Pedigrilerin (Soy ağaçlarının) Yazımı

Pedigrilerin (Soy Ağaçlarının) Yazımı

    Bu yazıda, bal arısı soyağaçlarının standart yazımını ve okunmasını açıklamaya çalışacağım. Türkiye'de bu konuda oldukça geri olmamıza rağmen, bir yerlerden başlamak gerektiğine inanıyorum. Avrupa'da Brother Adam ve diğer arıcılık uzmanlarının başlattığı soy ağacı yazma çalışmaları, ilerleyen yıllarda bir standard halini aldı.

   İlk bakışta kısa kodlamalar halinde ve bilmeyenler için oldukça karışık gibi görünen soy ağaçlarının yazımı, aslında oldukça açık ve özlü bilgilerden oluşmaktadır.

   Türkiye'de henüz oldukça yeni olan ve birkaç firma ve devlet kuruluşu tarafından yapılan damızlıkçılık çalışmaları, istenen seviyede değildir. Ayrıca yurt genelinde, seçici damızlıkçıların yaygınlaşması gerekmektedir. Türkiye'de damızlıkçı adı altında ruhsat almış bir çok şahıs ve firma vardır. Fakat hiçbiri (2-3 tanesi haricinde) seçici damızlıkçı değildir. F0 düzeyinde dışarıdan satın aldıkları damızlıklardan, F1 ana arı üretip satmaktan başka faaliyetleri yoktur.

   Evet, bal arılarında ıslah ve seçim konularında daha yolun başındayız. Yapmamız gereken çok şey var. Her ilde arıcılık birlikleri, devlet desteğiyle izole çiftleşme bölgeleri oluşturmalı ve kontrolünü sağlamalı. Devletin himaye ve kontrolünde seçici ıslahçı damızlıkçılar yetiştirilmeli. Bu çatı oluşturulduktan sonra, olması gereken gelişme kendiliğinden oluşacaktır. Çünkü bu işi yapacak olanlar, sonuçta iyi bir gelir elde edecekleri için, bu işi çok daha iyi noktalara heyecanla taşıyacaklardır.

   Bu noktada, bir kıvılcım çakmak adına, hadi hayırlısı.

   Pedigri ( Soy Ağacı) kayıtlarını bir örnekle anlatmaya başlayalım;

[b]Cevat BOLAT Pedigree 2015 (CBO) - Hollanda Buckfast Damızlıkçısı
Anatolica-combination Breeder ( Anadolu-birleştirme Damızlığı )

A22(CBO) = .13 - A9(CBO) aml Ca150(AM) [/b]

Hollanda Buckfast damızlıkçısı Cevat BOLAT’ın 2015 yılına ait Pedigri (Soy ağacı) kayıtlarında, “Anadolu-birleştirme Damızlığı” başlığı altında kaydı bulunan A22(CBO) damızlığının pedigri kaydını inceleyecek, açılımını yapacak ve açıklamalı anlatımla soy ağacını öğreneceğiz.

A “Anadolu”, bu kod arı ırkının kısa yazılımı olup, arının kökeni ve hangi ırk altında sınıflandırıldığını göstermektedir.
22 Damızlığın test edildiği kutu numarası veya popülasyon sayısıdır. Kutu no:22
b [/b] Üremesi kontrol edilen ananın damızlıkçısının veya arıcının baş harfleri. Cevat BOLAT
.13 A22(CBO) damızlığının doğup çiftleştiği yıl. Yani 2013 yılı.
A9(CBO) A22(CBO)'nin annesi, Anadolu için “A” olarak sınıflandırılır.
aml Her Buckfast çiftleştirme istasyonunun kendi kısayolları vardır. aml = Ameland Adası. Ayrıca kullanılan “Ins”, yani “suni tohumlama” olduğu anlamına gelir.
Ca150(AM) “Baba” dır (daha doğrusu, erkek arıları sağlayan ana). A22(CBO) damızlığının babası! Ca150(AM) Erkekleri. Ca= Karpat ırkından olup Ca150(AM) damızlığı (AM) kodlu damızlıkçıya aittir.

Yani:
A22(CBO) Damızlıklarından, 2013 yılında genç ana arılar oluşturulmuştur.
22 numaralı kutu içinde denetlendi (2013 ve muhtemelen 2014) ve Cevat BOLAT adlı kişiye aittir.
Bu damızlığın ebeveynleri; A9(CBO) anası 2013 yılında Ameland Adası izole alanında, Ca150(AM) anasına ait erkekler ile çiftleşmiştir.
Kısaca, damızlık A22(CBO)'nin ebeveynleri A9(CBO) ve Ca150(AM) dir ve dolayısıyla da 2013 yılında bunlardan doğacak genç ana arıların. ebeveyn hatlarıdır.

Aile ağacının, daha uzak nesiller ile gösterimi aşağıdaki gibidir:

A22(CBO) = .13 - A9(CBO) aml Ca150(AM) : .12 - A8(CBO) ins B37(LJ) :
.10 - A2(LJ) ilv B46(LJ) : .10 - A1(LJ) ins B18(LJ) : etc.

   Daha önce yukarıda [b]A22(CBO)[/b] damızlığının, 2013 yılında [b]A9(CBO)[/b] anasıyla, [b]Ca150(AM)[/b] erkeklerinin Ameland adasında çiftleşmesiyle oluştuğunu açıklamıştık. Soy ağacının devamında, ana hatlarının ataları açıklanır.

   Burada; [b] A9(CBO)[/b] ana hattının ebeveynleri [b]A8(CBO)[/b] ve [b]B37(LJ)[/b]'dir. Yani, 2012 yılında Cevat BOLAT'a ait [b]A8(CBO)[/b] Anadolu ana hattı, Bertus&Jannie Jochems'e ait [b]B37(LJ)[/b] Buckfast baba hattıyla suni tohumlama yoluyla çiftleştirilmiş ve [b]A9(CBO)[/b] ana hattı oluşturulmuştur. Daha açıklayıcı olursak, [b]A8(CBO)[/b], [b]A22(CBO)[/b] damızlığının büyükannesidir. Dikkat ederseniz [b]Ca150(AM)[/b] baba hattının soyu, pedigri kaydında gösterilmez. Sadece ana hattının soyu takip edilir. Baba hatlarının soyu ayrıca takip edilmektedir.

  Devam edersek; [b]A8(CBO)[/b] ana hattının ebeveynleri [b]A2(LJ)[/b] ve [b]B46(LJ)[/b]'dir. Yani, 2010 yılında Bertus&Jannie Jochems'e ait [b]A2(LJ)[/b] Anadolu ana hattı, ve yine Bertus&Jannie Jochems'e ait [b]B46(LJ)[/b] Buckfast baba hattıyla çiftleşmesinden oluşan [b](ilv)[/b] aşılanmış larvaların ithaliyle [b]A8(CBO)[/b] ana hattı oluşturulmuştur.

  Soy ağacı bu şekilde devam etmektedir. Alt satırın sonundaki etc. kısaltması genellikle bir bağlantı linki olup, soy ağacının bitmediğini ve devam ettiğini belirtmektedir. Bu linke tıklarsanız, soy ağacının devamına ulaşabilirsiniz.

 Soy ağaçları, bazen ithalat yoluyla gelen damızlıklardan başlar veya bazen ana hattı olarak ithal damızlıklar kullanılır. Bir örnek ile açıklayacak olursak;

[b]Aydın KOCAMAN, Pedigree 2015 (AK) - Avusturya Buckfast Damızlıkçısı

B160(AK) = imq .14 - B104(MM) ins B200(NN)[/b]

  Burada, 2014 yılında, Magnus Menges'e ait [b]B104(MM)[/b] Buckfast ana hattı,  [b]B200(NN)[/b] erkeklerinin spermleriyle suni tohumlama yoluyla tohumlanmıştır. [b]B104(MM)[/b] anası yumurtlamaya başladıktan sonra Aydın KOCAMAN tarafından ithalat yoluyla getirilmiş [b](imq)[/b] ve [b]B160(AK)[/b] Buckfast damızlığı elde edilmiştir.

Benim yazacaklarım şimdilik bu kadar. Aşağıdaki ekler kısmında, kısaltmaların anlamlarını yazdım.
Faydalı olması dileklerimle. Hoşça kalın. 
                                                                                                              [b][size=12pt]Hakan BOZKURT
                                                                                                          Ziraat Mühendisi (Zooteknist)[/b]

KAYNAK: perso.unamur.be

— Yetiştiriciler —
AK: Aydın Kocaman (AT)
SNB: Stichting Nederlandse Buckfastbijenteelt
FF: Klaus Fehrenbach (DE)
HSB: Hans Schweinesbein (DE)
CBO: Cevat Bolat (NL)
MKR: Bram de la Rie (NL)
MM: Magnus Menges (DE)
MW: Marcel Weilbold (AT)
KD: Eugen Neuhauser (AT)
PJ: Paul Jungels (LU)
RS: Reiner ve Sylvia Schwarz (DE)
TR: Thomas Rueppel (DE)

— İthalat modu —
Ilv: Aşılanmış larva ithal edildi
Imq: Ithal edilen yumurtlayan ana arı
Itq: Test edilmiş ana arı ithal edildi
Ivq: Çiftleşmemeiş ana arı ithal edildi

— Eşleşme Yerleri, vb —
Aml: Ameland Adası (NL - Friesland)
Att: Attergau (AT)
Selam: Fehrenbach dağı (DE)
HBG: Hausberg dağı (DE)
Inpj: Aletli dölleme (LU)
Ins: Aletli dölleme
Mrk: Marken yarımadası (NL)
Nst: Nest dağı (AT)
Val: Valors dağı (AT)

Irklar
A: Anadolu
B: Buckfast
C: Karniyol
Ca: Karpat
GR: Graaff-Reinet
I: Meda (İran)
MG: Margret’in kovanı No 5
NO: N:62
O: (EL) monticola Elgon
[/size]

1 Beğeni

Konu pek ilgi çekmedi galiba :-[

Bu biraz karmaşık geldi.

Anlamadığınız yerlerde yardımcı olayım

Bu bizi aşar,
üniversitelerin işi diye düşünüyorum…

Egemen Bey merhaba;

İşte bu noktada yanılıyorsunuz. Avrupa’da bu işi hep şahıslar yapıyor. 10-20 adet kovanı olan şahıslar. Bu kişilerin devlette kayıdı var o kadar. Devlet sadece yetiştirilen damızlıkların takibini, testini, sağlığı gibi konularda sıkı bir takip yapıyor.

Avrupa’da damızlık yetiştiriciliği, ne devletin ne de Üniversitelerin işi. Devlet sadece yapması gerekeni, yani takibini ve kontrolünü üstlenmiş durumda. Avrupa devletlerinin birçoğu, bizim bir ilimiz kadar toprağı olan devletler ama bakıyorsunuz, bir sürü izole çiftleştirme alanları oluşturmuşlar. Çiftleştirme alanları sayesinde, suni tohumlama zorunluluğu olmuyor biliyorsunuz.

Bizde sıkıntı var. Ben 1986 yılında Üniversiteye girdiğimde Ege Üniversitesinde Özge ALTAN hocamız arılara suni tohumlama yapıyordu.Bir de Ege Tarımsal Araştırma’da suni tohumlama yapılabiliyordu. Peki aradan geçen o kadar zamana rağmen ne oldu? 30 yıldan fazla geçen zamanda Üniversitelerimiz ne yapabildi? Hangi gelişmeleri gösterebildi?

Üniversitelerin önünü açması gereken,Üniversitelerdeki bilginin topluma yayılmasını sağlaması gereken devlet hiçbir zaman üstüne düşeni yapmadı.

Bu iş eğer Üniversiteler sayesinde yürüseydi, biz Avrupa’ya A. mellifera anatolica (Anadolu arısı) damızlıkları satan ve bu işten çok güzel paralar kazanan bir ülke olurduk.

Yukarıda açıklanan pedigri kayıtlarını Avrupa’da şahıslar tutuyor. Kontrolünü devlet yapıyor. Biz kovan başına 15-25 kg bal almanın ve Avrupa’nın yetiştirdiği ıslah edilmiş damızlıkların rüyasını kurarken, Avrupa’daki damızlıkçılar yetiştirdiği her damızlık ana arıyı 300-500 Euro fiyatlara satarak çok güzel gelir elde ediyorlar.

Unutmadan söyleyeyim. Avrupa’da damızlıkçılık yapan kişileri aklınızda nasıl canlandırdığınızı bilemem. Fakat … Üniversitesinden Ordünaryüs Profesör olduklarını sanıyorsanız çok aldanıyorsunuz( haklarını yemeyelim birkaç tanesi konusunda uzmandır) . Sizin, benim gibi vaktinde arıcılığa merak salmış, kendini geliştirmiş insanlardan oluşuyorlar.

Hatta bunlardan birini tanıyorum. Kendisiyle görüşüyorum. Kendisi bir Türk. Zamanında Sivas’tan gurbetçi olarak Hollanda’ya gitmiş. Arıcılıkla, ilgili ne bir Üniversite ne de bir okuldan mezun. Meraklı olduğu arıcılığa yönelmiş, oradaki damızlıkçıların yanında bu işi öğrenmiş. Şimdi kendisi de bir damızlıkçı, Avrupa’da kayıtlı olarak damızlık üretim çalışmaları yapıyor.
Bu kişinin adının önünde Doktor, Profesör gibi ünvanlar yok. Ama siz Sivaslı diyebilirsiniz :smiley:

Egemen Bey bilmem anlatabildim mi?
Selamlar.

Hocam geyet açık ve net geldi bana fakat biraz fazla değişik bir dil kullanmışlar. Mesela neden tarıh ibaresi için (.)13 deme ihtiyacı hissetmişler?

Veya çinsin baş harfini kullandın kutu numarasının neden hemen A’ya bitiştirme ihtiyacı hissettiler ayrı olabilirdi mesela, Bu soy ağacı yazım şeklinden sonra sanki çaprazlamalarda bir işlem basamakları var ve bu garip

uygulamaların ora da bir yeri oluyor ? Ana arıların üretildiği kutulara göre isim verilmiş oluyor herhalde bir ihtiyaçta kutu kayıtlarına başvuruyorlar ?

Yalnız çok güzel bir çeviri daha çok teşekkür ederiz hocam. Devamını bekliyoruz.

Şimdi siz diyebilirsiniz;" Hakan kardeş, ahkam kesmesi kolayda ne yapacağız peki? Sende bir yol göster bakalım."

----Sizlerin hemen damızlıkçı olmanız beklenemez. Öncelikle belli bir bilgi birikimi gerekiyor. Fakat sizler, kendi analarınızı yetiştirebilirsiniz.
----Öncelikle seçiciliği, ayıklayıcılığı çok rahat başarabilirsiniz. Bunun için derin bir bilgiye gerek yok. Arıcılık tecrübeleriniz yeterli.
----Her şeyin başı kayıtçılıkla başlıyor. Basit bir defter tutacaksınız. Yılbaşından itibaren, kışlama kabiliyetlerini, bahar gelişimlerini, oğula yatkınlığını, uysallık ve saldırganlıklarını, bal verimlerini, hastalıklarını, ananın doğurganlığını, yumurta deseni gibi konularda kısa kısa notlar almanız yeterli.
----Hedeflerinizi belirleyeceksiniz. Öncelikle hedefiniz sizin için önemli olan 1 veya 2 özellik olsun. Sakın, ilk etapta fazla özellik seçmeyin. Düzeltmeniz gereken özellikleri ne kadar az seçerseniz başarı şansınız o kadar artar.
----Örneğin uysallık ve bahar gelişimini seçtiniz. Tek yapmanız gereken bu özellikler bakımından çok beğendiğiniz kovanlardan analar üretmek ve diğer kovanların analarını bunlarla değiştirmek.
----İlk yıl sonunda istediğinizi tam elde edemeyeceksiniz. Örneğin uysallık için yaptığınız seçimde ürettiğiniz analar, hırçın kovanların erkekleriyle çiftleşeceği için bazıları yine hırçın olacaktır.
Fakat ana hattından gelen uysallık karakteri ile babadan gelen hırçınlık karakteri yarı yarıya olacaktır. Yani hırçınlık karakteri arılarınızda %50’ye düşecektir.
----İkinci yıl bir daha yapacağınız uysallığa dönük seçim sonucu ürettiğiniz analar bu sefer, kanında %50 hırçınlık taşıyan erkeklerinizle çiftleşecek ve yavrularda hırçınlığı taşıyan genler
%25’e düşecektir. Bu sayede ikinci yılın sonunda bile uysallık baskın hale gelebilecektir.
----Bu arada hızlı genetik ilerleme için ana arılarınızı her yıl değiştirmeniz gerektiğini hatırlatmak isterim.
----Ana arılarınızda akrabalı yetiştirmeden kaçınmak için, birkaç yılda bir dışarıdan veya çevrenizdeki arıcılardan takip edebildiğiniz analardan temin edebilirsiniz.
Akrabalı yetiştirme arttığında, ana arının yumurta deseni bozulur(Varroa ve yavru hastalıkları yokken) bu gösterge sizin en büyük kozunuz.
----Bu arada kayıtçılığa devam, onu hiç elden bırakmayacağız.
----Eğer size çok faydası olacağına inanıyorsanız, farklı ırklardan çiftleşmemiş ana arı getirip birleştirme melezlemeleriyle, çok değerli özellikleri hızlıca kazandırabilirsiniz.
----Çiftleşmemiş ana arı alarak, arılığınızdaki erkek arılarınızla çiftleşmesini sağladığınızda, doğan işçi arılar, bu iki ırkın melezi olacaktır. İşçi arıların uysallık, yavru bakımı, bal toplama gibi
konularda takibiyle bu melezlemeden ne kadar başarı elde ettiğinizi kontrol edebilir. Bu kovandan ana arı üretip, üretmeyeceğinize karar verebilirsiniz.

Pedigri kayıtlarına gelince, oldukça basit pedigri kaydı tutabilirsiniz? Ben tutmaya başladım. Şimdi bir örnek vereyim ama lütfen kimse dalga geçmeye çalışmasın. Çünkü baba hattı takip edilemediği için çok eksik gibi görünmesine rağmen, ana hattının takibiyle başlanması bile, bence ilerisi için büyük bir adım olacaktır. Eğer ilerde her bölgede, her ilde izole alanlar oluşturulursa, seçtiğiniz damızlık ana üretim kovanı ile, seçtiğiniz erkek arı üretim kovanlarınızı bu bölgeye götürebilir ve babası belli analar üretebilirsiniz. Ya da suni tohumlama yapabilen biriyle tanışıp, onun yardımıyla seçtiğiniz erkeklerle suni tohumlama yaptırabilir, soy ağacınızı oluşturabilirsiniz.

Çok sağ olun hocam :wink: Bu ayıklama işini kesinlikle yapacakm benim için önemli olan oğula yatkınlığın azaltılması ve saldırganlıgın azaltılması. Bu bağlamda arılarımı kontrol etmeye çalışacağım.

Neden? Çünkü kısa ve öz. 2013 diye yazacağına .13 yazıyor. Bu şekilde sayfalara sığmayacak kadar bilgiyi çok az bir yerde hemde istenen her bilgiyi kapsayacak şekilde anlatabiliyorlar.
Örneğin:
A22(CBO) = .13 - A9(CBO) aml Ca150(AM)

Anadolu No:22 (Cevat BOLAT’a ait) = 2013 doğumlu - Ana hattı Anadolu No:9 (Cevat BOLAT’a ait) - Çiftleştirme Ameland Adası - Baba hattı Karpat No:150 ( Alfred MARKUS’a ait)

Sizce hangisi özlü ve sade. Aynı satıra büyükanne ve büyükbabayı dahi rahatça yazabiliyorsunuz.

Hocam elbette kısaltma olacak ben buna bir şey demiyorum demek istediğimi anlatamadım.

Amma çok da önemli değil boş boş konuşuyorum işte , kurallarının bildikden sonra gayet acık adamların ne demek istedikleri :wink:

KARABACAK, çeviri değil yazı bana ait. Yazı çeviri olsaydı zaten baş kısmında belirtirdim. Pedigri kayıtlarının okunması ile ilgili bir yazı yok. Özellikle mi koymuyorlar onu bilemem ama adamlar anlatmıyor.
Pedigri kayıtlarını çözene kadar oldukça fazla uğraştım, çok emek harcadım.
Sanırım yazı, konusunda Türkiye’de bir ilk oldu.

Estağfurullah KARABACAK kardeş. Bu senin ilginden. Adamlar mümkün olduğunca kısaltıp, özlü hale getirmişler o kadar.
Yıl 1913 olamıyacağına göre 2013 tabi ki. Anlaması çok kolay.

Hocam bence bunların kayıtlarında vardır baha ayrıntı caprazlamada kullanırken bunları mutlaka bir formulle her sekmesi bir yere oturacak şekilde tablolaşıyorsur. Başka alt takip sistemleri vardır. Alt kayıt şablonları.

Anlatmamalarının sebebi belkide daha derin bir çalışma içeriyordur. :wink: Bu kadarı bize yeter hocam ben lisedeyken tübitaga bilim ödevi ( biyoloji alanında ) hazırlardım yani araştırma ve deney işlerinde iyiyimdir. Keşeke

bizde böyle çalışmalar yapsak vede ülkemize değer katsak. :wink:

Tabiki de;

Pedigri kaydı işin sadece özeti. Elbette damızlık yapan kişide çok daha ayrıntılı kayıtlar, gözlemler, sonuçlar hatta testler vardır. Elbette ki bunları, kimseyle paylaşmayacaktır. Bunlar, haklı olarak onların ticari sırlarıdır. Bir şey demeye hakkımız yok.

Çaprazlamada sorun yok. Ana ile yapılan eşleştirme de erkeğin kaydı yazıyor zaten. Dikkat ederseniz Cevat BOLAT’a ait A22(CBO) damızlığı, Anadolu ile Karpat arısının çaprazlanmasından oluşuyor. Yani kayıt o kadar zor değil.

Sadece, erkek hattının pedigrisi ayrı tutuluyor. Anlayacağınız temel olan Ana arı hattının pedigri kaydının yanında, erkek hattının da pedigri kaydı tutuluyor.

Fakat, kafanız karışmasın. Ana hattı olarak kullandığınız bir hattı, başka bir çiftleştirmede, erkek hattı olarak ta kullanabilirsiniz. Çünkü elimizde bir hazine var. Bildiğiniz gibi erkekler analarının birer gen kopyası olduğu için ve semenlerindeki sperm hücrelerinin hepsi birbirlerinin klonu(kopyası) olduğu için ananın bütün özelliklerini taşıyorlar. Bu da bize mükemmel bir altın fırsat sunuyor.

Erkek arılar hakkında bir yazı yazmayı planlıyorum.
Selamlar.

Aklıma geldi hemen yazmak istedim.

Seçici, ayıklayıcı yetiştiricilik; ticari arıcılık yapanların, 50-100 hatta daha fazla kolonisi olan kişilerin işi değildir.

Senin gibi az sayıda arısı olan, kayıt tutabilecek, planlama yapabilecek insanların işidir.
Bu konuda kendinizi küçük görmeyin. Bu iş bizler için biçilmiş kaftandır. Sadece el atmanızı bekliyor.

Selamlar.

Hocam çok güzel olur merakla bekliyoruz erkeklerin iyi bilinmesi gerekir :wink: