Yavru Çürüklüğüne Bilimsel Destek

26 Mart 2011 tarihinde Bursa’da Uludağ Arıcılık Derneği aylık toplantısına Mehmet Gençünal ve Kenan Gişan ağabeylerimiz ile birlikte katıldık.

Toplantıda güncel arıcılık bilgilendirmeleri bilimadamlarınca yapıldı.

Zamanı geldikçe bu konuları dilimiz döndüğünce anlatırız ama bence çok önemli bir konuyu özel yazmam gerekiyor.

Toplantı sonuna doğru Uludağ Üniversitesi öğretim üyesi ve AGAM (Uludağ Arıcılık Geliştirme ve Araştırma Merkezi) bilim ekibinden olan Sn. Dr. Ebru Borum hoca yaptıkları çalışmanın ulaştığı durum hakkında bilgilendirme yaptı…


http://img96.imageshack.us/img96/4164/img7271j.jpg

Bilgilendirme hakkında birşeyler yazayım…

Bursa ve yakın bölgesinde hem AGAM’a ulaştırılan numunelerde hem de talep edildiğinde arılıklardan aldıkları numunelerde yapılan yavru çürüklüğü ve ayrıntılı analizlere göre yüksek sayıdaki numunede Amerikan ve Avrupa Yavru Çürüklüğüne rastlanmadığı ve yavru çürüklüklerinin tamamına yakınının Adi Yavru Çürüklüğü olduğunu bildirdi…

En önemli konunun arıcı hijyeni altını da çizdi. Verdiği örnek inanılmazdı…

İnsanda kulak enfeksiyonuna sebep olan bir virüsün alınan numunede bulunduğunu ve arıcının hijyenine dikkat etmesi gerektiğinden bahsetti.

Biz dayanamadık tabi, zamansız-zayıf bölmelerin ve varroa mücadelesinde yanlışlıklarında yavru çürüklüğüne zemin hazırladığını ve en önemlisi ülkemizdeki antibiyotik kullanımı konularında tartışmaya katıldık.

Arıcıların koruma amaçlı dahi antibiyotik kullanımının daha da büyük sorunlar yaşatacağına vurgular yapıldı.

Arılıkta koloni kontrollerinde bir kovada dezenfeksiyonlu su taşınmasını, el demiri ve benzeri ekipmanlardan en az 2 adet ile çalışılması ve her koloni kontrolü sonrası el demirinin ilgili kovaya bırakılarak kovadaki diğerinin kullanılmasını önerdi.

Yavru çürüklüklerinde önerilen koloni-kovan yakılma zorunluluğunun empoze edilmesi ile de arıcıların bu tür hastalıkları sakladığını hepimiz biliriz.

Amerikan Yavru Çürüklüğünün ihbarı mecbur hastalıklar kapsamında ve tazminli hastalık olduğu belirtilse de şerhimizi koyduk, tazminsiz olduğunu belirttik…

Kovan-koloni yakılması ile ilgili özellikle Doç.Dr. İbrahim Çakmak hoca, bırakın adi yavru çürüklüğünü Amerikan ve Avrupa Yavru Çürüklüğünde bile ekipmanların yakılmadan antibiyotiksiz mücadele teknikleri önereceklerini bildirdi.

İyi de burada bilimsel destek nerede?

Ebru hoca, arıcılara şöyle bir öneride bulundu toplantıda…

Şüphelendiğiniz anda bize bilgi verin veya siz numune gönderin ya da Bursa bölgesinde ise isterseniz biz gelip numune alalım deyince…

Biz de sorduk tabi ki numune ihtiyacınız var mı?

Numune ihtiyacından ziyade, merkez olarak gelecek numunelere analiz yaptıklarından ve yapmak istediklerini bildirdiler.

Dedik ki, şüphelendiğimiz durumda ülkenin neresinde olursa olsun, size numune ulaştırılmasını deklere etsek arkadaşlarımıza ve gönderilse numuneler yardımcı olur musunuz?

Olumlu sonuç alınca numune alınma konusunu sorduk.

En kolayını söyleyeyim…

Yavru çürüklüğünden şüphelendiğimiz çerçeveyi arısız uygun şekilde poşetleyip ve kargoya verilecek hale getiriyoruz. AGAM’ı arayıp (http://agam.uludag.edu.tr/) bilgi veriyor ve gönderiyoruz. Sadece kargo parasını cebimizden vererek bu işlemi yaptırabilmek bizler adına bence uygun.

Eğer arılığınız Bursa civarında ise ekibin numune almasında ergin arılarda alınıyor ilgili koloniden…

İletişim esnasında numunenin gönderilmesini mi yoksa alınacağını mı netleştirirsiniz eğer arılık yakın ise.

Çıkan sonuç ve yapılması gerekenler size bildiriliyor.

Eğer numune gönderme durumu hasıl olursa ve iletişimde sorun yaşarsanız, Ebru hocamızı da arayabiliriz kendi telefonundan.

Bir de iletişim esnasında bizleri referans gösterirseniz hatırlatma anlamında iyi olur sanırım…

Şöyle bir algılama oluşmasın… Bizim göndereceğimiz numuneler araştırmaya materyal olacak. Araştırma aslında sona ermiş ama merkez bu konuda yardımcı olmak üzere bu hizmeti sürdürüyor.

Merkezin şu anda 2 hedefi var güncel olarak…

İlk hedef konvansiyonel olarak arıcılık yapılsa da organik arıcılığa geçiş sürecinde yol açmak ve diğeri de varroaya dirençli hatların varlığı üzerinde yoğunlaşmak…

Sanırım askıda birşey kalmamıştır. Merak ettiğiniz bir konu olursa tartışırız…

Sayın Halil BİLEN,Sayın M.Asım GENÇÜNAL ve Sayın Kenan GİŞAN emeklerinizden dolayı sonsuz teşekkürler.

Bilecik bölgesini bilgilendirirsiniz artık. :smiley:

halil hocam mehmet hocam kenan hocam hepinize ayrı ayrı cuval dolusu teşekkürler sizlerin hakını nasıl öderiz bilmem hakınızı helal edin vallaha hakkınız ödenmez bizler kendi köylerindeki iki arıcıdan bilgi saklarken sizler bas bas bilgi dağıtıyorsunuz allah sizlerden razı olsun cok iyi insanlarsınız yolunuz acık olsun işallah saygılar

 Çok güzel ve verimli çalışmalar bunlar. Hemde örnek çalışma. Allah razı olsun hepinize.

Bu ekip çalışmasının ve dayanışmasının en güzel göstergesidir emeği geçen herkesten allah razı olsun.

Uludağ arıcılık derneği toplantılarından bir tanesinden sonra foruma yazmıştım, forumda tartışılan konular, dernek toplantılarında konuların önünde diye, Halil’de bu toplantıda görmüş oldu.

Yalnız burada Uludağ arıcılık derneğine de haksızlık yapmak istemiyorum, dernek ve dergi özveriyle çalışan az sayıda gönüllüyle bu işleri yapıyor ki yaptıkları iş pek kolay değil.

Dernek toplantılarının kış aylarında, ayda bir yapıldığı, toplantı süresinin ve arıcıların ilgisininde sınırlı olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.

Dernek üyelerinden hiç ücret taleb etmeden bilgi aktarımını gerçekleştirmeye çalışıyorlar.

Derneğin üstlendiği bu işleri, arıcılardan aidat toplayarak tüm şehirlerde örgütlenmiş olan arıcılık ile ilgili kurumların yapması gerekmiyor mu?

Gelelim forumdaki durumumuza; forumda gerçekten bilgi düzeyi yüksek arkadaşlarımız, üyelerimiz mevcut.

Tartışılan konular açısından da üst düzeyde tartışmalar oluyor.

“Kovan-koloni yakılması ile ilgili özellikle Doç.Dr. İbrahim Çakmak hoca, bırakın adi yavru çürüklüğünü Amerikan ve Avrupa Yavru Çürüklüğünde bile ekipmanların yakılmadan antibiyotiksiz mücadele teknikleri önereceklerini bildirdi.”
Ebru hoca konuyu anlatırken, benim yanımda oturan İbrahim hoca bunu ilerki zamanlarda önereceklerini söyledi (zamansızlıktan olsa gerek) ama biz bunu konular arasında çok öncelerden tartışmıştık.

Yalnız şöyle bir sıkıntı olduğunu düşünüyorum; bir konuyla ilgili bilgi arayan arkadaşımız forumların yapısı gereği bilgiyi bulmakta biraz zorlanıyor.

Konulara katkı yapan arkadaşlar, cevap yazdıkları konuya mümkün olduğunca sadık kalırlarsa, forumda yazılan konuları daha sonra arayan arkadaşlar gereksiz iletileri okumamış olurlar.

Demek oluyorki, arıcılık çok hassas ve titizlik isteyen bir uğraşı. Yoğun bakım ve laboratuvar ortamları gibi temizlik, tertip ve hijiyen istiyor. Keşke…

bilgi paylaştıkça değerlenir, burasıda bunun en güzel örneklerinden birisi…
21.yy usta çırak (ahilik) kurumu gibi maşallah diyelim nazar değmesin forumumuza, herkese selamlar saygılar…

Merhaba arkadaşlar,
Arıcılık ekipmanlarının çift olmasında fayda var,el demiri örneğin bunu nasıl steril yapacağız.Ben malzemeleri çamaşır sodası ile yıkadım eldiven deforme oldu.Kovanları pürmüzle yakıp önce çamaşır sodası sonra çamaşır suyu ile fısfısladım ve kuruttum.Kovanın içinde arılar var iken nemden dolayı çamaşır sodası ve çamaşır suyu ile dezenfekte edilen kovanın kokusundan arılara zarar gelir mi?Arılıkta devamlı bulunması gereken ilaçlı sıvı çamaşır suyu(hipo) ile seyreltilmiş su mu olacak Selamlar.

Aynen hocam…

Bir kovaya seyreltilmiş halde bizim oraların deyimiyle hipo…

Dezenfekte ettikten sonra pürmüzlense daha iyi değilmi.

Ben mikrop kırıcı olarak arılığımda içerisinde bol çamaşır sodalı su bulunan bir bidonum var.
Ellerimi ve aletleri sık sık yıkıyorum, ellere hiç bir zararı olmuyor.

Çamaşır sodalı suyun iyi bir yönüde propolisin iyi bir eriticisidir.
Yani alkol benzeri işlem yapıyor.

Çamaşır sodasının yağ cözücü özelligi var. Fakat ısıl işlem olmadan hastalık sporlarını yok etme özelligi varmı? Bu konuda ayrıntılı bilgim yok. Bir kaynakta, 9 birim su 1 birim çamaşır suyunun tıbbi dezenfenktan olarak kullanılabilecegi, tıbbi aletler 20 dakika bu karışımda bekletilince bütün bakteri sporlarının öldügü bilgisi vardı. Çamasır sodası da böyle bir dezenfentan mıdır?

selamlar dezanfektan olarak batikon veya alkol olmazmı batikonun kilosu 15 tl gibi arılığa bir tane koysan nekadar gider iki fısladınmı yeter alkol dahada ucuz biliyorum olurmu bilen kullanan varmı

Merhaba Arkadaşlar,
Bugün öğleden sonra lise öğrencileri gibi okuldan kaçtım.Hava da güzel saatler de ileriye alınmış, gittim arıların yanına iki adet kovanı değiştirdim daha önce niyetlenmiştim rüzgar vardı.Koloninin birisi iyi 1.oğuldu,yedi çerçeve,iki çerçeve yavru var.Diğer koloniler oğulların oğulları pek iyi değil,birisinde yarım çerçeve yavru var.Diğer ikisinde az kapalı yavru var bazı gözlere çift günlük yumurta atılmış, bazı açık gözlerde kurtçuk ölmüş,cumartesi günü şerbet ve kek vermiştim,şerbetler bitmiş kekler duruyor.İki zayıf koloninin durumu beni endişelendirdi belirtiler yavru çürüğü.Kapalı gözlerde ölü varmı bakmadım,kapalı gözlerden bazılarının üzerinde küçük delikler var.Havanın güzel olduğu bir gün üzerlerine gaz fısfıslayıp imha etmeyi düşünüyorum.

Batikon yara temizleyici olarak kulanılıyor fakat kovan temizlermi bilemiyorum. Ben şimdiye kadar hep pürmüzle yakarak ve kazıyarak temizledim.
Eğer kolonide yavru çürüklüğünden şüpheleniyorsanız kapalı yavrulardan bir tanesini kibrit çöpüyle delerek içini kontrol ediniz eğer pis koku varsa gerçekten dediğiniz olay var demektir. İşte ozaman dediğinizi uygularsınız.
Kolay gelsin.

merhaba ahmet hocam bugün yok sayıldınız bilesin arılar icin gecmiş olsun diyorum yapılacak birşeyler vardır herhalde cok üzüldüm allah böyle şeylerden tüm arıları korusun işallah AMİN

Varrova mücadelesi yeterli olmadıysa ve arılarda yoğun varrova varsa, benzer bir görüntü oluşabiliyor.

Arılar güçsüz düştükleri için varrovayla mücadele edemiyor, ölen larvaları temizleyemiyor, yavru bakımını aksatıyor.

Bu durumda da gözlerde ölü larvalar, kapalı gözlerin üzerinde delikler görülebiliyor.

Yavru çürüklüğüne sebep olan bakteri sporları, olumsuz çevre koşullarına ve bir çok kimyasala karşı oldukça dirençli.

Bu yüzden hastalıktan korunmak için yapılacak olan dezenfeksiyonun, bu hastalık sporlarını yok ettiği bilinen maddelerle yapılması gerek.

Teşekkürler Murat Hocam,
Forumda tarif edilen bir uygulama vardı,boş kovana koyup üzerlerine şerbet püskürtüp bir gün aç bırakmak.
Gerekirse o uygulamayı denerim.