Sadece çok kısa olarak mısır dan üretilen glikozun arılar için zararlı olduğunu duymuştum. Yalnız kafama takılan bir durum var muğlalı arıcıdan konaklama yaptıkları yerlerde yakınında konaklayan bazı karadenizli gezginci arıların mısır glikozunu arı kovanlarına profesyonel derecede otomatik besleme sistemleri ile sürekli glikoz yedirerek bal ürettiklerini ve bal firmalarına sattıklarını söylemişti.
Arkadaşlar insanlara ve çevreye zararlı olduğu bilinen metodları,ticari hırsla,kim uygularsa uygulasın,yapılan iş sahtekarlıktır,ahlaksızlıktır.
Gördüğünüz hatalı davranışları yapan veya uygulayan kişileri,ismiyle deşifre edin,bulunduğu bölgesiyle değil.
Forumda başka bir konuda,yine bir şehir ismi zikredilerek,o bölgedeki insanların yaptıkları sahtekarlıktan bahsedildi,burada sadece ismi anılan,o bölge ve şehirde sahtekarlık yapılıyor,diğer yerlerde hiç yapılmıyor gibi yanlış bir algılama ortaya çıkıyor.
Anılan bölge ve şehirde arıcılık faaliyetleri fazla olduğu için,belki göze çarpan bunlar oluyor.
Sahtekarlık,her yerde sahtekarlıktır,hiç kimseyle ,hele de hiçbir bölgeyle özdeşleşmiş değildir.
Yorumlarda bu konuya hassasiyet gösterirsek,sanırım,namuslu insanları da incitmemiş oluruz.
Burada maksadım bir bölgedeki insanın yada bir kişinin bile sahtekar olduğunu vurgulamak değildi. Zaten anlatan arıcı arkadaşında sadece adını birde cep telefonunu biliyorum isterseniz onuda vereyim. Ama boşverin bir arıcı yapıyormuş diyelim. Benim asıl beklediğim cevap bu şekerin arının yaşam döngüsünü kısalttığıydı. Böyle bir arı yaşam döngüsünü devam ettirebiliyormu acaba.
Amacınızın kimseyi itham etmek olmadığına inanıyorum,sadece yapılan yanlışlığa dikkat çekmek için vuguladım.
Mısırın (genetiği değiştirilmiş)GDO’lu ürünlerin başında geldiğini hepimiz biliyoruz,bununda etkisinin ilerki yıllarda ne getireceğini de tam olarak bilen yok.
Mısır şurubunun,arının sindirim sistemini etkilediğini, bunun da arının yaşam döngüsüne olumsuz etki yaptığını biliyorum,ama bilimsel açıklamasının ne olduğunu detaylı olarak bilmiyorum.
Nişasta kaynaklı şekerlerin içinde nişasta partikülleri kalıyor. Arının sindirim sistemi bu nişastayı parçalayamıyor. Bu yüzden sindirim sorunları çıkıyor.
Ayrıca sadece glikozla yoğun besleme, arının ihtiyacı olan diğer şekerler açısından değerlendirildiğinde, eksik besleme sorunları çıkarıyor.
Daha önce de konuyla ilgili tartışmıştık. Bazı arkadaşlar arıya yararlıdır ya da zararlıdır cümlesini farklı değerlendiriyor.
Arıya verilen bir gıda, arıların kovan önünde toplu ölümlerine yol açmadıysa, arkadaşlarımız demek ki zararı yokmuş diyorlar.
Arının ortalama ömrü 45 gün.
45 günlük ömrü 40 güne düşüren madde arı için zararlıdır. 45 günü 50 güne çıkaran da faydalıdır.
Arıcıların böyle bir şeyi gözlemlemeleri mümkün değil.
Söylediğiniz şekilde bu işin ticaretini yapanlar açısından, arının yaşam döngüsü önemli mi?
Hayır kesinlikle önemli değil.
Aman arımıza kış bakımı yaptık mı, aman arımız kışın yaşayacak mı, aman arımız ilkbaharda gelişecek mi gibi sorunlar, inanın ki, sadece biz amatörlerin kafaya taktığı şeyler.
Besleme bal yaparak para kazananların bir kısmında izlediğim genel bir davranış şekli var.
Onlar için önemli olan şey, yıllık toplam ürettikleri balın toptan fiyatı. O sene cebine ne kadar para girdi.
Gerisi ayrıntı.
Ölen arı ölür.
O sene 50 bin lira kazanmışsa, ne olacak ilbaharda 10 bin lira verir yeni arı alır. Hem de sonbahar ve kış bakımlarından kurtulmuş olur.
Kolay para kazanmanın yolu çok;ama,sonunda kim kazanır kim kaybeder zamandan başka bilen yok.Az olsun çok olsun çoluk çocuğa haram bulaşmasın.
En güzel besleme şekli şekerdir diyebilirmiyiz sevgili büyüklerim. Dünakşam yaşlı bi amca var köyümüzde,şerbet yaptım bugün dedim.-yapma yav ishal yaparsın arıyı.yanıtı aldım.neyapcaz dedim kek dedi.o nasıl yapılcak dedim.pudra şekeriyle(lokumtozu)ee peki nişastayı nasıl ayırcaz dediğimde,bişey olmaz dedi.BİLGİSİ VAR EKSİK.Diyebilirmiyiz?
Arkadaşlar,
Olay sadece bal üzerinden tartışılıyor. Fakat bugün vatandaş olarak yediğimiz bir çok şey büyük riskler taşıyor.
Mısır şurubunu sahte balın hammaddesi olarak kullananlar var.
Fakat vatandaş açısından tek risk bu değil. Bugün baklava almaya kalktığınızda kilosu 8 liraya olan da var 50 liraya olan da var.
Tatlı sektörünün ucuz üretimlerinin oluşturduğu risk, kesinlikle arıcılık sektörünün oluşturduğu risklerden daha fazla.
Tonlarca mısır şurubu, ticari glikoz tatlı sektöründe yıllardır kullanılıyor.
Şekerden şaşmayın.Yol gösteren çok olur.Bu forumda en yararlı bilgiler mevcut.Selamlar.