ANA ARI ÜRETİMİNDE ANA YÜKSÜĞÜ ÇAPININ VE KAFESLEME SÜRESİNİN ETKİSİ
Xiaobo Wu, Linbin Zhou, Chuibin Zou, Zhijiang Zeng* Yayın.Ta: 23.10.2018
Honeybee Research Institute, Jiangxi Agricultural University, China
Türkçeye Çeviri: Hakan BOZKURT
NOT: Araştırma kısaltılarak özetlenmiştir.
ÖZET
Bu çalışmada, ana arı hücre çapının (9.4 mm, 9.6 mm, 9.8 mm ve 10.0 mm) ve yumurtlayan ana arının kafesleme süresinin (0 gün, 2 gün ve 4 gün), genç ana arıların yetiştirilmesi üzerindeki etkisi araştırıldı.
Ana arı hücre boyutunun artan çapı ile doğum ağırlığı, yumurtalık tüpleri, göğüs uzunluğu ve genişliği önemli ölçüde artmıştır. Genç ana arı yumurtalıklarında Vitellogenin’in (Vg) seviyesi, artan ana arı hücre boyutu çapıyla da doğrudan bağlantılı olduğu tespit edilmiştir.Bu sonuçlar, ana arı hücre boyutunun, üretilen ana arıların kalitesini ve üreme yeteneğini güçlü bir şekilde etkileyebileceğini göstermektedir.
Yumurtlanan yumurtalarının ağırlığı, uzunluğu ve genişliği ana arı kafeslenme süresi ile arttı ve bu yumurtalardan çıkan larvalar ile yetiştirilen genç ana arılarda doğum ağırlığı, yumurtalık tüpleri, göğüs boyu ve genişliği açısından artış görüldü. Ayrıca, yetiştirilen genç anaların yumurtalıklarındaki Vitellogenin seviyesi de kafesleme süresiyle yukarı doğru yönlü artış gösterdiği tespit edildi. Bu sonuçlar, ana arıların kafesleme sürelerinin, yumurta boyutunu ve göreceli olarak ana arı kalitesini önemli ölçüde etkileyebileceğini göstermektedir.
BULGULAR
Ana arı hücre çapının, üretilen ana arıların doğum ağırlığı, yumurtalık tüpü sayısı ve göğüs uzunluğu, genişliği üzerine etkisi
Sonuçlar, ana arı üretme yönteminin uygulanabilir olduğunu ve larvaların %85’inden fazlasının kabul edildiğini göstermiştir.
Tabloda gösterildiği gibi, doğum ağırlığı, yumurtalık tüpü sayısı ve göğüs uzunluğu ve genişliği , ana arı hücre çapı büyüdükçe anlamlı olarak artmıştır.
Ana arı kafesleme sürelerinin yumurtlanan yumurtaların ağırlığı ve boyutları üzerine etkisi
Tabloda, ana arının kafeslendiği gün sayısındaki artış ile, yumurtlanan yumurtaların ağırlığında ve boyutlarında önemli artış ile ilişkili bulunmuştur.
Ana arı hücresi çapının, üretilen ana arıların yumurtalık dokularında Vitellogenin seviyesi üzerindeki etkisi
Grafikte gösterildiği gibi, üretilen ana arıların yumurtalık dokularındaki Vitellogenin seviyesi, ana arı hücre boyutu arttıkça daha yüksek düzeylere çıktı.
Ana arı kafesleme süresinin, üretilen ana arıların doğum ağırlığı, yumurtalık tüpü sayısı, göğüs uzunluğu ve genişliği üzerine etkisi
Ana arı kafesleme günlerinin, üretilen ana arıların yumurtalık dokularında vitellogenin seviyesi üzerindeki etkisi
[size=12pt]SONUÇLAR
Üretilen ana arıların ağırlığı, göğüs uzunluğu ve genişliği, ana arı yumurtalık tüpü sayısı ve yumurtalık dokularında ortaya çıkan Vitellogenin seviyesi, ana arıların kalitesini değerlendirmek için kritik fiziksel özelliklerdir.
Deneysel sonuçlar, daha büyük çaplı ana arı hücreleri kullanıldığında, üretilen ana arıların doğum ağırlığının, yumurtalık tüpü sayısının, göğüs uzunluğunun ve genişliğinin ve yumurtalık dokularında Vitellogenin seviyesinin önemli ölçüde arttığını göstermiştir. 10.0 mm ana hücrelerinde yetiştirilen ana arılar, diğer üç hücre boyutunda yetiştirilenlerden açıkça daha iyiydi. 10.0 mm’lik hücreler her yönden daha iyi bulunmuştur ve doğal oğul için arıların kendilerinin yaptığı ana yüksükleri 8.0-10.0 mm arasındadır. En iyi doğal oğul ana arıları, muhtemelen 10.0 mm çapında hücrelerde yetişmektedir.
Shi ve arkadaşları (2011), farklı hücre boyutlarının, larvaların DNA metilasyon seviyesini önemli ölçüde etkileyebileceğini ve larvaların gelişiminde önemli bir düzenleyici rol oynayan Dnmt3 enzim aktivitesini etkilediğini bulmuştur.
Hakan BOZKURT DİPNOTU: VİTELLOGENİN NEDİR ?
Vitellogenin ( VTG veya daha az popüler olarak VG olarak bilinir) Yumurta sarısının bir öncü proteinidir. Hem erkeklerde hem de dişilerde yüksek seviyeleri uyaran çevresel östrojenlerdir. “Vitellogenin”, ifade edilen protein için eşanlamlı bir terimdir. Vitellogenin, şeker, yağ ve protein özelliklerine sahip bir glikolipoprotein olarak sınıflandırılır.
Vitellogenin son yıllarda yapılan çalışmalarda, arılarda bağışıklığın yavrulara geçirilmesinde önemli roller üstlendiği tespit edilmiştir. İşçi arılar çiçekten çiçeğe uçarken, kondukları yerlerden bulaşan çeşitli bakteri ve patojenleri –hastalık mikrobu- kendileriyle kovana getirirler. Ardından, bu arılar topladıkları polenleri “arı sütüne” dönüştürürken, bakteriler besinin içine karışır.
Ana arı, üretilen bu sütle beslenerek arı sütünün içindeki bakteriyi parçalar. Elde edilen besini, karaciğere benzeyen organına gönderir ve bu noktada vitellogenin devreye girer. Proteine bağlanan bakteri parçaları, ana arının kanında dolaşmaya başlar ve ürettiği yumurtalara ulaşır. Böylece, yavru arılar yumurtalarından, çevrelerinde karşılaşacakları bakterilere karşı “aşılanmış” olarak çıkar. Bu sistem; annelerden bebeklere patojenlere karşı korumak için plasenta yoluyla geçen antikorlara benzemektedir.
Faydalı olması dileklerimle;