Günlük yumurta yerine Yumurta, Çıta yerine Çerçevenin kullanılması.

Bir süredir yanlış kullanıldığını düşündüğüm günlük yumurta yerine yumurta, çıta yerine çerçevenin kullanılmasının daha doğru olacağı kanaatindeyim.

Günlük yumurta;

Bir çok arkadaşımız günlük yumurta yazıyor.

Yumurtanın, yumurta olarak kaldığı süre 3 gün.

Yumurtanın günlük veya üç günlük olması, sorulan sorular için veya yazılanların anlamı için önemli olmuyor (bir çoğumuz 1 günlük ve 2 günlük yumurtayı zaten ayıramıyoruz).

Günlük yumurta yerine Yumurta yazalım.

Çıta;

Çıta terimini kullananlar bu aralar çoğaldı.

Çıta= Düzgün biçilmiş uzun ve ensiz tahta demektir, oysa anlatılmak istenen peteklerin bağlı olduğu 4 çıtadan oluşan çerçevedir.

Çıta yazıldığında biz çerçeve olarak anlamak zorunda kalıyoruz.

Forumda ortak dilin kullanılmasını lütfen önemseyelim.

Çıta yerine Çerçeve yazalım.

Çerçeve yerine çıta yazdığım için, doğru bildiğim sorudan 0 almıştım.

Hocam bu ne dediğimde sen çerçeve değilde çıta yazacaksan bu işi yapma demişti sınıfın önünde.

Yaşadıkça anlıyorum gerçekten ne olduğunu.

Ortak dil çok önemli.

Bir çok kişiye aynı şeyi anlatmaya çalışıyorum hala.

Cümle bitmeden “enter” ile alt satıra geçip bir de büyük harfle yazmaya başlarsan bir “0” 'da benden alacaksınız.

Bende bu yazım hatasına ne zaman biri müdahele edecek diye bekliyordum uzun süredir ::slight_smile:

Sıfırlar unutulmuyor.

Yazdıklarımı okuyup değerlendirdiğiniz, hatamın farkına varmamı sağladığınız için teşekkürler.

Hataları en aza indirmeye çalışıyorum.

Biraz daha dikkat etmem gerektiğini gördüm.

Bana düşen şey yine çok okumak sanırım.

Yumurta yerine günlük yumurta denmemeli. Aksi halde bir kavram kargaşası oluşuyor… Kesinlikle yeni yumurtlanmış yumurta mı, herhangi yaştaki yumurta mı, günlük kurtçuk mu ifade edilmek istendi diye kararsız kalınabiliyor.

Doğrusu bu türden yanlış ifadeler, bilmediğimiz ya da az bildiğimiz, karmaşık konularda olursa, konuyu baştan yanlış anlamamız, yanlışı doğru gibi bellememiz de kaçınılmaz oluyor.

Eline sağlık Halil abi. Doğrusu, bu durumu ben de yakıştıramıyordum adaşıma. :slight_smile:

Çoğumuz yazı yazarken hatalar yapıyoruz. Bu hataların en aza inmesi, arıcılık uğraşı açısından çok anlam içermiyor gibi gözükse de, düşüncemizi, derdimizi, dileğimizi anlatırken dilin doğru kullanılması bizi her alanda ileriye taşıyacaktır diye düşünmek lâzım.

Forumdaki yazışmalarda sıkça görülen yazım ya da kullanım hataları var.

Yüksük yerine yüssük veya yüzük,
Direkt yerine direk (“doğrudan” sözcüğü kullanılsa sorun tamamen çözülecek aslında)
Tabii yerine tabi
Herkes yerine herkez
Yalnız yerine yanlız
Yanlış yerine yalnış… gibi.

Yazı yazarken en çok tereddüdün hangi “de/da” ile hangi “ki” ayrı yazılmalı sorusuna cevap aranırken yaşandığını düşünüyorum.

Bir cümle yazıldığında, bitişik yazıp yazmama konusunda tereddüt varsa, de / da / ki ekini cümleden çıkartın. Eğer cümlenin anlamı bozuluyorsa, bu bir yönelme ekidir ve bitişik yazılır. Yok cümlenin anlamı bozulmuyor ama gücü azalıyorsa bu durumda ayrı yazılması gerekir.

“Az arıyla çok iş yapmaya kalkmamak lâzım.” cümlesini örnek vermek gerekirse:

“Az arıyla da çok iş yapmaya kalkmamak lâzım.” derseniz anlam güçlenir, da kelimesinin yokluğu anlamı bozmaz.

“Bendeki az arıyla çok iş yapmaya kalkmamak lâzım.” cümlesinden -ki hecesini kaldırırsanız cümle anlam kaybeder.

Kural basit: Anlamı güçlendiriyorsa ayrı, yokluğunda anlam bozuluyorsa birleşik…

Umarım katkısı olur bu yazdıklarımın ama hiç kimse de lütfen “Ben zaten zor yazıyorum kardeşim…” demesin. Bu dostları yazdığı yazılar kuralsız diye hiç kimsenin yadırgadığını, kendim de dâhil olmak üzere hiç kimsenin görmezden geldiğini sanmıyorum.

Alınmayacağını bildiğim için açıkça adını belirtmekte yarar görüyorum, sevgili kardeşim Bekir Arsan’ı forumda sevmeyen yoktur. Onun gönlü ve içtenliği, yapdığı bütün yazım hatalarını kapatacak kadar büyük ve sıcaktır. Aramızdan birinin onu yazdıkları kuralsız diye görmezden geldiğini düşünmüyorum.

Çocuklarımızı yetiştirmek üzere yola çıkan genç öğretmenlerimizin ise böyle bir seçenekleri bulunmamakta.

Hüseyin bey. Fark ettiğin yerde sende uyarabilirdin. Uyarabilirsin.

Sizlerin uyarıları belki yarın daha büyük bir hata yada eksikliğimi kapatacak.

Bu tür uyarıların insanların yararına olduğunu düşünürüm hep.

Hüseyin kardeşim, sen bilgi ve tecrübelerinle bize ışık tutan birisin. Biz olaya öncelikle bu açıdan baktığımız için, çok önemsemedik. Belki zamanı gelince nezaket ölçüleri içerisinde bir dost uyarısı yapabilirdik. Zaten Halil abi de bizden önce davrandı. :slight_smile:

Hüseyin Basri Kardeşim,

Ben de Hüseyin Bey gibi düşünmüştüm…
Halil Bey de belki benzer gerekçelerle bu kadar gecikti uyarmakta.

Sanki benim, Halil Bey’in, hattâ, hattâ bize doğru yazmayı öğretmesi gerekenlerin hataları olmuyor mu ki?
Sevgiler, Saygılar, Selamlar…