Gönderen Konu: Uludağ Arıcılık Dergisi ve Yazı Dizisi  (Okunma sayısı 28755 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 22802
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 49
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 350
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Uludağ Arıcılık Dergisi ve Yazı Dizisi
« : Nisan 02, 2010, 19:17:02 »
Neredeyse tüm sayılarına sahip olmanın avantajını yaşadığım bir dergi Uludağ Arıcılık Dergisi…

3 ayda bir çıksa da merakla beklediğimiz…

Dergiyi çıkaranların ise arıcıların ilgisizliğinden yakındığını yakınen duyanlardan olmak…

O yüzden zaman zaman yazılar yazmaya dilimiz döndüğünce özen gösteriyoruz.

Sağolsunlar yayınlıyorlar da.

Arı kuşları ile ilgili bir yazımızda yayınlanmıştı geçmiş yıllarda.

Kasım 2009 sayısından başlamak üzere şöyle bir şeyler karalayalım dediğimizde 25 sayfayı geçen bir yazı olunca da dergi yöneticilerinin bölerek yayınlamak zorunda oldukları yazımız…

Yazı, Eskişehir’de ekip halinde yaptığımız arıcılıktan örneklemeler sunuyor.



Kasım 2009 sayısında çıkan yazımızın ilk bölümünü aşağıda sizlerle paylaşıyorum, biliyorum ki birçoğumuz dergiye üye değiliz.

Belki de üye olanlarımız çıkar, belli mi olur.

Ayrıca dergi yetkililerine geçmiş yıllara ait arıcıların yazdıkları yazıların bilimsel makalelerde olduğu gibi, yayınlanması konusunda mail attık ve olumlu yanıt aldık, inşallah kısa sürede yayınlayacaklardır.


Eskişehir’de Bir Arıcılık Modeli

Halil BİLEN / Eskişehir

http://www.halilbilen.com/


Ülkemizin coğrafik konumu gereği sahip olduğu eşsiz imkânları görmek için, arıcılık bizlere iyi bir vesile oluyor. Farklı bölgelerde değişik uygulamalar yapan arıcılar ile çalışmak ve farklılıkların içerisinden doğruyu bulmaya çalışmak, tecrübe denen olguyu yakalama adına da büyük katkı yapıyor.

Arıcılığın temel bilgilerini, arıcılığı yan uğraş edinmiş aile büyüklerimizden Bursa / Mustafakemalpaşa bölgesinde aldıktan sonra Eskişehir’de devam eden çalışma hayatımızın yanında, kendi arı kolonilerimizi amatörce yönetmeye başladıktan sonra bölgesel değişikliklerin farkında olup, alınan tedbirleri görmek tecrübeyi arttıran unsurlar olarak karşımıza çıkmaya devam ediyor ve öğrenme sürecini devam ettiriyoruz.



Bursa / Mustafakemalpaşa’da Arı Otu Ekimi Yapılmış Arılık
(Enver Öner Arılığı 2009)

Bölgeler arası birçok faktördeki olumsuz farklılığa rağmen başarıyı yakalamak adına yapılan çalışmaları paylaşmamız, bizler gibi amatörce arı kolonisi yöneten arı dostlarına referans teşkil edebilir.

Arıcılık ile ilgili olmazsa olmaz maddeleri birçok kaynakta bulabiliriz. Bu maddelerin yazılmadan önce mutlaka yaşanmış tecrübeleri içerdiğini, arıcılık açısından zor bir bölge olan İç Anadolu’da yaptığımız uygulamalarla daha iyi anlıyoruz.

Başarılı olabilmek için neler yapıyoruz ki?

Öncelikle zaman yönetimi problemini yaşıyoruz. Çalışma hayatının yanında ek uğraş olarak arıcılık yapan tüm arıcıların en büyük problemlerinden birisi olan zamanın yetersizliği bizimde karşımıza çıkıyor. Bu sorunu aşmanın en etkili yolunu seçerek, ekip halinde çalışıyoruz. Ekip olarak hareket etmenin zorlukları yanında, sağladığı sayısız avantajları da unutmamak gerekir.

Farklı meslek grupları içerisinde yer alan insanların bir araya gelip, ekip olarak hareket etmelerinde genel odağın arıcılık olması sebebiyle ilk meslekler geri planda kalarak çok güzel bir mozaik oluşuyor.

Amatör ve yeni kuşak arıcılara has bir özellik olan, arıcılık faaliyetleri içerisinde daha önceki yıllarda öğrenmiş oldukları tecrübeleri birbirlerine ekip içi diyalog ile aktarmaları da çok önemli bir faktör olarak gözüküyor.

Eskişehir’de birlikte hareket ettiğimiz ekibin oluşumu, arılık ziyaretleri ve bilgi paylaşımı ile başlayan bir süreç sonrası kendiliğinden gerçekleşmiş ve gün geçtikçe artan aidiyet duygusu ile güçlenmiştir.

3 farklı yerde arılıkları olan amatör bir ekipten söz edeceğiz. Her bir arılık doğal olarak farklı sayılarda koloni sayısı ile yönetilmekte ve sayı her yıl artma eğilimi göstermektedir. Arılıklar içerisinde arıcılığa yeni başlayan amatör arkadaşlarımızın da 1–2 koloni arıları bulunmakta ve bu süreçte uygulamaları görerek arıcılık bilgi altyapılarını arttırmaktadırlar.

Arıcılık kursuna katılıp, uygulama şansı bulamayan kursiyerlerin yanında bu şansı yakalamış arkadaşlarımızın kazanımlarının üst düzeyde olduğunu söyleyebiliriz. Az sayıda koloni sahibi olan ve arılıklarımızı kullanan arkadaşların ekibe fazlasıyla verdikleri katkıları ise anlatmaya gerek yok sanırım.

Her bir arılık, Arıcılık Kayıt Sistemine kayıtlı birer işletme olarak, arılık sahiplerinin aynı zamanda Eskişehir Arı Yetiştirici Birliği üyelikleri mevcuttur.

Ayrıca ailelerdeki tüm bireyleri etkinliğin içerisine katarak, arıcılığı yapmasalar bile öğrenmeleri gereken bilgileri aşılamaya çalışıyoruz.



Kardelen Bilen Koloni Kontrollerinde (Akpınar Köyü)



Hakan Gürbüz Larva Transferinde ( Sakar Vadi)

Arılıkların 2 tanesi Eskişehir şehir merkezine yakın sayılabilecek Akpınar Köyü (13 km. / 750 m. rakım) (Halil Bilen) ve Gökçekısık Köyü (20 km. / 775 m. rakım) (Birol Doğantemur) ve diğer arılık ise şehir merkezi sayılabilecek tarımsal bir kurumun içerisinde (770 m. rakım ) (Yusuf Gürbüz) yer alıyor.  Bu arılık yerleri kışlamada ve ilkbaharda kullanılmaktadır. Bu arılıklarda tüm bakımlar yardım talep edilmedikçe arılık sahibi tarafından yapılmakta ve talep halinde diğer arılıklara yardıma gidilmektedir. Arılıklarımızda az sayıda koloni sahibi olan arkadaşların bu süreçte yardımları üst düzeyde fayda sağlıyor. Körük sıkacak birisinin varlığını arıcı arkadaşlara tekrar anlatmaya gerek yok düşüncesindeyiz.


Akpınar Köyü (Halil Bilen Arılığı)



Gökçekısık Köyü (Birol Doğantemur Arılığı)



Eskişehir Merkez (Yusuf Gürbüz Arılığı)

Arı kolonileri, malzemeler, tüm gelir / gider dengeleri herkesin kendisine ait olarak birliktelik sürdürülmektedir. Herhangi bir ortaklık söz konusu değildir. Malzeme ve hizmet alımlarında, gezginci arıcılık ve en önemlisi hasat çalışmalarında ise ortak hareket edilmektedir. Toplu alımların yapılmasının ve alımın yapılacağı doğru yeri bulmak açısından ekip halinde hareket etmenin getirdiği faydayı görmezden gelemeyiz.
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 22802
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 49
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 350
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Uludağ Arıcılık Dergisi ve Yazı Dizisi
« Yanıtla #1 : Nisan 02, 2010, 19:18:06 »
Şubat 2010 sayısında ise aşağıdaki bölüm yazının devam eden bölümü olarak yayınlandı.



Ekibin en büyük avantajlarından birisi de internetin sağladığı avantajlardan faydalanmasıdır. İletişimin gücüyle tüm ülkeyi hatta yurtdışı uygulamaları takip ederek yeni malzeme ve ürünlere ulaşabiliyoruz. Gerektiğinde diğer bölge arıcılarından yardımlar alıyoruz. Ekip olarak diğer illerden ilimize gelen arıcılara da talep edildiğinde yardımcı olmaya özen gösteriyoruz.

Ekip olarak hareket ediliyor olmasından, herkesin aynı uygulamaları yaptığı anlamı da çıkarmamak gerekiyor ki farklı uygulamaların yapılması doğruları bulmak açısından gelecek yıllara da referans teşkil etmektedir. Bahsedeceğimiz konular, artık doğruluğu neden / sonuç ilişkisi ile test edilmiş uygulamalar olup; yeniden bizler için keşif yapmayı gerektirmemektedir.

Kışlama
Eskişehir, bulunduğu konum itibarıyla karasal iklimin hüküm sürdüğü ve gece sıcaklıklarının -25ºC düzeylerine düştüğü kış aylarını yaşamaktadır. Ancak bizler artık öğrendik ki soğuk ile balarıları şartları uygun olduğu sürece başa çıkabilmektedir.

Eskişehir konum olarak yaşadığı düşük sıcaklığın yanında nem konusunda daha avantajlı olduğu da söylenmelidir.

Arılarımızı kışa kendi arılıklarımızda hazırlamakta ve kışlatmayı bu arılıklarda yapmaktayız.

Kışlatma öncesi yapılan güç eşitlemeleri sonucu, koloniler minimum 7 çerçeve ve maksimum 10 çerçeve olacak şekilde hazırlanmaktadır.

Koloni güç eşitlemeleri konusuna sonbahar ve ilkbahar çalışmaları esnasında ayrıntılı olarak değinilecektir.

Kış aylarında salkımda olan arılarımıza hiçbir şekilde katı veya sıvı besleme yapılmamaktadır.

Kovanlar ve ana arı yetiştirme kutuları yerden yüksekte sehpalarda ve açıkta kışlatılmaktadır.



Karda Koloniler ve Ana Arı Kutuları (Ocak 2009 Akpınar Köyü)

Yeterli malzeme olduğunda ise, kovanların ıslanmasını önleyecek materyallerle kovanların üstü kapatılmaktadır.

Kar yağışları sonrası kovan üzeri karların temizlenmesi için özel bir çaba sarf edilmemektedir.



Kar Altında Koloniler (Yusuf Gürbüz Arılığı)

Kışlama için gece sıcaklığı Eskişehir’den 5–7ºC daha yüksek olan Sakarya Nehri’nin suladığı topraklar olan ve yerel olarak Sakar Vadisi denilen 55 km. uzaklıkta ve 100 m. rakımlı bölgede kışlayan arıcılar olmasına rağmen, daha soğuk olan arılıklarımızda kışlamayı tercih ediyoruz.

Gece sıcaklığı yüksek olan bu bölgede kış aylarında arı uçuşlarının ve hareketliliğin çok olması sebebiyle yaşanan yıpranma ve ana arıların erken yumurtlamaya başlamaları sonucu istikrarsız hava şartları karşısında sıkıntılarla karşılaşılabilmektedir. Bu deneyimimizi o bölgede kışlama yapmış arıcılarla yapılan görüşmelerde ve arı koloni kontrollerinde edindik ve yıllar geçtikçe de pekiştiriyoruz.

Arılarımızı şehre 30 km. uzaklıkta ve 1245 m. rakımlı Tandır köyünde daha da soğuk yerde kışlatmak konusundaki düşüncemiz ise, bölgedeki ayıların varlığı ve daha önceki yıllarda ayılar ile yaşanmış kötü tecrübeler yüzünden hayata geçirilememektedir.



Tandır Köyü (Şubat 2009)


Bahsi geçen bölgede 2007–2008 yılı kışında risk altında da olsa kışlayan koloniler ile vadiye gidildiğinde diğer arılıklarımızdan gelen koloniler arasındaki gelişme farkı kayda değerdi. Risk yönetimi konusunda ise, o bölge daha etkin tedbirler alınmadan kışlamayı çok zor hale getiriyor. Bizler ekip olarak henüz o riski alabilecek donanıma sahip olamadığımızdan alınacak tedbirler konusunda çalışmalarımızda sürmektedir.

Arılarımızı soğukta kışlatma kararlılığımızın süreceği düşüncesindeyiz.

Ayrıca farklı uygulamaları görmek açısından 2009 yılı Kasım ayında Sn. Yusuf Gürbüz’ün arılığında kapalı alanda kışlatma çalışması 24 koloni ile yapılmış ve dışarıda kışlatma ile kapalı alanda kışlatma arasındaki büyük farklar görülmemiştir.



Kapalı kışlatma uygulaması (2008-2009 Kışlaması)
Kışlama, Eskişehir şartlarında bizler için Kasım ayı başlarında başlayarak, 20 Şubat–10 Mart tarihleri arasında uygun meteorolojik şartlar yakalandığında Sakar vadisine gerçekleştirilen taşıma ile sona ermektedir.

Geçtiğimiz 3 yıllık verilerimizi incelediğimizde dikkat çekici biçimde kışlamada arı kolonisi kaybı yaşanmamasını, kışa hazırlanmanın aslında gelecek sezona hazırlanmak olduğunu idrak etmemizden kaynaklandığını söyleyebiliriz.



Kar Altında Ana Arı Kutuları (Yusuf Gürbüz)

Kışlama esnasında meteorolojinin müsait olduğu hafta sonlarında yapılan fiziki arılık kontrolleri dışında arılarla ilgili işlerin olmadığını hepimiz biliyoruz ama gelecek sezona hazırlık kış aylarında gerçekleşiyor. Yeni kovan imali, yeni çerçeve çakımları ve tellemeleri ile arıcılık eğitim ve seminer katılımları ekip katılımları ile gerçekleştirilmektedir. Kış aylarında sohbet ortamında yapılan bu işlemler bahar aylarında bizlere çok büyük rahatlıklar sunmaktadır.



Çerçeve Çakma Çalışmaları

Arıcılık faaliyetlerinin azaldığı günlerde ise arılıklarımız bilimsel çalışmalara kaynaklık etmekte ve bilimin ışığından faydalanmamızı sağlamaktadır.



Kasım 2008 ‘de arılıklarımıza yapılan ziyaret
(Sn. Doç. Dr. İrfan Kandemir, Sn. Selahattin Güney ve Biohayat Firma Yetkilileri)




Sn. Doç. Dr. İrfan Kandemir Tarafından Arı Örnekleri Toplanması (Kasım 2008)

Erken İlkbahar ve Vadiye Hareket

Sezonu açmak üzere 20 Şubat–10 Mart tarihleri arasında uygun bir hava yakalandığında Sakar Vadisine hareket ediliyor. O tarihlerde gündüz arı uçuşu olmadığından nakil işlemleri gündüz şartlarında ve gerektiğinde günde 2 tur şeklinde yapılıyor. Bu nakiller zaman problemimiz nedeniyle bazı yıllarda olumsuz hava koşullarına rağmen gerçekleştirilmekte ve unutulmayacak anlar yaşanmaktadır.



Kar Altındaki Koloniler (Şubat 2008)

Nakil öncesi ve sonrası Menşei Şahadetnamesi, Arı Konaklama Belgesi, Arı Sevklerine Mahsus Veteriner İzin Belgesi ve Nakil Aracı Dezenfeksiyon Belgesi alınarak arı nakil işlemleri yapılmaktadır.

Rakımın daha düşük ve sıcaklığın daha yüksek olduğu vadiye yapılan hareketlerde arıların kısmi kış salkımında olduğu anlarda bile nakil sonrası ana arı kaybı ve koloni kaybı yaşanmadığını söyleyebiliriz. Soğuktan sıcağa ve gündüz şartlarında yapılan nakil sonrası açılan kovanlarda güneşi de gören arılar bazen çok kısa temizlik uçuşu yaparak yeni yerlerini de belirliyorlar.



Vadiye Nakil

Sakar Vadisi bölgesi o tarihlerde çevre ilçelerden yoğun biçimde arıcıya ev sahipliği yapıyor ve o bölgede kışlayan arıcılarla birlikte yoğun bir arı kolonisi Şubat – Mayıs ayları arasında bölgede konuşlandırılıyor.

Sakarya Nehri’nin suladığı toprakların sağladığı avantajlarla polen bulma şansının yüksekliği ve gece sıcaklığının düşmemesinin, kolonilerin erken ilkbaharda yavrulama faaliyetine yaptığı destek bu bölgenin çok fazla tercih edilme sebepleri olarak sayılabilir.

3 arılıktaki tüm koloniler vadide aynı bölgeye indirilmektedir. Ayrıca kolonilerle birlikte amatör ana arı yetiştirme malzemeleri de bölgeye nakledilmektedir.



Vadideki Koloniler

Hava şartları müsait ise arılar vadiye indirildikleri günün ertesi günü ilk erken ilkbahar kontrollerine tabi tutulmaktadır. Zaman sıkıntısı nedeniyle ilk hafta sonu yapılamayan kontroller ertesi haftaya kalmaktadır. Ekipten uygun olan bir arkadaşın hafta içi vadiye gidişi, acil işlerin yapılması açısından büyük faydalar sağlamaktadır.

Erken İlkbahar Kontrolleri

Vadide tüm arıların ilk kontrolleri, ekibin birlikte çalışması ile yapılmaktadır.

İlk işlem olarak koloniler yeni kovanlara aktarılmaktadır. Boşalan kovanlar temizlenerek ve pürmüzlenerek tekrar değişimlere devam edilmektedir.



Yeni Kovanlara Yapılan Aktarmalar

Aktarma esnasında ana arı varlığı ve durumu, besin durumu, yavrulama faaliyeti durumu, kışlama güç kaybı durumu kontrolleri yapılıyor ve işlem bitimi kayıt altına alınma işlemi yapılıyor. Bu kontrollerde kolonilerin kimin olduğunun önemi olmadan objektif değerlendirmeler yapılmakta ve alınması gereken tedbirler görüş birliği ile alınmaktadır.

Gelecek yıllar için anaç koloni olarak kullanılmak üzere takibe alınacak kolonilerde bu kontrollerde belirlenmektedir. Kıştan çıkış karakterinin, koloni hakkında en iyi verilerin alınabildiği bir dönem olduğu söylenebilir.

Aktarma yapılan ve kayıt altına alınan kolonilerde bal stoku azalan kolonilere, daha ballı koloniler ile ballı çerçeve değişimleri yapılmaktadır. Gerektiğinde stokta bulunan ballı çerçeveler ile desteklemeler yapılmaktadır.

Ana arı kaybetmiş veya ana arısının niteliğini kışlamada kaybetmiş kolonilere de yedekte bulunan ana arılar verilerek problemleri giderilir.



Vadide Yetiştirilmiş Kafkas Melezi Ana Arı

Varroa mücadelesi kapsamında, yavrulama faaliyetinin yeni başlaması avantajı ile ilk kontrollerde ilaçlama yapılmaktadır. Varroa mücadelesine vadide kalındığı süreçte kontrollü olarak devam edilmektedir. Hangi ilaç kullanılması gerektiğine ise hava şartlarının ve varroa bulaşıklı düzeyi de göz önünde bulundurularak karar verilmektedir. Hava şartları ve kolonideki bulaşıklık düzeyi ile ilgili olarak dönüşümlü olarak Oksalik Asit, Formik Asit, Amitraz, Flumetrin ve Coumaphos etken maddeli ilaçlardan uygun olanları kullanılmaktadır. İlaçlamalar tarih, dozaj ve uygulama bazında kayıt altına alınmakta ve gelecek yıllar için veriler toplanmaktadır.

Erken ilkbaharda beslemeye koyu sıvı besleme ile başlanmaktadır. Koyu sıvı besin hazırlanmasında 2 birim şeker / 1 birim su oranı kullanılmaktadır. Kaynatılan su ateşten indirilerek, şekerin katılması ve karıştırılması ile elde edilmekte ve hiçbir katkı maddesi katılmadan kolonilere verilmektedir.




Vadide Yoğun Polen Toplayan Koloniler


Vadiye ulaşımda yaşanan zorluk ve zaman yetersizliği sebebiyle sadece hafta sonları uygulanan sıvı beslemeye destek olması amacıyla aynı esnada katı besleme de yapılmaktadır. Katı besleme ürünü olarak, kendi ürettiğimiz ballardan ve şekerden öğütülerek yapılan nişasta katkısı olmayan pudra şekerinden yapılan kekleri kullanıyoruz. Erken ilkbaharda kullandığımız keklere sadece derin dondurucuda önceki yıldan saklanmış kendi kolonilerimizden derlediğimiz polen katılmaktadır. Kek, sıvı besleme ile aynı anda yapıldığından üst besleme kaplarının ön bölümleri kullanılarak verilmektedir. İlk haftalarda yapılan koyu sıvı beslemeden, havaların ısınmasıyla birlikte1 birim şeker / 1 birim su oranlı sıvı beslemeye geçilmektedir. Vadide sıvı besleme, koloniler tarafından stoklama davranışı yapıldığında ve dalak örme faaliyetlerini başlattıklarında azaltılmakta veya sonlandırılmaktadır. Vadiden çıkışa kadar katı beslemeye devam edilmektedir.

Yapılan 3 yıllık deneme çalışmalarının verdiği veriler sonucunda, “Kovan örtü bezi mi yoksa örtü tahtası mı?” sorusuna kolonilerden aldığımız cevabın örtü tahtası olduğunu ve iki parçalı ve 12 mm. kalınlığındaki su kontrasından oluşan örtü tahtası sisteminin faydalı bir yöntem olduğu rahatlıkla söyleyebiliriz.
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı ballı baba

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 782
  • Yer: Kdz - EREĞLİ
    Yaş: 62
  • Bilgi paylaşıldıkca çoğalır...
    • http://selahattinguney.blogspot.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 95 şimdilik :) 1980 başlama yılı
  • Rakım: Sahilde...
Ynt: Uludağ Arıcılık Dergisi ve Yazı Dizisi
« Yanıtla #2 : Nisan 02, 2010, 20:10:10 »
Sayın Halil BİLEN,  son sayıyı ben okuyalı 2 hafta oldu. Yazıdan çok kapak güzel oldu ;)
Takım ruhu ile çalışmak daima başarıyı getirir. TEBRİKLERRRRR...
Asil azmaz BAL kokmaz, kokarsa yağ kokar aslı ayrandan gelir

Çevrimdışı Vahit ÜNAL

  • Pupa
  • ***
  • İleti: 116
    • ÜNAL ARI
Ynt: Uludağ Arıcılık Dergisi ve Yazı Dizisi
« Yanıtla #3 : Nisan 02, 2010, 21:14:05 »
Sayın Halil bey sahsınız nezdinde bu çalışmayı gerçekleştiren ve bizlerle paylaşan tüm ekip arkadaşlarınıza içten teşekkürler.. bu yazıyı okumadan önce bendede bir takım fikirler oluşmuştu ..şimdi biraz dah pekişti galiba ..elimden geldiğince suya sabuna dokunmadan forum u takip etmeye çalışıyorum..(Daha arım bile yok) çalşmalarınızda başarılar ve muvafakiyetler dilerim..İnşallah bizim gibi bu işin başında olan çaylaklara iyi bir önbilgi ve alt yapı desteği olur.. bildiklerinizi ve öğreneceklerinizi bizlerlede paylaşacağınızdan eminim..
Allah hepimizin yardımcısı olsun..

Çevrimdışı airfly

  • Günlük Yumurta
  • *
  • İleti: 36
  • Yer: eskişehir
    Yaş: 38
Ynt: Uludağ Arıcılık Dergisi ve Yazı Dizisi
« Yanıtla #4 : Nisan 02, 2010, 22:57:38 »
bende abone oldum bu sene ama daha dergi elime geçmedi kısa zaman da gelir heralde
halil abi katkılarınızın devanmını bekliyorum.

Çevrimdışı Ali Varol

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 834
  • Yer: Antalya- Manavgat - Ahmetler
    • Manavgatlý Arýcý
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Rakım: 40 m. ile 1700 m. arası
Ynt: Uludağ Arıcılık Dergisi ve Yazı Dizisi
« Yanıtla #5 : Nisan 03, 2010, 17:54:33 »
Halil Bey çalışmalarının sonuçlarını, bilgi birikimini forumda bizlerle paylaşıyordu. Uludağ Arıcılık Dergisi'nde farklı bir okuyucu kitlesi ile de paylaşmış. Bu onur verici bir olay. Arkadaşımızın çalışmalarının aynı gayretle devamını dilerim.
Arıcı arkadaşlarımıza sağlık, bol ürün ve işlerinde kolaylıklar diliyorum.
http://bombusarilari1.blogspot.com/
http://manavgatliarici.blogspot.com/

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 22802
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 49
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 350
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Uludağ Arıcılık Dergisi ve Yazı Dizisi
« Yanıtla #6 : Temmuz 07, 2010, 22:15:41 »
Yazı dizisinin 3'üncü bölümü Uludağ Arıcılık Dergisinin Mayıs 2010 sayısında yayınlandı.


Vadide sıvı ve katı beslemeye tabi tutulan, varroa mücadelesi yapılan ve genç analarla çalışan kolonilerden, vadiden çıkış tarihine kadar planlanan 7 çerçeve yavrulu / 10 çerçeve arılı güce, erken ulaşmış kolonilerden suni bölme işlemleri yapılıp, hazır analar verilerek yeni koloniler oluşturuluyor. Genç analarla oluşturulan yeni koloniler zaman içinde sıkışan diğer kolonilerden alınan takviyelerle vadiden çıkışta 7–8 çerçeveli koloniler haline geliyorlar.




Vadiden Çıkış Öncesi İstenen Düzeyde Koloni

Gelişimleri takip edilen kolonilere ve ırk farklılığı sebebiyle geç gelişen kolonilere, erken güçlenen kolonilerden takviyeler alınarak eşitleme çalışmaları yapılmaktadır.

Arılıkta çok güçlü birkaç koloni sahibi olmaktansa eşit güçte kontrollü kolonilerin sahibi olmanın her zaman faydasını gördüğümüzü söyleyebiliriz.

Vadide kolonilere ilave verme işlemleri yapılmamaktadır. Vadiden çıkışta gidilecek şehirdeki arılıklarda yaşanabilecek gece şartlarında yaşanacak meteorolojik istikrarsızlıklarının getirdiği olumsuzluklara, ilave atılarak genişletilmiş koloniler direnememektedirler.



Vadide Üretime Başlamış Çiftleştirme Kutuları

Vadi, erken tarihlerde ana arı yetiştirme çalışmalarına imkân verecek şekilde hava sıcaklığı ve yerel arıcıların yürüttüğü geleneksel arıcılık sebebiyle erkek arı varlığı açısından avantajlar sağlamaktadır. Vadide üretilen genç analarla oluşturulan bölme koloniler bal sezonuna rahatlıkla yetiştirilebilmektedir.


Vadideki erken çiçeklenmeden yararlanan ana arı kutuları

Vadiden Çıkış ve İlkbahar Bakımları

Vadiden çıkış, 01 – 20 Mayıs tarihleri arasında şehirde gidilecek arılıklar bölgesi çiçeklenme düzeyi ve vadinin aldığı yağış rejimi takibi ile alınan kararla olmaktadır.



Vadi Dönüşü Akpınar Köyü (Halil Bilen Arılığı)
Vadiden çıkışta şehirdeki 3 arılığa dağıtılan koloniler artık ilkbahar kontrollerine ve bala yönlendirme çalışmalarına tabi tutulmaktadırlar.

Gelecek yılın kolonilerini üretmek adına yapılacak suni bölmelerin arılarının alınacağı koloniler, diğer yakın arılıklara bırakılmaktadır. Bölme işlemi sonrası kendi arılığına götürülen yeni bölmelerde tarlacı kaybı yaşanmaması bölmenin sağlığı açısından çok önemli bir durum olarak karşımıza çıkıyor.

Birbirlerine yaklaşık 20 km. uzaklıktaki 3 arılıkta geçmiş yıllar verileri izlendiğinde balözü akımı rejiminin değişikliği dikkat çekici farklar göstermektedir. Bölgesel farklılıklar yanında yakın çevrenin bile balözü rejiminin değişikliğini görebilme şansını yakaladığımızdan, gerektiğinde bu durumdan yararlanıyoruz.

Balözü akımı başlayan arılıklara diğer arılıklardan, bala yönlendirilmiş kolonilerden götürülerek faydalanmayı en üst düzeye çekebiliyoruz. Ülkemizde belki de örneği olmayan bu uygulama bizlerin başarısına en çok etki eden faktör olarak sayılabilir.

“Bal başladı, getirin arıları” şeklinde gelişen bu uygulamaya arıcıların hiç alışık olmadığını da söyleyebiliriz.

Geçmiş yıllar verilerinin de desteklediği şekilde, Mayıs ayı başlarında en erken balözü akımı Akpınar köyündeki arılıkta gerçekleşmekte ve diğer arılıklardaki balözü akımları arasında 10 günlük farklar oluşmaktadır. Akpınar köyünde balözü akımı azaldığında ise diğer arılıklarda akım devam etmektedir. Yakın arılıklarda bile bu kadar etkili şekilde zaman farklarının olması biz arıcılara arılık yeri belirlemede daha dikkatli olmamızın gerektiğini göstermektedir.


Bala Yönlendirme ve Oğul Kontrolü


Vadiden sadece kuluçkalıkta çıkan koloniler yeniden ikinci bahar ile karşılaştıklarından çok seri bir biçimde güçlenmeye başlıyorlar. İlave atma işlemleri öncesi arılıktaki tüm koloniler kontrol edilerek kaç koloni ile bala çalışılacağı belirlenir.

Bu belirlemede tüm kolonilerin kayıtlarına hâkim olduktan sonra, yavrulu çerçeve sayısı önem taşıyor. Bahar balı alabilmek amacıyla, Mayıs ayı başında bala yönlendirilecek koloniyi 11 çerçeve yavrulu ve 14–15 çerçeve arılı hale getirene kadar bala yönlendirilmeyecek kolonilerden arılı/yavrulu çerçeve takviyesi alıyoruz. Yavrulu çerçeveleri ve arıları alınarak zayıflatılan koloniler hem ana arı üretim aşamalarında hem de gelecek yılın kolonilerini oluşturma işlemleri için ayrılmaktadırlar.


Bala Yönlendirme Yapılacak Koloni

Vadide yapılan varroa mücadelesine vadiden çıkış ile birlikte son verilmekte ve koloniler bala yönlendirilmektedir.   

Bala yönlendirme çalışmalarında önceliği, vadide yetiştirilen o yılın genç analarından oluşturulmuş ve bir önceki yıl oluşturulmuş, hiç bala çalışmamış ana arıların olduğu kolonilere vererek yapıyoruz.

Gelişimi konusunda tereddütlerimizin olduğu koloniler ve önceki yıl bala çalışmış koloniler ise takviye alınacak kategorisinde değerlendirilmektedir.

Bu anlamda prensip olarak, bir ana arının bir kez kışlaması ve bir kez bala çalışmasını esas alıyoruz.

Vadiden 7–8 çerçeve yavrulu çıkıldığı düşünülürse, 11 çerçeve yavruya ulaşmak için 3 koloniden, 2 bala yönlendirilmiş koloni yaratılabilmektedir. Zayıflatılan koloni ise 2–3 çerçeve arılı olarak çalışmasına devam etmektedir.



Akpınar Köyü (Haziran 2009)

İlkbaharda bala yönlendirilmiş 11 çerçeve yavrulu ve 14–15 çerçeve arılı güçteki bir koloni genç ana arıya sahip ise oğula yönlenmesi küçük bir ihtimal olsa da bu durum çerçeve hareketleri ile önlenebilmektedir.

http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Mehmet Gençünal

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3500
  • Yer: Orhangazi / Bursa
    Yaş: 62
    • Oksalik Asit Buharlaştırma Aparatı
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 40
  • Rakım: 290
Ynt: Uludağ Arıcılık Dergisi ve Yazı Dizisi
« Yanıtla #7 : Temmuz 08, 2010, 18:36:42 »
Halil bey ekip olmanın sırrı,bilgiyi ,emeği,gerektiğinde kazancı paylaşmaktan geçiyor.
Bunun güzel bir örneğini sergiliyorsunuz,yaptığınız iş,takdir edilecek örnek bir çalışma.
Bencilliğin girmediği hiç bir alan yoktur,ancak paylaşma duygusu bunun üstesinden gelir sizde bunu başarmışsınız,tebrik ederim.
Dergiye ben de yeni üye oldum ve yazılarını oradan okumuştum,forumda tekrar paylaşınca,duygularımı dile getirme fırsatını buldum,selamlar.
http://www.oxalicacidvaporizer.com
http://mgencunal-mgencunal.blogspot.com/
http://www.gurlearicilik.com
Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin.

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3962
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 53
    • www.beyazkovan.com
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: Uludağ Arıcılık Dergisi ve Yazı Dizisi
« Yanıtla #8 : Temmuz 08, 2010, 19:15:34 »
Ekip, paylaşmak gibi duygular arıcılığın olmazsa olmazlarından. Başarılı bir arıcılık yapmak için tek başına olmak gibi bir lüksümüz hiç yok.

Ben dergi konusunda başka bir noktaya işaret etmek istiyorum. Genelde ülkemizde yapılan şeyleri küçümseme eğiliminde oluyoruz. Doğru düzgün kitap, dergi, yayın vs yok diyoruz ama olanlara da sahip çıkmıyoruz.

Hiç bir söyleyecek söz bulamazsak, dergi, kitap, internet okuyarak arıcılık yapılmaz diyoruz.

Sanki arıcılıkta ileri gittiğini varsaydığımız ülkelerin arıcıları hiç okumuyorlarmış gibi düşünüyoruz.

Gelelim işaret etmek istediğim noktaya:

Dünya çapında yayın yapan arıcılık dergilerinde ve kitaplarda farklı bir yazar sınıfı var.

Eğitimli, serbest araştırmacı ve aynı zamanda arıcı olan bu yazarlar, arazideki arıcı ile akademisyenler arasında köprü rolü üstleniyor.

Bizim ülkemizin en büyük eksikliklerinden birisi, akademisyenler ile arazideki arıcı arasında köprü oluşturacak serbest araştırmacı ve yazarların az oluşu.

Akademisyenler bilgisini, kendi kürsüleri etrafındaki insanlara yine akademik bir dille anlatırlar. Bu yüzden bu merkezlerde oluşan bilginin, mesajın arıcıya ulaşma şansı yok. Çünkü iletişim ortak dil kodları üzerinden gerçekleşir.

Ara sınıf dediğim, serbest araştırmacılar akademik kodları çözer ve bunu arıcının anlayabileceği bilgi haline getirir.

Ve bu sınıf batılı ülkelerde çok etkili işler yapıyor.

Lafı uzattım, bizim ülkemizde de akademik kökenli olmayan, arıcılığa sevdalı, akademik bilginin kodlarını çözüp bunu yazılı bilgi haline getirebilecek yeni bir kuşak doğuyor.

İnternet ortamı ve ucundan kıyısından akademik dergilerdeki bu yazılar gelecek açısından çok güzel şeyler vadediyor.

Gün olur bakarsınız kendi yayın organımızı çıkarmışız.

Çevrimdışı Murat AKIN

  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 11367
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 71
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: --- adet kayıtlı
  • Rakım: 74 metre
Ynt: Uludağ Arıcılık Dergisi ve Yazı Dizisi
« Yanıtla #9 : Temmuz 08, 2010, 21:30:30 »
Ülkemizde  arıcılığının gelişmesi, uygulamalı doğru bilgilerin genç kuşaklara aktarılması için yapılacakları desteklemek gerekiyor.

Çevrimdışı Mehmet Gençünal

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3500
  • Yer: Orhangazi / Bursa
    Yaş: 62
    • Oksalik Asit Buharlaştırma Aparatı
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 40
  • Rakım: 290
Ynt: Uludağ Arıcılık Dergisi ve Yazı Dizisi
« Yanıtla #10 : Temmuz 09, 2010, 10:42:31 »
Ekip, paylaşmak gibi duygular arıcılığın olmazsa olmazlarından. Başarılı bir arıcılık yapmak için tek başına olmak gibi bir lüksümüz hiç yok.

Ben dergi konusunda başka bir noktaya işaret etmek istiyorum. Genelde ülkemizde yapılan şeyleri küçümseme eğiliminde oluyoruz. Doğru düzgün kitap, dergi, yayın vs yok diyoruz ama olanlara da sahip çıkmıyoruz.

Hiç bir söyleyecek söz bulamazsak, dergi, kitap, internet okuyarak arıcılık yapılmaz diyoruz.

Sanki arıcılıkta ileri gittiğini varsaydığımız ülkelerin arıcıları hiç okumuyorlarmış gibi düşünüyoruz.

Gelelim işaret etmek istediğim noktaya:

Dünya çapında yayın yapan arıcılık dergilerinde ve kitaplarda farklı bir yazar sınıfı var.

Eğitimli, serbest araştırmacı ve aynı zamanda arıcı olan bu yazarlar, arazideki arıcı ile akademisyenler arasında köprü rolü üstleniyor.

Bizim ülkemizin en büyük eksikliklerinden birisi, akademisyenler ile arazideki arıcı arasında köprü oluşturacak serbest araştırmacı ve yazarların az oluşu.

Akademisyenler bilgisini, kendi kürsüleri etrafındaki insanlara yine akademik bir dille anlatırlar. Bu yüzden bu merkezlerde oluşan bilginin, mesajın arıcıya ulaşma şansı yok. Çünkü iletişim ortak dil kodları üzerinden gerçekleşir.

Ara sınıf dediğim, serbest araştırmacılar akademik kodları çözer ve bunu arıcının anlayabileceği bilgi haline getirir.

Ve bu sınıf batılı ülkelerde çok etkili işler yapıyor.

Lafı uzattım, bizim ülkemizde de akademik kökenli olmayan, arıcılığa sevdalı, akademik bilginin kodlarını çözüp bunu yazılı bilgi haline getirebilecek yeni bir kuşak doğuyor.

İnternet ortamı ve ucundan kıyısından akademik dergilerdeki bu yazılar gelecek açısından çok güzel şeyler vadediyor.

Gün olur bakarsınız kendi yayın organımızı çıkarmışız.

Murat bey bu konuya bende bir ekleme yapayım.
Ortak dil konusunda çok haklısınız.
Arıcılarla meyve üreticilerini bir araya getiren toplantıda gördüğüm manzarayı anlatmak istiyorum.
O yıl koloni kaybının zirve yaptığı bir yıldı,arıcıların tamamı bunun sebebini ve çözümünü merakla bekliyordu.
Meyve üreticileri de,armut ve ayvada görülen ateş yanığı hastalığının sebebini ve bu hastalığın arılarla yayılıp yayılmadığını öğrenmek istiyordu.
Temelde birbiri için olmazsa olmaz ikili,neredyse birbirini düşman ilan etmek üzereydi.
Arıcılar meyve ilaçlamasını sebep görürken ,meyve yetiştiricileri de arıların hastalığı yaydığını iddia eder hale gelmişti.
İddialarında haklı olduğu taraflar tabi ki vardı ama iki grup ta birbiri için vazgeçilmezdi.
İşin akademisyen tarafında ise polinasyon konusunda uzman,doğada bu görevi yapan ne kadar arı,sinek türü canlı varsa yıllarca bunları izlemiş  yıllarını bu araştırmaya harcamış değerli hocalar,tohum üretici firmaların temsilcileri ve arı hastalıklarıyla ilgili hocalar vardı.
Polinasyon konusunda bilgi verirken meyvecilerin bulunduğu toplulukta, gerilimli ,mırıltılı sesler  yükselmeye başladı ve bana göre densizin biri çıkıp bütün bunlardan bize ne?ateş yanığı hastalığına ne faydası var?diye sordu.
Hoca bütün olgunluğuyla konuşmaya ara verdi ve konuyu dağıtmak için Amerikalıların davranışıyla ilgili bir konuyu anlattı.
Bir Amerikalıyı sevmiyebilirsiniz ondan hoşlanmıyabilirsiniz ona küfür dahi edbilirsiniz ama köpeğine laf söyliyemezsiniz dedi ve ekledi,bende arılarıma ve böceklerime laf söyletmem arkadaş.
Tabi hava yumuşadı,ortam biraz dağıldı ve hoca da konuşmasını bitirebildi.
İşin özü ve sırrı ortak dili konuşabilmekten ve herkesin anlıyacağı bir metod geliştirmeketen geçiyor sanırım.
Akademisyen,konusunu,karşısındaki kişinin anlıyacağı dille anlatmalı,dinleyen kişi ise orada ne için bulunduğunu bilerek gelmeli ki sonuç her kesim için tatmin edici ve faydalı olsun.
 
http://www.oxalicacidvaporizer.com
http://mgencunal-mgencunal.blogspot.com/
http://www.gurlearicilik.com
Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin.

Çevrimdışı hatkobi

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3129
  • Yer: Ankara
    Yaş: 76
  • Mehmet Bİ.Eskişehir
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
Ynt: Uludağ Arıcılık Dergisi ve Yazı Dizisi
« Yanıtla #11 : Eylül 14, 2010, 13:21:57 »
 
   Halil Bey kardeşim.İki kelmeyle"SÜPER BAHARİYE."Eline gönlüne sağlık.Forumumuzda dergiden bir temsilci yokmu???Abonelik nasıl,geçmiş sayıları gönderebilirlermi,Bu konuda güçlü ve sürekli bir yayın organının olması şart.Oda istekli yoğunluğuna bağlı.
   Yaşlı birYahudinin yarı bodrum dükkanı varmış.Postacı sürekli paketlenmiş bir dergi getirirmiş.İhtiyarda okumadan alıp özel rafına diğerlerinin yanına koyarmış.Bir gün postacı merak etmiş sormuş;"Dergi getiriyorum,hiç okumadan rafa koyuyorsun,neden???"
   Cevap;"Ben okuyamıyorum;ama,birgün okuyacak biri çıkar,diye alıyorum..."
   Herkese gönülden selamlar.
""  En mutlu insanlar; en güzel şeylere sahip değiller.
     Onlar, sahip oldukları her şeyi en güzel şekle sokanlardır. ""

Çevrimdışı Mehmet Gençünal

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3500
  • Yer: Orhangazi / Bursa
    Yaş: 62
    • Oksalik Asit Buharlaştırma Aparatı
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 40
  • Rakım: 290
Ynt: Uludağ Arıcılık Dergisi ve Yazı Dizisi
« Yanıtla #12 : Eylül 14, 2010, 14:14:33 »
Sevgili hemşerim soru bana değilsede,yakın zamanda üye olduğum için ben cevap vereyim.

Uludağ arıcılık dergisi sitesine girip,abonelik formunu,yazıcıdan çıktı olarak alıp onu dolduruyorsun,ikametgah ile birlikte Gazcılarda Civan Arıcılığa teslim ediyorsun.

Abonelik bedelini de yatırdıktan sonra o yıla ait iki adet dergiyi veriyorlar,eski sayıları temin konusunda bir bilgim yok sormak lazım.
Üyelik aidatı ve üyelik şartları ile ilgili bilgi sitede mevcut.
Selamlar.
http://www.oxalicacidvaporizer.com
http://mgencunal-mgencunal.blogspot.com/
http://www.gurlearicilik.com
Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin.

Çevrimdışı hatkobi

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3129
  • Yer: Ankara
    Yaş: 76
  • Mehmet Bİ.Eskişehir
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
Ynt: Uludağ Arıcılık Dergisi ve Yazı Dizisi
« Yanıtla #13 : Eylül 14, 2010, 15:00:18 »
 Değerli hemşerim kardeşim;soru bana değil ne demek.Konuya yeni baktım.Halil Bey kardeşimizin dergideki yazıları ilgimi çekti.Civan arıcılıkta dergi,birlik yokken bu mevzuları görüşmüştük.Dergiyi onların çıkardığını unuttum.Sen ben yok,biz bir bütünün sağlıklı ve değerli parçalarıyız.Derginin int.adresini girerseniz herkes haberdar olur.Sevgi ile selamlar kardeşim.
""  En mutlu insanlar; en güzel şeylere sahip değiller.
     Onlar, sahip oldukları her şeyi en güzel şekle sokanlardır. ""

Çevrimdışı Mehmet Gençünal

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3500
  • Yer: Orhangazi / Bursa
    Yaş: 62
    • Oksalik Asit Buharlaştırma Aparatı
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 40
  • Rakım: 290
Ynt: Uludağ Arıcılık Dergisi ve Yazı Dizisi
« Yanıtla #14 : Eylül 14, 2010, 16:57:16 »
Değerli hemşerim kardeşim;soru bana değil ne demek.Konuya yeni baktım.Halil Bey kardeşimizin dergideki yazıları ilgimi çekti.Civan arıcılıkta dergi,birlik yokken bu mevzuları görüşmüştük.Dergiyi onların çıkardığını unuttum.Sen ben yok,biz bir bütünün sağlıklı ve değerli parçalarıyız.Derginin int.adresini girerseniz herkes haberdar olur.Sevgi ile selamlar kardeşim.
Uludağ Arıcılık Derneği,www.uludagaricilik.org.tr/
http://www.oxalicacidvaporizer.com
http://mgencunal-mgencunal.blogspot.com/
http://www.gurlearicilik.com
Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin.