Arıcının bulunduğu bölgeye göre yaptığı uygulamalar-İstatistik amaçlı

Halil bey eğer faydası olacaksa ,bir form şeklinde hazırlanıp,
Teknik arıcılık Bilgi paylaşım forumuna girişte;bu form ekrana getirilip doldurulması istenirse olmazmı? Herkes mecburen doldurmak zorunda kalır

Karışmayayım diyorum ama iş yerimdeki bir arkadaş ile Silivri Bölgesi arıcıları ile böyle bir şeye niyetlenmiş ve sonradan iş yoğunluğundan askıya almıştık. Bir bölgenin analizini çıkarabilmek için istatistik olarak belli bir anket sayısına ulaşılması gerekiyor. Bu da incelenmek istenen toplam arıcı sayısına göre hesaplanıyor. Sadece Silivri’de 0-30 arısı olan 25 kişi ile, 30-50 arası arısı olan 35 kişi ile, 50-100 arsı olan 40 arıcı ile ve 100’den fazla arısı olan 5 kişi ile anket çalışması yapılması gerekiyordu. Bu sayıları da Silivri’deki arıcı sayısından ve kovan varlıklarından yapılan hesaplama ile buluyordunuz.

Yani tüm Türkiye için yapmak istediğinizde önce kaç anket yapmanız gerektiğini hesaplayarak işletme analizi yapabiliyorsunuz.

Ha ben (hani vardır ya 100 kişiye sorduk şöyle dediler diye) 50 arıcıda yaptığım anket ile şunu buldum da diyebiliyorsunuz. Bu durumda sayı ne kadar az ise o kadar az güvenilir ne kadar çok ise o kadar fazla güvenilir sayılıyor.

Bunun yanı sıra da hazıranacak sorular genellikle değerlendirmeli oluyor. Yani 1-5 arası verilmiş notları söze çevirerek; (1-Kesinlikle katılmıyorum, 2-Katılmıyorum, 3-Bilgim yok, 4-Katılıyorum ve 5-Kesinlikle katılıyorum gibi) değerlendirmeye alınıyor. Bu saydıklarım bilimsel metottan bazıları.

Bu arada kimsenin hevesini kırmak gibi bir niyetim olmadığını da belirtmek isterim. Yukarıdaki gibi sorulara verilmiş cevaplar bir havuzda biriktirilerek üyelerimiz tarafından sorgulamaya açılabilir. Bunun gibi bir durumun da nelere faydası olabileceği ayrı bir yazı konusu.

Halil bey
Ben verileri doldurmak için, o soruları beraber daha iyi hale getirip, Aklımıza gelecek veri olabilecek şeyleri de ilave ederiz diye düşünmüştüm en son karar verdiğimiz kalıp üzerine doldururuz diye taslak olarak hazırladığımı belirterek göndermiştim…O sebeple doldurulmadı…
Anlaşıldı ki hayalden öteye geçmeyecek…

Mustafa Dokuzoğlu abimin dediği şekilde Site girişinde karşımıza doldurmak için mecburi olarak çıkması da milleti sıkar,
Esas o zaman cevabını samimi olarak vermeyenin zihniyeti ortaya çıkacak demektir…
(Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerinin o kadar mürüdinin arasından bir tek samimi müridin Allah için ve Hazrete bağlılığını ispat etmek maksadıyla kesilmek için çadıra girmesi gibi…)

Sizde o müritleri daha kolay seçersiniz…Siteye kim faydalı, kim değil…kim, sırf bilgi almak, vermemek amacında…
kişilerin sorualarına da cevap yazmaya zaman harcamazsınız en azından diye düşünüyorum…

Zeusfaber kardeşimin yazısından da anlaşılıyor ki, bu iş tamamen kişilerin Arıcılık anlayış ve zihniyeti değişmedikçe bilinçli yapmak mümkün olmayacak…

Belki başka bir bahara ümidiyle…
Yine de her şey için teşekkür ederim…
Saygı ve hürmetlerimle…

Şefik bey merhaba,
bu konuda üstadlar haklı gibi. Şu an foruma üye olanlardan formu doğru ve eksiksiz dolduran
en fazla 50 üye çıkar. Bu sayı 5224 üye sayısı olan bu forumdaki üyelerin % 1 eder. % 1 üyenin doğru
bilgisi ile hangi verileri elde edeceksiniz ?

Merhaba Gürsel Ceylan bey,
Hangi verileri elde edeceksiniz derken…(Aslında rakip ülkelere satmak gibi bir planım vardı… ;D)
Kendim için birşey istiyorsam namerdim :smiley:
Bu bilgiler çok değerli olacaktı hepimiz için… ama olmadı…
Tek başınada yapılacak bir işdeğil…
Saygılar…

Şefik bey beni galiba yanlış anladınız. Hangi verileri elde edeceksiniz derken…
Katılacak kişi sayısının az olması ile elde edilecek veri doğru olmaz ve istatistiki bilgi için yetersiz
olması açısından demek istedim.
Ayrıca bu bilgilerin çok değerli olacağı kanısında sizinle aynı görüşü paylaşıyorum.

Şefik Bey,

Anlaşılan o ki, önerinizin kabul görmemesi, önerinizin anlaşılmamasından ötürü değil, uygulama güçlüklerinden kaynaklanıyor.

Anlatmak istediğinizi samimiyetle ve gayet anlaşılır bir biçimde anlatmıştınız…
Ayrıca örnek vermenize hiç gerek kalmamıştı. Durumu tam olarak açıklayacak bir örnek olsa neyse… Hacı Bayram ve müritleri de nereden çıktı? Burası tekke mi, zaviye mi? Forum üyeleri yönetime biat mı etmişler? Biat etmiş kişilerin herhangi bir konuda tartışma yapmaları mümkün mü?

Sözlerinizde ardniyet aradığımdan değil, forumda değişik fikirlerin rahatça tartışılabileceğini vurgulamak istediğimden ötürü yazmak gereği duydum.

Saygılar, Selamlar.

Forum üzerinden ülkemiz arıcılığına yönelik istatistiki bilgiler toplama fikrini daha önce ve kendi aramızda da tartıştık.

Hatta uçuk bir fikir olarak, bir koloni kayıt sistemi programı yazdırsak, forum ile entegre çalışsa ve arıcılar koloni kayıtlarını burada tutsa, sezon sonunda otomatik olarak bir çok veriye ulaşabiliriz konusunu bile gündemimize aldık.

Ben bir kaç programcı arkadaşımla bu konuyu o dönemde görüştüm.

Fakat çoğunluk sessizce izlemeyi tercih ediyor. Beyazkovan sitesinin aktif olduğu günlerde, günlük 1000 küsur ziyaretçi oluyordu.

Anasayfaya koyduğumuz mesela varrova ile mücadele için hangi yöntemi kullandınız türünden anketlere, ayda belki 100 kişi anca tıklıyordu.

Geniş katılım elde edilebilse, günlük ortalama 2000 ziyaretçi alan bu forum, elbette bir çok istatistiki bilgiye kaynaklık edebilir.

Tek tek veri işlemeye de gerek yok.

Uygun programlar yazdırılarak, bir çok veri otomatik olarak toplanabilir.

Niye yapmıyoruz sorusunun cevabı malum.

Amatör ve gönüllülük esasına dayalı şartlarla anca bu kadarını çevirebiliyoruz.

Şefik ağabeyim öneriniz bu ülkede olması gereken olağan bir şey,

Türkiye arı yetiştiriçileri başkanı,hatta başbakan bu konuda harekete geçse zar zor başarılı olunur.

Bu internet ortamında benimde acizane bir düşünçem var,ülke birlik başkanlığı gezginci arıcıları sevk ve idareyi internet ortamından yapsa diyorum.

Cahit bey,
Teşbihte hata olmaz derler, Yanlış anlaşılma var…Ben o örneği verirken biat edilmiş bir durum olduğunu kastetmedimki,
tam tersine profilinde kimliğini ve kendini tanıtmayan gizli tutan insanların art niyetli olmalarını belirtmek istedim. samimiyetsizliği belirtmek istedim.
Siteye kim faydalı oluyor, kim olmuyor, kim samimi, kim değil bilinmesi açısından…İnançlı bir insanım, Allah kabul ederse ibadetlerimi yerine getirmeye çalışıyorum, Tekke ve zaviye ile işim olmaz, Cemmat, parti, her nere,her kim, hangi topluluk olursa olsun biat’a kesinlikle karşıyım, yapamam da… zaten hep eleştirmediğimizden, önümüze ne konulduysa razı olduğumuzdan değilmi bu durumlar…Az bir yetkisi olanın, alt kademedekinin eleştimesine tahammülü yok…

Halil beyden gelen bu mesaja ve üyelik formunu bile doğru dürüst doldurmuyorlar diye
yazdığı mesaj için verilmiş bir örnekti…

Murat bey’in samimi acıklamaları için teşekkür ederim.
Mustafa kardeşim Gezin arıcı, birlik, internet falan aman birde orayı karıştırmayalım… :wink:

herkese katkılarından dolayı teşekkür ediyorum…kıymetli vakitelinizi aldım…Hakkınızı helal edin…
Benim için konu kapanmıştır…

Saygılar, hürmetler…

Teknolojiyi pratik ve etkili kullanabilmek, çok farklı bir zihniyet yapısı gerektiriyor.

Bugün her ne kadar eleştirilse de, ülkemizin internet altyapısı dünyada bir çok ülkeden daha iyi.

Bir çok kurum birbirine fiberoptik kablolarla bağlanıyor.

Bütün kurumlarımızda, birliklerimizde, üniversitelerimizde şaşırtıcı bir teknik altyapı var.

Fakat internet ülkemizde facebooktan, mail alıp göndermekten ve googla girmekten ibaret hale geldi.

Bugün hatırı sayılır çoğunlukta bir internet kullanıcısı, google olmazsa internete giremeyeceğini zannediyor.

Gitmek istediği sitenin adresini tarayıcı programın adres satırına değil, google penceresine yazıyor.

20 sene önce ülke çapında bir sektöre yönelik araştırma yapmak istediğinizde, milyon dolarlar harcamak zorundaydınız.

Bugün bu fiyatlarla kıyaslanmayacak ucuzlukta, internet üzerinden bir çok şeyi yapmak mümkün.

Örneğin, Fransız arıcılar birliğinin bir internet uygulamasını anlatayım.

Arı konulabilecek bütün alanlar internette google earth üzerinde işaretli.

Hangi alanda hangi arıcı var bu da belli.

Arınızı yeni bir bölgeye götürmek istediğiniz zaman, internet üzerinden boş alanları görüyorsunuz ve kendi adınıza orayı rezerve ediyorsunuz.

Bunca teknik altyapımıza rağmen, henüz bilgiyi üretir hale gelecek zihniyet devrimini yapamadık, şekillere takıldık kaldık.

Bugün Facebook dediğiniz şey, bizim yukarıda tartıştığımız şeyleri, sahipleri adına yapıyor.

Her paylaştığımız şey, her girdiğimiz yazı merkezde otomatik olarak istatistiki bilgi haline getiriliyor.

Yeni anlayış bir konuda istatistiki araştırma yapmak için, insanlara anket formu doldurtmayı çöpe attı.

Çünkü insanlar anket doldururken, bilinçli yönlendirme yapıyorlar ve veriler sağlıklı olmuyor.

Peki yeni sistem nasıl işliyor? Biz farkında olmadan.

Google üzerinden yapmış olduğunuz her arama, google penceresine yazdığınız her adres, sizin bütün kişisel eğilimlerinizi istatistiki bilgi olarak merkeze kaydediyor.

Size sorulduğunda asla cevap vermeyeceğiniz konular, eğilimleriniz, tercihleriniz, size sorulmadan ve farkında olmadan kayıt altına alınıyor.

Facebookta ise olay daha bariz.

Dolaylı olarak değil, doğrudan kendi kişisel eğilimlerinizi paylaşıyorsunuz.

Bu bilgilerin merkezde istatistiki verilere dönüştürülmesi ne işe yarıyor?

Toplumların profillerinin çıkarımasına yarıyor?

Siyasi profil nedir, tüketim tercihleri nedir, toplumun hassas olduğu konular nedir…

Bu veriler sayesinde, siyasi, ekonomik aklınıza gelebilecek her türlü konuda, toplumlar kolayca manipüle edilebilir hale getiriliyor.

Bu kadar şeyi niye yazdım ben de bilmiyorum :slight_smile:

Kaygıları ve idealleri olunca durduramıyor insan yazmayı Murat bey yazıp boşluğu doldurmaya çalışıyor.

Murat bey,
Mustafa bey’in dediği gibi; Kaygıları ve idealleri olunca durduramıyor insan yazmayı Murat bey yazıp boşluğu doldurmaya çalışıyor. Yerden göğe kadar hakkı var…

Hakkınızı Helal edin Murat bey, Hassas bir insan olduğunuzu anlıyorum yazılarınızdan…sizi gerçekten yordum…
‘‘Bu kadar şeyi niye yazdım ben de bilmiyorum :)’’ cevabı bence bu sebepten olsa gerek…

Ortada şahsen istemedende olsa tartışmanın farklı boyutlara gelmesi beni üzdü…biraz alınganlık bende istemesem de var, dolayısı ile amaç kastını aşmış gibi olan durumlarda olmayı arzu etmiyorum ama, oluyor maalesef…Bir yanlışımız varsa affola…yinede hakkınızı helal edin…

Saygı ve hürmetlerimle…

Şefik Bey,

Önemli olan içtenlik. Yazıyla ancak bu kadar oluyor…
Üzülecek birşey yok.
Yine de üzülmenize neden olduğum için özür dilerim. Siz de hakkınızı helal edin.

Saygılar, Selamlar.

Cahit bey,
Haklısınız, sanal ortam nihayet, bu kadar oluyor, beşeri ilişkiler tamamen klavye ve ekran arasında döndüğünden,
yüz yüze olan konuşmalardan çok farklı, Son zamanların deyimi ile; Elektrik var ortada, ama, etkilenme yok… 8)
Elektrik sadece bilgisayar ve modemin çalışması için gerekli…kişsel değil… :wink:
O yüzden oluyor bazen böyle şeyler…

Belki karşılıklı konuşsak çok candan birileri olduğumuzu göreceğiz, daha samimi olacağız, kim bilir… :wink:
Belki de tam tersi… ::slight_smile:
Ne demek, hakım herkese helal olsun…

Saygı ve hürmetlerimle…

Gaz ve fren
Konunun açılması sayesinde H.B. Çalışkan arkadaşımızın verdiği bağlantılardan benzer konularda bazı araştırmalar olduğunu öğrendik. Vesile olan Şefik Bal arkadaşımıza ve H.B. Çalışkan arkadaşlarımıza teşekkürler. Bu bile bizler için bir kazançtır.
Gerçi konu kapanmış sayılır ama bir anımı anlatmadan edemeyeceğim. Ellerinizden öper iki oğlum var. Bunlar okulda okurlarken bir bayram günü köydeki dedelerini ziyaret ederler. Ziyaret öncesi dedelerine “dede, biz bir uçak yapmayı düşünüyoruz; ne dersin?” diye sormayı da kararlaştırırlar. Konuşma sırasında sözün uygun bir yerinde dedesinden bekledikleri soru gelir:
“Oğlum şu günlerde ne ile uğraşıyorsunuz? Ne yapmayı düşünüyorsunuz?”
“Dede biz bir uçak yapmayı düşünüyoruz?”
Dedesi gülümser:
“Uçağı yapanlar insan değil mi? Sizin onlardan nereniz eksik? Ben yapabileceğinize inanıyorum.”
Sonra öteki dedenin yanına varırlar. Söz döner dolaşır gene aynı soru sorulur.
“Oğlum şu günlerde ne yapmayı düşünüyorsunuz?”
“Dede biz bir uçak yapmayı düşünüyoruz.”
Öteki dedenin kaşları çatılır:
“Uçak mı? İlkin okulunuzu bitirin. Bir iş sahibi olun. İşinizden zaman ve para artarsa uçağı o zaman yapmaya çalışın.”
Dedenin biri gaza bas diyor; öteki frene bas diyor.
Şefik Bey arkadaşımızın içtenliğini hepimiz biliyoruz. Ancak forumda ya da benzer başka kuruluşlarda benzer konulara yıllardır tanıdık olan deneyimli arkadaşlarımız “frene bas” diyorlarsa vardır bir bildikleri. Önemli olan birbirimizin uyarıları ile gaz – fren ikilisini uygun şekilde kullanabilmek.

Sayın Ali hocam, benim için sabah sabah iyi bir ders oldu. İyi ki varsınız…

Sevgili Arı dostları,
Gaz- fren derken harareti yüksetip, motoru patlatmayalım aman… :smiley:
Gönül daha güzel şeyler olsun istiyor ama; imkanlar ölçüsü içerisinde tabiiki…
Amacım kimseyi gaza getirmek değildi.

Saygı ve hürmetlerimle