Petek Güvesinden Bal ve Peteklerimizi Nasıl Koruyabiliriz?
Her arıcı petek güvesiyle mücadele konusunda donanımlı olmalı bu birikimini de taviz vermeden uygulamalıdır.Tatbik edilmeyen bilginin hiçbir kıymeti yoktur.Atlanılan en küçük bir husus bile büyük bir mesele olarak bir karşımıza çıkabilmektedir.
Diğer hususlarda olduğu gibi bu konuda da güçlü kolonilerle çalışmanın önemi kendini bir kez daha göstermektedir.Evet arılığımızda bulunan her bir koloni güçlü olmalıdır.Güçlü koloni bir çok konuda otomatik çözüm mekanizmasıdır.Hastalık ve zarlılarla mücadelede güçlü koloniler genellikle kendi meselelerini arıcıya bırakmadan kendileri halleder.
Her hangi bir şekilde kovanlarda güveli petek görülürse güve ağlarının bulunduğu bölge kesilerek imha edilmelidir. Güvelerin hakim olduğu kovanlar varsa bunlar arılıktan zaman kaybetmeden uzaklaştırılmalıdır.Etrafa atılan mum ve petek artıkları varsa toplanılmalıdır. Zira bu tür atıklar mevsimine göre yağmaya davetiye çıkarabildikleri gibi petek güvesi içinde uygun ortamlar oluşturmaktadırlar. Zaten bilinçli bir arıcı hiçbir zaman rastgele bu tür atıkların arılığın civarına atmaz.Atmadığı gibi onları değerlendirme düşüncesinde de olur.Ayrıca kovanlar sağlam olmalı uçma deliği dışında herhangi bir delik yarık, çatlak bulunmamalıdır.
Petek güvesiyle ilaçlı mücadele yönteminden bizim ulaşabildiğimiz akademik yönü bulunan hiçbir kaynak bahsetmemekte.Tecrübeye dayalı yazılmış bazı kaynaklarda kükürt vb vasıtalarla mücadeleden söz edilse de petek üzerinde yapılan her bir kimyasal müdahale geride kalan zehirleriyle insan sağlığını tehdit edici mahiyete bürünmektedir. Bizce Bu tür müdahalelerden kaçınılmalıdır.Bunun yerine sıhhat yönünden risk unsuru barındırmayan yöntem ve teknikler araştırılıp uygulanmalıdır.
Kabartılmış peteklerin ve balalı peteklerin güvelenmemesi için denenmiş ve netice alınmış en güzel yol, derin dondurucuda bekleteme yöntemidir. Yirmi dört saat derin dondurucuda bekletilen hiçbir ballı çıta ve kabarmış çıtanın daha sonraki süreçte güvelendiğini şahsen görmedik.Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var o da şu: derin dondurucudan çıkarılan çıtalar dondurucuya konulmamış diğer çıtalarla aynı yere konulmamalıdır.Böyle bir hata yapıldığında orada var olan kelebekler yeni yumurtalar atarak tekrardan güvelenme ortamı hazırlayabilirler.
Çok sayıda kabartılmış peteği varsa bir arıcının en emin yol soğuk hava deposudur.Peteklerini bir soğuk hava deposuna emanet ederek sezonu gelinceye kadar orada bekletilmesi pratik bir çözümdür.
Tek çözüm bizim önerdiklerimizden ibaret değil .Bir çok arıcı çeşitli meyve sebze yaprakları kullanarak güvelenmenin önüne geçtiklerini ifade etseler de bunlar tarafımızdan denenip uygulanmadığı ve literatürde rastlayamadığımızdan burada zikretmiyoruz.Ama iddia sahipleri çok ciddi olarak yöntemlerini savunuyorlar. Bunlardan en çok dile getirileni yeşil ceviz yaprağının çıtalar arasına konulmasıdır. Bu yöntemle de güvelenmenin önüne geçildiği görüşü arıcılar arasında sık dile getirilen hususlardandır.
Alıntıdır
Bizleri farklı kılan nedir biliyor musunuz?
ÖZGÜNLÜK
Pek anlayamadım
Diğer iletinizi yani konuyu komple kaldırdım…
Bu iletide de ikaz mahiyetinde özgünlük dedim…
Özgünlük şu.
Siz güve için ne yapıyorsunuz, bizim forum için önemli olan o.
Bir yerlerden kopya ederek bilgi paylaşmak pek tarzımız değil.
arıcılığa 2011 de merak saldım.
2012 de 12 kadar peteğimi hanımla kavga döğüş buzdolabının derin dondurucusunda şoklayıp poşetledim.
yine de esmer ve az polenli iki tane çerçeveye güve vurdu.
bu sene haziran sağımından sonra yalatıp aldığım petek sayısı 50 küsur oldu.
bir kovanın tabanına hava sirkülasyonu olmasın diye gazete kağıdı serip katlara ( sanırım minare gibi oldu)çerçeveleri dizdim.
açık renkliler alta.
esmer ve az polenliler üste şeklinde dizdim.
85 lik formik asidi dondurma kabına döküp
(elimde kalan formik vermek için kestiğim mukavvaları içine koydum)
en üstteki çıtaların boşluğuna yerleştirdim.
iki kat çuvalı örtü tahtasının altına sıkıştırıp kapağı kapattım.
15 günde bir kontrol ettim.
esmer ve hele polenlileri hiç affetmediler.
temmuz ve ağustosta onlar delik deşik etti ben temizledim.( peteği güneşe tutunca bütün tırtılları gezinirlerken şak diye gördüm).
açık renkli ve polensizlerde hasar hiç yok.
esmer ve polenlileri formik de kurtarmadı.
derin dondurucu her arıcıya şart.
emekli olunca alırız inşallah.
ne yapalım seneye polenlileri kovanlarda muhafaza edip, esmerleri de kesip eriteceğiz.
vaziyet-i ahval bunu gösteriyor.
yersizlik ve belirsizlik arıcının handikapı.
Esmer polenli petekleri yavru arasına,
beyaz polenli petekleri duvar olarak vererek,
polenli çerçeveleri stok yapmamak çözüm olabilir.
Arılar petekleri güzel sariyorsa kendileri koruyorlar.
Haziran sonunda aldığım bir çerçevenin bir parçasını deneme amaçlı buzdolabının dondurucusunda 1 gün beklettim.Bir süre sonra ağ yapmaya başladı.Tekrar dondurucuya atıp 3 gün beklettim.Şu ana kadar bir şey olmadı.1 gün bekletmek kurtarmıyor galiba!?(Not:Bu çerçeve çoğu ballı).
İyice emin oldum ki, peteklerde, çerçevelerde güve yumurtası varsa, çerçeveleri derin dondurucuda bir gün (24 saat) bekletmek yeterli olmuyor.
Yeterli oluyor diyenler, herhangi bir gözlem hatasının sonuçlarını doğruymuşcasına paylaşıyorlar.
Üzerinde güve yumurtası olduğu kabul edilen ya da tahmin edilen çerçeveler (ballı da olsa, balsız da olsa) derin dondurucuda enaz üç gün bekletilmeli.
Derin dondurucu yeterince derin dondurmuyorsa ya da saklama süresi sekiz ay kadar uzun olacaksa üç günlük bekletme bile yetmeyebilir.
Üzerinde yumurta olmayan çerçeveleri ise herhangi bir yöntemle koruyabilir; sonra da ne denli başarılı bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz.
Derin dondurucuda beklettiğim petekli bal şimdiye kadar donmuş olması gerekirken donmadı.Böyle bir etkisi de var mıdır?Bilmiyorum.
Sayın T.ÇİFTÇİ,
Donma sözcüğünü ‘‘katı hale dönüşme’’ anlamında kullanıyorsanız da ‘‘kristalleşme’’ anlamında kullanıyorsanız da, evet donmuyor…
Derin dondurucuda bir hafta, on gün bekletilen bal ne katılaşıyor, ne de kristalleşiyor.
Bunu baldaki su oranının düşüklüğüne, suyun baldaki dağılımına bağlamaya çalışıyorum, ama kendimi yeterince ikna edemiyorum. Oysa fizik derslerinde fena da değildim. ![]()
Derin dondurucuya koy.
Çıkart 20 °C’de beklet.
Sonra yine derin dondurucu…
Çıkart 20 °C’de beklet.
Bakalım donacak mı?
Onu da yapmam… ![]()
Balın sıcaklığı zırt-pırt değişmemeli.
Özellikle kristalleşmenin en hızlı olduğu 14 °C altına-üstüne sık sık inip çıkmamalı.
Muhsin Hoca’nın bir kitabında 5 hafta dondurucu,daha sonra 14 derecede(dereceyi yanlış hatırlıyor olabilirim) bekletme ile kristalleşmenin engelleneceği yazıyordu.Dondurucu kristalleşmeye bir şekilde iyi geliyor herhalde.Görüşleriniz için teşekkürler,mutlaka uygulayacağım.
**Halil Abi ,bu yöntem süzme bal için de geçerli mi?
Tamam anladım öyle olduğunu bilmiyordum Benim güve hususunda hiç bilgim karşılaşmışlığım Yok bayburta bu işi yaparken oranın havası gereği olsa gerek hiç karşılaşmadım karşılamadığım şey hakkında da doğal olarak tecrübem olmadi
Benim konuyu soru olarak açmam gerekirdi demek neyse öğrenmiş olduk
5 hafta dondurucu değil,
Sıfır derecede en az 5 hafta bekletilmekte sonra 14 derecede saklanmaktadır.
Sn.Adem Altınok,düzeltme/hatırlatma için teşekkürler. :-\