Arı cinsi hakkında yorum lütfen ...

  1. Normalin üstünde iriliğe sahip bal arılarıdır.Petek gözlerinide iri örerler.

  2. Çok sakindirler.

  3. Bünyesinde 3 renk tonu barındırır. Çoğunluk gri şeritler.Gri şeritler arası beyaz ve çok koyu olmayan siyah tonlarına sahiptir.Kesinlikle bir arıdada sarı veya kırmızı şert asla gözükmez.

  4. İlkbaharda Trakya arısından sonra ikinci sırada gelişme özelliğine sahiptir , Haziran ayı başında gelişme bakımından ve bal toplama açısından hepsini geçer .Arılara şeker vermeden sezonda ortalama arı başına 2 kasa bal almak bu cisle çok normaldi.Genelde süzme bal üretiyorduk ancak sadece bu kovanlardan petekli bal alıyorduk. Kesinlikle Arılara bal sezonu şeker yedirmiyorduk , daha doğrusu yediremiyorduk ,Çünkü arılara şeker yedirmeyi bilmediğimizden versekte almıyorlardı.150 arıya 3 çuval şekeri veremeyip 1 çuvalını memlekete getiriyorduk.

  5. Oğul eğilimleri çok düşüktür atsada çıkan oğul çok zayıf çıkar.Kovan bundan etkilenmez 2 kasa balı yine çıkartabilir.

  6. Petekli bal yapma kabiliyeti çok yüksektir.Çok ince sır çekerler.

  7. Kötü tarafı Nakliyeye çok hassastı.Nakliye sonrası kople sönmese bile münferit derecede etkileniyorlardı.(Ulaşım yerlerine 2-3 günde ulaşıyorduk ,yola girince arıza vermeyen nakliye aracı olmuyordu, Şimdiki araba ve yollar olsaydı nakliyeye dayanırlardı diye düşünüyorum.)

  8. Bulunduğumuz bölge Karadeniz Sahil kesimi Kış aylarına çok dayanıklıydı.Kış aylarına girerken mevcudunu fazla kırmadığı için sadece o arıları Katı ile beraber kışlatırdık.

  9. Hiç bir şekilde kuşak farkından dolayı melezleşme olmuyordu.Kısaca Aslı neyse nesli o .

Not : Bu arı cinsi ile dedemiz yıllarca çalışmıştı , belli bir döneminde de beraber çalıştık.1997 Yılında ben askere gidince dedem bütün kovanları , yaşlılığın verdiği Rahatsızlık dolayısıyla 1997 yılında malesef satmıştı. 1999 yılında tekrar 50 kovan arı satın aldık ve piyasaya girdik ancak Onca arının içinde 1 Kovan arı olsun o arılara rastlamadık.Ne gezginci Arıcıların arılarında nede Ordu’daki tanış Arıcılarda şu ana kadar rastlamışta değiliz. Bizim Kaybettiğimiz bu ekotip Arı cinsi İnşallah bazı arıcıların elinde günümüze kalmıştır.Çünkü ülkemiz için önemli değerler ve gen kaynaklarımız …

Kesinlikle Arılara bal sezonu şeker yedirmiyorduk , daha doğrusu yediremiyorduk ,Çünkü arılara şeker yedirmeyi bilmediğimizden versekte almıyorlardı.150 arıya 3 çuval şekeri veremeyip 1 çuvalını memlekete getiriyorduk.
Sayın clup_begga:

Yazınızın dikkat çekici bir yeride burası.
Demek ki siz yapmıyormuşsunuz ama çevrenizde yapan çokmuş.

Veya çevrenizde bal gelirken böyle bir yol varmış diye düşünüyorum.

Bu arı cinsine yerli Karadeniz arısı diyorduk.Çok ilginçtir daha sonraki yıllarda bu cinsi kolonimize tekrar katmak için çok uğraştığımız halde koskoca karadenizde rastlayamadık.Belki kafkastır diye düşündük. Artvin camiliden Kafkas ana arı sipariş getirttirdik.Hiç bir şekilde o vasıfları taşımıyordu.

Bu arada Eksik kalan 1 özelliği daha paylaşmak isterim.

  1. Gün ışığı ile birlikte neredeyse arıların çoğu tarlacı oluyordu.Kovan içindeki çerçeveleri kaldırınca arılar arasındaki mesafe 5-10 cm. oluyor.Arılar iri oldukları için kovan ısısını daha az arı ihtiyacı ile hallediyor olmalılar.Sanki kovan oğul vermiş gibi.Buna rağmen Petek örme ve bal yapmada en ufak iş aksaması olmuyor.Bu sebepten dez avantajıda vardı bölme yapınca arıların çoğu tarlacı olduğu için eski kovana kaçıyorlardı.Meburen yavrulu çerceve üşütmemek için genelde böldüğümüz petekleri geçici uzak yerlere götürürdük.

Haklısınız Çevremizde şeker verenler o zamanlar vardı.Sırlarını öğreninceye kadar Atı alan üsküdarı geçmişti.Biz arılara Şeker vermediğimiz için boş zamanımız çok oluyordu .1999 yılında gezginciliğimizde Arı koloni sayısı çok olan Emekli bir öğretmen Hocamızın bir işçisinin firar etmesi sonucu , kendisine komşu olduğumuz için bizden 1 haftalığına yardım rica etti , bizde kırmadık.Bu 1 haftalık zamanda şeker vermenin sır olmadığını ve ne şekilde ayarlanması gerektiğini O hafta öğrenmiş olduk. Kısacası Öğretmen her yerde öğretmendir …

Sayın clup_begga:

Sitedeki arıcıların amaçları da yerli ve bölgesel ırkları bulunduğu coğrafyada korumak, başka bölge ve yurt dışından yabancı ırklarla karışmasının uygun olmadığını belirtmektir.

9 uncu madde de belirttiğiniz özellik az çok bütün arılarda vardır.

Birde “eski peteğe kaçıyorlardı” yerine “eski kovana geri dönüyorlardı” deseniz daha iyi anlaşılır olur.

Bu 1 haftalık zamanda şeker vermenin sır olmadığını ve ne şekilde ayarlanması gerektiğini O hafta öğrenmiş olduk.Kısacası Öğretmen her yerde öğretmendir ..

Burasını açıklarmısınız.

Yok daha neler…

Arılarına şeker yedirmek isteyenler var ise ve yedirmeyi bilmiyorlarsa en yakın bal tüccarı onları aydınlatır.Çünkü onların arıcılardan öğrenmediği sır kalmamış.Bilmeyenlerinde çoğuna onlar öğretmektedirler ,Yeterki Arıcı onların istediği balı üretebilsin ve ucuz olarak onlara satsın.

Ben öğretmen her yerde öğretmendir sözcüğüne takıldım, size onu sordum.

Şekerle nasıl bal yaptırıldığı konusunda bir çok dedikodu duyuyoruz.

Hele bazı illerde çok yoğun yapılıyormuş.

Siz de konu olarak açtığınıza göre bu bilgilere sahipsiniz ama üretiyormusunuz orasını bilemem ve beni de ilgilendirmiyor.

Şekerle bal üretenler arıcılığın yüz karası, arıcılığa en büyük hançeri saplıyorlar.

Merhabalar,
Cevap yazayım diyorum arkadaşımıza da adını yanlış yazarım diye korkuyorum.Ordu’lu Hasan, Hüseyin,Ali,Mehmet,Murat,Kerem,Ali Kemal,Mustafa Kemal,Mert,Halil,Ömer,Osman,Bekir,Turan,Seyhan,Turhan,Savaş,Barış olsa yazmak kolay da…
Clupbegga olunca kendimi Amerikanyada zannediyorum. Affedin selamlar.

Bu mesaja cevap yazayım dedim, ancak pek çok mesaj yazılmış kısa sürede.

Sayın clup_begga.

Öncelikle size adınız ile hitap şansım olabilseydi çok sevinirdim.

Gerek profilinizde, gerek ilk mesajlarınızda yazdıklarınız yüzünden mesajlarınızı merak ile takip ediyorum.

Umduğum paylaşımları bulamadım desem yeridir.

Bahsettiğiniz arı cinsine gelince karadeniz arısı hakkında çok bilgiye sahip değilim. Okuldayken elimize geçen karadeniz kökenli arıları

Bahar aylarında bala erken yatmalarından, bölgemiz ( Ege) arılarından daha koyu olan renklerinden, göreceli sakinliklerinden ayırabiliyorduk.

Tabiki bunlar herhangi bir arıya, bu arı bu bölgenin arısı demek için yeterli değil. Modern dünyada bu ayrımlar genetik biliminide içine alan yüksek

bütçeli araştırmalar ile yapılıyor.

Arıların tarlacı olmaları konusuna gelince bölgesel ekotipler arasında böyle farklar mevcut.

Bunu arının o bölgedeki nektar kaynağını bilmesi, kendisini ona göre hazırlaması anlamına gelir daha çok.

Tıpkı Ege arılarının kendisini çam balına hazırlaması gibi.

Eğer bölme yaparken hata yapmıyorsanız ki bence yapıyordunuz,

Yavru üşütmesi, arıların hijyenik davranışı gibi ırklar, ekotipler, hatta aynı ana arıdan üretilmiş koloniler arasında farklılık gösteren bir özelliktir.

Bazı koloniler bu sıkıntılara daha çabuk düşerken, bazıları düşmez. Tıpkı diğer hastalıklar gibi.

Sözü çok uzattım ve karıştırdım belki. Ancak bazı noktalara değinmek gerekiyor.

Açtığım Konu başlığı bir takım nedenlerden dağılmıştı.Konuya ilişkin yorum yazan tüm dostlara teşekkürler…

Zaten bende bir şey anlamadım, hepsinide silebilirsin…

:smiley:

Haklısınız aslında en çok rizeli arıcı arılarına şeker verir.Teknoloji bakımından Onlar Ordulu’larıda geçmişler.Adamlarda para bol, Ürettikleri balı çok yüksek fiyatlara pazarladıkları için kendi başlarına her biri lisanslı özel şirket olmuşlar.Yetmediği yerde Komşu Ülkelerden ithal balda getirseler kendi üretmiş gibi pazarlama kabiliyetine sahipler.Ordulu arıcılar olarak diğer şehirdeki arıcılardan tek farkımız arılarımıza şeker verdiysek inkar etmeyiz.Dürüstçe verdik deriz.Biz çok sıkıntısını çektik ,Tüketiciye hakiki bal verince daha çok sorunla karşılaşıyoruz ,Tüccar zaten hakiki bala , hakiki diye daha fazla para vermez.Hiç bir Arıcı zevk için 1 çuval şekere onca parayı heba etmez.Şeker balının parası , Şeker fabrikasına gider arıcının cebine girmez.Hem arıcılık kolay bir iş değildir. Ben Şahsım adına Şeker verenede saygı duyarım vermeyene de.

Ya bırak kardeşim bu işleri…

Arıcılık uygulamaları konusunda bildiklerin varsa paylaş…

Kimin ne yaptığını biz sizden daha iyi biliriz.

Bir Ordu’lu kalkıp Rize’liye en son söz söyleyecek konumda iken bize bile meydan bırakılmıyor.

Bu imajınızı 100 yılda temizleyemezsiniz…

Yemişim tüccarı…

Ülkenin içine ediliyor…

Yazmayayım diyorum duramıyorum.

Bizimle kafa kırar gibi konuşuyorsun kardeşim.

Elinde olmayan bir ırk hakkında yazmadığın kalmadı.

Hayalindeki arıdanmı bahsediyorsun.

Niye arayıp duruyorsun,dedenin o sattığı adama git ,rica et al bir ana arı gel mademki.

Bulamadım ayakları falan,

Hibrit arına ne oldu da eski arılarını ararsın.

Bizde becfust siparişine hazırlanıyorduk!!!

Hele o arı cinsi için yeterince merak ve ilgi oluşsun. O arı biryerlerden çıkıp gelebilir.

Hem o kadar çiftleştirme kovanı boşuna mı yapılıyor?

Artık iyice paranoyak mı oldum nedir? ???

Hiç bir Arıcı zevk için 1 çuval şekere onca parayı heba etmez.Şeker balının parası , Şeker fabrikasına gider arıcının cebine girmez.Hem arıcılık kolay bir iş değildir

Demek ki bu arıcılar enayi, boşuna uğraşıp, emek harcayıp, bala benzer gıda üretiyorlar.

Hiç para kazanmadan boşu boşuna çalışıp şeker fabrikasını kalkındırmaya uğraşıyorlar.

Hiç bir Arıcı zevk için 1 çuval şekere onca parayı heba etmez.Şeker balının parası , Şeker fabrikasına gider arıcının cebine girmez.Hem arıcılık kolay bir iş değildir


Ben Şahsım adına Şeker verenede saygı duyarım vermeyene de.


Şeker balı, ile uğraşan kişi zaten arıcı sıfatına girmez, arıcı dediğin doğal zenginliklerden en üst düzeyde yararlanmak için çaba sarfedendir,

Sizin dediğiniz olsa olsa gözünü para bürümüş düzenbazlardır.

Son nokta bu olsa gerek…