Faceden bir arkadaş bu sezon oğulla ilgili çektiğim eziyeti görmüş ve bana böyle bir tavsiyede bulunmuş.
Sağolsun.
Almanlar kullanıyormuş bu yöntemi.
Sizlerle paylaşmak istedim.
Bu yöntemi uygulayan var mı?
Ya da uygulanabilirliği var mı?
Arkadaşın yazısını aynen aktarıyorum.
Arımız kıştan güçlü çıktı, kuluçkalığın ardından ballığı dolduruyor, bir yandanda meme temizliyoruz ama oğul eğilimi gitmiyor. Bu durumdaki arının tamamını 2.ve 3. Kata alıyoruz, Kuluçkalıkta hiç arı kalmıyor.Kuluçkalıkla ballık arasına kontrplak vasıtasıyla bölüyoruzki arı geçişi olmasın . Kuluçkalığaysa sadece 1 günlük yumurtalı çerçeve 5-6 adet temel petekli çerçeve koyuyoruz(Tarlacı mevcuduna göre sayı ayarlanabilir) . Birinci Ballığın alt kısmınaysa arıların çalışabilmesi için giriş deliği bırakıp, arıya 7-9 gün müdahale etmiyoruz.
Uygulamamızın ardından kovanın tüm tarlacıları eski giriş yerlerine döndüklerinden ballıklardaki genç arılardan ayrılmış oluyorlar.7-9 gün sonra ana memesiyle dönüştürülmeye çalışılan kuluçkalıktaki günlük yumurtalı çerçeveyi alıp, yeniden bir günlük yumurtalı çerçeve veriyoruz. Bu esnada temel petekler kısmende olsa kabartılıyor.
Bu uygulamamızın ardından 7-9 gün daha bekledikten sonra kuluçkalıktaki günlük çerçevede yeni yapılan memeleri temizleyerek, gazete kağıdı ve koku kullanarak tüm arıları tekrar bir koloni haline getiriyoruz. Kuluçkalığın üstündeki giriş bu esnada iptal ediliyor. Bir gün sonra ise çerçeveler koloninin normal düzeninde tekrar sıralanıyor.
Alman arıcıların yöntemini güçlü iki kolonimde bu yıl denedim kesinlikle oğul eğilimi ortadan kalkıyor. Olumsuz tek yönüyse tarlacısı azalan koloninin gelişim hızının kısmen düşmesi.Bu olumsuzluk ise oğul almanın vereceği zararla karşılaştırılamaz bir dezavantaj.
Umarım yardımcı olabilmişimdir.
Koloniyi oğul eğiliminden vazgeçiren şey tam olarak nedir?
Sütte kriz olması mı mesela?
Arıları birleştirme işleminden sonra süt krizi bitince bu istek tekrar hortlarmı ya da?
Tekniğin üstünlüğü nedir ben anlayamadım.
Basitçe bizim de yaptığımız bir uygulamadan söz ediliyor aslında.
Baktık oğuldan vazgeçmiyor, son çare bölmüyor muyuz?
Bölüyoruz.
Bölerken de herkes kendi hedef. alışkanlık ve stratejisine göre davranıyor.
Kimi bala, kimi koloni artırmaya yöneliyor.
Burada koloni arttırma hedefi yok.
Katta gazete veya tel konularak yapılan birleştirme işleminin zıttı belki de.
Anayı tarlacılar ve tek petekle böleceksek, kovan yerinde kalır, diğerlerini ister uzağa ister yakına böleriz.
Yeni bölme(ler)de meme takibi sonrası alınan çerçevenin nereye verileceği nedense hiç belirtilmemiş.
Koloni zayıfladığı için vazgeçiyor gibi görünüyor ama biz kovanı bahardan itibaren iyi biçimde taşıyan anaarıyı besleyecek bütün gençleri kovandan alıyoruz. Bu nedenle yazmıştım süt konusunu.
Ayrıca, bir kere meme görüp de koloni sayısını arttırmayan arıcı var mı ben bilmiyorum…
Bu uygulamada ana arı genç arılarla beraber üst katta oluyor. (Ballıklara üst kat diyeyim, kuluçkalığa alt kat). Alt katta sadece tarlacı arılar kalıyor. Üst katta hiç tarlacı olmadığından oğul verme gibi bir durum olmuyor, hepsi çömez ve yeni arı. Ayrıca tarlacı yok, nektar gelişi kesileceğinden ana arı yumurta atmayı da azaltır.
Alt katta da zaten ana yok ki oğul versin. Dolayısı ile burada yapılan uygulama tarlacı eski arıları yalnız başına ve anasız bırakarak oğul isteğini baskılamak şeklinde. 2 kez ana memesi temizlemesi yapılacağına göre yaklaşık 20 günlük bir süre alt kattaki tarlacıların yarısı ömürlerini tamamlamış olur bu zamanda.
Bu uygulamayı aslında bal almak için yapmak daha mantıklı olurdu. Tam nektar akışının olduğu dönemde tarlacıları, yiyicilerle ayırmak sağlam bir nektar toplamasına sebep olur. Tabi alt kata kabarmış çerçeve verilecek.
Kuluçkalıkta ana arı olmayınca işçiler ana arı varken ki çalıştıkları verimde çalışabilirler mi ? Alt katta ana arı feromeni olmayacağı için hiç mi etkilenmezler ?
Benim gördüğüm şu:
Eğer koloni oğula meğil etmişse,bir şekilde anasız ve uzun süre yavrusuz kalmışsa kesinlikle çalışmıyor.
Ben kolonide şöyle bir içgüdünün hakim olduğunu düşünüyorum:
Yavru varsa bala ihtiyacım var.
Yavru yoksa çok çalışmama ve bal stoklamama gerek yok.
İşte bu yüzden normal koloni düzeni varsa arılar daha güzel çalışıyorlar.
Oğula meyleden arının komple kata çıkartılarak, kuluçkalığa da kabartılmamış temel petek vererek oğuldan vazgeçtiğini ben de duymuştum. Hatta bu sene bir arıda bunu deneyecektim son anda vazgeçtim. Arıyı çoğaltma isteği ağır bastı.
Burada işlem biraz daha karmaşık.
Bu durum avantaj mı, dezavantaj mı? İbrahim abi? Ben avantaj demek isterken yanlışlıkla dezavantaj demişsin gibi anladım. Açıklığa kavuşturursan…