Türkçe ve Arıcılık

Aslında uçucu yağ teriminin bileşik kelime olması ve ‘‘uçucuyağ’’ biçiminde, bitişik yazılması gerekir.
[/quote]
Sayın Cahit Abi, her bi-R-leşik kelime, bitişik yazılmaz. Birleşme sırasında kelimelerinden hiçbiri veya ikinci kelimesi anlam değişikliğine uğ­ramayan birleşik kelimeler ayrı yazılır. Lakin ‘uçucu yağ’ ifadesi birleşik kelime değil sıfat tamlaması olarak değerlendirilmeli.

Emre Bey,
İlginize teşekkür ederim.


Bileşik sözcüğünden başlayalım…
Bileşik sözcüğü, birleşik sözcüğü değildir; ortasında r harfi yoktur.

Güncel Türkçe Sözlük (TDK):

bileşik -ği sıfat 1. sıfat Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep 2. kimya Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde) "Su, bileşik bir maddedir."

Yukarıdaki iletimde de belirttiğim gibi uçucu ve yağ sözcüklerinin birleştirilerek ‘‘bileşik sözcük’’ biçiminde yazıldığını hiç görmedim.

Buna karşın iki sözcüğün bitişik yazılması gerekir…
Çünkü sözünü ettiğimiz madde (timol) uçucudur, ama yağ değildir.
Demek ki, ikinci sözcük anlam değişikliğine uğramıştır.


En baştan ‘‘uçucuyağ’’ biçiminde yazılmış olsaydı, bu gruptaki maddelerin yağ olmadıklarını anlamamız kolaylaşırdı.
Ayrı yazılınca, uçucu sözcüğü yağın niteliğini belirten bir niteleme sıfatı gibi algılanıyor… Algılanıyor ne demek! Düpedüz, yağın(!) uçucu olduğunu belirtiyor.

 Sayın Cahit Abi;
 
 Bileşik kelime ifadesinin yanlış olduğunu düşünüyorum. T.D.K. da ifadeyi 'birleşik kelime' olarak kullanıyor ki, bu konuda referans alınması gereken yegane kurum T.D.K.'dır. 
 
 Uçucu yağların gerçekte yağ olmaması, yağ kelimesinin anlam değiştirdiği anlamına gelmez. Biz bir şeyi yanlış biliyor ve yanlış kullanıyorsak, o anlam değişmesi değildir.

 Ayrıca 'uçucuyağ' ifadesini gören biri '' Aaa! bu kelimeler birleşik yazılmış, burada  anlam değişmesi söz konusu, demek ki bu ucucu yağlar yağ değil'' sonucuna varmaz, varamaz. Gelin anlaşalım. :) Ucucu yağ ayrı yazılmalı.

TDK’nın kendi güncel sözlüğü:

birleşik
sf. Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

bileşik, -ği
sf. 1. Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. 2. kim. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde): Su, bileşik bir maddedir. 3. a. Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

Bu tanımlardan da görüleceği üzere, kelimeler söz konusu olduğunda birleşmeden değil; bileşmeden söz etmek gerekmez mi?

Diyeceksiniz ki “Eee TDK en yetkili kurum değil mi?”

Önce dil ve yazım yanlışı yapmadan kitap basmayı becersinler; belki ikna oluruz…

Çünkü, aynı kurum, yazım kılavuzunda “Bir araya gelen iki veya daha fazla sözcükten en az biri asıl anlamını kaybediyor ve ortaya yeni bir anlam çıkıyorsa” bu kelime bileşik sözcüktür diye tanım yapıyor.

Sonra da uluslararası sözcüğü “uluslar arası” biçiminde yazılır diyor. “Ara” sözcüğü bu kullanımıyla ne anlama geliyormuş sormadan…

 Sayın Önder Abi; 
 'Birleşik' kelimesi, yaşayan Türkçemizde kullanılan ve anlamı herkes tarafından bilinen hakiki bir kelimedir.
 'Bileşik' kelimesi ise sonradan uydurulmuş, hiçbir tarihi metinde bulunmayan, halkın zihninde yeri olmayan bir kelimedir.
 Bana göre bir kelime söylendiğinde insanın zihninde bir imaj oluşabilmeli. Köyde yaşayan ve hiç köyden çıkmamış bir ninemize bu iki kelimeyi söyleyin eminim ki 'birleşik' kelimesine bir anlam verebilir ama 'bileşik' kelimesini duyduğunda 'yazıık dili dönmüyo garibimin galibaa' der. 

 Ayrıca 'uluslararası' kelimesi birleşik yazılır ve TDK imla klavuzunda da birleşik şekilde yazılmıştır. Belki yayınladığı başka bir kitapta sehven ayrı yazmış olabilir. O da T.D.K'yı değil, kitabı yayınlayan kişiyi bağlar.

 T.D.K'nın bir çok görüşüne katılmamakla birlikte, bu kurumun, birleşik kelimelerin yazılışı hususunda referans alınması gerektiğini düşünüyorum. Zira konu zaten yeterince karmaşık hale getirilmiş.  
 Türk Dili Dergisinin 742. sayısında  Hamza Zülfikar'ın, “Yazım Kılavuzlarında Kelimeleri Bitişik veya Ayrı Yazma Sorunu” adlı makalesi konu hakkındaki kafa karışıklığını giderecek nitelikte.

Emre Bey,

Yazdıklarınıza katılmam mümkün değil ama uzun bir cevap verecek zamana da sahip değilim.

Uluslar-arası meselesine gelince, size önerim, geçmiş yıllarda TDK tarafından basılmış kılavuzlara bakarsanız ne demek istediğim anlaşılır. Bir kısmındaki önsöz de Sayın Zülfikar’ın imzasını taşır.

Eğer dile sadece kökler açısından bakarsak yanılırız. Bu durumda hakiki sözcüğünü unutup gerçek sözcüğünü kullanmamız gerekir. Oysa ben yerine göre ikisini de kullanmak isterim.

“Gerçek” denildiğinde bir imge oluşmasına rağmen, hakiki denildiğinde herhangi bir imaj oluşmasa da…

Emre Bey,
Bir sözcüğün sonradan uydurulmuş olması yersiz ve yanlış olduğunu göstermez.

Örnek verdiğiniz kişiler ‘‘bilgisayar’’ sözcüğünü duyduklarında da şaşkın şaşkın ''Aaa! Bilgileri niye sayıyorlar ki… ‘’ diye söylenebilir. Kimyasal bileşik ifadesini duyduklarında ise ‘‘dili dönmüyor garibimin’’ diyeceklerini hiç sanmam.

Bileşik sözcüğü benim için zaten tarihten gelen bir kelime. Öyle olmasa, elli yıldır ‘‘kimyasal birleşikler’’ demek zorunda kalırdım.

Kimyasal bileşik ifadesindeki bileşik sözcüğü yanlış değilse sözcüğün kendisinde bir sorun yok demektir.


Uçucuyağlar terimini ilk kez bileşik kelime olarak bu sayfalarda kullandım. Gerekçesini de açıklamıştım.

Bileşik sözcük olsa da olmasa da, kesinlikle bitişik yazılması gerekirdi.

Ayrı yazıldığı için bu maddelerin yağ olduğu sanılacak ve yeni öğrenenler de bunların bir tür yağ olduğu yanılgısına düşecekler; doğrusunu sonradan öğrenmeleri gerekecek.

İlk gördüğünde ‘‘uçucuyağ’’ biçiminde görürse ‘‘bu işte bir iş mi var’’ diye sorması, sorgulaması daha kolay olur.


Dilbilimci olmadığım için açıklamalarım yetersiz kaldıysa bir deneme daha yapayım:
Bir madde var. Bu maddenin adı yağ.
Yağ adının önüne niteliğini belirten bir sözcük, bir sıfat konulursa yağın nasıl bir yağ olduğu belirtilmiş olur. Demek ki, ‘‘uçucu yağ’’ denilince uçuculuk özelliği olan bir yağ türünden söz ediliyor…

Oysa, bu madde uçucu; fakat yağ değil.
Bu nedenle ayrı yazılmamalı; ‘‘uçucuyağ’’ biçiminde yazılmalı.

Bileşik, kimyada kullanılan bir terimdir diye biliyorum ben…

Amerika Bileşik Devletleri olmaz mesela…

xxxxxxxxxxxxx

Benim kafam karıştı, damıtılarak alınan bitki yağının adı nedir?

Vejeteryan yağın içerisinde ilgili bitkinin bekletilerek yada damıtma ile elde edilen yağdan az miktarda katılarak elde edilen yağın adı nedir?

Bizim ilgilendiğimiz damıtılarak elde edilen yağdır. Fakat piyasada farklı amaçlar için satılan içerisinde az miktarda damıtılmış yağ bulunan ürünler mevcut…

 Konu gerçekten de dil bilimcilerin bile üzerinde anlaşamadığı bir konu. Fakat şunu belirtmek isterim ki, hakiki başka şey gerçek başka şey; imge başka şey imaj başka şey. Aradaki nüanslar anlatmak istediğimi ortaya koyuyor da o farkları da anlatmak için benim de pek zamanım yok ve burası da yeri değil zaten. Umarım bir ara demli çay eşliğinde sohbet edip bunları uzuuun uzun konuşma fırsatı yakalarız Önder Bey.
 Sayın Cahit abi, bileşik kelimesini kimya bilimine ait bir terimle birlikte kullanırsanız doğru bağlamda kullanmış olursunuz. Fakat konu dil bilgisine gelince 'bileşik' kelimesi bağlamını bulmaz. 
 Bileşik kelime diye bir ifade dil bilim içerisinde kullanılan bir ifade değildir. Hangi dil bilgisi kitabına bakarsanız bakın 'bileşik kelime' ifadesini bulamazsınız. 
 
 Bilgisayar kelimesine gelince; kelime halk tarafından tabii yolla türetilmiş, halk irfanını içinde barındıran bir kelimedir. Bu sebeple halk arasında çabuk benimsenmiştir. 

Fakat bazı kelimeler var ki, adamlar oturup masa başında türetiyorlar. Bunun sonucu olarak da halkın dilinde yerini almıyor. Bir zamanlar kalem kelimesi yerine -sırf Arapça olduğu için-  yazgaç kelimesini türetmişlerdi. Fakat halktan gerekli teveccühü görmedi, unutulup gitti.
Yağ olsun olmasın, burada bir anlam değişmesi söz konusu olmadığı için, zaten bizim yazılarımızdan başka yerde kullanılmayacak olan uçucu yağ ibaresinin ayrı yazılması gerektiği görüşümü -tabi sizin de tercihinize saygı duyarak- yineliyorum.

Emre Bey, bilgisayar sözcüğü, tıpkı bilişim vb. gibi TDK Terim kolunun da katıldığı bir komisyon tarafından ODTÜ’de masa başında üretilmiştir. Teknoloji yaygınlaşmadan çok önce, 70’lerin başlarında…

Kolayca benimsenmesi irfandan değil; teknolojinin tanınmadan önce tanımlanmasından.

Emre Bey, bilgisayar sözcüğü, tıpkı bilişim vb. gibi TDK Terim kolunun da katıldığı bir komisyon tarafından ODTÜ’de masa başında üretilmiştir. Teknoloji yaygınlaşmadan çok önce, 70’lerin başlarında…

Kolayca benimsenmesi irfandan değil; teknolojinin tanınmadan önce tanımlanmasından.
[/quote]
Masa başında üretilse de halk tarafından benimsenmişse benim için öz be öz Türkçedir. Ayrıca bir düzeltme yapayım;
Yabancı dillere ait kelime ve iafedelerin sıkça kullanılması zaman zaman şikayet konusu olurken, şu an yazdığımız gibi ‘bilişim’ sektöründe yaygın olarak kullanılan terimlerin Türkçe olmasından hep övgüyle bahsedilir. Bunun arkasında ise 1967 ile 1969 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi’nde görevli olan Elektronik Yüksek Mühendisi Aydın Köksal’ın terimlere Türkçe karşılık bulma ısrarı yatıyor. Köksal aralarında bilgisayar, bilgi işlem, donanım, bellek, yazılım, komut, imleç gibi artık Türkçe’ye yerleşmiş sözcüklerin olduğu 2500 terim geliştirdi.

 Dikkat ederseniz, yukarıda görülen kelimelerin hepsinde insanın kafasında bir [u]imaj[/u] beliriyor. Ama ya bileşik? bilmekten mi türetilmiş, bilemekten mi? 
 
 Ayrıca kullanılan işteşlik ekinin (-ş) ne kadar yersiz ve fonksiyonundan çok uzakta olduğunu belirtmek isterim.

Ben susayım…
Böylece siz de yazdıklarınızı rahatça okuyacak zamana kavuşursunuz.

Bırakın dil bilimciler ilgilensin…
Emre kardeş dil bilimi ile uğraşıyor zannedersem.

bence bileşik birleşik kökeni aynı
bileşim kimyada kullanılır olmuş.
Öğrencilere bileşik bir kelime örneği ver dediğimizde
imambayıldı,Şerflikoçhisar,Afyonkarahisar,Seferihisar,Çanakkale Şebinkarahisar dediğinde
yanlış mı diyeceğiz.

Emre Bey,

‘‘Yağ olsun olmasın, burada bir anlam değişmesi söz konusu olmadığı için…’’ sözünüzü anlayamadım.

Yağ olmayan bir şeye yağ denilir de anlam değişmesi olmaz olur mu?

Ali Kardeşim,

Bileşik ve birleşik birbirine anlamca da yakın olan, fakat birbiri yerine kullanılamayacak olan iki ayrı sözcük…

bileşik, -ği
sf.

  1. Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. (ing. : compound)
  2. kim. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde): Su, bileşik bir maddedir.
  3. a. Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

Kimyasal bileşik derken fazla garipsenmiyorsa, şu örneklere de bakalım: Bileşik faiz, bileşik kap, bileşik kaplar, bileşik kesir, bileşik önerme.

birleşik
sf. Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit. (ing. : united)


Bitkilerden elde edilen madde yağ olabilir de olmayabilir de…

Zeytinyağı gibi bir madde ise (ayçiçek yağı, pamuk yağı, fındık yağı, haşhaş yağı) yağdır.

Gülden elde edilen, naneden, ökaliptustan elde edilen ve yağ denilen maddeler (gülyağı, mentol, ökaliptol) ise yağ olmadıkları halde ‘‘uçucuyağ’’ ya da ‘‘uçucu yağ’’ olarak adlandırılırlar.

Bu maddelerin yağlarla ilgileri ve yağlara benzerlikleri dokunduğumuzda parmaklarımızda hissettirdiklerinin benzerliğinden ibarettir.

Bunların içine sonradan başka maddeler katılabilir ve katılan maddeler arasında yağlar da bulunabilir.

 Cahit abi, birisi ata yanlış bildiği için eşek diyorsa burada anlam değişmesi vardır diyebilir miyiz?
 Siz bu ifadeleri kullanınca ben bir tek şey anlıyorum...  Yaptığımız bir fikir alış-verişi. Görüşlerinize saygı duyuyorum. İyi geceler...