Sıfır sağım yapmak mantıklı mıdır?

  Sevgili arıcı dostlar sıfır sağım Avrupa'da uygulanmakta ama ben 13 senedir arı işi ile uğraşmaktayım hiç sıfır sağım yapmadım ( sıfır sağımdan kastım kovandaki doğal balın tamamen sağılamsı ve kovan başına yeterli miktarda şeker şerbeti verilerek kışlık stoklasma yapılmasını kastediyorum) hep arının kışlık ihtiyacını ve hatta fazlasını kovanda bıraktım kovanı daraltıp kışlattım. Ama 30 senedir arıcılık yapan ve 600 kolonisi olan büyük bal firmalarından birine yüklü miktrada bal satan bir arıcı arkadaş biz bal akımı döneminde 3-4 günde bir sıfır sağım yapıyor aynı petkleri sağılmış olarak kovanlara geri veriyoruz dedi. Şimdi benim sormak istediğim

  1- Üstadalar ülkemiz şartalarında sıfır sağım mantıklı mıdır? yapan var mı? veya bu konuda başarılı olunduğuna dair bilgisi olan kardeşimiz var mı? 
  2- Büyük bal akımı zamanında bu şekilde yani 3-4 günde bir peteklerideki balı sağıp gerei vermek mantıklı mıdır?

  Benim şu anda kovanlarımda  bütün peteklerde bal var ana arı yumurta atamıyor normalde kanun 2/3 ü sırlanmış petek sağılır olduğu için sırlanmışları alıp sağıp geri verip yumurtalama alanı oluşturmaya çalışıyorum ama arı her peteğe bal koymuş sırsız; ana arı yumurta atamıyır bu durumda ne yapmalıyım/yız 

Saygılarımla.....................

Sıfır sağım mantıklı mı?

Arıcılık böyle bir iş işte.

Sıfır sağım denildiğinde tüm balı alalım, yerine ikame ürünle besleyelim anlaşılıyor.
Çeşitli kaynaklarda farklı miktarlar belirtilse de, kışlık bal stokunun bir kısmının doğal bal olması konusunda bir ortak görüş mevcut.
Ege bölgesinde çam balı üretiminde kullanılabilir.
Ancak bunun için, gerekli şartlar oluşmalı.

Bir peteğin sağılması için gerekli şartları biliyorsunuz.
Buna göre bakarsınız.
Arı eldeki balı sırlayamıyorsa zayıf arılardaki sırsız balı sağıp, sırlanmamış çerçeveleri olan kuvvetli arılara gece verebilirsiniz.
Boşa çıkan çerçeveleri yumurta attırmakta kullanabilirsiniz.
Ana kural çerçevenin büyük kısmının sırlanmış olması.
En iyisi ise bir reflaktometre ile balın su oranına bakılması.

Çok yavru olan petekleri alamayız zaten.

Doldurulmuş yavrusuz bir kaç petek alınabilir kuluçkalıktan. Son baharda beslemek şartıyla.

http://www.aridostu.com/index.php?option=com_content&task=view&id=13&Itemid=2
burada tüm aradıklarını bulabilirsin .

O makalenin yazarı bile bu uygulamayı denemeyin diyordu zamanında, bilginize…

Bir balın olgunlaşması ve sağlıklı depolanır hale gelmesi için gerekli olan şartları biliyoruz.

Her sektörde nitelikli üretimin yanında, ticari üretim mantığı da oluyor.

Sıfır sağım ya da 3 günde bir petekleri sağmak, ticari üretim mantığına giriyor.

Trakya bölgesinde de, gezginci arıcıların bu tür uygulamalarını görüyoruz.

Biz 20 günde bir sağdığımız halde, eğer sırlanmamış ballar çoğunluktaysa, 2 ay sonra ballarımızda ekşime emareleri oluşuyor.

3 günde bir sağılan ballarda ise su oranı epey yüksek olduğu için arıcının kendi şartlarında ekşitmeden saklaması mümkün değil.

Fakat ticari kuruluşlar bu balları toplayıp, kendi tesislerinde suyunu yapay yolla uçurup işleme olanağına sahip.

Sıfır sağımın ne olduğu ise tartışılabilir. Arıcıların bir kısmı, yavru alanlarının etrafındaki kemerlere de göz dikiyor. Bana göre arıya yapılabilecek en büyük kötülük.

Bu hafta sonu nasip olursa sağı yapacağım.

Bizden tecrübeli olanların tavsiyesine göre “bulduğun yerdeki balı sağ” deniliyor.

Kapalı gözleri dahi sağmamız tavsiye ediliyor.

Ardından da ayçiçeğine yolculuk.

Arkadaşlar, sizin bu konuda tavsiyeleriniz neler olur?

Eğer arıyı 10 çerçevede bırakmışsam ve bu bıraktığım 10 çerçeve komple yavru kalmayacak şekilde balla dolmuş ve sırlanmışsa almaktan çekinmem.Bu şekilde oluşmuş duruma arı bloke oldu değil, bal topladı ve depoladı diye düşünüyorum ve mesela şu anda ana arı yavrulasın diye de uğraşmam, bal toplasın ve sırlasın diye çabalarım. Ama yavrulu çerçeveyi alıp süzmek hiç hoş olmaz.

Ziya bey’in vermiş olduğu linkteki anlatım sıfır sağımdan farklı. Ordaki amaç sıkışık kışlamayı belirtiyor diye anladım ben. O linkteki uygulamaya benzer şekilde 2-3 çıta bırakıp yoğun beslemek yapmış olduğum uygulamalarda sorunsuz işliyor.

Sıfır sağımda amaç balı tamamamen hasad ederek hastalıklara yol açan parazitleri ve bakterileri de kovandan ayırmak ayrıca arıya bol 2/1 şurup ile besin takviyesi yaparak kışlık ihtiyacı karşılanıyor biliyoruz, ki şurup ile kışlatmak bazı ballara(basra ve ayçiçeği) göre daha sağlıklı
Benim aklıma takılan eğer arı kış salkımına kadar polen bumazsa mı? polen ihtiyacını ne ile karşılayacağız elimizde ki poleni versek olur mu ya da ikame ürün var mı?

Sıfır sağımla ilgili bir gerçek hikaye;

Rahmetli bir ormancı abimiz vardı, sağım için yövmiyeli arıcı götürdü.Petekleri çeken arkadaş mizan’ı iyi bilir.Sınıra geldimi o peteği çektiremezsin.
Rahmetli ormancı çok bilmiş edesında - arının balını karının malını yiyeceksin - dedi ve kalanları kendisi sizlerin tabiriyle sıfır sağımı yaptı.

Sonuç 50 kovandan kıştan çıkan 1 kovan. Beslemeyi nekadar yapsanız da mevsim yardım etmezse ve işinde acemisi iseniz SONUÇ RESMEN KATLİAMDIR.

Her yöntemin enazından bir zayıf noktası vardır.

Alışılagelmiş bir yöntemden yenisine geçerken böyle noktalara dikkat etmeliyiz.

Her halükarda arılar gerek duydukları zaman, gerek duydukları miktardaki bala ve polene ulaşabilmeli.

Bu yıl denemeye hevesli olduğum yöntemdir.

Sıfır sağım Kanada arıcılarının kanola ve ayçiçeğinde (özellikle) uyguladıkları bir yöntem. Arıyı tabiri caizse donuna kadar sağarlar. Ama kalan koloninin yaşayıp yaşamadığını düşünmezler. Çünkü amaç balı almaktır. Nasıl olsa güneydeki arıcı ona uygun fiyata yeniden arı satacak ve kendisi kışlama gibi dertler ile uğraşmayacaktır.

Sezonunda bala yönlendirilen kolonilerin sağım sonrası en büyük sıkıntısı yağma ve sağım sonrası yavru faaliyetlerine devam edememesidir. Yağma ayrı bir konu. Yumurtlama faaliyeti ise besleme ve çıta düzeni ile alakalı.

Yavrulu (açık - kapalı) çerçeveleri sağmadığınızda ve içeride çıta düzenini ayarlamadığınızda yavrulama faaliyeti arının insafına kalmış oluyor. Ama siz ana arıya yumurtlama alanı açacak olursanız ve yumurtlaması için de teşvik ederseni(besleme ile) kış girişi için genç kadronun önünü açmış olursunuz.

Kendi adıma konuşacak olursam kapalı yavruyu daima sağmışımdır. Çıtaları geri verirken de arılar arasında yavru çıtalarını elimden geldiği kadar dengeye sokmaya çalışmışımdır. Ama sağım yaptığım aynı kolonileri sonuçta kışa da sokmam gerktiğinden açık yavru ve yumurta çıtalarını kolay kolay ellememişimdir. Ana arı koca bal çıtasında bir yer bulmuş ve el kadar bir yere günlük atmışsa o çıtayı da arının içinde bırakmamışımdır.

Bana göre bizim alışa geldiğimiz uygulama içerisinde sağım yapılacak koloninin tüm çıtaları kontrol edilip ona göre karar vermek lazım hangi çıtanın alınacağına. Kovan alt üst komple elden geçip yavru çıtalarını da bir araya topladıktan sonra şu iki çıta bal da arıya kalsın diye düşünmem alırım. Sonuçta sağım sonrası kek ve sağım stresinden sonra da şurup ile ufak ufak beslemeye geçerim. Arıya bırakmadığım bal ise sonuçta bir şekilde paraya dönüşüp şeker surubu olarak arının içine geri dönecektir.

Sanırım çok uzattım.

Hakan Bey,
Anlaşılır olması için bu kadar açıklama şarttı.
Daha kısa olamazdı ki…
Teşekkürler.

Hiç içime sinmiyor bu kapalı yavrulu sağımı

İnşallah doğru olanı yapıyorsunuz

Kapalı yavru diyoruz adına. Sonuç olarak bir yavru. Evirip çeiriP başını döndürmeye, daha doğmadan feleğin

çarkına koymaya ne hakkımız var.

ben şahsen kıymam bunu yapamam …: ((((

Altı üstü iki parmak genişliğinde br sıra bal alacağız. Ne gerek var okadarıda onların doğal besini olarak kalsın kenarda

Zaten sorun da burada…

Dana çok güzel diye besi sığırı yetiştiren birinin kesime göndermediğini gördünüz mü?

Biz daha henüz arıcılığa işletme mantığı ile bakamıyoruz. Yurt dışında gördüklerimiz ise bize ilginç geliyor. Adamlar sıfır sağım yapıyor arıyı öldürüyor, gündüz tarlacılar dışarıda iken taşıma yapıyor vs. vs.

Henüz bizde arıcılık işletme mantığından çok bir hayat tarzı veya nasıl desem bilmem bizim arıcılığımız biraz felsefik …

Yani bizler arı çalışırken mutlu olan, yahu arı faydalansın biz de yeriz diye iki köy çiçek veya ne bileyim bir iki ağaç veya sebze diken / eken, arıcı arkadaşlar var. Hemen belirteyim bu yanlış diye bir şey demiyorum. Biz de böyle diyorum.

Her farklılık da bu iki farklı görüş açısından kaynaklanıyor.

Bazen sert yazılar yazıyoruz kızıyorlar.

Koloni yönetimi, ülke genelinde zayıf.

Hangi arılığa gitsem üstte yaklaşık 1,5 kg bal kemeri altta yavru.

Zaten bölgemizde kat kullanımıda yeni yeni gelişiyor.

Hatta zaman zaman bölgede sabit ve bölge içinde arı gezdiren arıcılar ile iddaya girmek durumunda kalıyoruz.

Bölge arısı kata çıkmaz, ana ızgarası direk oğul sebebidir diyolar hala.

Bu hafta önümüzde hasat var.

Çam öncesi ne bulursam sağarım arıdan.

Açık yavrulu çerceveler mümkün olduğu kadar sağılmaz.

Ama belirli evreyi geçmiş kapalı yavruyu üzerindeki kemere göre sağarım.

Hedef hasat sonrası gerekli daraltma ve beslemeyi yaparak yavru düzeni ve miktarını ayarlamak.

Hedef hasat sonrası gerekli daraltma ve beslemeyi yaparak yavru düzeni ve miktarını ayarlamak.

Sevgili Hüseyin burayı açar mısın?Tam anlayamadım

Şimdi bal kemerli ve kapalı yavrulu çerceveleri sağıyoruz.

Arkasından yavruyu çok dışarıda ve sıcakta tutmadan kolonilere eşit şekilde dağıtmaya çalışıyoruz.

Benim hedefim sağım sonrasın da tek kata düşen kolonileri 6-7 yavrulu çerceve durumuna eşitlemek.

Fazla olandan, az olana takviye ile sağlıyoruz bunu.

Sonrasın da azar azar bir besleme ile yumurtlamayı teşvik etmek.

Bu günlerde düşecek yumurtalar, çam alanında bana işçi olarak dönecek.

Amacım koloniyi dar tutarak yavru sahasını istediğim şekilde bir araya toplamak.

Sagdığım boş peteklerede yavru atmasını istemem.

Boşalan kemerlere yavru attıktan sonra gerekirse yavru için onları veririm.

Ama esasında düzgün olanları, çam çıkışı kontrollerde kötü petekleri alıp onları girerek değerlendiririm.

Bu tarif bize uyuyor :slight_smile: ‘‘Arıcı’’ olamadık… Hobiciyiz.

Yazdıklarınızda haklısınız. Teşekkürler.