MERHABALAR

Bazı konuları tartışmak “aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık” misali.

Genellikle bir sonuca ulaşamayacağımız konuları tartışmaktan uzak durmaya çalışıyoruz.

Bu noktada bir durum tespiti yapalım. Forumda şimdiye kadar yazılanlardan edindiğimiz izlenime göre; arıcıların, piyasanın önde gelen tedarikçi ve bal toplayıcı şirketlerine karşı epey bir tepkisi var.

Daha önce başka tedarikçi firmaların ürünlerinin ve isimlerinin forumda yayınlanmasıyla da aynı tepkiler oluşmuştu.

Bu kimin sorunu? En başta sektörde faaliyet gösteren ve arıcının hakkında iyi şeyler düşünmediği şirketlerin sorunu. Demek ki, sektörün can damarı olan üreticilerin tepkisini çekecek işler yapıyorlar.

Benim dikkat çekmek istediğim başka bir nokta var.

Serbest ekonomik sistemlerde, bir şeyin fiyatını piyasa belirler. Bunun başkaca bir yöntemi yok.

Piyasada fiyatın oluşmasında en büyük etken, sektördeki aktörlerin karşılıklı ilişkileridir.

Üreticiler ve üretilmiş şeyi satın alanlar, iki ayrı aktörün karşılıklı ilişkisi bu fiyatı belirler.

Bütün Türkiye bal pazarını kendi kontrolünde bulunduran firmaları sayın desek, bir elin parmaklarını geçmiyor.

Peki bu firmalar karşısında üretici hangi kimlikle duruyor?

Üretici binlerce kişiden oluşan sektörünün gücünü arkasına alarak, bal toplayıcı firmaların karşısında durabiliyor mu? Yoksa her üretici bu firmalarla bireysel olarak mı karşı karşıya kalıyor?

Değişmeyen bir kural var arkadaşlar.

GÜÇLÜ İLE GÜÇSÜZÜN MENFAAT İLİŞKİSİNDE, GÜÇLÜ OLAN HER ZAMAN AVANTAJLI KONUMDADIR. .

Bu kuralın dünyada istisnasını hiç bulamazsınız.

Piyasada arıcının bireysel olarak, belirlenen fiyatın miktarını etkileyebilmeleri mümkün değil.

Bunun çaresi arıcıların örgütlü olmalarından, piyasaya kendi örgütlerini sürmelerinden geçiyor.

Burada işin başka bir yönüne işaret edeyim.

Birlikler ya da başka arıcılık örgütlenmeleri, kendi bölgelerinde taş çatlasa 200 kişinin katılacağı organizasyon yapıyor.

En basit organizasyonda bile sponsor olan firmalara bakın.

Bir sektör 2 tane akademisyeni, 100 kişinin karşısında konuşturma işini, kendi içinde halledemeyip, yerden yere vurduğu firmaların sponsorluğuna müracaat ediyorsa, biz neyi tartışıyoruz?

En basiti başka bir örnek vereyim.

Birlikler internet sitesi yaptırıyor, bunu bile sponsor firma desteğiyle yaptırma peşine düşüyor. Şu firmanın sponsorluğunda ya da AB hibe desteğiyle yapılmıştır ibaresi olan birlik siteleri var.

Arıcılar daha yarım kavanoz bal verip, birliklerine bir site yaptıramıyor bunun için firma sponsorları arıyorlarsa, boşu boşuna firmalara düşman olmayın derim.

Sektörümüzün örgütleri en önce kendi ayakları üzerinde durup, kendi yağıyla kavrulup, kimseye muhtaç olmadan iş yapacak duruma gelmeden bu işlerin düzelme imkanı yok.

Bakın en güzel örneği bu forum. 2002 yılından beri kimseden destek almadan, kendi cep harçlıklarımızla bu işi götürüyoruz.

Yapılan sponsorluk ya da destek tekliflerini kabul etseydik, herşeyi bu kadar rahat yazabilir miydik? Ya da her konuda kendi bağımsız tavrımızı koyabilir miydik?

“GÜÇLÜ İLE GÜÇSÜZÜN MENFAAT İLİŞKİSİNDE, GÜÇLÜ OLAN HER ZAMAN AVANTAJLI KONUMDADIR. .”
Sayın Çakır Bey kardeşim.Bildiğim kadarı ile Amerikada bir güçlü düştümü,soluğu köprü altında bir karton kutunun içinde buluyormuş.Kimse bakmazmış.
Almanyada KRUPP fabrikası yerle bir olunca,bütün çalışanlar fabrikayı ayağa kaldırmışlar.Birliktelik ruhu ve güven bilinci çok önemli.
" Bedende baş tepedeya;hep ayakları küçümsermiş.Ayaklar bir gün dayanamamış;-Evet başımızsın.Saygımız var.Ne yana istersen oraya yöneliriz.Ama;biz olmadan sen ne yapabilirdinki…"
Açıklamanız için teşekkürler.Üyelerden bir desteğimiz olacaksa gücümüzün yettiğince hazırız.Normaldır.Bu kadar güzel birliktelik görmedim.Esen kalın.

murat abi

bu tür forumların özgür kalması en büyük avantajıdır bence cok güzel bir duruş sergilemişsiniz

öte yandan arı birlikleri hakkında cok bilgi sahibi olmasam da dediğiniz gibi yıllardır bir kısır döngü içine girilmiş gibi gözüküyor

hazır anayasa değişikliğinde sendikalar hakkında bazı kanunlar değişmişken bence bu sektörde iyi bir sendika kurulması ile arıcıların bireysel olark hareket etmesi yerine genel olarak hareket etme alışkanlığı kazanacaktır

il birlikleri için aynı şey söz konusu olamazdı cunku 81 vilayetin hepsinde belkide arı birliği var ama hepsi de 81 ayrı telden caldıgı için ve uğras alanları da bu tür konulara girmediği için piyasa koşullarına karşı yine bireysel bir davranış sergilendiği için toplu bir atraksiyondan söz etmek mümkün olmuyor

ama aynı yurtdışında ki bazı örgütlenmeler gibi kurulacak olan bir sendika ile ve tüm türkiyeyi kapsayacak bir sendikalaşma ile bence cok daha büyük bir adım atılmış olacaktır

firma sözcüsü değilim , bende arıyı seven bir insanım ve bu kimlikle konuşmak daha çok hoşuma gidiyor
Hadi kendi kendimize soralım soruları biraz
bal fiyatları düşük deniliyor , acaba bunun sebebi şirketlermi ?
geçen sene çam sezonunda birçok laf edildiği için alımdan 1 ay çekildi, ne oldu ? birliklerle tüccarlar firmanın verdiği fiyattan 30 lira daha aşağıdn bal topladılar
Balparmak kadar uluslararası birçok kalite ödülü alan başka bir bal firması varmı yoksa neden?
Balparmak kadar kaliteli bal paketleyen , her kavanozu aynı kalitede , kalitesinden kesinlikle ödün vermeyen , hiçbir kavanozun içerisinde ilaç kalıntısı olmayan başka bir firma varmı?
Buraya gelen her tenekenin analiz edildiğini binlerce ton balın ilaç ve şeker içeriğinden dolayı alınmadığını , bilen varmı?
Balparmak laboratuvarının dünyadaki en büyük 4 bal analiz labaratuvarından biri olduğunu bilen varmı , ve yapılan ar-ge çalışmalarının devletin bile yapmadığını
Binlerce geri düşünceli arıcıların özellikle ordu tarafı -İstanbul piyasasına yılda kaç bin ton bal diye şeker sattığını siz bilmiyormusunuz?
Ankara-Çankırı devlet izinli glikoz balcılarının yılda kaç bin ton bal piyasaya sürdüklerinden haberi olan varmı?
Ben isterimki ülkede sadece 1-2 büyük firma değil 10 tane olsun ama bu birlikler böyle olduğu sürece sadece ceplerini düşünen insanlar başlarında oldukları sürece , devlet glikozculara böyle izin verdiği sürece kimse Balparmaka laf atmasın arıcıların-birliklerin ilk önce yapması gereken şey glikozcuları piyasadan silmesidir

Özgür Bey,

Forum üyesi olan ya da internetten arıcılığı takip edenlerin büyük çoğunluğu, arıcılığı hoby düzeyinde yapanlar.

Ayrıca arıcılığa ilgi duyan ama henüz tüketici kısmında olan bir izleyici kitlesi de var.

Üretmiş olduğumuz üç beş teneke balı zaten bal şirketlerine vermeyiz. Toptan bal fiyatına vereceğimize, eşimize dostumuza hediye ederiz daha çok makbule geçer.

Fakat bu işi profesyonel düzeyde yapan ve geçimini teneke başı üretim yaparak kazanan arıcılara bakıldığında, bal toplayan şirketlerin imajının üretici nezdinde iyi olmadığı görülüyor.

Bunun sebeplerinin neler olduğu tartışılır. Ayrıca işin bu kısmı bizim değil firmaların sorunu, çözüm yollarını da kendileri bulacaklar.

Fakat sizin sormuş olduğunuz, biliyor musunuz? Haberiniz var mı? şeklindeki sorularınızdaki verileri de bilmek isteriz.

Türk bal sektörünün fiili fotoğrafını çekebiliyorsanız, elinizde bu sektörle ilgili veriler varsa paylaşırsanız yayınlarız.

Söydeğiniz şeyler sektörümüz açısından çok ciddi şeyler.

Ben tavır olarak, kol kırılır yen içinde kalır mantığının bu ülkeye en büyük zararı verdiği düşüncesinde olan birisiyim.

Sektörümüzde yaşanan olumsuzlukların nedenlerinden birisi de arıcılar ise, bunları da açık yüreklilikle tartışmalıyız.

Nalına da, mıhına da vurmadan, tek taraflı bakarak hiç bir soruna çözüm önerisinde bulunamayız.

 Sayın ozgur_can.

Sözcü değilim diyorsunuz lakin; söze başladınız malüm firma, sözü bitirdiniz malüm firma! Takdir okuyanların!

Murat beyin de dediği gibi mutlaka biz arıcıların bu konuda bazı yanlışlarımız vardır. Ben kendi adıma ürettiğim

balları çok rahat bir biçimde tüketebiliyorum. O zaman sorun ne? denebilir haklı olarak. Vakti zamanında seyyar

arıcılık yaparken, Trakya’ya uazak vilayetlerden gelen arıcıların dönüş yolundaki müşküllerini hatırlayınca

isyanım dahada artıyor bahsettiğiniz firmalara. Hayrabolu’da bal fiyatı açıklanacak! Kim tarafından? Hangi

hakla? Ne sıfatla? Sözcüsü olmadığınızı söylediğiniz firma tarafından. Oraya güç bela gelip biraz bal toplayıp

tenekeleyen o üretici evine köyüne dönebilmek için malüm firmanın reesen açıklamış veya açıklatmış olduğu

on kuruş paradan balını satıp dahada rezil olmadan dönmenin hesabını yapar. Burda birtek malüm firmamı

suçlu! Hayır! Buna çanak tutan, arıcısını malüm firma karşısında zor durumda, yalnız bırakan devlet nerde?

Birlikler nerde? Neyse selam ve saygılarımla.

firma sözcüsü değilsinde neden o firmanın reklamını yapıyorsunun. bu forum kartellerin reklam standı değil. siz ne zaman bu konuyu açtınız forumda teller gerildi. aynen şuan Ülkemizde bütün yurtdaşlarımızın tellerinin gerildiği gibi. ben bu forumda piyasayı tekelleşmeye götürmek isteyen firmaların reklamını istemiyorum.
Karar forum yöneticilerinin.

Sevgili Arkadaşlar,

Telleri germeye gerek yok. Çünkü telleri gererek ya da yakaladığımız birisinden bütün hıncımızı alarak, sorunlarımıza bir çözüm bulamayız.

Sorunların çözümü için, önce var olan sorunun iyice tartışılması, adının konulması gerekiyor.

Bugün arıcılar bir çok şeye kızgın.

Hangi arıcı ile konuşulursa bir kızgın üslup var.

Mesela hangi arıcı ile konuşulsa, birlikler ve yöneticileri hakkında söylenmedik şey bırakılmıyor.

Benim merak ettiğim, birlik yönetimlerini yukardan devlet mi atıyor?

Arıcılar kendi seçtikleri yönetimlerden niye bu kadar şikayetçi?

Bakın, Özgür Can arkadaşımız bir takım cümleler kullanmış.

Birlikler, tüccar firmanın verdiği fiyattan 30 lira daha aşağıda bal topladılar diyor.

Laboratuvarımıza gelen tonlarca bal ilaç ve şeker içeriğinden dolayı satın alınmıyor diyor.

Tonlarca glikoz piyasaya bal diye sürülüyor diyor.

Arıcılar olarak bütün bunları görmezden mi geleceğiz?

Arıcılar olarak bu kritik cümlelere cevabımız nedir?

Yoksa bütün arıcılık sektörünün günahını 1 firma ile arıcılar birliğine yıkıp, arıcılar olarak aradan sıyrılacak mıyız?

Telleri germeden şu mevzuları tartışalım.

Hiç bir zaman madalyonun bir yüzü olmaz, madalyonun arka tarafına da bir bakalım derim.

İlgili firma da bu forumda adı geçti diye büyümez, adını sildik diye de piyasadan yok olup gitmez.

Murat bey, bu konuda konuşulacak o kadar çok şey varki… Nereden başlayalım ?
Birliklerdeki yönetimler tabiki gökten inmiyor, biz arıcılar seçiyoruz. Fakat seçim zamanı geldimi
bakıyorsun iki liste var seçime girin birini A firması destekliyor diyer listeyide B firması destekliyor.
Seçim zamanı bir sürü tartışma ve kavga ( tabiki olayın içinde rant var ) sonra seçim yapılıyor.
A veya B firması kazanıyor. Gariban arıcı ne yapacak bu durumda ?

Gürsel Bey,

Ülkemizde genelde bütün problemleri tek faktöre yıkma bakış açısı var. Örneğin memleketin içinde bulunduğu bütün problemlerin sorumlusu B partisidir gibi.

Aynı şey arıcılıkta da var. Bütün problemlerin sorumlusu sanki B firmasıymış gibi davranılıyor.

Şimdi diyelim ki elimizde sihirli deynek var, dokunduk ve B firmasını piyasadan kaldırdık.

Arıcıların sorunları otomatik olarak bitmiş mi olacak?

Bir takım şeyleri sembolleştirip, o semboller etrafında tellerimizi geriyoruz.

Fakat sorunların sebepleri ve çözümleri nedir sorusunun cevabını veremiyoruz.

Ülkemizde bütün dernek, vakıf, birlik gibi organizasyonlarda, yönetime talip olanların benzer özellikleri var.

Gerektiğinde elini cüzdanına atabilecek tipleri başkan seçmeyi seviyoruz.

Elini cüzdanına atabilecekleri başımıza getirmeyi tercih edersek, o cüzdanın da dolmasına ses etmemek gerek :slight_smile:

Memleketimde arıcı sayısı az. Arıcılıkla pek ilgisi olmayan esnaf bir arkadaşı birlik başkanı yapmışlar.

Esnaf arkadaş da en iyi bildiği işi yapıyor. Bütün petek, ekipman, kovan satış işlerine o bakıyor.

Şimdi arıcılar köpürüyor, tek derdi satış yapmak bizim sorunlarımızla ilgilenmiyor diye.

Size esnafı kim başkan seçin dedi sorusunun ise cevabı yok.

Sayın forum yöneticileri ve üye arkadaşlar
Anlatmak istediklerimi ya ben anlatamıyorum yada sizler yanlış anlıyorsunuz
Ülkemiz bal üretim miktarı yüksek olan bir ülke ama malesef zamanında yapılmış ve yapılmakta olan onlarca hata var
Şimdi orta halli bir aaileyi düşünelim ülkemizde bu insanlar ne kadara bal alabilir bu ülkenin çocukları neden bal yiyerek değilde bal adı altında glikoz yiyip büyüyorlar.
Şöyle İstanbul’da oturanlar büyük marketlerden tutunda mahalle şarküterilerine kadar 12-15 lira arasında Erzincan balı adı altında bal satıyorlar. Bu balın alış fiyatı toptan 60 TL-80 TL arasında değişiyor yani adamlar 2.5 Liraya glikoz alıp 12-15 liraya satıyorlar.aradaki kar farkı 10 lira iyi para bence.
Bu bence arıcılık sektörüne en büyük darbeyi vuran belini kıran meseledir.

İkinci mesele birlik meselesi adı üzerinde BİRLİK ?
Ne iş yapar görevi nedir ?
Benim gördüğüm kadarıyla devletten aldığı destekleri arıcıya dağıtan ve arıcılardan sendika gibi yıllık para toplayan bir kuruluş
Bu birliklerin ar-ge çalışmaları nerededir?bilen varsa göstersin öğrenelim ben bilmiyorum
Hiçbir birlik bugüne kadar hibrit ana arı yetiştirme başarısına ulaşmışmıdır mesela?
Yaptığı hizmetler çok sınırlı ,sadece bal sezonlarında arıcıların yanına uğrayıp boş boş fiyattan yakınırlar başka birşey yapmazlar
Alsın o zman balın kilosunu 20 liraya elinden çıkıp rafa girmesi , market satısı 35-40 lira bakalım hangi vatandaş alabilecek bu balı
Bi akşam yemeğine başkan olan birliklerden adam olmaz zaten , seçim zamanlarında niye o kadar çok kavga çıktığınıda siz biliyorsunuzdur zaten .

şimdi birde arıcı gözünden bakalım
bir yerden bir yere arı nakliyesi 1500-2000 lira - destek nerede? nden patates ekilirken çiftçiye destek var arıcıya yok mazotta?
bir yere arı koymak dünya para rüşvet-kim alıştırdı insanları- yöre jandarması nerede? yönetmelik kanun kimden yana? yanlş birşeyler varsa sorunu çözecek kim?
Almanyadan dönen ihraç malları yüzünden kim artık ülkemizden bal alıyor? bu gıdanın çine kim koydu binlerce reçetesiz iran , suriye keçi ilaçlarını ,antibiyotikleri
Trakyaya 2 senedir gidiyorum çiftçiye yer parasını alıştıran arıcı gelip bana yakınıyor ben ne yapayım şimdi , çiftçi tunca tohumlarını kullanıyor tohum ne nektar vermıyor malesef , benmi tıkadım yerli tohumu ambarlar şimdi? bakanlık ne yapıyor kım yapıyor bunu

 Sayın ozgur_can Almanya'ya balları ihraç eden kim? Merak ettim cevaplarsanız sevinirim. Ayrıca yapılan 

bütün bu yanlışlıkları tasvip etmiyorum, etmiyoruz. Kolay gelsin.

Murat bey, burada tabiki bütün sorunları birliklerin üzerine yıkmak doğru olmaz… Arıcının sorunlarını
en iyi anlaması gereken kurum onlardır diye birliklerden başladım. Belkide soruları daha farklı sormalıyız.
Gerçekten ülkemizin sosyal ve ekonomik yapısına göre bal fiyatları düşükmüdür ?
Eğer düşüktür diyorsak… Biz ülke olarak balı ihraç ettiğimiz ülkeler varmıdır ?
Balı ihraç etsek bu fiyatlar iç piyasada yükselmezmi ? Biz napıyoruz balı ihraç etmemiz gerekirken
yurt dışından bal ithal etmeye çalışıyoruz. Birileri medyaya çıkıp bu yıl arılar bal yapmadı diyor. Herkes bunu
okuyor. Aynı medyaya birileride çıkıp hayır efendim elimizde bir sürü bal var diyebiliyormu ?
Marketlerde alınan örneklerden %80 ni sahte çıkıyor… Peki sonuç ne… kime ceza kesiliyor veya haklarında
adli işlem yapılıyor ?

Gürsel Bey,

Malesef söylediklerinizde çok haklısınız.

Benim işaret etmeye çalıştığım nokta, sadece bir kuruma, bir firmaya kızarak, olayların diğer boyutlarını gözden kaçırmayalım.

Sektörümüz iç içe geçmiş bir çok problemi barındırıyor.

Arıcıdan kaynaklanan problemler de azımsanacak kadar değil.

Yetkili birisi gelse, bize dertlerimizi sorsa… Genelde açıyoruz ağzımızı yumuyoruz gözümüzü…

Fakat söylediklerimizde problemlerin can alıcı noktaları ya da çözüm önerileri olmuyor.

Bu ortamlarda bir araya gelip, beyin fırtınası yöntemini kullanıp, önce sorunlarımızı tespit edip, sonra onları düzgün ifade edebilecek cümleler haline getirebilsek…

İnanın çok yol katederiz.

Yurtdışına ihraç konusu ise her zaman benim kafamı karıştırır.

Uluslararası toptan bal fiyatları var. Çin, Arjantin balları ortalaması 1.5 dolar civarında.

Türk balları bunlara göre pahalı yıllara göre ortalama fiyatı 3 dolar civarında.

Yani uluslararası bal piyasasına kilosu 3 dolara bal satılarak, ülkemizdeki fiyatların yükseltilmesi mümkü mü?

Ülkemize çok büyük miktarda, İran, Gürcistan gibi ülkelerden kaçak bal girişi oluyor. Ayrıca arı görmemiş ballar gerçeğimiz var.

Sektördeki haksız rekabetin en büyük nedenlerinden birisi bunlar.

S.n Demirci
Almanya artık ülkemizden bal almıyor çünkü bizden daha uygun fiyata satan bir sürü ülke var niye bizden alsınlar hemde kalıntı malıntı işi ile uğrassınlar
Biliyorsunuzdur geçtiğimiz kış ülkemizde mükemmel denecek kadar iyi çam sezonu geçti ve bal fiyatları ucuzladı , buda tüketiciye yaradı yapılan kampanyada binlerce ton ege insanı dışında da insanları çam balını tanıtmak maksadı ile 2 kilo bal 15 liradan marketlerde satışa sunuldu.
gödüğünüz gibi iyi bal çıkınca bu tüketicinin işine yarıyor ve insanlar daha ucuza daha fazla bal alabiliyor
peki ya az çıkınca
3 sene önce çam balı azdı tenekesi 250 liraya vermıyorlardı 260-270- hatta 300 isteyen oluyordu , nasıl oluyor peki bunu anladınızmı ?

Toprak,çiçekler ve arı insanoğlunun bu çelişkili hallerini bilseler hepimiz aç kalırız.
Ağaçlar baltadan bizar olmuşlar.Tanrıya şikayet etmişler.Tanrıdan elcevap;NE YAPAYIM,BALTANIN SAPI SİZDEN…

Özgür bey, ilk başta işiniz zor demiştim ya…

Görüyorsunuz işte… Oh oh ne güzel…

Hobi arıcılarının en sevdiğim halleri bunlar… Ben de dahil…

Kolumuzda serumlar takılı… Bir şekilde asgari geçim için gereken kazancımız için arılara muhtaçlığımız yok…

Az sayıda kolonimiz olduğundan ürettiğimiz ürünleri bir şekilde değerlendirmemiz mümkün.

Yani forumda da büyük çoğunluğumuzun bal firmaları ile tanışmadığını biliyoruz… Belki de hiç tanışmayacağız…

Sektör çok karmaşık yapıda olduğundan nereye dönerseniz dönün, bardağın boş tarafı var… Bardağın dolu tarafını düşünen yok…

Birliklerden, firmalardan, arıcılardan, devletin arıcılık teşkilatlanmasından bardağını tam dolduran hiç yok…

Herkes yükleniyor habire…

Aslında devlet doğru bir karar verdi ve birçok sektörü birlikleştirmeye çalıştı… Karşımda muhatap az olsun diye…

Birliklerin başına seçtiğimiz insanları eğer iyi yönlendirirsek birşeyler yapılabilir…

Basit bir konudan bahsedeyim.

Kalıntı riski…

Özgür bey öyle bahsetmiş ki sanki dünyada tek bir ülke var kalıntı sorunu yaşayan ve orası da Türkiye…

Biraz fazla haksızlık olmuş. Kalıntı sorunu olması başka şey, sadece bizim ülkemizde varmış gibi empoze edilmesi başka şey…

Yine de hobiciler bu konuda çok rahatız… Çünkü kendi balımızı da aynı sağım makinesinden çıkanlardan ayırıyoruz. Bu kalıntı olmadığı anlamına da gelmez ayrıca ama daha dikkatli olduğumuz gerçeğine işaret eder…

Konuyu dağıtmadan Büyükşef’in işaret ettiği bir konu var.

Sorunlar, istekler akil biçimde cümlelere dökülürse başarılı olunur…

Bir örnek vereyim…

Bu ruhsatlı varroa ilaçlarının pahalılığından şikayet ediyoruz. Ve kalıntı risklerine rağmen el yapımı ilaç kullanımının üst düzeyde olduğunu dillendiriyoruz.

Bir uygun dille arıcılara verilecek TL. desteği yerine ilaç desteği verilemez mi?

Nasıl sosyal güvenlik kurumları insanların ilaçlarını belirli bir yüzde ile veriyorsa…

Bu konuda da ne suistimaller olur o zaman…

Girdileri uygun fiyata temin edebilmek her üretim yapanın hayali…

Şekeri, peteği, ilacı, kovanı uygun fiyata bulsak…

Ama öyle olmuyor ki…

İşte o zaman büyük bal firmalarına kızma zamanı hobi arıcıları için.

Verdikleri girdi paralarına bakıyorlar ve Balparmak firmasının 1 teneke bala verdiği paraya bakıyorlar ve kabaca olacak ama “yuh” diyorlar…

Kazın ayağı öyle değil ki…

Geçimini arıcılıkla sağlayan arıcılar açısından bakmak lazım olaya…

Elimizdeki az sayıda koloniden ürettiğimiz 3-5 teneke bala göre yorumlamamak lazım olayı…

Balparmak firmasının verdiği fiyata balını satan ve memnun olan arıcı yok mu sizce?

Bence var ki İç Anadolu’da firma çok fazla etkin olmadığından burada tüccarlar topluyor balları ve firmanın fiyatlarına yakın veriyorlar fiyatı ve gezginci arıcılar ballarını satıyorlar ve memnunlar…

Zaten gözden kaçırılmaması gereken en önemli konu şu…

Firma ayçiçek ve çam balını yoğun olarak topluyor… Ortalama bir sezonda 1 koloni Trakya’da 1 tenekeye yakın bal yapar… 130-150 TL. teneke fiyatına satarlar ve memnun kalırlar merak etmeyin.

Biz ayçiçek ballarını kek yapıyoruz. :stuck_out_tongue:

Başka birşey daha…

Arıcıların bir teneke çam balı için 300 TL. istemesi nasıl normal değilse, firmanın çam balı ile dolu tenekeye 85-90 TL. vermesi de normal karşılanmaz…

Serbest piyasanın da bir alt sınırı olur… Firma kendini bu konuda şöyle aklıyor… İnsanlar bal yesin diye bu şekilde yaptık… Hadi canım oradan… 2 şişe 15’ten çam balı sattık… Toplanan ne kadar, satılan ne kadar?

Konu geldi arıcılığın bam teline oturdu.
Sn Özgür bey,arı sevdalısı vede bir firmanın temsilcisi olarak güzel bilgiler veriyorsun.

Aramızda arıcılığı hobi olarak yapanda var,geçimini arıcılıktan kazanan arkadaşlar da var.

Ticari olarak faaliyet gösteren arkadaşlar,çektikleri eziyete,yaptıkları masrafa göre verilen fiyatlar düşük kaldığı için isyan ediyor.

Piyasada bal fiyatlarını belirleyenlerden biriside sizin çalıştığınız firma.

Marketlerde tüketiciye ucuz bal yedireceğim diye,piyasadan balı ucuza almak mazeret değil.

Tüketici kalitesine güvendiği malı belirlenen fiyattan almaya devam ediyor,birde ucuz mal arayan müşteriler var,siz de bu kesimi hedef müşteri olarak görüyorsanız vay halimize.

Ucuz mal alan tüketicilerin,alışverişteki potansiyeli nedir bilmediğim için bana birazda,glikozcularla rekabet edebilmek amaçlanıyor gibi geliyor.

Bütün hesaplar bilinçsiz tüketiciye göre yapılır,bilinçli üretici de,örgütlü hale gelirse,ucuz ürün bulmak ta firmalar açısından zorlaşacak sanırım.

Alımdan çekildik ,daha düşük fiyatlara birlikler topladı gibi mazeretler hiç inandırıcı değil.

Peki sizin firmanız daha sonra hiç alım yapmadımı,yıllık üretim ve ihracat programınız,taahhütleriniz yokmuydu ? bu taleplerinizi nasıl ve nereden karşıladınız ?

Ay çiçeğinden düşük verimin sebebini ne güzel izah etmişsiniz,bu oraya arı götüren gezgincinin suçumu ?

Her şeyde olduğu gibi,arıcılıkta da devlet politikalarının olmaması maalesef bu tartışmaları doğuruyor.

Ülkemiz arıcılık açısından ender ülkelerden biri,fakat organize olamamanın getirdiği sorunları aşmak kolay olmasa gerek.

Burada tartışmak,çözüm arayıp çözüm üretmeden tartışmak,sonuç getirirmi,orası belli değil.

Arı görmemiş balların piyasada dolaştığını söylüyorsunuz,bunu engellemek arıcıların kudretinde değil.

Çalıştığın firma piyasada belirleyici rolü yüksek olan bir firma,bu mücadelede sanırım daha etkili olur.

Bu mücadeleye sizler bir başlayın ,bizlerde manevi destek veriririz,emin olabilirsiniz.

Arıcının sorununu çözecek merci,bal firmaları değil tabiki,doğru noktalardan başlayıp ,yeni yapılanmalar veya mevcut yapının revize edilmesi bir çözüm olabilir.

Bu aksaklağın sebebi olarak herkes karşısındakini görüyor,oysaki daha farklı can alıcı şeyler var,fakat sebebi tam belirlemeden tartışmak,her zaman söylediğim gibi,ölü başında ağıt yakmaktan öteye gitmiyor,bu cenazeyide kaldırmamız lazım ,diyorum .

Bir arabayız adanın etrafında sürekli dönüyoruz ama direksiyonu kırıp atamıyoruz kendimizi gideceğimiz yola , bi çıkabilsek bu döner kavşaktan sürekli etrafımızda dönmesek , bi yola çıksak ve görsek yol üstündekii ağaçlarıı kuşları ne güzel olurdu . bu tartışmalar bana bizim adadan dışarı çıkamayacağımızı düşündürüyor.
Gerçek olan şudur ki bal paketleyen bir firma işin üretim maliyetini düşünmek zorunda değildir. bir fiyat verir alan alır almayan almaz der .
Senin balının maliyeti ne kadar olur , en düşük fiyat ne olmalıdır bu devletin belirleyeceği bir iştir.
Birlikler bunu beceremiyorsa görevini yapmıyor demektir.
Size bal fiyatları düşük gelebilir ama işletmeye giren bal süzülüp harmanlanıp hoop diye piyasada satılmaz burdan 9.90 a çıkan bal markette 16 lirayı bulur bilmem anlatabildimmi .Raf parası , stopaj , iskonto ,bilmem birsürü ıvır zıvır
300 kişinin ekmek yediği bir şirkette ne kadar yüksek dağıtım ve işçi masrafı olduğunu siz tahmin ediniz.
Balparmakın kalitesi Türkiye’de tartışılmaz üstünlüğe sahip ve dünyadan dört bir yanından gelen onlarca kalite ödülüne sahip bunu başarmak kolay değil insanlar 30 yılını vermiş ve bu seviyelere dişini tırnağına katarak gelmiş.

Sayın Özgür Can,

En düşük fiyatın ne olacağını devlet ya da birlikler oturdukları yerden belirleyemez.

Kurumlar eğer söyledikleri fiyattan satın alabiliyorlarsa, fiyat belirlemelerinin bir anlamı olur. Onun dışındaki söylemlerin bir hükmü yok.

Ekonomimiz serbest piyasa koşullarına göre çalışıyor.

Serbest piyasada fiyatı piyasanın aktörleri belirler. En önemli aktör ise satıcı ve alıcıdır. Bunların karşılıklı talepleri fiyatları oluşturur.

Sektörümüzde sıkıntı nedir diye soracak olursanız, benim kişisel görüşüm şu:

Bal firmaları sektörümüzde güçlü aktör, üreticilerimiz ise zayıf aktör.

Şartları eşit değil.

Örneğin B firmasının yıllık bal alımı 20 bin ton ise, 20 bin ton balı bu firmaya satacak olan da bu firma kadar güçlüdür.

Üreticiler B firmasının karşısına 20 bin ton balları olarak çıkabilirlerse, belirlenecek olan fiyatta söz hakları olur.

Ama her üretici B firmasının karşısına 50 teneke, 100 teneke balı olan arıcılar olarak çıkarsa, hiç bir söz hakkı olmaz.

Çünkü bal alımı 20 bin ton olan firmaya, 100 teneke balı olan bir arıcının herhangi bir etkide bulunması mümkün değil.

Söz dönüp dolaşıp yine örgütlere geliyor.

Serbest piyasa koşullarında, arıcının da piyasada oluşacak bal fiyatlarında söz sahibi olabilmesinin yöntemi, tek bir organizma gibi hareket eden örgütlü bir güç olmasında.

B şirketi kadar güçlü olunamazsa, bu konuda söylenecek herşey afakidir.