Bazı konuları tartışmak “aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık” misali.
Genellikle bir sonuca ulaşamayacağımız konuları tartışmaktan uzak durmaya çalışıyoruz.
Bu noktada bir durum tespiti yapalım. Forumda şimdiye kadar yazılanlardan edindiğimiz izlenime göre; arıcıların, piyasanın önde gelen tedarikçi ve bal toplayıcı şirketlerine karşı epey bir tepkisi var.
Daha önce başka tedarikçi firmaların ürünlerinin ve isimlerinin forumda yayınlanmasıyla da aynı tepkiler oluşmuştu.
Bu kimin sorunu? En başta sektörde faaliyet gösteren ve arıcının hakkında iyi şeyler düşünmediği şirketlerin sorunu. Demek ki, sektörün can damarı olan üreticilerin tepkisini çekecek işler yapıyorlar.
Benim dikkat çekmek istediğim başka bir nokta var.
Serbest ekonomik sistemlerde, bir şeyin fiyatını piyasa belirler. Bunun başkaca bir yöntemi yok.
Piyasada fiyatın oluşmasında en büyük etken, sektördeki aktörlerin karşılıklı ilişkileridir.
Üreticiler ve üretilmiş şeyi satın alanlar, iki ayrı aktörün karşılıklı ilişkisi bu fiyatı belirler.
Bütün Türkiye bal pazarını kendi kontrolünde bulunduran firmaları sayın desek, bir elin parmaklarını geçmiyor.
Peki bu firmalar karşısında üretici hangi kimlikle duruyor?
Üretici binlerce kişiden oluşan sektörünün gücünü arkasına alarak, bal toplayıcı firmaların karşısında durabiliyor mu? Yoksa her üretici bu firmalarla bireysel olarak mı karşı karşıya kalıyor?
Değişmeyen bir kural var arkadaşlar.
GÜÇLÜ İLE GÜÇSÜZÜN MENFAAT İLİŞKİSİNDE, GÜÇLÜ OLAN HER ZAMAN AVANTAJLI KONUMDADIR. .
Bu kuralın dünyada istisnasını hiç bulamazsınız.
Piyasada arıcının bireysel olarak, belirlenen fiyatın miktarını etkileyebilmeleri mümkün değil.
Bunun çaresi arıcıların örgütlü olmalarından, piyasaya kendi örgütlerini sürmelerinden geçiyor.
Burada işin başka bir yönüne işaret edeyim.
Birlikler ya da başka arıcılık örgütlenmeleri, kendi bölgelerinde taş çatlasa 200 kişinin katılacağı organizasyon yapıyor.
En basit organizasyonda bile sponsor olan firmalara bakın.
Bir sektör 2 tane akademisyeni, 100 kişinin karşısında konuşturma işini, kendi içinde halledemeyip, yerden yere vurduğu firmaların sponsorluğuna müracaat ediyorsa, biz neyi tartışıyoruz?
En basiti başka bir örnek vereyim.
Birlikler internet sitesi yaptırıyor, bunu bile sponsor firma desteğiyle yaptırma peşine düşüyor. Şu firmanın sponsorluğunda ya da AB hibe desteğiyle yapılmıştır ibaresi olan birlik siteleri var.
Arıcılar daha yarım kavanoz bal verip, birliklerine bir site yaptıramıyor bunun için firma sponsorları arıyorlarsa, boşu boşuna firmalara düşman olmayın derim.
Sektörümüzün örgütleri en önce kendi ayakları üzerinde durup, kendi yağıyla kavrulup, kimseye muhtaç olmadan iş yapacak duruma gelmeden bu işlerin düzelme imkanı yok.
Bakın en güzel örneği bu forum. 2002 yılından beri kimseden destek almadan, kendi cep harçlıklarımızla bu işi götürüyoruz.
Yapılan sponsorluk ya da destek tekliflerini kabul etseydik, herşeyi bu kadar rahat yazabilir miydik? Ya da her konuda kendi bağımsız tavrımızı koyabilir miydik?