Standart ölçülerin yayını

adamın biri dine adamış kendini öyleki işi iyi ce abartmış her şey allahtan bekler olmuş.
birgün deniz kenarında yürüken denize düşmüş biri elini uzatmış gel hocam yok allah beni kurtarır akıntı götürmeye başlamış açığa doğru bi sandal gel hocam demiş yok allah kurtarır beni sahil güvenlik geliyo yok allah kuratır beni bi gemi yok olamz helikopter yok olmaz derken guluk guluk ölmüş hoca başlmış yakarmaya allahım bensan kullukettim niyaz ettim sen beni bi deniz de kurtarmadın gelen cevap ben sana el uzattım turmadın sandal gönderdim pinmedin gemi gönderdim helikopter gönderdim ben daha ne yapayım.
kıssadan hisse
arıcılık yapıcak sak ve özellikle yeni başlıyor isek kovanlarımız ve cıtalarımız hep aynı ölçüde olması na çok büyük önem gösterilecek bunun için de orda bu fiyat ta şöle kovan al burda böle kovan al ondan sonra da öle kal ucuza kaçılmayacak adam gibi kovan olacak 10 olcağına 7 olsun uzunsüre iş görecek kovanlar olacak seneye de kovan aldın mı aynı çıta aynı kovan olsun.

Kendi kovanımı kendim imal etmeye başladım.

Düzgünüde benim yamuğuda ,böyle olunca kimseye söylenmiyorum.

20 ruşet, 10 takımda tuzaklı kovan yaptım.

Malzemeden de çalmadım,4 cm kalınlığında kovanlar çıktı ortaya.

Yani oldular tam bir demirbaş.Arılığımda elektirikte yok .

Bastım motorlu testerenin gazına …

Hal böyle olunca işçilikten çaldık biraz.

Boyayı vurunca hataları kapatırız nasılsa .

Arı "ben bu kovanı sevmedim "derse kendini başka kovan arasın ,ne diyeyim başka.

Elden gelen bu kadar.

Geçen sezon çıta almaya para yetiştiremedik.

Çakılacak aldığımız halde(yarı fiyatına)

Arıcılık ,paralı kişilerin işide biz başlamış olduk.

100 kovan lazım.Hesabını siz yapın.

Çareleri geliştiriyoruz.He bir arıcı benim kovan resimlerini görmüş forumda,

Eleştiriyor.İcrata bak kardeşim kovanın boyasına değil dedim bende.

Yanlız görüntüde önemli .Hani derler dost başa düşman ayağa bakar.

Bir fırsat bulup tek renk boyayacağım nasip olursa.

Akşam akşam çenem düştü.

1980 li yıllarda SAZ ADAPAZARI markalı Zirai donatım kurumu kanalıyla arıcılara krdiyle dağıtılan kovanları aranızda kullanan oldumu bilmiyorum acaba o kalitede kovan ve çıta imal eden varmı merak ediyorum. 25 yıldır kullanıyorum halen 1 çıtaya 3 çıta verseler vermem,

Çerçeveleri de 25 yıldır kullanıyor musunuz?

Ben 80 li yılların sonunda, önünde "SAZ"yazan kovanları gördüm, beğenmedim.

Çünkü;
Kuluçkalıkta çerçeve altları tabana yakın bazıları deyiyordu.
Onu görünce diğer yerlerini incelemedim.

Ama hepsi mi aynı bilemem.
Örnek olarak bir tek getirmişlerdi.

İlgili kovanlardan dayımda var…

Evet hala kullanıyor…

Ama 9 tane alıyor…

10 tanelik aslında ama 10 tane çerçeve soktun mu çıkarmaya vinç lazım…

Bir de çerçeveler tabana değiyor…

Arısakızının babası çıkıyor bu kovanlardan…

Ben olsam o kovanları çoktan halletmiştim de, dayım ziraat dağıttı onları deyip depodan bulup bulup onları getiriyor…

   Evet özellikle çıtaları kullanıyorum kulçkalıklar artık yprandılar fakatçerçeveler hala çelik ğibi,

Balcı asan abi iyi bakım yapınca kovanlar 25 yıl dayanabilir de cıtalar nasıl dayanmış hangi agaçtan yapılmış merak ettim.

Çerçeveler 25 yıl dayansa bile, kullanılması hijyenik açıdan sakıncalı.

Herkese günaydın O çerçeveler siyah ötesi olmuştur. :slight_smile:

                                                                                                                                                                                                  Hangi ağaçtan olduğunu bende merak ediyorum fakat fazla araştırmadım yani bende bilmiyorum, çok sert bir ağaç,

[quote author=Kenan GİŞAN link=topic=5230.msg68234#msg68234 date=1321566289]
Çerçeveler 25 yıl dayansa bile, kullanılması hijyenik açıdan sakıncalı.
[/quote ]Hijyen kurallarına dikkat edilmezse 2 yıl kullanılmış çıta bile hijyenik açıdan sakıncalıdır,

Yine sizin motorlu testere varmış :slight_smile:

İstanbul Terkos Gölü’nün yakınındaki Balaban köyünde yaşlı bir arıcı vardı.

Tek aleti el testeresi ve keser.

Kovanı, çerçevesi hepsini el gücüyle yapmıştı.

Merhaba. Konuyu hortlatacağım müsaadenizle. =)

Bizim TS 3409 isimli bir kovan standardımız var. Benim merak ettiğim, bu standart neden Langstroth’un orijinal standardından farklı. Orijinal olanda bir sorun mu var? Mesela orijinal ölçülerde bildiğim kadarıyla arı boşluğu 6 ile 9 mm arasında. Ama TS 3409’da 12 mm. Başka küçük farklılıklar da var. Neden böyle bir değişikliğe gidilmiş?

İyi çalışmalar.

TS 3409 da 7.5 mm.

6 ila 9 arası olduğundan fark etmiyor.

Zaten arı boşluk ölçüsü 7.5 mm dir, bizim standart uygundur.

Sizin 12 mm olarak gördüğünüz çerçeve üst çıta aralarında boşluktur.

Arı boşluğu dediğimiz şey üst çıtalar arasındaki boşluk değil mi? Hem arıların propolisle doldurmayacakları kadar geniş hem de petek örmeyecekleri kadar dar. Yanlış biliyorsam bilgilendirebilir misiniz, arı boşluğu tam olarak neresi oluyor?

Tanımlama doğru.

Çerçeve yanak ağaçları ile kovan iç yüzeyi arasındaki boşluk.
Çerçevelerin yan yüzeyle arasındaki boşluk.
Kuluçkalık, ballık ve diğer ballıklar arasında Yani çerçeve üst çıtası ile bir sonraki katlar arasındaki boşluk.
Hatta uçma deliği yüksekliği

Kovan üretimi yapılırken bu boşluk ölçüsü olan 7.5 mm göz önünde tutulur.

Peki çıtalar arasındaki boşluk niye 7,5 mm değil de 12 mm?

Kovanlara koyduğumuz ÇERÇEVE.

ÇITA ise çerçevenin bir parçası.

Yorumları bunu göz önüne alıp yazarsanız yanlış yapmadan ölçüleri doğrulayabiliriz ve anlaşırız…

Pardon. Üst çıtalar arasındaki boşluğun neden 12 mm olduğunu, 7,5 mm olmadığını sormak istemiştim.