Güzel Ülkemizi borçlu olduğumuz şehitlerimiz, gazilerimiz ve onların fedakar ana ve babalarını rahmetle yaadediyoruz. O güzel insanlar gözlerini kırpmadan, imanlarında küçücük korku ve tereddüt kırıntısı bile olmadan biz torunları için şu güzel vatanı kahramanca müdafa etmiş, naamerde çiğnetmemişler, zalimin zulmü altında inletmemişlerdir. Fakat ne hazindirki yılda 1 kez onları aklımıza getirebiliyoruz, belki aklımızdan 1 saniyeliğine gelip geçiyor, o gün bu gündü deyilmi deyip geçiştiriyoruz kemiklerini sızlatıyoruz.
Hadi bir gün bile olsa bu gün onlar için rahmet okuyalım dua edelim. Bir gün bile olsa onların torunları olduğumuzu hatırlayalım. En azından bunu yapabiliriz diye düşünüyorum.
Ahmet kardeşim çok güzel dile getirmişsin Allah razı olsun.
Nasıl anneler gününde annemize,babalar gününden babamıza ,sevgililer gününde eşimize hediyeler veriyorsak
Hadi bugünde
Ruhlarına Fatihalar ve hayır dualarla Tüm şehitlerimize hediyeler verelim.
Bugün burada olmamızı en az anamız babamız kadar Çanakkale ve Milli Mücadele Şehitlemize de borçlu olduğumuzu unutmamalıyız.
Çanakkale’de bir hilal uğruna can veren aziz şehirlerimizden biri olan dedem Benli Ahmet oğullarından hacı ali oğlu Abdullah ve tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.
Arıcılık.gen.tr Üyesi oğlum Turçin Zorman Çanakkale de iki yıldır Avustralya elçiliği görevlisi olarak Anzak törenlerine katılıyor. Bu yılda görevli Törenden fotografları buradan bizlerle paylaşacak. Çanakkale Türk olmanın gururudur. Ruhları şad olsun. Selamlar.
Savaşta ölen düşman askerine, onlar artık bizim evlatlarımız diyerek, uygarlık tarihine örnek olan ve adını yazdıran başta Atatürk ve tüm silah arkadaşlarının Ruhları Şaad olsun. Bu günümüzü özgürce yaşamayı bizlere hayatlarıyla bahşeden yüce yürekli insanlar, mekanınız Cennet olsun…
Adi Süleyman mis, catak tan göc tügü icin “Catakloglu” derlermis… (Baba Adi bilinmiyor)
Giderken Ahh bir emekledigini görseydim, gam olmayacakti dedigi “Dedem” (Kucak taki Bebek)
Süleyman oglu Mehmet…
Babamla beraber, arabayla izine geldigimiz bir Yaz günü, Rahmetli Dedem bana dediki: Ogul Buvam orlada galmis ,en son habarini aldigim yer, Hadim köy dü derdi Anam. Ben Uzunköprü de Askerlik yaptim, aradim sordum emme nerden bulcen dedi, bir süre sustuktan sonra,
simdi Sehitlik le yapmisla, Sehitlen Isimneni de Mezardaslana yazmisla deyola,dedi.
bak sen orladan geciyon, bir yol ugra bak, Beki Dedenin Adinada rastlarsin…
Dedemin dedigini tuttum, Gelibolu yu, Hadimköy ü hatta Edirneyi , Bildigim gördügüm bütün Sehitliklere baktim …
fakat dedeme: Dedemin Mezarini gödüm, Dedemin Mezarini buldum Dede! diyemedim.
Sehitlerimizin Mezarlarina, Hatiralarina Sahib cikamayan bizler,Bencileyin.
Bari VATAN diye Biraktiklari Emanete sahib ciksak. cikabilsek…
Yarin Mahser günü Yüzlerine bakacak yüzümüz olur.
Allah Sefahatlerinden mahrum etmesin. Her bir Ruh a Binlerce Selam, Yüzbinlerce Selavat olsun.
Öncelikle tüm Şehit ve Gazilerimizden Rab’bim bin kere razı olsun, mekanları cennet olsun inşAllah.
KINAMA:
18 Mart akşamı ulusal bir kanalda (aslında ismini de yazmak isterim ama !!!) ismi Çanakkale Çocuklarımıydı neydi tam hatırlamadığım, hatta hatırlamak istemediğim bir film vardı. Filmde işlenen konu Çanakkale savaşları ama bazı hikayelerin gerçekle uzaktan yakından alakası yok. Hadi onu geçtim neyse, film icabı diyelim !!!
Filmdeki bazı sahnelerde TÜRK Askerini öyle kötü durumda göstermişler ki sinirden uyku uyuyamadım. Siperlerde inleyen başı aşağıda, çok çok afedersiniz kuyruğunu apış arasına kıstırmış köpek misali, korkmuş, büzülmüş, titreyen ,
BİZİM ECDADIMIZ SADECE ÇANAKKALE’DE DEĞİL HİÇ BİR SAVAŞTA BOYNUNU BÜKMEMİŞTİR, BÜKTÜRMEMİŞTİR. ÖLÜME BİLE ŞEHADETE BİLE COŞKUYLA GİDEN BİR ECDADIMIZ VAR BİZİM.
Yaralanan asker acıdan bağırabilir, ağlayabilir gayet normaldir ama ; TÜRK Askerini, askerimizi, ecdadımızı ekranlara ve dolayısıyla tüm dünyaya bu kadar kötü bir şekilde gösteren, en başta filmin yapımcısını, senaristini ve o tv kanalını ESEFLE VE ŞİDDETLE KINIYOR VE YÜCE RAB’BİME HAVALE EDİYORUM.
Yahu Allah aşkına, o kadar aciz bir asker ile o savaşlar nasıl kazanılırdı, yedi düvel nasıl yenilirdi, o destanlar nasıl yazılırdı.
Bağırarak (büyük harfle) yazdığım için hepinizde özür diliyorum.