İmamlar ve öğretmenler özellikle seçilmişlerdir bu işi teşvik için…
Şimdi internet çağındayız… Her bilgiye herkes ulaşır…
Eskiden devlet köylere, ilçelere ulaşamıyor…
Geliştirilmesi gereken sektörlerden olan arıcılığı da kim aracılığı ile yayacaklar köylere…
Boş vakti daha uygun olan ve halkı etkileme potansiyeli yüksek meslek gruplarına…
Kimdir bu grup tabi ki imamlar ve öğretmenler…
İşlerinin durumu da gerçekten müsait…
İmamların başka avantajları da var pazarlama konusunda orası ayrı konu…
Hatta sırf bu yüzdendir ki yani arıcılığı geliştirme düşüncesindendir ki arıcılık belirli bir kovan sayısına kadar gelir vergisinden muaf tutulmuş ve devlet memurlarının bu uğraşı yapabilmelerine olanak sağlanmıştır…
Serkan kardeşim sana özel mesaj attım herhalde bakmadın.
Ayancığa yazın ben 4,5 defa geliyorum yardımcı olurum.
Moralını bozmak için söylemiyorum bilgin olsun diye soyliyeyim.
Ayancıkda arici olmak deveye hendeği atlatmak kadar zor . Mesela arı nerde bulacaksın ,ayancıkda arıcı çok az ve satlık arılarıda yok denecek kadar az ,bir iki kovan edindin diyelim onları yavaş yavaş çoğaltacaksın bu zor iş ,bazen samsundan munubus içinde köylere kaçak arılar getirip satıyorlar onlardan kimseye görünmeden satın alabilirsin yanı anlıyacağın ayancikda kestane ağacı var ama yandada demoktesin kilicimi derler o var onunla mucadele edeceksin.
Halit bey kışın 70 tl yi buluyor evet yazın 50 tl ye gidiyor sağımdan hemen sonra üreticide bal bulmak zor. Burda arı bölmesi zor onun için daha sıcak ve yakın illere götürülmesi lazım gelir sanırım. Benim Samsun Bafrada yakınlarım var orada rahatlıkla arı çoğaltma bölme yapılır diye ümit ediyorum…
Halil bey ürüne fiyata endeklenmeyi düşünmedim sadece yazıldığı için bende bir şeyler söyledim. Arıları Ahmet bey nasıl getirdiyse bizde öyle getiririz İnşallah… Dediğiniz gibi öncelik başlamak. Ben elektrikçiyim önce çarpıldım sonra ellerim tuğlayı kırarken kesildi kabloyu yararken yarıldı merdivenden düştüm defalarca elektrik direklerine çıkmak imkansız gibiyken çıkmayı öğrendim. Bu işi beceremem dediğim anda hadi bismillah dedik oldu. Biz bir tuğla koyalım da gerisi gelir inşallah… Arapçada zahmet ve rahmet kelimelerinin baş harleri olan ر ra ve ز ze harflerinin tek farkı birinin noktalı olması işte zahmet ve rahmet bir birine bukadar yakın… saygılarımla önerilerinize teşekkür ederim…
6-7 sene kadar önce, 2 arkadaş çay ocağı gibi bir yerde oturuyorduk. Herzaman yaptığımız gibi ortak bişeyler yapalım, şuna başlayalım filan diye konuşmaya başladık.
Laf Döndü dolaştı, arıcılığa geldi. Yaparız, ederiz… azla başarız artırırız vs. derken. Arkadaşa döndüm ve, bu iş böyle lafla olacak iş değil. Hadi şimdi başlayalım dedim.
Nasıl ? diye sordu arkadaş.
hemen bir imam arkadaşı aradık.
onun arıcı bir imam arkadaşı vardı. telefonla aradı, fiyat öğrendi, anlaştık. Ertesi gün gidip 4 arı alıp geldik. Başlamış olduk. Tek sağım yaptık. O yıl bile 4 arıdan 10-15 er kilo bal aldık. Kestane ıhlamur karışık. Geç sağım yaptığımız için bal koyu ve harika idi. Bende müthiş bir sevinç. Arıcılık inanışmaz birşey. Balın çoğunu arkadaşlara dağıttım. alan herkez bidaha geldi. Para ile ver diye, daha önce hiçbirşey satmamış birisi olarak para ile bal satmak ta değişik bir tecrübe olmuştu. Sadece bir abiye satabildim. çünkü bal kalmamıştı.
Gerçi bir akşam üstü arılarla uğraşırken nasıl olduysa yere çok arı dökülmüş. ayağımda terlik. Kaç tane soktu bilmiyorum ama, gözlerim karardı. arkadaş acil hastaneye götürdü. serum filan kendime zor geldim. arıları da arkadaşa devredip bırakmıştım. Ta ki bu seneye kadar.
Malum hastalık bu, bu yıl yine yakalandık.
Diyeceğim o ki, aklında olacağına yanında olsun. Al 2 kovan başla.
Arılarla yakın temasım geçen yıl Nisan ayında başladı. Arıcılık hastalığı bize de nasip oldu çok şükür. Hayatımda ilk kez bir baharı, bahar gibi yaşadım. Kendimi, doğanın güzelliklerini ilk defa keşfediyor gibi hissettim. Bir miktar da bal ve polen aldım, bu da yaşadığım güzelliklerin yanında ikramiye oldu… Yalnız şunu gördüm, arıcılık çok zevkli olmasının yanı sıra son derece karmaşık ve ilerlemenin sınırı olmayan bir faaliyet alanı. Kesinlikle sabırsız, azimli olmayan insanlara göre bir iş değil.
Asıl mesleğim, öğrenci iken ayakkabı imalatı(az fırça ve tokat yemedim), üniversiteyi bitirdikten sonra 18 yıllık coğrafya öğretmeni, yani memur. Ben de 2010 yılının nisanında 1 koloni ile başladım. Şu an 4 kolonim var. Çok farklı işler de yaptım (Sanayi Dalgıçının yanında dalgıçlık,…)
Ama en güzeli ve süperi arıcılık yapmak…
Adına ne derseniz deyin…