Gönderen Konu: Verimli sebze üretimi için tohumunu nasıl alacağız?  (Okunma sayısı 3212 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Murat AKIN

  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 11367
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 71
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: --- adet kayıtlı
  • Rakım: 74 metre
Sebzeler tohumdan üretildiği için iyi cins tohumu nasıl alacağız?

Sebze bitkisinin ürettiği meyvası ertesi yıl için başlangıçtır.

Benim yaptığım uygulamaları aklıma geldiği kadar yazmaya çalışayım:

Tohum için ayırdığım meyvası bitki üzerinde iyice olgunlaşmasını beklenir.

Tohum alacağım en erken olanını ve köke yakın olanını seçilir.

Yalnızca ortadaki tohumlar alınır.
Örnek:
Domates sapı yana gelecek şekilde yatırılır, 3 eşit parçaya bölünür, orta bölümdeki tohumlar alınır.
Bazen bir domatesten 20 - 30 kadar tohum alırım diğerlerini almam.
Kavun ve karpuz yenilirken orta dilimlerin tohumu alınır.
Kavunun ilk dölünün içinde 1 adet siyah çekirdek bulunur.
Mısır koçanın iki ucundaki mısırlar ufalar atarım yalnızca ortadaki taneleri alınır.

Tohum alınan bitkinin meyvası iyi görünümlü olur.

Alınan tohumlar kağıt üzerinde gölgede kurutulur.
Eğer güneşte kurutulursa kabukları kalın olur.

İyice kurumuş tohumlar kağıt içinde nemli olmayan ortamda saklanır.
Naylon kağıt içinde saklanan tohumun ömrü kısa olur.

Aklıma gelenler bunlar, ileride yapılan yorumlara göre bazı şeyler çıkabilir.


Çevrimdışı Alpay Yıldız

  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 274
  • Yer: Kayseri
    Yaş: 41
  • Alpay YILDIZ
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 32
  • Rakım: 1050
Ynt: Verimli sebze üretimi için tohumunu nasıl alacağız?
« Yanıtla #1 : Ağustos 05, 2014, 00:47:16 »
Yıllardır tohum alıyoruz ama hep kara düzen.

Bu başlık öğretti ki, en basit şey için bile sorup soruşturmak gerekiyormuş.

Hazır konuyu yakalamışken bir şey sorayım.

Zirai ilaçlama yapılan sebzelerin tohumlarında kalitesinin bozulması gibi bir durumla karşılaştın mı?

yoksa kenar köşede yetiştirilecek ve hiç zirai ilaç uygulanmayan sebzenin tohumları mı alınmalı?

Bunu neden sordun dersen;

Belediye tarafından domates fidesi dağıtıldı ve Karabacak diye tabir edilen yerli domates tohumu diye söylendi.

Yerli tohumun dağıtılarak çoğaltılması amaçlanmış.

Tohumlarını dağıtın diyede öneride bulundular.

Aldık diktik güzel yedik. Seneye tabiki tohumları bolca aldık.

Çevreyede dağıttık ancak tohumlar karabacak çıkmadı.

Sorduk neden böyle diye cevap Zirai ilaçlar genini değiştirmiş.

Güldüm geçtim ama ne bileyim belki doğruluk payı vardır :)

Hatta adamlada dalga geçtim, Genetik uzmanları iş yokluğundan ilaç firmaların damı çalışıyor arkadaş diye.

Çevrimdışı Hasan EFE

  • Pupa
  • ***
  • İleti: 248
  • Yer: TEKİRDAĞ/ Çerkezköy
    Yaş: 48
  • Doğayı korumaya, azimle çalışmaya devam
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 25 Kovan, 50 adet ana çiftleştirme kutusu
Ynt: Verimli sebze üretimi için tohumunu nasıl alacağız?
« Yanıtla #2 : Ağustos 05, 2014, 05:45:26 »
Sayın Murat hocam. başlık altında yazma fikriniz için teşekkür ederim.
 
Tohum alma konusunda ki bilgileriniz, eskiden  yaşlıların kendi tohumlarını ama yöntemi. bana babamın tohum alma yöntemini hatırlattınız. Tohum alma konusunu önemsemeyen köylülerimiz. Elinde kaan domateslerden salça yaptıkları gibi salçayı süzgeçten süzdükten sonra kalan tohumları tohumluk domates yapmaları. Babam Sizin dediğiniz gibi Tohumu fidanın kökünde seçerdi. tabi ki bizleri de yanına çağırı fidanın başında anlatırdı.  Örneğin domatesin fidanın şeklini domateslerin fidan üzerinde ki dizilişlerini, domatesin rengini ve sonrada kokusunu koklardık. ilk üründen babam almazdı nedense, ikinci daldaki domatesi, ve domatesi ip bağlar tohumluk olduğu için dalında olgunlaştırırdı. Salata, Patlıcan, Domates, karpuz, kavun dalında iyice olgunlaşınca koparır Sizin dediğiniz gibi salatanın patlıcanın kenarlarını keser atar orta yerinden alır. Karpuzun kavunun orta dilimlerinden alırdık. Domatesi de  Baş kısmınla arka kısmını dikey keser atar orta kısmını alırdık. Mısır koçanlarının uç ve kök kısımlarını atar orta yerini alırdık. hatta başak kırma denir ekin başaklarının uç ve arka kısımlarını kopartır orta yeri alınırdı. eleme yöntemi çıkınca babam en iri taneler kısır olur derdi. 2. numara yani başağın orta yeri derdi. Mısır koçanında da aynı kök kısmı taneleri çok iri, uç kısım taneleri küçük olur. Orta kısımdaki taneler hepsi aynı boydadır. hepsini ayrı üfeler tepe yapar gösterirdi. Daha sonraları biz de tohumluk almaya başlamıştık. Çekirdekkabağı ekerdik. Tohumluk kabakları kökünden seçer ilk yaptığı kabağı değil 2. kabağın seçerdik. Kabağın şekli Çekirdeğinin şekli güzel olanları seçerdik. ilk tane ilk kabak ilk domates vs. Kök fidan kökü tam olarak toprağa yapışmamışken olduğu için zayıftır der. Ancak ilk ürün olduğu için ve tek tane olduğu için bütün güç ona gittiğinden iri olur. ancak gerçek iri değildir derdi. Ancak kavun karpuzda ilk üründen tohum alırdık. Ayçiçeğinin eski yerli olanını tarif edeyim. Çekirdeğin rengi çok koyu gri diyelim tam siyah değildi. çekirdeğin iki yanından açık gri sanki çizgi vardı. Ayçiçek karaları ( Pitalar) aşağıdoğru eğilirdi. Dönümü 300-350 kg verirdi. Tohum alırken Ayçiçek kafasını dalında izler aşırı büyük kafalardan tohumluk almazdı. erkek olur derdi. Daha orta boy olanları önce tarladan keserdik. Harmana serer 1 gün kuruturduk gevşemesi için İlk önce dış çevresinden 3 sıra bir kenara elle üfeler kafalardan ortaya übek yapardık.  daha sonra 5-6 sırasını elle üfeler çıkartırdık orası tohumluk olur. tam orta yerini ve kenarını hayvanlara yem yapar veya satardık. İlk ürünü almamasının sebebini babama abim sormuştu. Bizde eskiden yerli çakal (Alaca) 20 kg. günlük süt veren ineklerimiz vardı. Plevne cinsi beyaz gökler vardı. Öküzleri çok güçlü olur. İnekleri çift sürse daha yorulmaz ve süt verirdi. Damızlık hayvan çok yetiştirdik. Düvelerin ilk buzaklarını damızlık yapmazdı. ilk yavrusu Anası küçük düve olduğu için güçlü değildir derdi. Düvenin 2. yavrusunu 3. yavrusunu damızlık yapardı. Damızlık boğalarımız vardı. altından geç bir şey yapmazdı. Hayvanları eğitirdik. Eğitime gelmeyen söz dinlemeyeni Küçük ken üşümüş, veya hastalık, kırçan olmuş ki dinlemiyor der hemen satardı. Bir de buzakları küçükten özgür bırakır salınık (Yani bağlamazdık) buza uysal ve verimli olur. Babam kısır ineklere veya boğada tutmayan. Suni tohumlamada bozulmuş ineklere ilaç yapar buzağı olurdu. Rumlardan öğrenmiş İSTANBUL da Babam hayvanları hiç dövmez sadece onlara kızar Hayvanlarla sürekli konuşurdu. Zaten bütün hayvanlar insanın hal ve hareketinden tavrından sözlerinden iyi anlıyorlar. İNSANLAR gibi değiller. Koyunlarımız hep ikiz yavrulardı. Maltıs cinsi keçilerimiz vardı. 4-5 yavru yapar epey süt verirlerdi. Keçilerin etleri de iyiydi. sanen keçiler sütlü ama çok zayıf
            bahçe ekeceğimiz tarlaya hayvan gübresi sonbahar da sererdik. Sonbaharda gübreler altta kalsın diye sürer kışın kar buz donlar toprağı işler, İlkbaharda toprağı 2 kez karıştırıp hem gübrenin karışmasını hem de toprağın havalanmasını sağlardık. Suni gübre sebzelere kullandığımızı hiç hatırlamam. Babam şimdi bile ayçiçeklerine gübre atmıyor. sadece buğday tarlalarına atıyor. Ayçiçeği yağmur zamanında kafaya kalktığı zaman ve ayva sarısı renginde olduğu zamanlarda yağarsa ürün çok oluyor. Topraklar zaten yeterince gübreli. Ayçiçeği Yatak, ova ( Karakepir) toprağında daha verimli olduğu gibi bu tarlalardaki bal da çok oluyor.
            Eskiden patateslerin yüzeyleri çilli gibi biraz pütürlü olurdu. fazla büyük olmaz. Peçka'nın közünde (Küülük veya Ekmeklik fırın kısmında) harika olurdu. Fazla büyük olmazdı ancak şekli düzgün yuvarlak hafif yassımsı. Eskilere dönüş yapıcaz hocam çalışmalara devam. Zenginler kurtlu elmaları alıyorlar. Nedeni ilaç atılmadığı doğal olduğu için. Biz eskiden üzüm bağlarına ilaç atmaz sadece Kavunlar ve üzüm bağlarına meşe külü yapraklarına atardık. ilaç kalıntısı olmazdı. Bostanları 1 kez kazarak göbellerdik. Bostan tarlamızda domates tarlamızda çok ot çıkardı. Nedeni, ürünlere gölge yapsın diye. Kavun, karpuz, domates, başara görmez güneşte yanmaz otlar onları korurdu. Ancak çok kök yapan bitkiyi zayıflatan çok dallı otları yolardık. Mısırlar dalında olgunlaşır aşağı doğru koçanlar sarkardı. Patlak mısırlar o zaman daha iyi patlardı. Çitten örülmüş anbarlara koyardık. hala çitten örülmüş Çamurla sıvanmış anbarlar duruyor.
   
''Bilgi Paylaştıkça Değerlidir.''
0 505 543 43 18

Çevrimdışı Hasan EFE

  • Pupa
  • ***
  • İleti: 248
  • Yer: TEKİRDAĞ/ Çerkezköy
    Yaş: 48
  • Doğayı korumaya, azimle çalışmaya devam
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 25 Kovan, 50 adet ana çiftleştirme kutusu
Ynt: Verimli sebze üretimi için tohumunu nasıl alacağız?
« Yanıtla #3 : Ağustos 05, 2014, 06:02:02 »
Sıvalar döküldüğü için sazlık kısımları görünüyor. Çatıları sağlam olmalı. Bakım istiyor

temeli olmayıp taş üstüne uzun kalın ağaçlarla temel yapılmış olanı var. Atalarımız dedelerimiz eskiden yapmış. O zaman ince eleyip sık dokurlarmış. Şimdi hazırcılık. Tembel Hasan EFE (Kendime Kızdım)


Eskileri hatırlatmak adına ayakta duruyor, durabildiği kadar duracak.
''Bilgi Paylaştıkça Değerlidir.''
0 505 543 43 18

Çevrimdışı Hasan EFE

  • Pupa
  • ***
  • İleti: 248
  • Yer: TEKİRDAĞ/ Çerkezköy
    Yaş: 48
  • Doğayı korumaya, azimle çalışmaya devam
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 25 Kovan, 50 adet ana çiftleştirme kutusu
Ynt: Verimli sebze üretimi için tohumunu nasıl alacağız?
« Yanıtla #4 : Kasım 24, 2014, 02:23:34 »
ASPİR BİTKİSİNİN BALI NASIL İYİMİ VE RENGİ NASIL OLUYOR.
Biraz da Aspir bitkisi hakkında bilgi kopyaladım. Domuzlar Aspir bitkisini yiyemiyor



ASPİR EKONOMİK ÖNEMİ VE KULLANIM ALANLARI
 

Aspir ülkemizde geleneksel olarak çok eski yıllardan beri tarımı yapılan ve daha çok yağ bitkisi olarak kullanılan bir üründür.

Orta Anadolu’nun geleneksel yağ bitkisi olan aspir kurağa dayanıklılığı ile ülkemizin yağışı yetersiz, sulanmayan Orta Anadolu ve Geçit Bölgelerinde başarıyla yetiştirilebilmektedir. İç Anadolu ve geçit bölgelerinde aspirin potansiyel ekim alanı 2.5 milyon ha’dır.



Aspir, İç Anadolu’da kuru tarım yapılan alanlarda hububat münavebesine girebilecek en uygun bitkidir. Hububat – Aspir - Yem Bitkisi - Nadas münavebesi söz konusu alanlar için önerilebilir.

Aspir, hububat tarımının yapıldığı her türlü iklim ve toprak koşullarında yetişebilmektedir ve aspir tarımındaki en önemli avantaj, hububat tarımındaki bütün alet-ekipmanların kullanılabilmesidir. Bu özelliğinden dolayı, üreticiler tarafından benimsenmesi daha kolay ve çabuk olacaktır.

 

Tohumlarında yeni çeşitlerde yaklaşık % 46-47’ye kadar yağ bulunmaktadır. Yağının en bariz özelliği, doymuş yağ asitleri oranının düşük, doymamış yağ asitleri oranının yüksek olması, batılı ülkelerde margarin, mayonez ve salata yağı olarak tüketilmesidir.

Aspir yağı yemeklik yağ olarak kullanımının yanında vernik, boya, baskı mürekkebi, koruyucu, alkit reçinelerin üretiminde ve sabun sanayinde’de kullanılmaktadır. Stabilizesinin az olması nedeniyle insan beslenmesinde taze olarak tüketilme veya ek olarak hidrojenesyon masrafını göze alarak margarin haline getirme zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Aspir’in hayvan beslenmesinde de kullanma imkânı vardır ve yem de protein ve yağ miktarını artırır.

Güneydoğu Anadolu bölgesinde sarı renkli Aspir çiçekleri pilavlarda kullanılmakta ve pilavın sarı renkte olması sağlanmaktadır.

Aspir bitkisi, yeşilken direkt olarak hayvanın otlatılmasında da uygundur. Direkt otlatmanın yanında, silaj veya kuru ot (yem) yapımına da elverişlidir. Yem olarak çok besleyici olup besin değeri en az yulaf ve yonca kadardır.

Aspir tarımı ülkemizde marjinal alanlarda geleneksel yöntemlerle yapılması, elde edilen ürünün yani tohumunun pazarının olmayışı, üreticilerin tohumdan yağı üretim bölgelerinde bulunan küçük yağ değirmenlerinde çıkarması, söz konusu yağhanelerin sayılarının giderek azalması, diğer yandan yeterli üretimin ve üreticiden sanayiciye düzenli, sağlıklı bir pazarın olmaması nedeniyle ülkemizdeki ekim alanları istenilen düzeyde artış göstermemiştir. Sanayiciler yeterli üretim olmadığı için fabrikalarında gerekli değişiklikleri ve ayarları yapamamakta, dolayısıyla Aspir işleyememekte, diğer yandan üretici pazar bulamadığı için Aspir ekmemektedir.

 

Aspir 2006 yılında desteklenen ürünler kapsamına alınmış olup, gerekli şartları taşıyan üreticilere 22 Kr/Kg destek verilmektedir. Desteklemeden yaralanan üretici sayısı 2006 yılında 33 olmuştur.

 



 Tablo1. Türkiye'de Aspir ekim alanı, üretim ve verimi 
 

 Yıllar
 
 Ekili Alan (ha)
 
 Üretim (ton)
 
 Verim (kg/ha)
 

 1990
 
146
 
124
 
849
 

 1995
 
134
 
125
 
933
 

 2000
 
30
 
18
 
600
 

 2001
 
35
 
25
 
714
 

 2002
 
40
 
25
 
625
 

 2003
 
250
 
170
 
680
 

 2004
 
165
 
150
 
909
 

 2005
 
173
 
215
 
1 243
 

 2006
 
 431
 
 395
 
 920
 

Kaynak:TÜİK

2002 yılında 40 ha olan Aspir ekim alanı, 2003 yılında yaklaşık 6 kat artarak 250 hektar olmuştur. 2004 ve 2005 yıllarında ekim alanında biraz düşüş gözlenmekle birlikte son yıllardaki biodizel üretiminin artmasına paralel olarak 2006 yılında ekim alanı 431 ha olarak gerçekleşmiştir. Ekim alanlarındaki artışa paralel olarak üretim miktarı da artmış 2006 yılı itibariyle toplam Aspir üretimimiz 395 ton olarak gerçekleşmiş olup ortalama verim ha başına 920 kg dır

 

 Tablo 2. 2006 yılında Aspir üretimi yapılan iller ve ekim alanları.



   
 
Ekilen Alan (da)
 
 Üretim (Ton)
 

AFYONKARAHİSAR
 
525
 
45
 

ANTALYA
 
300
 
45
 

BALIKESİR
 
1050
 
105
 

BURSA
 
50
 
1
 

DİYARBAKIR
 
10
 
2
 

ESKİŞEHİR
 
2074
 
164
 

KIRKLARELİ
 
30
 
6
 

YOZGAT
 
266
 
27
 

Kaynak: TÜİK

2006 yılı itibariyle 8 ilde Aspir üretimi yapılmaktadır. En fazla Aspir üreten illerimiz 164 ton ile Eskişehir, 105 ton ile Balıkesir’dir. Antalya, Afyonkarahisar ve Yozgat diğer önemli üretici illerimizdir.

Tarım ürünleri ithalatımızın yaklaşık %20 sini yağlı tohumlu bitkiler oluşturmaktadır (2006 yılı tahmini 1 milyar dolar). Ülkemizde bitkisel yağ açığı göz önünde bulundursak yağlı tohumlu bitkilerin üretimini teşvik edilmeli ve bu konuda üreticiler bilinçlendirilmelidir.

Aspir bitkisinin biodizel kalitesi çok iyi olup, kıraç ve verimsiz araziler de yetiştirilebilecek bir yağ bitkisidir.

 


Hem yemeklik yağ ihtiyacımızın karşılanması hem de bitkisel yağlardan biodizel üretimi için, Aspir tarımının ülkemizde yaygınlaştırılması gerekmektedir. Kuraklığa dayanıklı olduğundan ülkemizin hemen hemen her tarafında özellikle atıl durumda olan alanlarda, ekonomik olarak getirisi fazla olan diğer bitkilerin yetiştirilemeyeceği alanlarda rahatlıkla yetiştirilebilecek bir bitkidir. Ülkemizde ayçiçeği yetiştiren her tesis ilave bir makine kullanmadan, herhangi bir değişiklik yapmadan Aspir tohumunu da kolayca yağa işleyebilir. Bu durum ayrıca, hammadde yetersizliğinden atıl durumda bekleyen pek çok tesise de iş imkanı yaratacaktır.

 
 


ASPİR BİTKİSİNDE VERİMLİLİĞİ ARTIRICI FAKTÖRLER

Aspir geniş yapraklı, dikenli ve dikensiz formları olan, yazlık ve kışlık olarak ekilebilen tek yıllık yağlı tohumlu bir bitkidir. Sarı, turuncu, kırmızı veya beyaz renkte olan çiçekleri gıda ve tekstilde doğal gıda maddesi ve yemeklerde yalancı safran adıyla baharat olarak kullanılmaktadır. Tohumundaki yağı iyi bir yemeklik yağ kalitesinde olup, son yıllarda dünyada sağlıklı bitkisel yağ sınıfında yer almaktadır. Ayrıca yağ alındıktan sonra kalan küspesi yem sanayinin hammaddesidir. Farklı kullanım alanlarına sahip aspir yağı biyodizel, yağlayıcılar, kozmetik gibi endüstrinin diğer alanlarına da hammadde sağlamaktadır. Aspir tarımında yüksek verim değerlerine ulaşabilmek bakımından dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır.



 Aspir

ÇEŞİT

Aspir üretiminde verim ve kaliteyi etkileyen en önemli faktörlerden biri çeşit seçimidir. Verim potansiyeli yüksek, geniş adaptasyon yeteneğine sahip, zor şartlar altında verim yönünden stabilitesini koruyabilen ve bölgede görülen veya ileride görülmesi muhtemel hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı veya en azından toleranslı olan çeşitlerin üretimde kullanılması doğal olarak verimliliği de arttıracaktır.



 Remzibey 05 Çeşidi-Çiçeklenme Öncesi Dönem

 YÜKSELTİ : Dünya üzerinde yapılan çalışmalarda, aspir bitkisinin denizden 1400m yüksekliğe kadar olan yerlerde başarılı bir şekilde yetiştirilebildiği ortaya konmuştur. Ülkemizde de bazı yörelerimizde, örneğin 1850-2000m yükseltiye sahip Erzurum bölgesinde, aspir tarımı yapılmıştır. Ancak, deniz seviyesinden yükseldikçe 1400m’den itibaren verim düşüşleri yaşanmaktadır. Bu nedenle aspir tarımı için kullanılacak alanların deniz seviyesinden yüksekliği 1400 m’yi geçmemelidir. Bunun üzerindeki yükseltilerde de aspir yetiştirmek mümkündür. Ancak, bu tip yerlerde verim düşüklüğü daha baştan kabul edilmelidir.

 TOPRAK-TARLA ŞARTLARI : Aspir tarımı yapılacak alanlar konusunda pek sıkıntı yaşanmaz. Çünkü, toprak seçiciliği yoktur. Hemen hemen her türlü toprakta yetiştirilebilir. Uygun toprak pH değeri 5-7 arasında olup, çok altında ve çok üstünde bir değere sahip alanlarda problemler yaşanabilir. Tuza dayanması arpa bitkisine yakındır. Çok tuzlu topraklarda, bitki besin elementlerinin alımı zorlaşır veya tamamen imkansız hale gelebilir.

TOHUMLUK: Kullanılacak tohumluğun hastalıklardan tamamen temiz bölgelerden alınmış olması, yabancı ot tohumu ve diğer kültür bitkileri tohumlarını barındırmaması, çimlenme ve sürme gücünün yüksek olması gerekir. Kısacası, kullanılacak tohumluk sertifikalı olmalıdır.



 Aspir Tohumluğu

EKİM ZAMANI: Yıllık yağışın yetersiz ve sulama imkanının olmadığı kuru tarım alanlarında, erken ilkbaharda ekim yapmak daha uygundur. İç Anadolu Bölgesinde toprak sıcaklığının +4 ºC ve üzerinde olduğu ve ilk tava geldiği Mart 15-Nisan 15 tarihleri arasında ekimi yapılmalıdır. Bu tarihten önce ekilmesi soğuk zararını ortaya çıkarır. Geç ekimler ise verimi düşürür. Kışları ılıman geçen bölgelerde sonbaharda (Kasım Ayı) yapılmalıdır.

EKİM ŞEKLİ: Ekimin mibzerle yapılması homojen bir çıkışı ve ot kontrolünün daha iyi yapılabilmesini sağlar. Tohumların yeknesak dağılımı için mutlaka makine ekimi tercih edilmelidir. Ekimler hububat mibzeri ile dar sıra aralığında (13- 20 cm), toprağın nem durumuna göre 2.5- 4.0 cm derinliğe yapılmalıdır. Daha derin ekimler çıkış problemi yaratır. Ekim öncesi ve ekim sonrası toprak silindir ile sıkıştırılır ise hem tohumlar eşit derinliğe bırakılmış olur, hem de iyi bir çıkış sağlanır. Toprak sıcaklığının ve neminin uygun olduğu koşullarda ekimden bir hafta sonra çıkışlar başlar. Eğer ekimden sonra şiddetli yağmurlar nedeniyle toprak kaymak bağlamış ise aspir tohumlarının topraktan çıkabilmesi için kaymak kırılması yapılmalıdır.



 Kaymak Tabakası Sıraya Ekilmiş Aspir Bitkileri Hububat Mibzeri ile Aspir Ekimi

TOHUMLUK MİKTARI: Seyrek ekimler yabancı ot gelişimini teşvik eder. Bunu önlemek için tohum sıklığı arttırılmalıdır. Çok sık ekimler ise hastalıkları teşvik eder, bu ise verimi düşüren bir etmendir. Dekara atılması gereken tohumluk miktar önerisine mutlaka uyulmalıdır.

YABANCI OT MÜCADELESİ: Aspir rozet devresi süresince çıkan yabancı otlara otlara karşı çok hassastır. Bu devrede çıkan yabancı otlar topraktaki nem, besin maddeleri ve güneş ışığı için aspir ile rekabet ederler. Bu nedenle ekim öncesi bir herbisit ile ilaçlama zorunludur. Yabancı ot durumuna göre çıkış sonrası da herbisit uygulaması gerekebilir. Yabancı otların gelişmeleri dikkatle takip edilmeli ve tarla yabancı otların istilasına bırakılmamalıdır.

SULAMA: Aspir, her ne kadar sulama gerektirmeyen, kurağa dayanıklı bir bitki olsa da, belirli dönemlerde sulanması verimi arttırır. En kritik dönemler çiçeklenme öncesi ve tane dolum dönemleridir. Sulama göllendirmeden yapılmalıdır. Yağışın yetersiz olduğu bölgelerde ekim öncesi sulama oldukça etkilidir.



 Tarlanın Çukur Kısımlarında Biriken Su Nedeniyle Ölüme Gitmiş Aspir Bitkileri

 HASTALIK VE ZARARLILAR İLE MÜCADELE:  Aspir bitkisi gelişmesinin herhangi bir döneminde hastalık ve zararlılara maruz kalırsa verim de düşer. Bu nedenle, gelişmenin hemen hemen her döneminde bitkiyi koruyucu tedbirler alınmalıdır. Toprakta bulunan mikro-organizma populasyonunun düşürülmesi için ekim öncesi uygun bir fungusit ile tohum ilaçlanmalıdır. Çıkış sonrasında gelişme periyodu içerisinde uygun bir fungusit ve insektisit ile yeşil aksam ilaçlaması da yapılmalıdır. 14.11.2008
''Bilgi Paylaştıkça Değerlidir.''
0 505 543 43 18

Çevrimdışı denizakvaryumu

  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 426
  • Yer: ANKARA-Ayaş
    Yaş: 48
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 2
  • Rakım: 1023
Ynt: Verimli sebze üretimi için tohumunu nasıl alacağız?
« Yanıtla #5 : Kasım 24, 2014, 19:40:00 »
https://taslibahce.wordpress.com/2014/11/09/domatesin-cekirdegi-kirmizi-kirmizi-agustos-2014/

Verimli sebze üretimi için tohumları linkteki gibi işlemden geçirenler de var...
Hakan

Çevrimdışı Murat AKIN

  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 11367
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 71
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: --- adet kayıtlı
  • Rakım: 74 metre
Ynt: Verimli sebze üretimi için tohumunu nasıl alacağız?
« Yanıtla #6 : Kasım 24, 2014, 20:00:25 »

 sarı renkli Aspir çiçekleri pilavlarda kullanılmakta ve pilavın sarı renkte olması sağlanmaktadır.

 

Aspir bitkisinin bir çeşiti de "Türk safranı" diye satılır veya diğer adı "Aspur", Trakyada çok kullanılr ve "Zerde otu" olarak bilinir.

Düğün ve benzeri toplantılarda yemek sonunda yenilen bir çeşit muhallebi yapımında kullanılır.
Bu muhallebiye kırmızımtırak renk ve hoş bir koku verir.

Bir TV proğramında görmüştüm, Edirnede yapılan bir şekerlemede kullanıldığını da biliyorum.

Eski yıllarda yetiştirmiştim İstanbul'a götürmüştüm fiyatı beğenmedim bir daha ekmedim.

Aspir daha kısa boylu dallı bir bitki Yaprak uçları dikenli, portakal rengine yakın sarı çiçekli bir bitki.

Zerde otu biraz daha uzun,  yine dallı, Yaprak dikenleri daha az bir bitki çiçekleri daha kırmızı renkte.

Aspirin ekilme nedenini birside; Yapraklarının dikeninden dolayı ayçiçekte olduğu gibi kuşlar zarar veremiyor.



Çevrimdışı Murat AKIN

  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 11367
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 71
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: --- adet kayıtlı
  • Rakım: 74 metre
Ynt: Verimli sebze üretimi için tohumunu nasıl alacağız?
« Yanıtla #7 : Kasım 24, 2014, 22:45:54 »
Yukarıda anlatığım zerde otu kurumuş çiçekleri.



Çevrimdışı yalçın meriç

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2391
  • Yer: kdz.ereğli
    Yaş: 73
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 15+3 kutu
  • Rakım: 100m.
Ynt: Verimli sebze üretimi için tohumunu nasıl alacağız?
« Yanıtla #8 : Ocak 19, 2015, 00:38:21 »
  Murat bey,ben bu aspir bitkisinin tohumundan istiyorum. Fuara gelirken getirmenizi beklerim.
Çok selamlar.
Eğer bir güzelliğin yoksa,ben sana nasıl derim çok güzelsin diye.!