Gönderen Konu: Soğuklar, Kış, Kışlatma, Nem vb Hakkında Yazılanlardan Örnekler  (Okunma sayısı 21511 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 67
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
Soğuklar, kış, kışlatma, nem vb hakkında yazılanlardan bazı örnekleri öncelikle tarih sırasına önem vererek derlemeye çalıştım.

Yazıların birbirine geçişleri, birbirlerini tamamlamaları dikkate alınamadı.

Her bir ileti (tek başına kendisi) bir anlam taşısa da önceki iletilerle bağlantılı olarak yazılmış olduğu unutulmamalı…
Birlikte okunmaları anlam kaymalarını önleyebileceği gibi sonraki iletilerde noksanlarının tamamlandığı, hatalı kısımlarının düzeltildiği yazılar da görülmüş olacaktır.

Gerek görüldüğünde, bu sayfada değil, ama ilgili bölümlerde tartışılarak daha uygun sonuçlar bulunacaktır.

Bu sayfada yer alması gerektiğini düşündüğünüz iletileri bildirirseniz memnun olurum.
''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 67
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
Hasan Bey,

Kovanların bulunduğu ortamdaki nem oranından ziyade kovan içinde oluşan nemden sözetmek gerekir.
Önemli olan, kovanda oluşan nemin uygun havalandırma yöntemleriyle dışarı atılmasıdır.
Üstelik, kolay olan da budur…  :)
Gelecek sene için kolaylıklar dilerim.

''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 67
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
''Kışlık Arı Yeri kapalı alan derken kışın kar yağabilir, kovan ağzındaki hava deliği kapanır ve donabilir, havasızlıktan ve soğutan ölebilirler mi?''

İbrahim Bey,

Şimdilik, güvenlik sorunları dışında hiçbir nedeni geçerli gerekçe olarak kabul etmiyorum.

Sözünü ettiğiniz uygulamayı yapan arkadaşlarımız varsa, kısa bir cevapla ''ben uyguluyorum ve memnunum'' demek yerine biraz ayrıntılı açıklama yaparlarsa ben de aydınlanmış olurum, memnun olurum.

İki fotoğrafla konuyu açıklamaya çalışayım. Biri Halil Bey'den, öbürünü Hüseyin Avni Özcan Bey çekmiş.
Böyle kar yağsa; arılarımın yanına gidebilsem, ben de böyle fotoğraflar çekebilsem...  :)








https://www.aricilik.gen.tr/index.php/topic,3256.msg31419.html#msg31419

''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 67
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
Elbistan'lı İbo'nun bahsettiği yerde iklim epey sert(ti)
-15-20 diyebiliriz zaman zaman.Benden sonra Afşin Elbistan termik yapıldı tam devre çalışınca buralar kar bile yağmıyacakmış deniliyordu.
Odanın içinde saat pilinin donduğunu bilirim.(Oda dediysek biriketten yapılmış lojman,yakıtımız kavak ağacı ve tezek) Pencerelere naylon çekerdik ve elimiz kapının kulpuna yapıştığı çok olurdu.
Bahsettiğim 80'li  yılların ortası.

''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 67
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
Kış yaklaştıkça 2 konu çok ön plana çıkıyor...

Arılarımız üşümesin ve aman nem olmasın...

Hep tartışır dururuz...

Tartışıyoruz bari birşeye benzesin.

Bu tartışmaları yaparken koloni yönetimi çizimlerini kullanacağız yine, asgari müşterekte buluştuğumuz konuları gerekirse aynı koloni yönetimi gibi sadeleştiririz.

Kendi adıma bu verileri aldığım akademik çalışmayı internette bulabilirsiniz... :)

Haydi başlayalım...



Arıların salkım pozisyonunu biliyoruz...

Gerekçelerini arılarda salkım davranışı konusunu zamanında böyle yazmışız geniş anlamda...

https://www.aricilik.gen.tr/index.php/topic,1248.msg10314.html#msg10314

Salkım yapılıp arı topu daraldığında bizlerde koloniyi sıkıştırıyoruz...

Haklı bir sebebimiz var aslında...

Salkım içi ve salkım dışı sıcaklığı daha kolay muhafaza ve besin stoklarına kolay ulaşım...

Bu konuları çok tartışırız...

Bölme tahtasına gerek var mı yok mu bunu da belki de finalde bireysel olarak karar veririz. Ben kullanıyorum... :)

2 adet veri ile kovan dışı ısısı ile kovan içindeki boşluk ısısını resme döktük...

Arılar salkım dışında kovan boşluğundaki ısıyı yükseltmek için hiçbir ekstra davranış göstermiyorlar.

Sonuç olarak...



Dış ortam ısısı - 14 °C olduğunda yani tir tir titrerken...

Kovan içi boşluk ısısı - 6 °C olarak ölçülüyor.



Dış ortam ısısı 8 °C olduğunda eh işte arı tek tük uçarken.

Kovan içi boşluk ısısı 12 °C olarak ölçülüyor.

''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 67
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
Artık olayın içine nemi de sokalım...

Birkaç terimi biz arıcıların anlayacağı dilde anlatabilirsek...

Bir fizik kuralından bahsedersek...

Sıcak hava daha fazla nem taşıyabilir.

Soğuk hava daha az nem taşıyabilir.

"Hava ısındıkça havanın aldığı nem miktarı artar, soğudukça azalır."


Bu ifadeler altın kuralımız...

Diğer terimler...

Mutlak nem: Havada bulunan nem miktarı... Yani nemi yükseldiğinde nemli hava deriz ya, bu havanın içindeki nem miktarına mutlak nem deniyor...

Bağıl nem: Havanın taşıyabileceği nem miktarı ile taşıdığı nemin oranı...

Hava 10 ml. su taşıma kapasitesi varsa ve 5 ml. su taşıyorsa bağıl nemi %50... gibi...

%100 olduğunda doygunluk gerçekleşmiştir...

Bu terimlerden hareketle...



Dış ortam ısısı 8 °C olduğunda dış ortam bağıl nemi % 61 iken

Kovan içi boşluk ısısı 12 °C olduğunda iç boşluk bağıl nemi % 93 olarak ölçülüyor.



Dış ortam ısısı - 14 °C olduğunda dış ortam bağıl nemi % 74 iken

Kovan içi boşluk ısısı - 6 °C olduğunda iç boşluk bağıl nemi % 105 olarak ölçülüyor.

Yani kovan içindeki hava taşıyabileceğinden fazla su ile yükleniyor.

İş gittikçe sakatlaşıyor, Allah sonumuzu hayır eylesin.

''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 67
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
Dış ısı düştükçe kovan boşluğunda da ısı düşüyor ve soğuyan havanın taşıyabileceği su miktarı azalıyor...

Doyma noktasındaki nemli havanın sıcaklığı düşünce, suyun bir kısmının havadan ayrılması gerekir.

Havadaki fazla nem derhal yakındaki bir soğuk yüzey üzerinde yoğunlaşır.

İşte kovan içi nem böyle oluşuyor...

Neden hep güçlü arıyla kışlayalım deniyor?

Çünkü güçlü arının salkımı çok büyük olduğundan kovan içindeki ısı artacak ve dolayısı ile havanın nem taşıma kapasitesi artacak.

Ancak şu bilimsel gerçeği de unutmayalım...

Arılarda neme karşı duyarlılık konusunda yapılan çalışmalarda, kovan içi nem artışı ya da azalışı gerçekleştirildiğinde arılar harekete geçmiyorlar ama ısı yükseltiğinde ise harekete geçerek ısıyı düşürme davranışı gösteriyorlar...

Peki kovan dışında bağıl nem düşük iken ve üstelik kovan içi daha sıcak iken neden bağıl nemi daha yüksek?

Arıların salkımda olmasına rağmen yaşamsal olarak tükettikleri balın içerisindeki su ve sindirim esnasında ortaya çıkan su nemi daha arttıran bir unsur...

Her 1197 gram bal tüketildiğinde kovan içinde 1 litre su açığa çıkmaktadır.

Kış şartlarında nem işin doğasında var velhasıl...

Teknik arıcılık yapan bizler bu nem için neler yapabiliriz?

Kovanlarda olması gerekenler nelerdir?

Havalandırma şart mı?

Bölgesel farklılıklar var mı?

Bu konular yüzyıllardır tartışılıp duruyor zaten...

Bu konulara hiç girmeden kovan içindeki nemin nasıl oluştuğu konusunda sanırım yeterli bilgiler olmuştur...

''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 67
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
Nem olacak burası kesin. Ama nem havadan damlacık olarak ayrılmayacak... Yani bağıl nem oranı %100 ve üzerine çıkmayacak.

Nem havadan ayrılınca ne oluyor?

"Yılın diğer dönemlerinde su buharının kovandan atılması bir sorun olmazken, kışın kovan içindeki soğuk yüzeylere çarparak yoğunlaşır ve donar.
Sıcaklıklar yükseldikçe bu buzlar erir ve salkımın üzerine damlar. Güçlü bir koloni böyle bir durumda canlı kalabilirken, zayıf bir koloni için bu ölümcül olabilir."

"Arılar kışın tükettikleri balın bileşiminde bulunan su ve sindirim sisteminde oluşan serbest suyu, dışkılama uçuşuna çıkılabilen havalarda boşaltım sistemlerinden atmaktadırlar.
Kovan dışına çıkışın mümkün olmadığı uzun süren soğuk havalarda atık suyu kana geçirerek, solunumla oluşan su ile birlikte trakelerden buharlaştırmaya çalışırlar. Kötü havalandırma nedeniyle kovandan atılamayan nem, trakelerden buharlaşmayı engellemektedir"

''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 67
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
Ülkemizde ve dünyada yapılan araştırmaların büyük çoğunluğu kışlama davranışı üzerine yapılıyor.

Bunun sebebi yine bir araştırma içerisinde açıklanıyor..

"Bilinen bütün önlemler alınmasına rağmen kış kayıplarının hala yüksek düzeylerde seyretmesi yeni araştırmaların yapılmasında uyarıcı rol oynamaktadır.

İlkbahar ve yaz gibi aktif dönemlerde ölüme neden olmayan bazı problemler kışın zor koşullarıyla birleşince koloni kayıplarına neden olabilmektedir.

Birçok araştırıcıya göre soğuk tek başına arılar için tehlikeli bir durum değildir. Asıl sorun, kovanda meydana gelen nemin ıslaklık halinde kovan içinde kalarak arılar üzerinde yarattığı olumsuz şartlardır."

Sorun kış şartlarında kovan içinde oluşan nem ile arıların başa çıkabilecek güçte olmamaları olduğunu biz arıcılarda rahatça gözlemliyoruz.

Ancak şunu da söyleyeyim ki nem var - arı ölecek yaklaşımı da doğru değil...



Geçtiğimiz Mart ayında bir koloni (M.kemalpaşa bölgesi  :)) arı olmayan boşlukta nemden salyangozlar bile üremiş... Ama koloni sapasağlamdı...

Zayıf koloniler neden başa çıkamıyor?

Kışın kovan içindeki havanın taşıyamadığı su, soğuk yüzeylere çarparak yoğunlaşıyor ve donuyor. Sıcaklıklar yükseldikçe bu buzlar erir ve salkımın üzerine damlar. Güçlü bir koloni böyle bir durumda canlı kalabilirken, zayıf bir koloni için bu durum ölümcül olabiliyor.

Yine başka bir durum...

Kışın kovan tabanında girişten görülebilecek şekilde buz oluşumunun sebebi, kovan üst bölümlerinde yoğunlaşarak donan su buharının eriyerek tabanda birikmesidir. Bu damlaların arıların üzerine düşmesi halinde arılar için oldukça rahatsız bir durumdur.

Kışlatmada arıcılar olarak özellikle nem için ne yapmalıyız?

''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 67
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
Şimdi birazda kovan boşluğundan arıların olduğu bölgelere gelelim...

*****************

Bir çerçevede kuluçka faaliyeti varsa...

Kovan tipi ne olursa olsun...

Kuluçkalı çerçevenin yüzeyinde sıcaklık 34 °C,

Çerçeveler ortasındaki sıcaklık değeri ise 34,8 °C'dir.

************************

''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 67
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
Hiç kullanmadığımız bir terimi de aslında kullanmalıyız artık...

Arı diski...

Arıların kış salkımında bulunduklarında bir top gibi dursalar da petekler arasında kalmış her bir gruba arı diski denilmektedir.

Kış aylarında arı diskleri arasındaki bağın kopması ile bazen dıştaki 1-2 diskin öldüğünü ama koloninin diğer bölümünün yaşadığını gözlemlemişizdir.

Çerçevelerin altından - üstünden - önünden ya da arkasından arı geçişine engel hiçbir unsurun olmaması bu durumda da önem kazanıyor.

''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 67
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
Biraz salkım davranışı ile ilgili bilimsel veriler ve bizim görüşlerimiz.

Arılar kış şartlarında yaşamlarını sürdürmek için salkım oluştururlar. Arıların kış süresince ne ihtiyacı olduğunu daha iyi anlayabilmek için kış salkımındaki davranışlarını bilmemiz gerekir.

Bal arıları aslında soğukkanlı canlılardır ama vücut sıcaklıkları değişkendir.
Aynı zamanda arıların vücut sıcaklıklarını kontrol etme yetenekleri vardır ve vücut sıcaklığını ortam sıcaklığından daha yüksek tutarlar.

Ortam sıcaklığı 28 °C’nin altına düştüğünde bal arıları göğüs kaslarının harekete geçirilmesiyle ısınırlar.

Ortam sıcaklığı 10 °C’nin altına düşerse hayatta kalabilmek için göğüs bölgesinin sıcaklığını artırmak zorundadır. Göğüs bölgesinin sıcaklığı 8 °C’ye düştüğünde arı koma durumuna gelmektedir.

Tek başına bir arının kışın hayatta kalması mümkün değildir. Çünkü bal arıları kış uykusuna yatmazlar. Salkım haline gelen kolonide arılar metabolizmalarını yavaşlatsalar da gerekli ısı üretimini yapacak kadar aktif durumda kalırlar.

Salkım oluşumu aşamalı olarak gerçekleştirilir.

Sıcaklık 20 °C’den yüksek ise tek arının ısınma davranışı gerçekleşir.

Sıcaklık 14 – 19 °C arasında iken arılar 20 ile 200 arıdan oluşan küçük gruplar oluştururlar.

*Sıcaklık 10 – 14 °C arasında iken küçük gruplar ana arının bulunduğu grubun etrafında salkımı oluşturmak üzere toplanırlar.

Bu aşamalar olsa da tek bir değer vermek gerekirse, arılar 14 °C altında salkım oluşturmaya başlarlar diyebiliriz…

Salkım oluşturulduğunda aynı sıcaklık derecesine sahip olan arı toplulukları ortaya çıkar.

Ortam sıcaklığı düşmeye devam ettiğinde en dış katmanda sıcaklık en az 8 °C’de tutulmaya çalışılır. Salkımda ısı kaybının azaltılabilmesi için sıkı bir yalıtkan tabaka oluşumu sağlanır.

Bu şekilde en yoğun arı katmanı 13 °C hattında oluşur ve en sıcak hat 24 °C’dir.

Merkezde konumlanan arılar salkımın dışında en az 8 °C sıcaklığın sağlanabilmesi için ısı üretirler.

Merkezdeki arılar ısı üretiminde bal ve havaya ihtiyaç duydukları için daha gevşek konumlanırlar.

Kış salkımında merkezde uçuş kaslarının kasılıp gevşetilmesiyle ısı üretimini gerçekleştiren, dışta da salkımı sararak bir kabuk oluşturan arılar bir süper organizma modeli ile ısıl düzenleme yapmaktadırlar.

Çevre ısısında oluşan her 8,3 °C değişiklik, salkım merkezinde 0,6 °C değişime yol açmasının salkım dışında oluşturulan salkım kabuğunun ne kadar etkili olduğunu gösteren çok önemli bir veri.

Salkımın büyüklüğü, dış sıcaklığa bağlı olarak değişir. Yapılan araştırmada dış sıcaklık 18 °C’den 10 °C’ ye düştüğünde salkımın 5 kat küçüldüğü bildirilmektedir. Salkım topunun küçülmesi demek, arıların birbirleri ile olan bağlarını daha da güçlendirmesi olarak algılanmalıdır.

Isı yükseldikçe de salkım topunun büyüdüğü doğal bir sonuçtur. Kış aylarında salkıma giren arının hiç hareketsiz kalacağını düşünmek doğru değildir ki çevre ısısı hareketi ile küçülen ya da büyüyen bir top olarak algılamak en doğrusudur.

Çevre ısısında oluşan her 8,3 °C değişiklik, salkım merkezinde 0,6 °C değişime yol açmasının salkım dışında oluşturulan salkım kabuğunun ne kadar etkili olduğunu gösteren çok önemli bir veri.

Salkım kabuğunun dışındaki sıcaklık ise 7 °C altına düşmemesi gerekiyor ki düşmesi halinde salkımdan kopmalar ile birlikte komaya girişin başlayacağı ve ölümlerin görüleceği çok açıktır.

Salkımda da yaşamını sürdürmeye çalışan arılar, salkımdaki karbondioksit oranı yükseldiğinde salkım kabuğundaki arılar kanat çırparak havayı temizlemektedirler.

Salkım biçimi genelde oval olmasına rağmen balın konumuna göre de değişiklik gösterebilmektedir. O yüzdendir ki arıyı sıkıştırırken yavrulular ve 2 duvar önerilerinin sebebi de aslında uygun salkım pozisyonu yaratmasına yardımcı olmak içindir.

Salkım merkezi denilen bölge genellikle en son yavrunun çıktığı çerçeveden başlayarak dışarıya doğru oluşacağından yavrulu çerçevelerin kolonideki sonbahar bakımlarında mümkün olduğu kadar iç ballı duvara yanaştırılması da arının kışa hazırlanması açısından çok önemlidir.

Sonuç itibarıyla arıların soğuğa karşı gerçekleştirdikleri bir araya toplanma davranışı kolonilerin sorunsuz olarak bahara çıkmalarını sağlar… Yine unutmamalıyız ki en iyi bir araya toplanma davranışını güçlü koloniler başarırlar.

''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 67
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533


Uçuş deliği dışında her yandan kapalı bir kovanın içinde havanın salkım üzerinden hareketini resimde görebiliyoruz.

Eğer salkım kovan yüzeylerinden birisine yakın konumlanırsa yakın durduğu yüzeydeki hava akımı uzak durduğu yöne göre daha az gerçekleşir.

İçerideki hava, salkım tarafından oluşturulan ısı nedeniyle harekete geçer.

Isınan hava daha hafif olduğundan salkım etrafındaki hava rüzgârla değişmediği takdirde oklarla gösterildiği gibi hareket eder.

En üst seviyeye kadar yükselen hava akımı yanlara doğru alçalır, tabana gelince tekrar salkımın içinden yukarı yükselir.

Salkım kovan içindeki en sıcak bölge olduğundan, içinden veya etrafından yukarı doğru yükselen hava ısınır. Hava salkımdan uzaklaşınca çarptığı yüzeylere ısı iletir, yanlara ilerledikçe ısı kaybeder.

Havanın izlediği rota resimdeki kadar simetrik ve düzenli olmayabilir.

Dışarıdan farklı yönlerden esen rüzgârın da etkisiyle kıvrımlar ve düzensizlikler gösterebilir.

Eğer hava akımı resimdeki düzende sürekli hareketine devam etseydi, salkımın içinden her geçişinden sonra biraz daha kirlenir, sonuçta bu hava yenilenmediği için arılar havasızlıktan ölürlerdi.

Kovanda yukarıdan aşağı doğru yönelen hava, giriş deliğine yaklaştığında kovan dışındaki havadan daha sıcaktır. Kovan çevresindeki hava sakin ise arıların hayatta kalmaları için gereken temiz hava uçuş deliği etrafındaki küçük sıcaklık farkının yarattığı akımla dışarıdan içeri doğru küçük bir hava akımı gerçekleşerek kovan içine girer…

''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 67
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533

Ben ne desem ki şimdi?

Bence o delikleri kapatmaktan ziyade olan şudur ki arıların üzerinde ne örtülü?

Ben o delikleri bu yıl hiç kapatmayacağım ki üst örtü olarak 2 parça halinde 10 mm.lik kavak su kontrası kullanıyorum ve kovanlar polenlikli...

O delikleri kapatırsam kapak altı ısısını kaç derece yüksek tutabilirim ki?

Oradaki sıcaklığın daha doğrusu soğukluğun salkıma etkisinin önemsiz olduğunu düşünüyor ve...

Şartlar ne olursa olsun salkım dışını 8 °C tutamayacak kadar zayıf koloniler olursa ki bu şartlarda bende de koloni var gibi o deliği kapatsam da başaramayacaklar...

Başarırlarsa da o deliklerin kapatılması ile alakalı olmayacak...

Ancak o deliklerin kapatılmasının en büyük faydası kapak içine yağışta su girmesini önlemek konusunda olur...

Ben hergün arıya ulaşabiliyorum artık... Yağış anında ve sonrasında sıkıntılı olanları tespit eder, gerekeni yapabilirim...

Kısacası sıcaklığı kontrol etmek üzere o delikleri kapatmayı düşünmüyorum...

''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/

Çevrimdışı M. Cahit SÜMER

  • mcsumer
  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3337
  • Yer: Amasya
    Yaş: 67
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Rakım: 533
Önce arılarımın kış soğuklarından ölmeyeceklerini öğrendim.
Soğuklar, arıların arı olmadan önceki evreleri (yumurta, kurtcuk, pupa) için tehlikeli olabilir.

Hava akımının, kanarya beslerken edindiğim deneyimler ışığında, kanaryalar ve insanlar için doğurduğu riskleri biliyordum.
Arıların olur olmaz her çatlağı, özellikle de kovana hava girecek delikleri arısakızıyla kapadıklarını gördüğüm için arılara gereksiz yere güvenerek ve iki bilgiyi birleştirerek, ''arılar hava akımından (cereyandan) korunmalı'' diyordum. Şimdi onu da demiyorum…

İşin ilmini yapmış kişiler ''arılar soğukkanlı hayvanlar oldukları için soğuktan da hava akımından da bizim gibi etkilenmezler, korkmayın'' diyorlar.
Bunu destekleyen gözlemlerim de olmuştu.  (Bir arkadaşımızın arıları, kışı çatlak-patlak kovanlarda geçiriyordu hep...)

Bugünkü bilgilerim ışığındaki önerim şudur:
Kışlatma sırasında kovanın içi ve arılar nemden; kirli ve nemli havadan korunmalı.

Bu esnada yeterli bal stokları olursa iyi olur.
Stoklar yeterli değil diyorsanız yine de fazla endişe etmeyin… İlkbahar ''geliyorum'' derken beslemeye başlayın.
Arılar ısı enerjisi üretmek için öyle pek de ahım-şahım bal tüketmiyorlar; gerçek tüketim yavru üretimiyle başlıyor.

Kolaylıklar dilerim.

''Bu kış arılarım soğuktan donacak, açlıktan sönecek endişesiyle arıcılık yapılmaz.'' 
''Arıcılıkta da bilimsel bilgi çoğaldıkça gizemler azalır.''
http://mcsumer.blogspot.com/