Arıcılık Terimleri Üzerine Görüşler, Eleştiriler ve Öneriler

Bu resim sizin arılıktan… Bizim değil… :smiley:

Çok tartışılabilecek konulardan biri de bu…

‘‘Kılıç arısı terimi’’ her yörede ve her kişi tarafından farklı kullanılıyor…

Önce şu konuda anlaşalım: Kılıç arısı dediğimiz arı, peteklerini kovan girişine dik olarak örer.

Neden öyle ördüğü ayrı bir konu. Bu konuda da bilimsel veriler, yüzlerce kez yapılmış deneme ve gözlemler var.

Kılıç batıcıdır diye, delici-kesici alettir diye, hırçın arıya kılıç arısı demeye gerek yok.

… … …
Şimdi konuyla az da olsa ilişkili bir başka konu:
Kılıç arısı dediğimiz arı hırçın mı olur?
Beni hiç ilgilendirmiyor. Çünkü ben çağımıza uygun kovanlarda; arıları huzursuz etmeyecek malzemeyle; arılarım içinden (kendimce) iyilerini seçerek yani bir çeşit ayıklama ve iyileştirme yaparak; güvenlik önlemlerimi alarak arıcılık yapmaya özen gösteriyorum.

Bunları söyleyebilmek için kılıç arısı uzmanı olmaya gerek var mı?

Lütfen, herkes bildiğini içtenlikle söylesin…
Doğru ise kabul görür; doğru değilse düzeltilir… Söyleyen de doğrusunu öğrenmiş olur.
Forumun amacı da bu değil mi?

Nassiii ??? ??? ??? ???

Acaba bu kovan kimin?

Ben kovan sahibinin bulunmasına yardımcı olayım.

Genelde 10 çerçeveli kovan kullanılıyor.
Fotodaki kovan 8 çerçeveli olabilir, kim 8 çerçeveli kovan kullanıyorsa onundur.

İlgili kovanın resmini ben çektiğime göre o kovanın nerede olduğunu benden iyi bilen birisi olamaz sanırım… :slight_smile:

Savaş abi, kılıç-kalkan konusunda istediğimiz gibi ördürüleceğinden…

Mehmet abi de arıyı serbest bıraktığımızda nasıl örüyorsa o şekilde adlandırılacağından…

Bahis edince…

Bende konuya uygun bir fotoğrafı arşivimden yapıştırdım… :slight_smile:

Şimdi o fotoğrafı yapıştırınca…

Konunun özünden ayrılıp…

Savaş abi dedi ki…

“Bu forumun adminleri bilerek bu işi yaptırmadılarsa arıcılığı hemen bıraksınlar.”

Diyelim bu kovan benim olsa ve bilmeden bu işi yaptırdı isem, arıcılığı neden bırakayım yahu?

Tamam denilebilir arıyı bu kadar kontrolsüz bırakıyorsan arıcılık konusunda zaafiyet yaşıyorsun eyvallah…

Şimdi o resimde ki koloni bir oğul kapatılarak oluşturulmuş…

Atılmış içine de çerçeveler…

Arı o kadar hızlı gitmiş ki dalağı yapıştırmış…

Ama nasıl yapıştırmış gördünüz…

Bazı fotoğraflar çok önemlidir… Ders niteliğindedir…


O koloni İznik gölünü yukarıdan gören bir köyde…

Mehmet Gençünal abi’nin arılığının gölden öte tam karşısı…

Ekip oradan arı alırken görmüş ve dikkatimi çekmişti…

Arşivde bulunsun, nasılsa birgün lazım olur demiştik.

İlgili arılıkta koloniler 8 çerçevelik büyük çoğunluğu…

Arı çoğaltma sistemi geleneksel oğul sistemi…

Arıların maşallahı var…

İşte öyle…

http://img853.imageshack.us/img853/1971/inkovanlarhasatvedzenle.jpg

Bir foto da ben buldum.

Bu kovanlarla arıcılık yapan arıcı da zaten arıcılığı bıraktı.

Çok karmaşık petek örüldüğü için kılıç mı? kalkan mı? belli değil.

Savaş çok şiddetli geçmiş olmalı ki kılıç kalkan birbirine girmiş.:slight_smile:

Ben kartal kanat arıya itiraz gelir diye düşünmüştüm ama kimse itiraz etmedi.

Daha önceki resmi anlamıştım, yanda boşluk vardı, ve bakılmadı

yalnız bunu anlamak zor, daha altta boş tam olarak işlenmemiş çerçeve var, peki bu arının yukarıda ne işi var.

O zaman bu petekleri Kartal kanat arı mı yapmış ?
Petekler çapraz, karma karışık çünkü…

http://img545.imageshack.us/img545/92/laveler7.png

Oğul Kontrolü: Ben şimdiye kadar koloninin, oğul verip vermemesi yönünde ve genellikle oğul vermesini önlemek için geç kalmamak amacıyla, kontrol altında tutulması olarak algılıyordum.

Arıcılıkta Kullanılan Terim : Supersedure
Diğer Adı : Ana Yenileme
Açıklama :

ana yenileme*** İng. supersedure, Fr. supersedure, Alm. (sanırım Almancası da yok ???ersatzvermerk??? ) Arı kolonisinin, anaarısını, arıcının hiçbir müdahale ve yönlendirmesi olmaksızın kendiliğinden ve kendi kendine yenilemesi.

‘‘Koloni ana yeniledi’’ derken supersedure olayından; ‘‘koloninin anasını yeniledim’’ derken ise koloniye yeni bir anaarı vermekten sözetmiş oluruz.

Oğul kontrolü: Koloninin, oğul verip vermemesi yönünde ve genellikle oğul vermesini önlemek için, geç kalmamak amacıyla yapılan kontrol.

Supersedure, koloninin çerçeve ortasına yaptığı ana memeleri için kullanılan terim.

Koloniye hiçbir müdahale yapılmadan çerçeve kenarlarında ana memesi yaparak ta ana yeniliyor.

Kenan abi, şu laktik asit tanımında Varroa mücadelesi diye başlamışsın da…

Başına Arıcılıkta varroa mücadelesinde yazsak…

Arama motorunda çıkar…

Tıklar birisi laktik asidi…

Varroa mücadelesinde kullanılıyormuş sadece şeklinde algılar… ;D


adate =<>adapte


http://img402.imageshack.us/img402/629/p3153651.jpg

Çiçektozu hamuru kekten farklıdır. Forumun alaca (bombus) arısı üretimi bölümünde yeri geldikçe kullanılmıştı. Bu sözcüğün de sözlüğe eklenmesinin doğru olacağını düşünüyorum. Değerlendirmenize sunuyorum. Saygılarımla.

Kek:
Değişik yapılış şekillerinde, çeşitli ölçeklerde bal, pudra şekeri(toz şekerin öğütülmesiyle elde edilen,katkısız) ve çiçektozunun(polen) karıştılıp hamur haline getirilerek arıları beslemek için kullanılan, katı besin.

Çiçektozu hamuru:
Taze toplanmış ya da derin dondurucuda saklanmış taze çiçektozlarının süzme bal ya da şeker şurubu ile yoğrularak ekmek hamuru kıvamına getirilmiş hali.
Çiçektozu hamuru alaca (bombus) arılarının üretiminde ana besin olarak kullanıldığı gibi bal arısı ana arılarının yumurtlamasını teşvik için de kullanılır.

Supersedure: ana yenileme için yapılan ana memesi ve onlardan çıkan ana arılar.

supersedurenin özellikleri çerçeve ortasında bir kaçtane ana memesinin olması.

Meme içindeki kurtçukların hepsinin gün yaşının aynı olması.

Kovanda eski ana arının yumurtlamasını sürdürmesi.

Sayın Ali Varol:

Çiçek tozu hamurunu genelde erken baharda bir kez veriyorum.
Bu işlemi şubat ayında kovana çiçek tozuna yardım amacıyla veriyorum.

Yoğurmayı ben şöyle yapıyorum:
Örnek:

1 kg çiçek tozuna nem durumuna göre 150 - 200 gram su püskürtüyorum.

3 - 4 saat bekliyorum Mayalanma yoluyla çiçek tozu zerrelerinin üzerindeki kabuk çatlıyor.

250 gram pudra şekeri.

100 gram balla yoğuruyorum.

Pudra şekeri kek içine dolgu ve arıların almasına yardım ediyor.

Bal ise hamurun dağılmasını önlüyor ve arılar için çekici oluyor.

Bu hamuru verdikten 1 - 2 gün sonra çerçeve çekilip bakılınca yavru yakına hepsinin aynı renkte olarak petek gözleri içinde görebiliyoruz.

Sayın hocam taze ya da derin dondurucudan çıkmış (taze) çiçektozuna su püskürtüp beklemeye gerek var mı ki?
Ben taze olduğu için bal ya da şurupla yoğurup arılara veriyorum.
Bir güzün ilk yağmur yağınca, güz çiçekleri açmazdan önce, bir iki kere de kış sonunda.

Sayın Ali Varol:

Su burada mayalanmayı sağlıyor.

Eğer sizin dediğiniz çiçek tozunda yeterli nem varsa, olabiliyorsa sorun yok.

Anlaşıldı Hocam. Sanırım sorun yok. Derin dondurucudan çıkan çiçektozları yeteri kadar nemli olmalı ki parmak ile sıkıştırınca birbirine yapışabiliyor. Hatta bal veya şurup kullanmadan bile yuvarlak hale getirilebiliyor.