geldiğinde, iki grubun farklı gücü vardı; Karpat cinsi, popülasyonlarında ortalama 1.1 kg arı vardı; İtalyan cinsinde, popülasyonlarda ortalama olarak 0.8 kg arı kalmıştı.

Tahmini bal tüketim miktarı;
Kışlama sonucu bal stokları, Karpat cinsi için 10 kg, İtalyan cinsi için 10.7 kg idi. Yani Karpat kolonileri 9 kg, İtalyan kolonileri 9,3 kg bal tüketmişlerdi.
Kışın ortalama günlük gıda alım miktarı, Karpat arılarında 52 gr ve İtalyan arıları için 58 gr bal idi ve % 11.5 daha yüksek bulunmuştur.
Literatür verileri, ortalama 1-1.5 kg arı nüfusunun günlük 50 gr ve 0.5-0.8 kg zayıf arı ailelerinin ise günlük 60 gr bal tükettiğini göstermektedir.
Küçük koloniler, kışın çok daha yüksek gıda tüketimi gösterirler, çünkü arılar enerji alımını arttırarak kovan içinde optimum bir sıcaklık tutturmaya çalışırlar.
Örneğin 3-3,5 kg arıdan oluşan güçlü bir popülasyonun, günlük bal tüketimi 30 g'dır.
Nüfus yarıya düştüğünde, alım neredeyse iki kat artar. Deneysel veriler literatür verileri ile uyumludur.


****************************************************************************************************************

Araştırmayı özet olarak tercüme ettim. Tabii mevzu sadece İtalyan ve Karpat arısının Romanya koşullarında kışlama kabiliyeti değil.
Ben bu araştırmadan, bizim için şu sonuçları çıkardım;

1)- İtalyan arısının, belki Romanya için kışlama kabiliyeti düşük olabilir ama zaten İtalyan arısı akdeniz ikliminin arısıdır.
2)- Karpat arısı kışlama sırasında az ölüm yaşamış ve daha iyi kışlamış olabilir ama zaten oraları onun vatanı.
3)- İtalyan arılarının hep öcü olarak gösterilen kış stoklarını çok fazla tükettiği lafları, yukarıdaki araştırmaya göre öyle söylendiği kadar abartılı değil.( Romanya soğuklarını da dahil edersek)
      Yani Karpat ve dolayısıyla akrabası Karniyol arıları da söylendiği gibi çok az tüketmiyor değil mi?
4)- Kışa güçlü bir kadroyla girmenin faydalarından biri daha ortaya çıktı.( Yukarıda kalın yazıyla zayıf ve güçlü arıların kış tüketimlerine dikkat edin.)
5)- Araştırmada verilen literatür bilgilerine göre kışlama tüketimlerini bir yerlere not edin. Çok lazım olacak.
6)- Demek ki "Bize ne elin Avrupalısından, Amerikalısından. Ben Türkiye'deki uygulamalara bakarım. Bize dış ülkelerin uygulamalarından bir fayda gelmez" dememek gerekiyormuş. Şu özet olarak sunduğun kısa tercümede bile anlayana tonla ders ve bilgi var.

Selamlar.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Acemiarici4806 - Mart 19, 2020, 23:52:32
En iyisi italyan arısı yerine anadolu arısı ile bölgenizde çalışın derim.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: kibrisli - Mart 20, 2020, 15:34:10
Yazılan bütün bilgileri ayrıntılı şekilde okudum ve çok teşekkür ederim.geçen hafta aldığım 5 çerçevelik arılar şu anda 6. Çıta üzerinde gezinmektedir.gün içinde şurup vermek mi yoksa gece mi veemek daha uygundur ve ne kadar verilmelidir? Bilgi verirseniz sevinirim.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Murat AKIN - Mart 20, 2020, 21:29:06
Arılar gece uçuş yapmadıklarından verilen besleme ürününü daha hızlı ve sorun olmadan tüketirler.

Bu yüzden arılara şerbetin akşam üzeri verilmesi daha uygundur.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 20, 2020, 21:41:00
En iyisi italyan arısı yerine anadolu arısı ile bölgenizde çalışın derim.

Önceki yıllarda ben de sizinle aynı görüşteydim ama bu idealimi devam etmek için sarf ettiğim vakit ve çabanın boşuna olduğunu fark edene kadar.

Evet Anadolu arısı ve onun alt varyetesi olan batı Anadolu arısı birer milli servettir. Fakat bu ham servetin işlenmesi, üzerinde emek harcanması, ıslah edilmesi, iyi özelliklerinin ortaya çıkarılıp, kötü özelliklerinin ayıklanması gerekir. Bunları şahıslar olarak başarmamız çok zor. Ayrıca bizim gibi hobi arıcıların bu gibi konularla uğraşacak ne zamanı ne de yeterli bilgi birikimi vardır. Ticari arıcıların ise hiç ama hiç vakti yoktur.

Anadolu arısı mutlaka her bölgede ıslah edilmelidir. Fakat bunu yapmak bizim görevimiz ve işimiz değildir. Yapması gerekenler bellidir. Bu iş yapılana kadar ben ıslah edilmiş, sonuç aldığım arılarla çalışırım ve mutlu olurum.

Daha önce yazdığım bir yazıdan bir kısım paylaşayım:

Ama illaki de bir konuyu tartışmaya açmak isterim. Ben buradan sorularımı sorayım cevap vermek isteyenler cevaplasın.

SORU: Türkiye'deki bir devlet kuruluşundan "Islah edilmiş Batı Anadolu arısı" diye ana arı satın alacaksınız. Bu anaların işçileri, tabiri caizse adam yiyecek. Etrafta anarşi ortamı oluşturacak. Bazı insanları hastahaneye zor yetiştireceksiniz. Sonra bu devlet kurumunu arayıp, "Bu arılar aşırı saldırgan siz nasıl damızlık seçimi yapıyorsunuz?" diye soru sorduğunuzda; "Biz bu arıyı ıslah ettik ve anlaşmalı arıcılara dağıttık. Orada onlardan ana arı ürettirip, sizlere dağıtıyoruz" diye cevap alacaksın.

Bu cevabı duymak kadar hüzünlü ve moral bozucu bir şey yoktu. Yani koskoca yılların devlet kurumu, daha ortaya yeni yeni çıkardığı, sağlam temellere oturtması gerekilen bir arıyı çevredeki arıcılara üretsin diye dağıtmış ve bu arıların kızları serbestçe kimliği belirsiz erkek arılarla çiftleşiyor öyle mi? Yorum sizin ben sustum.
(Bendeki bu analar iki farklı tip işçi arı ürettiler. Birisi daha esmer olan nispeten daha az saldırgan, öbürü aşırı saldırgan olan sarımsı işçiler)

SORU: Bizdeki iklime ve ortama tam uyum sağlamış, yavru hastalıklarına dirençli, bal verimi orta düzeyde, oğul eğilimini bastırmanın dert olduğu, saldırgan yerli arılarla mı devam etmek istersiniz?(Üstelik bu arıları bir devlet kurumundan para vererek satın almışsınız)

Yoksa; yavru verimi, kuluçka düzeni çok iyi, kışlama ve hastalıklar konusunda biraz takip isteyen, ama bunun sonucunda çok iyi bal verimi olan, sakin ve uysal olduğu için rahat çalışılan ama hep aynı sonuçları alabilmek için 2 yılda bir, bir kilo bal fiyatına ana almak zorunda olsanız bu arılarla mı devam etmek istersiniz?

Burada saf ırk arılar için F2 lerde melezlenme riski ve Buckfast arısındaki F2 lerde saldırganlık riskinden dolayı iki yılda bir ana değişimini öngördüm. Buckfast konusunda birçok kaygılar var;  evet hibrit arılar tıpkı hibrit tohum gibi doğru haklılar ama sadece aldığım bal bile bende bu arı hakkında olumsuz hiçbir şey bırakmadı.

Bu yazdıklarımdan dolayı eleştiri alacağım biliyorum ama ben bir hobi arıcıyım ve benim için arılarla rahat çalışmanın her şeyden önce geldiğini özellikle belirtmek isterim.

Ayrıca İbrahim Tatlıses'in " Urfa'da Oxford vardı da biz mi okumadık?" dediği gibi;
"Sakinliği, bal verimi ve diğer birçok özelliği ile ıslah edilmiş Batı Anadolu Arısı vardı da biz mi satın almadık, hainlik ettik?"

Burada maksat üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. O bağcının ürettiği üzümler ekşi ise ben ondan satın almak zorunda değilim. Vicdani olarak ta neden rahatsız olayım. Benim yöremin, bölgemin bağcısı benim istediğim şekilde üzüm yetiştirmiyor ise ben onun üzümünü satın almamakla neden suçlu olayım?
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 20, 2020, 21:42:58
Arılar gece uçuş yapmadıklarından verilen besleme ürününü daha hızlı ve sorun olmadan tüketirler.

Bu yüzden arılara şerbetin akşam üzeri verilmesi daha uygundur.

Murat ustam girdi meclise, çıraklara susmak düşer.

İyi ki varsın. Selamlar
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: kibrisli - Mart 21, 2020, 09:34:26
Murat hocam çok teşekkür ederim.miktar olarak verdiğim şerbet ne kadar olmalı? 3 günde 2 kg 1e1 oranında şurup verdim ve hepsini arı saolsun aç kurt gibi temizledi.

Bir diğer sorum da vereceğim bundan sonraki petek yani 7.petek en sona mı koyulmalı.çünlü aldığım arı yeni bölünmüş bir arıydı bu yüzden bal akımı pek oluşmadı.sıralamayı nasıl yapacağımı açıklarsanız sevinirim.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: ali kaptan - Mart 21, 2020, 12:55:22
Ali bey merhaba, genel olarak yapılan hataya siz de düşmeyin. Bundan onlarca yıl önce saf İtalyan ve saf Karniyol gibi arı ırklarının genel özelliklerini tanımlamak için yazılan bilgileri okuyup da tabu kabul etmeyin. Bugün her iki arı ırkından onlarca sayıda hatlar ve hatlar içinde hatlar oluşmuş gibi bir durum var artık.

Kimi Karniyol hatları erkenci, kimisi biraz geççi, kimi oğula daha yatkın iken kimi oğula az eğilimli, kimi Karadeniz ikliminde daha başarılı olurken, kimi ise Ege ikliminde daha başarılı, kimi çok uysal iken, kimi ise biraz agresif oluyor. Yani Karniyol ırkının genel özellikleri ile mevcut hatları tanımlamak artık imkansız.

Aynı olay İtalyanlarda da geçerli. Madem İtalyan arısı çok yağmacı ve kışın çok bal tüketiyor, neden hala dünyanın en çok tercih edilen arısı konumunda başı çekiyor hiç düşündünüz mü?

Bu konu hakkında lütfen bu yazımı okuyun.TİCARİ BAL ARISI HATLARI http://pendore.blogspot.com/ (http://pendore.blogspot.com/)

Ayrıca ben kendi tecrübemi paylaşayım. Elimde Anadolu, İtalyan ve Karniyol arı ırkları var. Yağmacılık konusunda hiçbiri Karniyol kadar hırslı değil. Hangi kovanı açsam, karniyollar hemen hırsızlık için çöküyor başıma. Bilmem anlatabildim mi?

Kış kadrosu ve tüketimi konusuna gelince, bildiklerinizi alt üst edeyim biraz.

APIS MELLIFERA LIGUSTICA'NIN (İTALYAN ARISININ) KIŞLARA DAYANIMI ÜZERİNE ROMANYA'DA YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR


Türkçeye Çeviren Hakan BOZKURT

ÖZET

Araştırma, Apis mellifera carpatica (KARPAT ARISI)ve Apis Mellifera ligustica (İTALYAN ARISI)ırkı arı aileleri üzerinde yürütülmüştür.Arılar çok katlı kovanlarda barındırıldı. Deney süresi 6 aydı. Kışlama direnci, çeşitli arıcılık göstergelerine dayanarak değerlendirildi: Ölüm oranı, kışın gıda tüketimi, ailenin genel durumu.Karpat arısı için kış mevsimi süresince ölüm oranı% 35, İtalyan arısı için% 52'dir. Farklılıklar çok anlamlıydı (p≤0.001).Kışlama tamamlandığında tüm arı aileleri iyi bir mukavemet içinde idi. Arı kolonilerinin genel durumu şöyleydi:Karpat arısı, kışlama başladığında güçlü bir aileydi ve ortalama bir güçle kışlamayı bitirdi; Çok sayıda genç arı ve yeterli rezervleri vardı; İshal veya küf görülmedi; Bağıl nem % 74 ölçüldü.İtalyan arısının kışlama başladığında güçlü bir ailesi vardı ve kış aylarında yüksek ölüm oranı nedeniyle koloninin yarısıyla kışlamayı bitirdi; İshal veya küf görülmedi; Bağıl nem oranı % 69 ölçüldü.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Karpat arılarında ölüm oranı % 35 iken, İtalyan arı içinde% 52, yerel arılarda % 49 olarak daha yüksekti.
Sonuç, Karpat arılarına göre, İtalyan arılarının kışlama direncinin düşük olmasıdır. Denememizde bulunan ölüm oranı sonucu, literatürde belirtilenlerden % 4 daha yüksekti.
Bal tüketimi, kışlamaya girişteki bal miktarı ile değerlendirildi.

Kış başladığında, iki grup güçlü ailelerden oluşuyordu;
Karpat arılar için 1,7 kg ve İtalyan arılar için 1,8 kg geliyordu.
Karpat arıları için kovandaki tahmini bal miktarı 19 kg, İtalyan arılarında ise tahmini 20 kg bal vardı.
Kış sonu geldiğinde, iki grubun farklı gücü vardı; Karpat cinsi, popülasyonlarında ortalama 1.1 kg arı vardı; İtalyan cinsinde, popülasyonlarda ortalama olarak 0.8 kg arı kalmıştı.

Tahmini bal tüketim miktarı;
Kışlama sonucu bal stokları, Karpat cinsi için 10 kg, İtalyan cinsi için 10.7 kg idi. Yani Karpat kolonileri 9 kg, İtalyan kolonileri 9,3 kg bal tüketmişlerdi.
Kışın ortalama günlük gıda alım miktarı, Karpat arılarında 52 gr ve İtalyan arıları için 58 gr bal idi ve % 11.5 daha yüksek bulunmuştur.
Literatür verileri, ortalama 1-1.5 kg arı nüfusunun günlük 50 gr ve 0.5-0.8 kg zayıf arı ailelerinin ise günlük 60 gr bal tükettiğini göstermektedir.
Küçük koloniler, kışın çok daha yüksek gıda tüketimi gösterirler, çünkü arılar enerji alımını arttırarak kovan içinde optimum bir sıcaklık tutturmaya çalışırlar.
Örneğin 3-3,5 kg arıdan oluşan güçlü bir popülasyonun, günlük bal tüketimi 30 g'dır.
Nüfus yarıya düştüğünde, alım neredeyse iki kat artar. Deneysel veriler literatür verileri ile uyumludur.


****************************************************************************************************************

Araştırmayı özet olarak tercüme ettim. Tabii mevzu sadece İtalyan ve Karpat arısının Romanya koşullarında kışlama kabiliyeti değil.
Ben bu araştırmadan, bizim için şu sonuçları çıkardım;

1)- İtalyan arısının, belki Romanya için kışlama kabiliyeti düşük olabilir ama zaten İtalyan arısı akdeniz ikliminin arısıdır.
2)- Karpat arısı kışlama sırasında az ölüm yaşamış ve daha iyi kışlamış olabilir ama zaten oraları onun vatanı.
3)- İtalyan arılarının hep öcü olarak gösterilen kış stoklarını çok fazla tükettiği lafları, yukarıdaki araştırmaya göre öyle söylendiği kadar abartılı değil.( Romanya soğuklarını da dahil edersek)
      Yani Karpat ve dolayısıyla akrabası Karniyol arıları da söylendiği gibi çok az tüketmiyor değil mi?
4)- Kışa güçlü bir kadroyla girmenin faydalarından biri daha ortaya çıktı.( Yukarıda kalın yazıyla zayıf ve güçlü arıların kış tüketimlerine dikkat edin.)
5)- Araştırmada verilen literatür bilgilerine göre kışlama tüketimlerini bir yerlere not edin. Çok lazım olacak.
6)- Demek ki "Bize ne elin Avrupalısından, Amerikalısından. Ben Türkiye'deki uygulamalara bakarım. Bize dış ülkelerin uygulamalarından bir fayda gelmez" dememek gerekiyormuş. Şu özet olarak sunduğun kısa tercümede bile anlayana tonla ders ve bilgi var.

Selamlar.

hayırlı günler.iletimin üzerinden hayli zaman geçmiş.
tüm blogunuzu ve çevirilerinizi dikkatle ve zevkle okuduğumu belirtmek isterim.yeri gelmişken tüm katkılarınız için ayrıca çok teşekkür ederim.

italyanın tabiri yerindeyse obur bi arı olduğu kanaatine yazılanlardan değil yaşananlardan(italyan kullanan arıcı arkadaşların ifade ettiklerine göre) vardım.bahsetmiş olduğunuz gibi ırk bozulması da olabilir.

karniyolların yağmaya meyilli olduğunu da düşünmüyorum.yıllardır karniyolla çalışıyorum ve hiç böyle bi durumla karşılaşmadım.

romanya'da yapılan kışlama deneyinin ülkemiz için iyi bir örnek olmadığı kanaatindeyim(iklimler çoook farklı-deniz suyu bile buz tutuyor orda).

bununla birlikte hangi italyan veya hangi karniyol derseniz ona da bi sözüm olmaz.

arılarımdan çok memnun olmakla birlikte italyan ırkını da denemek istiyorum.hakan beyin tecrübesine göre belki ben de denerim.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Murat AKIN - Mart 21, 2020, 13:29:16
Murat hocam çok teşekkür ederim.miktar olarak verdiğim şerbet ne kadar olmalı? 3 günde 2 kg 1e1 oranında şurup verdim ve hepsini arı saolsun aç kurt gibi temizledi.

Bir diğer sorum da vereceğim bundan sonraki petek yani 7.petek en sona mı koyulmalı.çünlü aldığım arı yeni bölünmüş bir arıydı bu yüzden bal akımı pek oluşmadı.sıralamayı nasıl yapacağımı açıklarsanız sevinirim.

Eğer verdiğiniz şerbeti 1 günde temizliyorsa güçlü olmalı 2 veya 3 günde vereceğiniz şerbet yeterli olacaktır.

Sizin oralarda havalar yeteri kadar ısınmıştır. eğer verilen ham peteği kabartmaya başlamışsa: vereceğiniz şerbeti 1 / 1 den daha sulu yapabilirsiniz.

Kovanda çerçeve sıralaması şöyle olmalı: Dolu ballı ambar çerçevesi + yavrulu + yavrulu + çiçek tozlu ballı çerçeve + kabarmış boş çerçeve olmalı.

Elinizde kabarmış boş çerçeve varsa çiçek tozlu ile yavrulu arasına koyunuz.

Koyduğunuz çerçeveye yumurta atmışsa onu alıp  2 nolu yere koyunuz ve aldığınız yere kabarmış varsa onu yoksa hazır petek takılmış çerçeveyi koyunuz.

Yeni petek koyma işine böyle devam.

Bu arada beslemeye devam.

Yeni petek koyma işine böyle devam edersiniz, ta ki ballık koyma durumu gelinceye kadar.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: kibrisli - Mart 21, 2020, 20:44:52
Teşekkürler Hocam.
 Her iki kovanım da yaklaşık 2 şer su bardağı şerbeti 2-3 saatte bitiriyor.şerbet miktarını arttırayım mı? Ve 2 su 1 şerbet oranı uygun mu?
Dediğiniz gibi arılar güçlü ilerliyor.verdiğim ham peteği kabartmaya başladır ve maalesef kabartılmış peteğim yok.kabaran petek yavruya geçtiğinde 2 numaraya vereceğim fakat 2 numaradan çıkacak olanı en sona mı ? yoksa bir kaydırma yaparak 3. Sıraya koyup diğer çerçeveleri sırası ile yerleştireyim mi?
Şu anda kovan içi sıralama   ballı + yavrulu + yavrulu + yavru polen + ballı yavrulu + ham petek şeklindedir.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Murat AKIN - Mart 21, 2020, 21:18:38
Yavrulu çerçeveler birbirinden ayrılmayacak yani araya boş veya kabarmış çerçeve girmeyecek, aslında girme yapılabilir ama oğul önleme çalışması olur.

Kesit almış olabilseniz yavrulu çerçeveler bir top gibi olmalı.hepsi yan yana olmalı.

Sizin kovanlarınız soldan dizilimli olmuş.

Yeni yumurta attırdığınız çerçeveyi 2 . çerçevenin yerine koyacaksınız.

Sulu şerbet verirseniz artık havalar ısındığından petek kabartırlar.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: kibrisli - Mart 21, 2020, 21:24:54
Tamam hocam.ilginiz ve bilgileriniz için siz ve diğer yorum yazıp yardımcı olan arkadaşlara tekrardan çok teşekkür ederim.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 21, 2020, 22:26:59
hayırlı günler.iletimin üzerinden hayli zaman geçmiş.
tüm blogunuzu ve çevirilerinizi dikkatle ve zevkle okuduğumu belirtmek isterim.yeri gelmişken tüm katkılarınız için ayrıca çok teşekkür ederim.

italyanın tabiri yerindeyse obur bi arı olduğu kanaatine yazılanlardan değil yaşananlardan(italyan kullanan arıcı arkadaşların ifade ettiklerine göre) vardım.bahsetmiş olduğunuz gibi ırk bozulması da olabilir.

karniyolların yağmaya meyilli olduğunu da düşünmüyorum.yıllardır karniyolla çalışıyorum ve hiç böyle bi durumla karşılaşmadım.

romanya'da yapılan kışlama deneyinin ülkemiz için iyi bir örnek olmadığı kanaatindeyim(iklimler çoook farklı-deniz suyu bile buz tutuyor orda).

bununla birlikte hangi italyan veya hangi karniyol derseniz ona da bi sözüm olmaz.

arılarımdan çok memnun olmakla birlikte italyan ırkını da denemek istiyorum.hakan beyin tecrübesine göre belki ben de denerim.

İlginiz için ben teşekkür ederim. Yaptığım tercümelerin ve yazılarımın okunması, takip edilmesi de beni çok mutlu ediyor sağolun.

İtalyan arılarının obur olduğu konusuna pek katılmıyorum. Yeri gelmişken İtalyan arıları hakkında pek bilinmeyen bazı bilgileri paylaşmak isterim;

-- İtalyan arıları bahardan kışa kadar yavru atmaya meyilli çok yumurta yapan analarıyla meşhurdur. Bu özellikleri nedeniyle paket arı üreticilerinin bir numaralı gözdesidir ve normalde arılığında başka ırklarla çalışan arıcılar bile koloni destekleme kovanlarını İtalyan arılarından oluştururlar. Yavru yapmaya yatkınlığı bu arının çok obur olmasından değil, kaynaklarının bir kısmını yavru üretimine harcamasından kaynaklanır.

-- İtalyan arıları içinde çok yavru yapan, oğula yatkın olan alt tip, İtalyan Cordovan arısıdır. Amerika'da çok polen taşımasından dolayı büyük meyve bahçelerinde tozlayıcı olarak kullanılır. Bal verimine bakılmaz. Amerika'da tozlayıcılık yapan arıcıların çok iyi geliri vardır. ( Arazi sahiplerinde para alırlar. Badem ağacı meyve için arıya %100 bağımlıdır ve Amerika dünyanın en büyük badem üreticisi ve ihracatcısıdır).
Cordovan arısı dışındaki, normal İtalyan arıları üzerinde çok fazla ıslah çalışması yapılmış ve değişik amaçlara yönelik çok fazla hat geliştirilmiştir.

-- İtalyan arısı çok iyi yavru besler. Bu özelliği nedeniyle arı sütü üreticilerinin bir numaralı ırkıdır.

-- Çok iyi petek kabartır ve örerler. Peteklerini tamamen bembeyaz kapatırlar. Bu yüzden petekli bal üretiminde çok tercih edilen arı ırkıdır.

-- Islah edilmiş İtalyan hatlarında aşırı yavru yapma ve kışa çok kuvvetli kadrolu girme özellikleri yoktur. Özellikle son yıllarda, Buckfast kan katımından çok iyi sonuçlar alınmıştır.

-- Türkiye'de özellikle Aydın bölgesinde yapılan melezlemelerden çok başarılı sonuçlar alınmaktadır. Özellikle Batı Anadolu Ana X  İtalyan Baba melezlemelerinden, çok çalışkan, baharda erken gelişen, oğula ilgisiz, oldukça uysal, Bal verimi yüksek, çok iyi kışlayan arılar üretilmektedir. İtalyan Ana X Batı Anadolu  Baba melezlerinden biraz daha agresif ama yerliden uysal, bal verimi yüksek, erken gelişen, oğula ilgisiz ve iyi kışlayan arılar üretilmektedir. (Ben de bu arılardan var)

-- Burada önemli bir noktayı belirteyim. İtalyan arılarında bal hasadı sürekli yapılmalıdır. Bal akımı mevsiminde sırlanan ballar hemen alınmalı yerine boş çerçeveler verilerek arının yavru bakmasına fırsat verilmemelidir. İtalyan arıları yerlilerden farklı olarak, bal stoklarını doldurdukça yavru bakımı işine ağırlık vermektedir. Bu yüzden kovanda hazır olgunlaşmış stok bal bırakılmamalıdır.

-- Sonbahar bakımında, İtalyan arılarına herhangi bir ayrıcalık, fazla besleme gibi hiçbir farklı uygulama yapmadım. Diğerlerine ne verdi isem onlara da aynısını uyguladım.

-- Romanya'daki yapılan araştırma arıların kadro mevcuduna göre günlük tüketimlerini öğretmesi nedeniyle önemli. Aynı zamanda İtalyanların Karpatlarla aynı miktarda tüketim yapması İtalyan arısının obur olmadığının en büyük göstergesi.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: vera29 - Mart 23, 2020, 09:01:42
Hocam bu yayınladığınız araştırmada karpat ile italyan arısı karşılaştırılıyor. Doğu Karadeniz de kış şartlarının ağır geçtiği bir yer için eğer ki yavru gelişimi hızlı kışlaması da iyi bir ırk istiyorsak Karpat arısı iyi bir seçim olur galiba ne dersiniz?
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 23, 2020, 09:37:48
Hocam bu yayınladığınız araştırmada karpat ile italyan arısı karşılaştırılıyor. Doğu Karadeniz de kış şartlarının ağır geçtiği bir yer için eğer ki yavru gelişimi hızlı kışlaması da iyi bir ırk istiyorsak Karpat arısı iyi bir seçim olur galiba ne dersiniz?

Evet haklısınız. Ben burada İtalyan arısının iyi özelliklerini saydım ama kendi doğal yayılma alanında ve iklimi uygun yerlerde bu özelliklerini gösterebilir. Maalesef internet ortamında bazı İtalyan anası üretimi yapan arkadaşlar, sanki her derde şifa imiş gibi Malatya - Erzurum'dan bile arayan kişilere İtalyan arısı tavsiye ediyorlar. Benim tavsiyem böyle kişilere itibar edilmemesi.

Size tavsiyem öncelikle yerli Sinop arısıdır. Neden derseniz Avrupa'da Buckfast damızlıkçılarının gözdesidir. Sinop arısını öve öve bitiremiyorlar ve gerek saf gerek de Buckfast kan katımında kullanıyorlar.

İkinci tavsiyem tahmin edeceğiniz gibi Kafkas arısı. Çünkü sizin olduğunuz yerler Kafkas arısının doğal yayılış alanı. Eğer bir değişik alternatif arıyorsanız Karpat ve Karniyol (?) deneyebilirsiniz. Zaten bu iki arı birbiriyle akraba arılardır. Karpat arısının oğula yatkın olmaması özelliği kafkas arısına benzerdir.

İtalyan arısı bildiğiniz gibi Akdeniz arısıdır. Yazları sıcak ve kurak,  kışları ılıman ve yağışlı, kısa geçen bahar ve bal akımına adapte olmuş bir arıdır. Türkiye'de özellikle Akdeniz ve Ege bölgesi ile Marmara bölgesinin güneyi tavsiye edilebilir. Hatta Egenin doğusu bile şüphelidir. (Afyon Karahisar ilimiz iklim olarak Orta Anadolu iklimine daha yakındır.)

Sizin bölgede neden bazı ırklar olmaz. Biraz açıklayayım. Örneğin İtalyanlar erken bahara ve erken çiçeklenmeye adapte olmuş bir arıdır. Sizin bölgede erken yavruya kalkacak ve geç gelen bahar yüzünden aç kalıp sönecektir. Sönmese bile bahar soğuklarında kırım yaşayacak ve darbe yiyecektir. Aynı olay Karniyoller için de geçerlidir. Yukarıda  o yüzden soru işareti koydum. Karniyollerin bazı hatları erkencidir. Bu yüzden sonları tıpkı İtalyanlar gibi olacaktır. Bazı Karniyol hatları ise soğuklara daha iyi adapte ve biraz daha geççidir. Karniyol hatları konusunda çok bilgili olmadığım için tavsiyede bulunamayacağım.

Tabii burada hemen bazı itirazlar gelebilir. "Yok kardeşim bende bu arıdan var bendekiler yaşıyor, bir şey olmuyor" diye. İtalyan arısının daha doğuda yaşayabilmesi ondan iyi bir verim alınabileceğini göstermez. Tam uygun olmayan iklimlerde hiçbir arı ırkı, ırkının özelliklerini gösteremeyecektir.

Selamlar.

Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: vera29 - Mart 23, 2020, 11:05:57
Hocam bizim bölgede ilk akla gelen Kafkas arısı haklısınız. Fakat Kafkas ta şöyle bir problem oluyor; Bölgemizde çiçeklenme süresi kısa kafkas'ın da bildiğiniz gibi kıştan çıktıktan sonra ilerlemesi yavaş kalıyor tam yeterli populasyona ulaştığında ise bölgede çiçek miktarı çok düşüyor. İşte bu yüzden çoğalması Karniyol'a kışlama dayanıklılığı Kafkas'a benzer bir ırk lazım buralar için. Çoğu kişi bu yüzden Kafkas ve Karniyolu melezleştirmeye çalışır buralarda. Karpat arısının özelliklerine baktığımda buralar için aranan özellikleri gösterdiğini görüyorum tabii ki bunlar kâğıt üzerinde ki bilgiler bir de sahada görmek lazım. Ben şahsen bu sene biraz karpat alarak deneme yapacağım.


Evet haklısınız. Ben burada İtalyan arısının iyi özelliklerini saydım ama kendi doğal yayılma alanında ve iklimi uygun yerlerde bu özelliklerini gösterebilir. Maalesef internet ortamında bazı İtalyan anası üretimi yapan arkadaşlar, sanki her derde şifa imiş gibi Malatya - Erzurum'dan bile arayan kişilere İtalyan arısı tavsiye ediyorlar. Benim tavsiyem böyle kişilere itibar edilmemesi.

Size tavsiyem öncelikle yerli Sinop arısıdır. Neden derseniz Avrupa'da Buckfast damızlıkçılarının gözdesidir. Sinop arısını öve öve bitiremiyorlar ve gerek saf gerek de Buckfast kan katımında kullanıyorlar.

İkinci tavsiyem tahmin edeceğiniz gibi Kafkas arısı. Çünkü sizin olduğunuz yerler Kafkas arısının doğal yayılış alanı. Eğer bir değişik alternatif arıyorsanız Karpat ve Karniyol (?) deneyebilirsiniz. Zaten bu iki arı birbiriyle akraba arılardır. Karpat arısının oğula yatkın olmaması özelliği kafkas arısına benzerdir.

İtalyan arısı bildiğiniz gibi Akdeniz arısıdır. Yazları sıcak ve kurak,  kışları ılıman ve yağışlı, kısa geçen bahar ve bal akımına adapte olmuş bir arıdır. Türkiye'de özellikle Akdeniz ve Ege bölgesi ile Marmara bölgesinin güneyi tavsiye edilebilir. Hatta Egenin doğusu bile şüphelidir. (Afyon Karahisar ilimiz iklim olarak Orta Anadolu iklimine daha yakındır.)

Sizin bölgede neden bazı ırklar olmaz. Biraz açıklayayım. Örneğin İtalyanlar erken bahara ve erken çiçeklenmeye adapte olmuş bir arıdır. Sizin bölgede erken yavruya kalkacak ve geç gelen bahar yüzünden aç kalıp sönecektir. Sönmese bile bahar soğuklarında kırım yaşayacak ve darbe yiyecektir. Aynı olay Karniyoller için de geçerlidir. Yukarıda  o yüzden soru işareti koydum. Karniyollerin bazı hatları erkencidir. Bu yüzden sonları tıpkı İtalyanlar gibi olacaktır. Bazı Karniyol hatları ise soğuklara daha iyi adapte ve biraz daha geççidir. Karniyol hatları konusunda çok bilgili olmadığım için tavsiyede bulunamayacağım.

Tabii burada hemen bazı itirazlar gelebilir. "Yok kardeşim bende bu arıdan var bendekiler yaşıyor, bir şey olmuyor" diye. İtalyan arısının daha doğuda yaşayabilmesi ondan iyi bir verim alınabileceğini göstermez. Tam uygun olmayan iklimlerde hiçbir arı ırkı, ırkının özelliklerini gösteremeyecektir.

Selamlar.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 23, 2020, 15:14:42
Bence de Karpat deneyebilirsiniz.
Sizin bölgede tutunabileceğini sanıyorum. Başarılar. Selamlar
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Acemiarici4806 - Mart 23, 2020, 23:11:26
Karpat bizim ırkımız değil anadolu arısı varken karlara gerek yok.Kendi ırklarımıza sahip çıksak sorunları aşarız.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 24, 2020, 12:48:27
Karpat bizim ırkımız değil anadolu arısı varken karlara gerek yok.Kendi ırklarımıza sahip çıksak sorunları aşarız.

Evet ben de en önce yerli sinop arısını ve ikinci olarak yerli kafkas arısını tavsiye ettim fakat insanları bu konuda ne ben ne de başkası zorlayamayız. Sonuçta illaki denemek isteyen kişi, aklındakini yapacaktır. Sonuçta ben de yerliler yanında yabancı ırklar kullanıyorum ve memnunum. Bu yüzden yerli ırk kullanma konusunda başkasına ahkam kesecek en son kişilerden birisiyim.

Bakın size Avrupa'da yayınlanmış bir makalede yabancıların Türkiye damızlıkçılığı hakkında değerlendirmelerini paylaşayım. Adamlar çok güzel analiz yapıyorlar. Yiğidi öldürelim ama hakkını yemeyelim.

Damızçılık konusunda Türkiye'nin eksiklikleri anlatılmış;

►Arı konusunda yetişmiş personel eksikliği

►Gen kaynaklarının önemi ve bunların  muhafazasındaki amacın yeterince bilinmemesi

►Gerekli alt yapı yetersizliği

►Kaynakların korunmasına yönelik organizasyon yetersizliği

►Araştırma bilincinin ve alt yapısının oluşturulmasındaki eksiklikler

►Bazı konularda siyası ve politik müdahalelerde bulunulması

►Çoğu yönlendirmelerin ekip işbirliği ve  görüşlerinden faydalanma yerine kişisel yapılması gelmektedir.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: ali kaptan - Mart 24, 2020, 17:04:12
hakan bey ,son derece bilgilendirici bir ileti olmuş.
obur derken yanlış ifade ettim aslında.demek istediğim erken baharda çok miktarda yavru yaptığı için çok miktarda da beslemeye ihtiyaç duymasıydı.yada bunu öngörüp sonbaharda uygun besleme yapılmalı ki yine de arıyı yavruya yatıran güzel havaların ardından gelen uzun süreli soğuklarda -baharda- açlık ölümü riski var.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 24, 2020, 18:26:22
ali kaptan, merhaba size nacizane birkaç tecrübemi anlatayım.

1)- İtalyan arıları yerlilerden ve diğer yabancı ırklardan daha fazla polen stokluyor. Hatta İtalyan kovanlardan diğer arılara polenli çerçeve desteği yapacak kadar.

2)- Çok iyi yavru attığı için erken bahar balını yakalıyor, yavrulu çerçevelerinden diğer kovanlara takviye yapabiliyorum.

3)- Ege ve Akdeniz bölgesinde genelde İtalyanlar baharda sürprizle karşılaşmadığı için hedefi çoğunlukla 12 den vuruyorlar. Tam zamanınında bahar akımını yakalıyorlar. Yerli arılardan 10 gün önce İtalyanlara kat verdim.

4)- Yerli arılardan yeterli bal alınamamasının başlıca sebebi oğula yatkınlığı, hatta tabiri caizse oğula olan inatçılığı. Çünkü tam kadro hazırken, bal akımının zirve yaptığı dönemde oğula yatıyorlar. Ana yumurtayı kestiği için, üretim sekteye uğruyor. Kovan bal toplamayı bırakıp, oğul coşkusuyla çalkalanıyor. Kovan içinde hiç iş yapmayan büyük gruplar oluşup, oğulla çıkmanın planlarını yapıyorlar.
     İtalyanlarda kat atarken şöyle bir meme kontrolü yapıyorum, sonra 15 gün sonra bir daha tamam. Başkaca uğraşmıyorum. Sadece yeterli alan ve çerçeve verin yeter. Fakat yerlilerde meme kesmekle iş bitmiyor. Sürekli olarak arıcı ile arılar arasında bir meme yapacağım-meme keseceğim savaşı var. Hiç bitmeyen ve yılmayan bir inatla oğul vermek için uğraşıyorlar.

5)- İtalyan arılarında en önemli nokta, düzenli bal hasadı. Dolan ve sırlanan çerçeveler hemen alınmalı. Yerine boşları verilmeli. İtalyanlar bu şekilde sürekli bal için teşvik edilmelidir. Bal stoklarının dolduğunu gördüklerinde hemen yavru bakımına yöneliyorlar. Bu da bal mevsiminde baldan düşmelerine sebep oluyor. Yerli arılarda bu sıkıntı yaşanmıyor.

6)-Daha öncede yazdım, İtalyan arısı Ege ve Akdeniz bölgesi arısıdır. Baharda sürpriz soğuklar ve uzun süren soğukların olduğu yerlerde İtalyan arısı hiç düşünülmemeli. Oburluk konusu da buna bağlı, ilkbaharda teşvik yemlemesi, kovan bakımı ve yönetimini bilmeyen kişiler baharda arıların sönmesine mutlaka bir suçlu bulacaklardır. "Bu arılar obur, baharda çok yavru attılar da ondan söndüler". Kimse ben arılara bakamadım demez.

7)- Sonbahar bakımına gelince, elimde 3 ırk arı var. Diğerlerine nasıl bakım yaptıysam, ne kadar şerbet verdiysem, İtalyanlara da o kadar verdim. "Bunlar İtalyan, kadrosu kuvvetli olur, az fazla vereyim" demedim. Hepsi aynı miktarlarda stokla kışa girdiler ve kıştan beraber çıktılar.

Bugün kovanlarımı kontrol ettim. Yerli arılar hala ilave şurup desteğine ihtiyaç gösteriyorlardı ve şurupladım. İtalyanlarda böyle bir ihtiyaç yoktu. Çünkü yavruyu daha önce attığı için tarlacı sayısı kuvvetlendi ve nektar ve polen kuvvetli şekilde kovana taşınmış. Fakat yerlilerde çerçeveler yavru dolu ve tarlacı sayısı henüz az. Geriden gelmelerinin sıkıntısını yaşıyorlar. Kovandaki mevcut stokları yavrular için harcamışlar ve takviye etmek zorunda kaldım.

Havaların biraz yağışlı gitmesi yerlilerin dengesini bozdu. Aradaki sıcak günlerde kadro azlığından yeterince nektar taşıyamıyorlar. Fakat İtalyanların tarlacı kadrosu daha fazla olduğu için, aradaki güneşli günlerdeki fırsatı kaçırmıyorlar.

Umarım yardımcı olabilmişimdir. Selamlar.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: ali kaptan - Mart 24, 2020, 20:51:52
Ben samsunun sahil kısmında sabit arıcılık  yapıyorum.10 yıldır karniyol arısıyla  çalışıyorum.bahar balını her yıl  alabiliyorum.  Arılarımdan(gökhan beyin f1leri) çok memnunum,hem bal toplamasindan hem de sakinliginden.daha iyiyi bulmak icin de citayi yükseltmeye calisiyorum.

Italyan ırkını karniyolla , artı ve eksi yönleriyle kiyaslayabilirseniz çok memnun olurum.kanadali arıcıların tekniklerini kullanmak istiyorum ama çekincelerim var.

Bazı arkadaşlar kızabilir ama yerli arı mı(daha önce yıllarca uğraştım-belki benimkiler çok kötüydü ), asla.

Teşekkür ederim...
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 24, 2020, 21:27:56
Öncelikle İtalyan arısının Samsun'da olup olamayacağı hakkında hiçbir fikrimin olmadığını söyleyerek söze başlayayım.

Karniyol arısıyla daha geçen yaz tanıştım. 2 kovan satın aldım ve yeni ana idiler. Yorum ve tecrübelerimi paylaşacak kadar bilgi birikimim yok. Daha doğrusu sizin Karniyolla olan tecrübelerinizin kırıntısı bile yok diyebilirim. Bu yüzden karşılaştırma yapabilecek kadar tecrübem de yok.

Sadece bir iki noktada gözlemlerimi aktarayım.

1)- Kovana polen taşıma ve biriktirme konusunda İtalyanların eline su dökecek arı tanımıyorum.(Karniyol dahil)

2)- Yavruya erken başlamada çok çok iyiler. Tabii bunu derken kışın başlamıyor yavru atağına, o kadar salak değiller. Bendeki Karniyolların kaynağından emin değilim ama Karniyolardan bile önce başlıyor. Fakat bu günlerde Karniyollar çok güzel atakta sanki arayı kapatacaklar gibi.

3)- Hiç tartışmasız kovan savunmasında Karniyoldan çok iyiler. Kuru gürültüye pabuç bırakmıyorlar.

4)- Sakinlik konusuna gelince Karniyol bir arı değil, bir kelebek türü sanki. İtalyanlarda oldukça sakin arılar. Dumansız açmada sakinliğini koruyor. Kovan dış duvarı üstünde birikme yapmıyorlar. Maskeye sadece 2-3 arı kalkıyor ama inatçı değiller sadece bu hareketlerini korkutma amaçlı yapıyorlar ve hemen geri dönüyorlar. Biraz sonra tamamen sakinleşip kovan üstünde yaptığınız hareketlere atak yapmıyorlar(Dumansız). Çerçeveyi çıkarınca Karniyollara göre çerçeve üstünde daha hareketliler ama agresif değiller, gözleri yabancı arıları arıyor, yabancı arılara insandan daha çok kızıyorlar,yağmadan tedirgin oldukları her hallerinden belli oluyor. Tabii Karniyolların çerçeve üstündeki sakinliği de süper, bu konuda en iyi arı onlar.

5)- İtalyanların en dikkat edilmesi gereken özellikleri. Doğada bal akımının olmadığı zamanlarda, arıcıların dikkatsizliğini hiç affetmiyorlar.Açıkta bırakılan bal, petek, şurup, pekmez gibi kaynaklara çok hırslı şekilde saldırıyorlar. Bal akımının olmadığı dönemde, zayıf kovanların fazla uzun süre açık bırakılması bunların yağmalanmasına da sebep olabilir.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 24, 2020, 23:37:18
Hocam bu yayınladığınız araştırmada karpat ile italyan arısı karşılaştırılıyor. Doğu Karadeniz de kış şartlarının ağır geçtiği bir yer için eğer ki yavru gelişimi hızlı kışlaması da iyi bir ırk istiyorsak Karpat arısı iyi bir seçim olur galiba ne dersiniz?

Karpat arılarının saldırgan ve agresif olduğuna dair youtube ta videolar var. Bir inceleyin isterseniz.

https://www.youtube.com/watch?v=6pYen8uCa38 (https://www.youtube.com/watch?v=6pYen8uCa38)

https://www.youtube.com/watch?v=Np1nV9uLtaE (https://www.youtube.com/watch?v=Np1nV9uLtaE)
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: bestofwesd - Mart 26, 2020, 09:13:22
Geçen Sezon 28 eylülde yapmış olduğum bal hasatında sakinlik yönünden arıları görebilmeniz için bir video çekmiştim.
İtalyan ve buckfastın inanılmaz bir sakinliği var , yerli bursa arısı ise aman allah korusun bir daha arılığıma sokmam videodaki hali yine sakindi hele sezon ortasında neler çektirdi bana daha 100 metre yaklaşmadan başlıyorlar saldırmaya bekçilik için iyi ama hobi için malesef çok kötüydü

https://youtu.be/U2cAKVsA27E
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: kibrisli - Mart 26, 2020, 09:18:07
Sizin yerli bursa arısı bizim kıbrıs arısına eşdeğer anlaşılan.çok hırçın ve arı sağım yapıldığında inanılmaz saldırgan oluyor.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: bestofwesd - Mart 26, 2020, 09:28:01
yerli bursa  ve anadolu  arısı adında şimdiye kadar kullandığım arıların hiçbirinden memnun kalmadım.
hem hırçınlık hem oğul eğilimi konusunda gerçekten çok kötüydüler. bunun yanında verimleri iyi bari olsa diyeceğim ama o da kötüydü.
belki ben gerçek anadolu kullanmadım şimdiye kadar ondan da olabilir...
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: kibrisli - Mart 26, 2020, 09:37:54
Hakan Bozkurt beyin vermiş oldugu bilgiler çok değerli ve teşekkürlerimi yine belirteyim.inşallah aldığım italyan arıları verdiği bilgilerle aynı belirtileri gösterir.kovanlarımı henüz açmadım.2 güne kadar açıp petek vereceğim.durumu yine buradan paylaşacağım.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: bestofwesd - Mart 26, 2020, 10:02:13
Hakan Bozkurt beyin vermiş oldugu bilgiler çok değerli ve teşekkürlerimi yine belirteyim.inşallah aldığım italyan arıları verdiği bilgilerle aynı belirtileri gösterir.kovanlarımı henüz açmadım.2 güne kadar açıp petek vereceğim.durumu yine buradan paylaşacağım.

Fotoğrafta çekin bizde görelim durumları
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: kibrisli - Mart 26, 2020, 10:16:23
İmkanım olursa tabii ki çekmek isterim.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 26, 2020, 12:06:30
Geçen Sezon 28 eylülde yapmış olduğum bal hasatında sakinlik yönünden arıları görebilmeniz için bir video çekmiştim.
İtalyan ve buckfastın inanılmaz bir sakinliği var , yerli bursa arısı ise aman allah korusun bir daha arılığıma sokmam videodaki hali yine sakindi hele sezon ortasında neler çektirdi bana daha 100 metre yaklaşmadan başlıyorlar saldırmaya bekçilik için iyi ama hobi için malesef çok kötüydü

https://youtu.be/U2cAKVsA27E

Damızlıkçı olmadığımız için midir? yoksa başka bilmediğimiz nedenler mi var bilmiyorum ? ama yerli arılar konusunda yapmaya çalıştığım hüsranla biten sonuçlar aldım.

Örneğin neler yapmaya çalıştım ve beceremedim.

Yerli arılarda oğula tam olarak engel olamadım. Yerli arılar üstünde bu konuda tam olarak hakimiyetimi sağlayamadım. Onlar galip geldiler. Bu yüzden verim alamadım. Yerlilerle uğraşıp, oğul önlemede mutlaka başarılı olan arıcı arkadaşlar vardır. Evet ben başarılı olamadım. Yerli arılarda başarılı olmak için öncelikle oğul önlemede başarılı olmak gerekiyor. Tavsiye edilen birçok yöntem denedim ama kimi kovanlarımda oldu, kimisinde olmadı.

Eşşek herifler ;D ana gözü saklamak konusunda da çok başarılılar. Hiç akla gelmeyecek yerlere ana gözü saklıyorlar. Çerçelerde ana gözü temizliği yaparken çok agresif oluyorlar ve çerçeveler bayram yeri gibi curcuna oluyor. Silkeme yaparsanız o apayrı mevzuu. Maskenin önü arı doluyor. Resmen içimi korku kaplıyor.

Sizlere başka bir tecrübemi anlatayım. İnanıp, inanmamakta serbestsiniz. Karşı çıkanlarınız olacaktır. Bu benim tecrübem;
Ana gözlerini inatla temizlediğim bir yerli kovan benimle baş edemiyordu. Fakat gördüm ki dışarıdan başka bir bakire anayı kovana getirmişler. Evet aynen öyle oldu. Kovanı tekrar kontrol ettim. Gözden kaçan hiçbir ana gözü yoktu ama kovan içinde gezen bir gelin adayı vardı. Yok artık dedim, Pes !!

Saldırganlık konusunda, eğer çok büyük arazisi olmayan bir bahçeniz varsa köpek beslemeye gerek yok. Birkaç yerli arılı kovan koyun yeter. 100 metre civarında hayvan insan fark etmez tepelerler. Zeytinliğe gelen budakçılar, araziyi traktörle sürenler dahil nasıl kaçırtılırmış görün. Anlatmıştım. Geçen sene arılığa 100 metre mesafede kendi halinde küçük bir bahçeyle uğraşan kardeşimi hastaneye zor yetiştirdim.

Yerli Anadolu arısı diyoruz, diyoruz da bizim bu sözde saf ırkımız neden tek tip değil. Bunun en iyi göstergesi, Ana arılarda kendini gösteriyor. Kimi analar daha koyu ve esmer iken, kimi arılar turuncu-sarı renkli halkalı, kimi ise bu iki tipin arası renklerde. Ürettikleri işçi arılarda farklı. Kimisi esmer kimisi sarı renk halkalı, kimi de arası kombinasyonda. Yerli Anadolu arısı bunların hangisi ?

İzmir, Aydın, Muğla, Manisa'da yerli arılar neden görünüş olarak farklı. Hemde çok büyük olmayan bir coğrafyada. "Hadi dedim kime güveneceğiz? Tabi ki devlet kuruluşuna" dedik. Ege Tarımsal Araştırma'dan 3 adet Batı Anadolu (Efe) arısı aldım. Gelen analar bendekilerden daha koyu renkli idi. "Tamam dedim bulduk galiba yerli arıyı." Gelen analar yavruyu sökünce baktım. Çıkan işçiler her telden çalıyor. Kimisi anasına benzer şekilde koyu, kimisi de bendekiler gibi daha belirgin sarı halkalı. "Neyse" dedim "Vardır bir bildikleri devam" dedim. Kovan yeni işçilerle dolduğunda ise eyvah ki ne eyvah. Ortalık savaş alanına döndü. Adam yemek neymiş o zaman gördüm. Kardeşimi hastaneye götürdüm. Tamam da ustalar benim ne suçum, ne günahım var.

Her şeye rağmen, gene de bal veriminden memnun olduğum, diğerlerine göre daha uysal (Saldırganlığı arıcı tarafından tolere edilebilir şekilde) yerli arılardan üreteyim dedim. Fakat o da tam olmuyor. Çıkan anaların bir kısmından sakin, bir kısmından yine saldırgan arılar çıkıyor. Benim gibi hobici arıcılar için 10-15 kovanda 2 tane saldırgan arının olması bütün keyfimizi kaçırmak için yeterli. Arılığın bütün düzenini bozuyorlar.

"Kardeşim ben Karniyolları, İtalyanları açıyorum size ne oluyor?" Sanki onların kovanlarını açmışım gibi saldırıya geçiyorlar. Rahatsızım, biraz biraz korkuyorum, tedirginim, psikolojim bozuluyor.

"Yerli arıdan vazgeçmeyelim. Yabancı ırklar Türk arıcılığı için tehdittir. Kendi ırklarımızı korumamız lazım". Tamam bunlar kulağa hoş gelen sözler ama ben ne yapayım. Yerli arılarımı tamamen temizleme kararı aldım. Suçlu ben değilim. Kabul etmiyorum. Devlet görevini yapsın. Adam gibi ıslah yapsın. Karniyol, İtalyan gibi ıslah edilmiş bir arı ortaya çıkarsın. KULLANMAYAN; ALMAYAN NAMERTTİR
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: bestofwesd - Mart 26, 2020, 13:59:28
Damızlıkçı olmadığımız için midir? yoksa başka bilmediğimiz nedenler mi var bilmiyorum ? ama yerli arılar konusunda yapmaya çalıştığım hüsranla biten sonuçlar aldım.

Örneğin neler yapmaya çalıştım ve beceremedim.

Yerli arılarda oğula tam olarak engel olamadım. Yerli arılar üstünde bu konuda tam olarak hakimiyetimi sağlayamadım. Onlar galip geldiler. Bu yüzden verim alamadım. Yerlilerle uğraşıp, oğul önlemede mutlaka başarılı olan arıcı arkadaşlar vardır. Evet ben başarılı olamadım. Yerli arılarda başarılı olmak için öncelikle oğul önlemede başarılı olmak gerekiyor. Tavsiye edilen birçok yöntem denedim ama kimi kovanlarımda oldu, kimisinde olmadı.

Eşşek herifler ;D ana gözü saklamak konusunda da çok başarılılar. Hiç akla gelmeyecek yerlere ana gözü saklıyorlar. Çerçelerde ana gözü temizliği yaparken çok agresif oluyorlar ve çerçeveler bayram yeri gibi curcuna oluyor. Silkeme yaparsanız o apayrı mevzuu. Maskenin önü arı doluyor. Resmen içimi korku kaplıyor.

Sizlere başka bir tecrübemi anlatayım. İnanıp, inanmamakta serbestsiniz. Karşı çıkanlarınız olacaktır. Bu benim tecrübem;
Ana gözlerini inatla temizlediğim bir yerli kovan benimle baş edemiyordu. Fakat gördüm ki dışarıdan başka bir bakire anayı kovana getirmişler. Evet aynen öyle oldu. Kovanı tekrar kontrol ettim. Gözden kaçan hiçbir ana gözü yoktu ama kovan içinde gezen bir gelin adayı vardı. Yok artık dedim, Pes !!

Saldırganlık konusunda, eğer çok büyük arazisi olmayan bir bahçeniz varsa köpek beslemeye gerek yok. Birkaç yerli arılı kovan koyun yeter. 100 metre civarında hayvan insan fark etmez tepelerler. Zeytinliğe gelen budakçılar, araziyi traktörle sürenler dahil nasıl kaçırtılırmış görün. Anlatmıştım. Geçen sene arılığa 100 metre mesafede kendi halinde küçük bir bahçeyle uğraşan kardeşimi hastaneye zor yetiştirdim.

Yerli Anadolu arısı diyoruz, diyoruz da bizim bu sözde saf ırkımız neden tek tip değil. Bunun en iyi göstergesi, Ana arılarda kendini gösteriyor. Kimi analar daha koyu ve esmer iken, kimi arılar turuncu-sarı renkli halkalı, kimi ise bu iki tipin arası renklerde. Ürettikleri işçi arılarda farklı. Kimisi esmer kimisi sarı renk halkalı, kimi de arası kombinasyonda. Yerli Anadolu arısı bunların hangisi ?

İzmir, Aydın, Muğla, Manisa'da yerli arılar neden görünüş olarak farklı. Hemde çok büyük olmayan bir coğrafyada. "Hadi dedim kime güveneceğiz? Tabi ki devlet kuruluşuna" dedik. Ege Tarımsal Araştırma'dan 3 adet Batı Anadolu (Efe) arısı aldım. Gelen analar bendekilerden daha koyu renkli idi. "Tamam dedim bulduk galiba yerli arıyı." Gelen analar yavruyu sökünce baktım. Çıkan işçiler her telden çalıyor. Kimisi anasına benzer şekilde koyu, kimisi de bendekiler gibi daha belirgin sarı halkalı. "Neyse" dedim "Vardır bir bildikleri devam" dedim. Kovan yeni işçilerle dolduğunda ise eyvah ki ne eyvah. Ortalık savaş alanına döndü. Adam yemek neymiş o zaman gördüm. Kardeşimi hastaneye götürdüm. Tamam da ustalar benim ne suçum, ne günahım var.

Her şeye rağmen, gene de bal veriminden memnun olduğum, diğerlerine göre daha uysal (Saldırganlığı arıcı tarafından tolere edilebilir şekilde) yerli arılardan üreteyim dedim. Fakat o da tam olmuyor. Çıkan anaların bir kısmından sakin, bir kısmından yine saldırgan arılar çıkıyor. Benim gibi hobici arıcılar için 10-15 kovanda 2 tane saldırgan arının olması bütün keyfimizi kaçırmak için yeterli. Arılığın bütün düzenini bozuyorlar.

"Kardeşim ben Karniyolları, İtalyanları açıyorum size ne oluyor?" Sanki onların kovanlarını açmışım gibi saldırıya geçiyorlar. Rahatsızım, biraz biraz korkuyorum, tedirginim, psikolojim bozuluyor.

"Yerli arıdan vazgeçmeyelim. Yabancı ırklar Türk arıcılığı için tehdittir. Kendi ırklarımızı korumamız lazım". Tamam bunlar kulağa hoş gelen sözler ama ben ne yapayım. Yerli arılarımı tamamen temizleme kararı aldım. Suçlu ben değilim. Kabul etmiyorum. Devlet görevini yapsın. Adam gibi ıslah yapsın. Karniyol, İtalyan gibi ıslah edilmiş bir arı ortaya çıkarsın. KULLANMAYAN; ALMAYAN NAMERTTİR


Harika...
Birçok konuda hemfikirim adaşım
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Murat AKIN - Mart 26, 2020, 14:27:01
Harika...
Birçok konuda hemfikirim adaşım

Hakanlar dayanışması.....
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: bestofwesd - Mart 26, 2020, 15:17:14
Hakanlar dayanışması.....

Evet Hocam öyle oldu :)
Yabancı ırklar konusunda neler düşündüğünüzü biliyorum ama malesef durumumuz böyle
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: _ÖZGÜR_ - Mart 26, 2020, 15:24:38
Damızlıkçı olmadığımız için midir? yoksa başka bilmediğimiz nedenler mi var bilmiyorum ? ama yerli arılar konusunda yapmaya çalıştığım hüsranla biten sonuçlar aldım.

Örneğin neler yapmaya çalıştım ve beceremedim.

Yerli arılarda oğula tam olarak engel olamadım. Yerli arılar üstünde bu konuda tam olarak hakimiyetimi sağlayamadım. Onlar galip geldiler. Bu yüzden verim alamadım. Yerlilerle uğraşıp, oğul önlemede mutlaka başarılı olan arıcı arkadaşlar vardır. Evet ben başarılı olamadım. Yerli arılarda başarılı olmak için öncelikle oğul önlemede başarılı olmak gerekiyor. Tavsiye edilen birçok yöntem denedim ama kimi kovanlarımda oldu, kimisinde olmadı.

Eşşek herifler ;D ana gözü saklamak konusunda da çok başarılılar. Hiç akla gelmeyecek yerlere ana gözü saklıyorlar. Çerçelerde ana gözü temizliği yaparken çok agresif oluyorlar ve çerçeveler bayram yeri gibi curcuna oluyor. Silkeme yaparsanız o apayrı mevzuu. Maskenin önü arı doluyor. Resmen içimi korku kaplıyor.

Sizlere başka bir tecrübemi anlatayım. İnanıp, inanmamakta serbestsiniz. Karşı çıkanlarınız olacaktır. Bu benim tecrübem;
Ana gözlerini inatla temizlediğim bir yerli kovan benimle baş edemiyordu. Fakat gördüm ki dışarıdan başka bir bakire anayı kovana getirmişler. Evet aynen öyle oldu. Kovanı tekrar kontrol ettim. Gözden kaçan hiçbir ana gözü yoktu ama kovan içinde gezen bir gelin adayı vardı. Yok artık dedim, Pes !!

Saldırganlık konusunda, eğer çok büyük arazisi olmayan bir bahçeniz varsa köpek beslemeye gerek yok. Birkaç yerli arılı kovan koyun yeter. 100 metre civarında hayvan insan fark etmez tepelerler. Zeytinliğe gelen budakçılar, araziyi traktörle sürenler dahil nasıl kaçırtılırmış görün. Anlatmıştım. Geçen sene arılığa 100 metre mesafede kendi halinde küçük bir bahçeyle uğraşan kardeşimi hastaneye zor yetiştirdim.

Yerli Anadolu arısı diyoruz, diyoruz da bizim bu sözde saf ırkımız neden tek tip değil. Bunun en iyi göstergesi, Ana arılarda kendini gösteriyor. Kimi analar daha koyu ve esmer iken, kimi arılar turuncu-sarı renkli halkalı, kimi ise bu iki tipin arası renklerde. Ürettikleri işçi arılarda farklı. Kimisi esmer kimisi sarı renk halkalı, kimi de arası kombinasyonda. Yerli Anadolu arısı bunların hangisi ?

İzmir, Aydın, Muğla, Manisa'da yerli arılar neden görünüş olarak farklı. Hemde çok büyük olmayan bir coğrafyada. "Hadi dedim kime güveneceğiz? Tabi ki devlet kuruluşuna" dedik. Ege Tarımsal Araştırma'dan 3 adet Batı Anadolu (Efe) arısı aldım. Gelen analar bendekilerden daha koyu renkli idi. "Tamam dedim bulduk galiba yerli arıyı." Gelen analar yavruyu sökünce baktım. Çıkan işçiler her telden çalıyor. Kimisi anasına benzer şekilde koyu, kimisi de bendekiler gibi daha belirgin sarı halkalı. "Neyse" dedim "Vardır bir bildikleri devam" dedim. Kovan yeni işçilerle dolduğunda ise eyvah ki ne eyvah. Ortalık savaş alanına döndü. Adam yemek neymiş o zaman gördüm. Kardeşimi hastaneye götürdüm. Tamam da ustalar benim ne suçum, ne günahım var.

Her şeye rağmen, gene de bal veriminden memnun olduğum, diğerlerine göre daha uysal (Saldırganlığı arıcı tarafından tolere edilebilir şekilde) yerli arılardan üreteyim dedim. Fakat o da tam olmuyor. Çıkan anaların bir kısmından sakin, bir kısmından yine saldırgan arılar çıkıyor. Benim gibi hobici arıcılar için 10-15 kovanda 2 tane saldırgan arının olması bütün keyfimizi kaçırmak için yeterli. Arılığın bütün düzenini bozuyorlar.

"Kardeşim ben Karniyolları, İtalyanları açıyorum size ne oluyor?" Sanki onların kovanlarını açmışım gibi saldırıya geçiyorlar. Rahatsızım, biraz biraz korkuyorum, tedirginim, psikolojim bozuluyor.

"Yerli arıdan vazgeçmeyelim. Yabancı ırklar Türk arıcılığı için tehdittir. Kendi ırklarımızı korumamız lazım". Tamam bunlar kulağa hoş gelen sözler ama ben ne yapayım. Yerli arılarımı tamamen temizleme kararı aldım. Suçlu ben değilim. Kabul etmiyorum. Devlet görevini yapsın. Adam gibi ıslah yapsın. Karniyol, İtalyan gibi ıslah edilmiş bir arı ortaya çıkarsın. KULLANMAYAN; ALMAYAN NAMERTTİR


Hakan Bey yazınızı okurken kendimi gördüm. Ben de bıktım artık sert arıdan. Özellikle çevremdeki insanlara karşı mahçup olmaktan bıktım.

İşin garip yanı bu terbiyesizlere :) yeni ana kabul ettirmekte çok güç. Geçen yıl 10 adet karniyol aldım. Yarısını kestiler yarısını kabul ettirebildim. Kabul ettirdiklerimden bazılarını da  yavru attıktan sonra kestiler.

Artık bu yıl hırçınlık eden kovanı işaretlemeye başladım. bir şekilde yok edeceğim. Düşüncem bölerek zayıf hale getirmek ve yeni ana vermek. Kabul etmeyeni de diğer kovanlara paylaştırmak.
 
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 26, 2020, 16:53:42
Evet Karniyol ırkının ana arılarında ana arı feromonu ırksal olarak düşük düzeyde olduğu için, analarının yüksek düzeyde feromon salgılaması alışık olan Anadolu,İtalyan gibi ırklar Karniyolları biraz zor kabul ediyor. Zayıf düzeyde feromon algılamalarından dolayı anayı uygun bir ana olarak görmüyorlar. Özellikle hırçınlık düzeyi yüksek arılarda kabul edilme oranı çok düşük seviyelerde.

Yerlilerde 2 şekilde Karniyol kabul ettirmek daha kolay oluyor.
1)- Güçlü kovanlar daha zor kabul ediyorlar. Bu yüzden bölme yapmak daha iyi oluyor.
2)- Bölme ile uğraşmak istemiyorsanız yerli anayı 10 gün evvelden öldürüp, kovan içine atın.  5. - 9. günler ve aralarda memelerin tamamını temizleyin. 7. gün anayı kafeste verin ama keki açmayın.Elinde hiç ana yapacak  yavru kalmayınca panik başlar. 9. gün keki açın.

Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Murat AKIN - Mart 26, 2020, 20:19:59
Evet Hocam öyle oldu :)
Yabancı ırklar konusunda neler düşündüğünüzü biliyorum ama malesef durumumuz böyle

Benim ırk takıntım yok, elimdeki arının ırkını hiç önemsemiyorum, önemli olan verimli olsun.

Verimli olurken de diğer özelliklerinin uygun olmasını düşünürüm.

Bir yerden ana arı aldım çok fazla bal yaptı ama ertesi yıl kıştan çıkmadı veya hastalıkları beni uğraştırdı olmasını istemiyorum.

Benim düşüncem bulunduğu yere uyumlu arı olmalı.

Sakinlik konusuna gelince ben arılık içinde maskesiz gezerim maskemi kovanların arasında giyerim, bakım yaparken kovanın biri kızgınlaşırsa duman vermek için körüğün 8 - 10 kovan geri kaldığını görürüm.
Eskiden arıcılık yaptığım yerde arılar 100 metreden karşılama yaparlardı.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: kibrisli - Mart 26, 2020, 20:49:54
Kovanların üst kapak havalandırması nasıl olmalı Murat hocam? Benim kovanlarımıdaki kapaklarda havalandırma deliği yok.ne yapabilir veya nasıl yapabilirim?
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Murat AKIN - Mart 26, 2020, 21:38:27
Kovanların üst kapak havalandırması nasıl olmalı Murat hocam? Benim kovanlarımıdaki kapaklarda havalandırma deliği yok.ne yapabilir veya nasıl yapabilirim?

Siz sıcak bölgede arıcılık yapıyorsunuz, kapak ön ve arka yüzünde karşılıklı olarak havalandırma deliği olmalı ki  içeride değişen hava kovan içini korur.

Ön ve arka yüzü yağmur girmeyecek gibi eğik delip iç yüzden kafes tel çakarsanız kullanışlı olur.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Murat AKIN - Mart 26, 2020, 21:39:06
Evet Hocam öyle oldu :)
Yabancı ırklar konusunda neler düşündüğünüzü biliyorum ama malesef durumumuz böyle

Benim ırk takıntım yok, elimdeki arının ırkını hiç önemsemiyorum, önemli olan verimli olsun.

Verimli olurken de diğer özelliklerinin uygun olmasını düşünürüm.

Bir yerden ana arı aldım çok fazla bal yaptı ama ertesi yıl kıştan çıkmadı veya hastalıkları beni uğraştırdı olmasını istemiyorum.

Benim düşüncem bulunduğu yere uyumlu arı olmalı.

Sakinlik konusuna gelince ben arılık içinde maskesiz gezerim maskemi kovanların arasında giyerim, bakım yaparken kovanın biri kızgınlaşırsa duman vermek için körüğün 8 - 10 kovan geri kaldığını görürüm.
Eskiden arıcılık yaptığım yerde arılar 100 metreden karşılama yaparlardı.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: kibrisli - Mart 26, 2020, 21:50:09
Bizim kovanlarımızın kapakları açıldığında arıların saldırısından korunmak için veya kapak açıldığında kontrol etmem için mi bilemediğim çerçeve tel mevcut hocam.havalandırma delikleri bu durumda etkili olacak mı?
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 26, 2020, 23:59:59
Bizim kovanlarımızın kapakları açıldığında arıların saldırısından korunmak için veya kapak açıldığında kontrol etmem için mi bilemediğim çerçeve tel mevcut hocam.havalandırma delikleri bu durumda etkili olacak mı?

Hayır Murat hocamın kasdettiği bu değil. Kovan üstüne örtü tahtası koyarız. Bunun üstüne kapağı kapatırız. Buraya kadar tamam değil mi?

Sıcak bölgelerde kovan kapakları yüksek sıcaklıktan ötürü çok ısınır. Özellikle boyansa bile çakılı saç ilave olarak sıcaklığa katkı yapar.
Kovan kapağı altındaki durgun hava ısınarak sıcaklığı kovana aktarır ki bu da yaz sıcaklarında arıların sıcak stresini artırır. Bunu önlemek için 3 adet tedbir vardır.

1)- Kovan kapağı iç taban kısmına strofor yerleştirilir. Bu kapak üstünden gelen sıcaklığı kesmede ilk tedbirdir.

2)- Kovan kapağı ile örtü tahtası arasında kalan durgun hava gene de zamanla ısınacaktır. Bu durgun havanın, hava hareketiyle atılabilmesi için, kovan kapağının karşılıklı iki kenarından yağmur girişine engel olacak şekilde eğimli delikler açılır. Yaklaşık büyüklüğü kibrit kutusunun yandan görünüşü kadar.

3)- Sıcak bölgelerde kovan alt tabanı komple ızgaralı olmalıdır. hatta  Kıbrıs, Antalya, Adana gibi yerlerde kışın bile kapatmaya gerek yoktur.

Sıra geldi böcek kafes teli olayına ve mantığına;
Havaların aşırı sıcak olduğu günlerde kovan önlerinde çok fazla arının havalandırma yapmaya çalıştığı görüldüğünde ve bal sezonu sırasında arıların balın suyunu uçurmak için aşırı gayret gösterdiklerini fark edince, arılara yardım edebiliriz.

- Kovan örtü tahtası üzerinde 10 cm X 10 cm ölçülerinde bir delik açıp, içerideki istenmeyen sıcak havanın kovan kapağı altındaki boşluğa, oradan da kapaktaki yan deliklerden dışarı atılmasına yardım etmiş oluruz.

- Burada dikkat edilecek konu, gerek örtü tahtasında açtığımız pencerenin üstünün, gerekse de kapak yanlarına açtığımız deliklerin böcek teli ile kapatılması gerekir. Çünkü örtü tahtası üstündeki delikten içerideki arılar kapak içine doluşacaklardır. Ayrıca bal sezonunda dolaşan yağması arıların, yağma girişiminde bulunmaması için kapaktaki delikler böcek kafes teli ile kapatılır.

- Örtü tahtasındaki ve kapaktaki delikler strofor gibi malzemelerle sonbaharda kapatılır ki kışın arılar sıcaklık kaybı yaşamasın.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: cuneyt...ariligi - Mart 27, 2020, 09:02:10
Bende geçen sezon yerli sakin balci,  gelisimi  cok iyi olan kolonim vardı yarıdan fazlasini bu kolonin anasina cevirdim, bu sezon çok güzel geliştiler  ama acı gerçek 8- 9 cerceveyi gören oğul memelerini dikti, 1 haftadır ben mememeleri temizliyorum ısrarla onlar inat ediyor neredeyse hepsine 3 tane temel petek kabarttirdim. Erkek uretimide fazla yetersiz ciftlesme desem işçi pupalarinin olduğu yerler çarşaf gibi dupdumduz.
Ayriyeten 3 tane başka yerden getirdigim ari var çok saldirgan saldirganligindan dolayı baharda yol verecem diye işaret koymuştum işin garibi bunlar 10 çerçevede çok güzel gidiyorlar erkek üretimi çok çok az, ayriyeten karniyol F1 in var 1 tane oda çok güzel gelişiyor ondada oğul isteği yok vede erkek üretimi minimumda oda 9 çerçevede....
Bende hep yerli olsun isteyenlerdendim ama bu oğul girişimleri beni şimdiden bezdirdi daha Hazirana çok var, olmadi hepsini karniyol a çevirecem...
Yemişim yerlisini demeye başladım.....

SM-G610F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: kibrisli - Mart 27, 2020, 13:48:00
Bizim kovanlarımızda havalandırma sıkıntısı var diye düşünüyorum.örtü tahtası kullanmıyoruz kullanan arkadaşı da hiç görmedim belki de yapan vardır benim bilgim yok.çektiğim resimleri sayfaya ekleme yapamadım.görmenizi isterdim bizim kovanlarımızdaki durumu.nasıl ulaştırabilirim resimleri size Hakan bey?
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 27, 2020, 14:26:31
Bende geçen sezon yerli sakin balci,  gelisimi  cok iyi olan kolonim vardı yarıdan fazlasini bu kolonin anasina cevirdim, bu sezon çok güzel geliştiler  ama acı gerçek 8- 9 cerceveyi gören oğul memelerini dikti, 1 haftadır ben mememeleri temizliyorum ısrarla onlar inat ediyor neredeyse hepsine 3 tane temel petek kabarttirdim. Erkek uretimide fazla yetersiz ciftlesme desem işçi pupalarinin olduğu yerler çarşaf gibi dupdumduz.
Ayriyeten 3 tane başka yerden getirdigim ari var çok saldirgan saldirganligindan dolayı baharda yol verecem diye işaret koymuştum işin garibi bunlar 10 çerçevede çok güzel gidiyorlar erkek üretimi çok çok az, ayriyeten karniyol F1 in var 1 tane oda çok güzel gelişiyor ondada oğul isteği yok vede erkek üretimi minimumda oda 9 çerçevede....
Bende hep yerli olsun isteyenlerdendim ama bu oğul girişimleri beni şimdiden bezdirdi daha Hazirana çok var, olmadi hepsini karniyol a çevirecem...
Yemişim yerlisini demeye başladım.....

SM-G610F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Uzmanların ilk karşı çıktığı şey gerçekleşmiş. Hiçbir zaman tek bir kovan damızlık olarak şeçilmemeli.

Neden? Çünkü bu arı melez bir arı olabilir. Melez arılar yavrularına iyi özelliklerini aktaramazlar.  Örneğin 20 kovan arısı olan bir arıcı kendi anasını üretecekse, en az 5 kovanı damızlık olarak şeçmeli. Bu işin temel kuralı bu. Bal verimine bakarak damızlık seçimi bilinen en büyük yanlış.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 27, 2020, 14:38:56
Bizim kovanlarımızda havalandırma sıkıntısı var diye düşünüyorum.örtü tahtası kullanmıyoruz kullanan arkadaşı da hiç görmedim belki de yapan vardır benim bilgim yok.çektiğim resimleri sayfaya ekleme yapamadım.görmenizi isterdim bizim kovanlarımızdaki durumu.nasıl ulaştırabilirim resimleri size Hakan bey?

Ben sizi çok iyi anladım. Resim atmaya hiç gerek yok.

Size tavsiyem, sıcak bölgelerde naylon veya çuval ile kovanlarınızı örtmek yerine, tek parça örtü tahtası kullanmanız. Dediğim gibi örtü tahtası üzerinde 10*10 cm bir havalandırma penceresi açtırarak üstüne böcek kafes teli çakmanız.

Bazı kovanlarda bazı sıkıntılarda oluyor. Örneğin kovan kapağı, kovan örtü tahtasının üstüne tam olarak oturuyor. Bu da yanlış çünkü kovan kapağı içten damaklı olmalı ve kapatıldıktan sonra örtü tahtası ile kovan kapağı arasında bir hava boşluğu kalmalı.

Ayrıca, Kıbrıs gibi arı ırklarının nispeten saldırgan olduğu yerlerde kovan örtü tahtasının üstüne bir de yatay şurupluk için ilave şurupluk deliği açtırırsanız güzel olur. Kovanları açmadan ve arıları rahatsız etmeden geceleri bile şurup, kek gibi besleme yapabilirsiniz. Soğuk bölgelerde arılar kovan örtü tahtası üstündeki şurupluğa çıkmakta güçlük yaşayabilir fakat Kıbrıs gibi kışları ılıman geçen yerlerde hiçbir zaman sorun oluşturmaz.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: kibrisli - Mart 27, 2020, 15:00:21
Çok teşekkür ederim.kovanlarıma ilk iş kapak kenarlarına 2 hava deliği açmak.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: cuneyt...ariligi - Mart 27, 2020, 15:05:05
Uzmanların ilk karşı çıktığı şey gerçekleşmiş. Hiçbir zaman tek bir kovan damızlık olarak şeçilmemeli.

Neden? Çünkü bu arı melez bir arı olabilir. Melez arılar yavrularına iyi özelliklerini aktaramazlar.  Örneğin 20 kovan arısı olan bir arıcı kendi anasını üretecekse, en az 5 kovanı damızlık olarak şeçmeli. Bu işin temel kuralı bu. Bal verimine bakarak damızlık seçimi bilinen en büyük yanlış.
Uzmanların dediğine bende katılıyorum ona dayanarak, benim ariliginda 3 farklı yerden analar var, ve bunların olduğu yerler arasında nereden baksan 10 - 20 km mesafe farkları var, yani bahsettigin akrabalık istesemde olamıyor, bu arada bu sezon damizlik kullanacağım  ariyi 30- 35 km mesafeden getirttim. Benim buradaki uğraşım yerlilerden istediğim beklentilerimi  karsilamasiydi, ha bu arada cevrede 100  koloni üzeri bir hayli arici var...
Son bir ilave daha ekleyeceğim bu sezon 4 damizligim var ve de bunlar farlı yerlerden...
SM-G610F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: kibrisli - Mart 27, 2020, 19:48:09
Bu gün 7. Çerçeveyi vermek için bir tedirginlik ile giysimi ve korüğümü hazırlayıp italyan ırkı aldığım arılarımı açtım.ilk önce iki üç kez önden duman vererek daha sonra kapağı aralayıp içine birkaç kez duman verdim.üst kapağı açtığımda tel çerçeve altında arılara bir iki kez daha duman verdim.bir baktım arılar aşağıya inmiş hemen.yukarda hiç arı yok.tel çerçeveyi açtığımda yine arılar meydanda yok ve ham peteği koyup ilk kovanımı bir şaşkınlık ile kapattım.ikinci kovana geldiğimde yine aynı şekilde duman verip kapağı açtım.fakat arılar bu kez aşağıya inmemiş.bir iki duman daha vererek tel çerçeveyi kaldırdım.tel altına biraz petek örmüşler ben ördükleri peteği temizleyip 2. Kovana da 7. Peteği verdim.arılardan tıs yok.biraz bekledim saldıran olur mu diye maşallah arı sanki uyuya kalmış.kapağı kapatıp arıları kendi hallerine bıraktım.demekki bu italyan ırkı arılar böyle imiş.7 yıldır ara verdiğim arıcılık için gerçekten çok pişmanım.ama olsun bundan sonraki zamanlarda daha bir keyif ile sizden aldığım bilgiler ile daha iyi tecrübelerim olacağına eminim.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Pendorya - Mart 27, 2020, 20:39:09
İtalyanlar böyle gerçekten, siz de yaşadıkça göreceksiniz.
Benim İtalyanlar, Aydın'dan gelme melezleşmiş arılar. Öyle olduğu halde nasıl rahat çalıştığımı daha önce yazmıştım.
Sizinkilerin saflık düzeyi daha yüksek herhalde. Uysallığın fazla olması bunun göstergesi.
Uysallık konusunda bir de Karniyolları görseniz oturup ağlarsınız herhalde.
Fakat Kıbrıs gibi çok sıcak ve yüksek nemden dolayı bunaltıcı havalarda Karniyollar çuvallayabilir. Tipik Akdeniz arısı olan İtalyanlardan başka yabancı bir ırk denemeyin bence.
Selamlar. Başarılar.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: kibrisli - Nisan 24, 2020, 11:09:29
Murat hocam kovanlarımda şu an apivar şerit bulunuyor polen toplamamın sakıncası olur mu yoksa çıkarıp öyle mi başlayayım
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: Göksel PEKYUREK - Aralık 26, 2021, 19:36:30
Sakinlik konusunda italyan arısının hatta F1 lerin bile çok iyi olduğunu söyleyebilirim.
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: cuneyt...ariligi - Aralık 27, 2021, 21:45:50
Sakinlik konusunda italyan arısının hatta F1 lerin bile çok iyi olduğunu söyleyebilirim.
Bu ırk çok yiyor diye biliyorum, bundan dolayı çok sıcak bakmadım bu ırka...

Redmi Note 8 Pro cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: ismail akyüz - Ocak 15, 2022, 23:31:16
Bu ırk çok yiyor diye biliyorum, bundan dolayı çok sıcak bakmadım bu ırka...
Çok yiyen inek daha çok süt verirmiş ;)
Redmi Note 8 Pro cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Başlık: Ynt: İtalyan arısı
Gönderen: cuneyt...ariligi - Ocak 16, 2022, 00:01:10
Didiginiz gibi verimi fazla olabilir fakat yavruyu kışın kesmemesi benim için büyük bir dez avantaj, malum bu kesimi biliyorsun oksalik, formik bir yere kadar yetiyor, bu sezon baş edemeyince varrovayla Amitraz vermek zorunda kaldım 3 kez oksalik vede formik asitten sonra...
Geçenlerde 4 koloni haricinde hepsinde yavru sıfırlandı hemen oksaligi yapıştırdım. Ama bu fırsatı italyan vereceğini zannetmiyorum...

Redmi Note 8 Pro cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi