kovanda çok bal olması arı için faydalı değil hem yumurta atacak alan olmaması hemde soğuk olur bal hasadından sonra arı mevcudu iyice azalır içerde kalan petekleri güveye karşı koruyamaz
Peki doğasında nasıl yapıyor. Atıyorum bir mağarada ya da bir ağaç kovuğunda fazladan bir sürü bal oluyor. Merak ettiğim konu bu kendi doğasında bu arılar fazladan petekleri alınıp sıkıştırılmıyor!
Onlara kendi doğal ortamının benzerini sunsak, örneğin sadece 2 defa varroa için (kışın oksalik, ilkbaharda formik asit),
ilkbaharda da 1 defa stok için kovanı açsak yani yılda 3 defa kovanı rahatsız etsek onun dışında hiç açmasak ve stok şerbetini sadece bal
hasadı sonunda 1 defa versek doğasında olduğu gibi olmaz mı?
Dışarıdan yeterli nektar akımı olmadığında bizler arıya neden teşvik beslemesi yapıyoruz?
Çünkü ana arı yumurta atsın diye.
Peki neden ana arıya fazla yumurta attırmak istiyoruz?
Amaç ana nektar akımına büyük bir asker topluluğuyla girmek. Böylelikle olabildiğince ortamdaki nektarı kovanda toplamak.
Doğada kendi halinde olan kolonide ise böyle bir endişe yok.
Kendine göre veya bir miktar fazlasını olursa zaten rahatlıkla topluyor.
Sıkıştırma neden yapıyoruz?
Çünkü başlangıçta sisteme biz müdahaleler yapıyoruz. Sonunda da tabi yine biz müdahale ediyoruz (yönetiyoruz).
Ahmet bey bu yazdıklarınız zaten hemen hemen her arıcının bildiği uyguladığı genel yöntem. Arıyı teşviklerle 60.000-80.000 nüfusa getirip büyük bal akımında topyekün çalıştırmak bu işin olmazsa olmazı deniliyor.
Ben kendi adıma yazayım bahar ve yaz balı için yaptığım teşvik şuruplarından hiç hayır göremedim belki bende hata vardır belki acemiyim diye belki arının ırkından vs.
Bu sebeple sadece hasat zamanı aldığım balın yerine şerbet koymak ve arıyı kendi doğasındaymış gibi bırakıp bir sonraki hasat zamanına kadar rahatsız etmemek.
Benim gibi düşünen var mı diye dün forumu çok karıştırdım geç saatte nihayet buldum. Farklı bir başlık altında ‘‘dellal78’’ adlı kullanıcı benim bu öğrenmek istediğim yöntemi kullanıyormuş.Linki aşağıda:
kaya koytuğundaki arının balı alınmıyor tamam ama arı orada kışlatıp kışlatmadığını bilmiyoruz en fazla bir kış kışlatabilir koloni söner balları yağmalanır tekrar başka bir oğul daha girer oraya
Önceki kışta Mehmet nevşehir abinin resimlediği çatıdaki arı şubat çıkmadan açlıktan ölmüştü.
Doğadaki arılar çoğunlukla balları alınmadığı halde kışı çıkaramıyor.
Arının balını almasak dahi ihtiyacına uygun besleme yapılmalı yoksa zamanla söner.
mithat bey sizin dediğiniz arıyı doğada nasıl yaptığı ama şu var saten arınız balını alana kadar doğadaki gibi süreç siz balı alınca başlıyor onu bal yapana kadar kaç arı çalıştı ve siz şerbeti verince o arı şerbeti stok için çalışıp yorulacak kışlama için dinlenik olması gerek vede yavru stok durumu değişecek hatta akım gelıyor diyerek yavru atılacak tam yavru çıktı derken şerbeti keseceksınız vede arı nufusu 2 kat olmuş olacak v.b . durumlar .
Ben kar varken bile kışın bile gerekirse şerbet verdim arıyı hasat bal zamanı harici çoğu beslemek iyi fakat tek sorun yağma olayı buna dikkat edin.
Aslında bu konuyu açmamdaki amaç bir nevi karakovan arıcılığı gibi bir şey yapmak istiyorum.
[i]-Yani hasat zamanı arıdan aldığım balın yerine şerbeti tek seferde koyup kovanı kurcalamadan bir sonraki yaza kadar katı da almadan olduğu gibi bırakırsam verim alabilir miyim?
-Tek seferde verilen şerbet yeterli olur mu? (baharda çoğalan yavrular stoktaki şerbeti yerken yeni tarlacılar illaki bahar balı da stoklayacaklar)
-Sıkıştırma yapmaya gerek var mı, doğadaki arılar sıkıştırma işini nasıl yapıyor?
-Bu yöntemde oğul verdirir miyim?
[/i]
İşte bütün bu soruların cevabını öğrenmek için birkaç kovanda bu yöntemi bu sene olmasa bile seneye deneyeceğim.
Hasat zamanı alınan bal miktarı kadar koyu şerbet verip bir iki defa da varroa mücadelesi için kovanı açıp onun dışında hiç açmadan katıyla beraber bir sonraki hasata bırakacağım.
Şu ara atama işi var gideceğim yer belli olsun bu deneme yanılmayı kesin yapacağım.
Bu şekilde arıdaki hastalıkları nosema yavru çürüklüğü, varroa vs. Müdahale etmeniz gerelen durumlarda erken müdahale etmezseniz Kovanın kökünü kaybedebilisiniz.
Ayrıca ogul verme döneminde dallarda oğul aramak istemiyorsanız kovanı haftada bir kontrol etmelisiniz.
Bana göre böyle.
GT-I9190 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Evet amacınız o ama karakovan demişsiniz karakovan olayı bile başka mecburiyetten açılamıyor sizin dediğnizden şuda çıkıyor çok zaman kaybetmemek için bas şerbeti 2 bırak ne olursa ee sonrası üsteki arkadaşın dediği gibi oğul hastalık meme kaybı konuları var ben şerbetlemekten ziyade ana yumurtası varmı diye bakıyorum yada günlük yumurta durumu için birde birkerede 100 kilo beslemeyi nasıl yapacaksınız oda var su oranlı şıra durumu olacak verdiğiniz şerbet katlı bi arıdan 20 kilo bal alsan bu şerbet olarak o şekilde olmaz mı 50 80 kilo civarı
Neden bir kerede yapayım ? Bir de neden 100 kilo? Benim 5 kovanım var, ticaret yapmıyorum. Her gün birine aldığım bal oranında 5 kilo bal aldıysam 5 kilo şeker!
Burayı tam anlamadım yalnız arıcılık mevsime göre değişiyor. Bizim burada arı salkıma en fazla 10 gün giriyor. Devamlı yumurta atımı, genç arı ve stok tüketimi oluyor.
Yani verdiğim şerbetin hepsinin yaza kalacağını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Ayrıca siz varsayımlarda bulunuyorsunuz. En iyisi deneme yanılma yoluyla deneyip görmek.
Hastalık deseniz koloniyi kışa güçlü soktuktan sonra hasat sonrası ve kışın salkımda olmak üzere 2 defa yaptığım varroa mücadelesinden sonra Şubatta hızla artan nüfustan ve kovan içi iyi havalandırmadan dolayı pek hastalık olacağını da zannetmiyorum.
şunu demek istedim 1 kilo bal 1 kilo şeker değildir forumda biyerlerde okumuştum 800 kilo civarı nektar gelir 30 kilo civarı bal ancak alınır şu an pek tam olarak rakamlar aklımda değil ama olay bu 1 kilo şeker oran olarak nekadar bal eder bilmiyorum ama şu hesapta var 1 kilo bal mumu 10 kilo döner diyorlar
tabiki siz istediğiniz şekilde kovanınıza davranıp yeni şeyler yapmak gerek bende arıcılık ilk başlarken arımı böleyim demiştim arıcı bi abim arı bölünürmü sezaryan olur o iyi olmaz demişti