Arıcılığa Başlama Hikayelerimiz

Sevgili arkadaşlar; herkesin mutlaka bu sevdaya bir başlangıç hikayesi vardır. Kaldı ki kimse doğuştan arıcı olarak doğmuyor. Kimisi dededen, babadan kimisi, sonradan herhangi sebeple başlıyor. Sayın moderatörlerimiz uygun görürse dileyen arkadaşların bu anılarına bu başlık altında devam etsek, güzel bir paylaşım olur gibi geliyor bana. Eğer kabul edilmez ise lütfen silelim bu konuyu.

Hocam, o zaman siftahı sen yap… anlat bakalım, sen nasıl başladın?

Ben başlayayım bari.

2008 yılına kadar her yıl Eylül ayında yakın bir köyden 10-15 kğ karakovan bal alır parasını daha sonra amcam vasıtası ile gönderirdim ( 2008 yılında 10 kğ için 350,00 TL gönderdim )

Bayramda amcama parayı verirken amcamın iki oğlu damadı ve diğer amca oğlu aynı kişiye bal parasını verince ailenin aynı kişiye 1.500,00 TL civarında para verdiğimizi öğrenince benim sorum şu oldu.

Arıcılık zor mu ?

Biraz araştırma ve baharda 3 koloni temini.

O senenin sonunda 7 koloni 50 kğ bal.

Arılar o yıl ağzımıza bir parmak bal çaldılar. :slight_smile:

Yüzden fazla fidan meyve vermeyince,meyvecilik kitabını aldım tozlaşma eksiği olabileçeğini bunuda arıların yapaçağını öğrendim,kağızmandan otobüsün altında iki kovan arı getirttim.

Arıları ilk açtığımızda gök yüzü kapkara bir bulut görseliyle kaplandı :slight_smile:

Dün akşam konuyu açtığımda saat epeyce geç olmuştu ve konu kabul görürse yazayım dedim.

Ben 2007-2008 yıllarında Çanakkale merkezde görev yaparken kapıldım bu hastalığa ama; o an durumum müsait değildi. Birde Allah rahmet eylesin özürlü bir yavrum vardı. Sık sık İstanbula tedaviye gitmemiz gerekiyordu. Bazen üçbuçuk ay kaldığımız oluyordu. Neyse sonunda Çan’a tayin istedim ve Çan’a geldik ama bu defa 2010 da oğlum rahmetli oldu. Rab’bim düşmanıma bile evlat acısı vermesin. Geceleri uyku tutmaz oldu. Gözlerimi kapatamaz oldum. Bir akşam internette zaman geçirmeye çalışırken buraya (arıcılık.gen.tr) rastladım. Merakımda olduğu için çok ilgimi çekti. 10-15gün üye olmadan gece 2 lere 3 lere kadar okudum. O arada kayınpederimde bir oğul yakalamış, bakarsan al dedi. Ve sonrası buradayım. İnanın üyelik tarihime bakın, o tarihten bu yana arı ve arıcılığı düşünmeden uyuduğum tek gece yoktur. Zaten başka türlü uyuyamıyorum. Biraz uzun oldu galiba kusura bakmayın.

Allah rahmet eylesin.

Allah rahmet eylesin ve sabır versin…

Acıların en büyüğünü yaşamışsınız…

rehisbay17 hoşgeldiniz yavrunuza Allah rahmet etsin Allah sabırlar versin

2010 kışında ben int.cafe işletirken babamın köydeki 2kovanı için ilaç araştırayım derken…?bu amansız hastalığa kapılmışım Sultanbeyli merkezde oturuyorum hastalığım çok fazla ilerlemişti
merkezde balkonda gizleye bilirmiyim diye düşünmeye başlamıştım gözüm bu kadar kararmıştı

Hemşehrim acını paylaşıyorum,Allah sabır versin.

Benim midem rahatsızdı çocukluğumdan beri,Bilim Teknik Dergisinin abonesi idim.Derginin bir sayısında ülserin bal ile tedavi edilebileceğini yazıyordu,ayda şu kadar bal yersen gibi.Çeşitli yerlerden bal aldım ülkenin her bölgesinden bal getirttim,sonra 1992 yılı eylül ayında Mustafakemalpaşa’ya geldim.Kardeşim Erdek’e yerleşmiş hem belediyede çalışıyor hem zeytin işine bakıyor hem arıcılık yapıyor, balları ondan almaya başladım kestane oranı yüksek ağız tadıma uymadı.
Sana birkaç kovan arı vereyim dedi yapamam dedim köyden imamdan bal almaya başladım onun balları da hoşuma gitmedi.Çocukluğumda komşunun anam ile bana verdiği balın tadını bulamıyordum.
Okulda bilgisayar kursu açtım Halk Eğitim Merkezi adına, imam arkadaş ta kursa geldi eh getirirsin bir kilo bal diye takıldı arkadaşlar.Ben hocama bir kovan arı veririm dedi…
Verdi de… Bir koloni de parası ile aldım imam arkadaşımızdan,bir kolonida Susurluk ilçesinden bir arkadaştan aldım.Eh arıcılığa başladık iki kolonide kardeşim getirdi oldu beş.
İlk oğulu 1 mayısta aldım her taraf arı telefon imama …Göbeldeyim,diğer arkadaşa telefon Balıkesir yakınlarında polis arkadaşın arılarına bakıyorum en son Erdek, kardeşimi arıyorum telefon ile tarif ve oğul kovanda.

Çok oğul aldım o yıl 1.2.3.oğullar, bir kovandan 6 defa oğul aldığımı biliyorum 3.oğullar bile oğul verdi o yıl.(Sonraları nedenini buldum neden oğul verdiklerinin hata bende imiş)O yıl çok bal aldım ve çocukluğumda komşunun bize verdiği balın tadı ile aynı…
Midem…
Şimdilerde çok iyi eğer ekşili acılı yer isem ekşime yapsa da deli ağrılar yok.

rehisbay17 bey,Başınız sağolsun, Allah size ve ailenize sabırlar versin.
Bende her bilgisayarı açtığımda forumu incelemeden geçemiyorum.

Allah rahmet eylesin, yavrumuzun mekanı cennet olsun…

Arkadaşlar hepinizden Allah razı olsun. Rab’bim kimseyi evlat acısıyla imtihan etmesin.

rehisbay17 kardeşim Allah rahmet eylesin sabırlar versin.

Abi bir aralar bende de mide rahatsızlığı (ülser) vardı. Bir arkadaşın önerisiyle başka bir doğal tedavi yöntemi uyguladım. 2000 yılından itibaren olay bitti. Acı, ekşi falan vız geliyor, sadece 2-3 gün süren stres ve sinir olursa biraz rahatsız ediyor.

Amin. Allah razı olsun.

Sayın rehisbay,acınızı paylaşıyoruz Allah rahmet eylesin sizlerede sabırlar versin,

Acınızı tazelemiş oldunuz ama iyi yaptınız çünkü insan böyle durumlarda birilerinden güzel sözler duydukça acıları hafifleyebilir,

oğlunuzun ömrü kısaymış buna sizinde bir başkasınında yapacağı hiç bişey yok,

bir gün hepimiz toprak olacağız,bu ALLAH’ın emri.

rehisbay17 kardeşim Allah rahmet eylesin sabırlar versin.

Müdürüm allah acil şifalar versin…

Türkiyede akşamdan sabaha kadar hiç uyumadan düşünürsen sabah zengin olursun demişlerdi…

2008 yılında zengin olmaya karar verdim, akşamdan sabaha kadar düşünürken sabaha karşı azcık gözüm dalmış rüyamda bal yiyordum:))))

patladı gitti…

ARICILIK HASTALIĞINA YAKALANIŞIM
1985 yılı, öğrt.liğimin 16. yılı.İlçe tarım müdürlüğündeki arkadaşlarımın yanına uğramıştım.konuşulan konu arıcılık idi.Burada (Safranbolu’da) kışlatmalı,bal sezonu yüksek bir yere getirmeli,şöyle yapmalı,böyle yapmalı deyip duruyorlardı…Ayının armut hikayesi gibi (ayının kırk türküsü varmış kırkıda armut üzerine imiş)başka bir laf konuşulmadı.Bende pür dikkat konuşulanları dinliyordum.Sonunda arıyı burada nereye koyacağız,yüksekte nereye kaldıracağız,bir aylık iznimiz var,başında nasıl duracağız,bizim hanımlar bu işe razı olmaz deyip vaz geçtiler.O gece bu arı işi kafama takıldı.Arkadaşarın elinde olmayan imkanların hepsi bende vardı.Bahçe var,köyde ev ve arazi vardı. Biraz sonra aynı şeyleri tekrar düşünmeye başlıyıp yatakta döneleyip duruyordum.İlerleyen günlerde şu kadar arı,şu kadar bal alırsam şu kadar para gibi matamatiksel hesaplar yapıp durdum.(Tabi arıcılıkta bu tür hesapların tutmadığını nerden bileyim ama zamanla yaşayarak öğrendim.)Konuyu hanıma izah ettim…Sen bu işe razı olursan bu işe girmek istiyorum, tabi birazda para lazım.İçimden kesin ,hayır ,olmaz,birde arıyla ,köyle,möyle mi uğraşacağız, ikimizde çalışıyoruz,geçinemeyecekmiyiz diye cerleyecek diye beklerken gayet sakin niye olmasın,istiyorsan yap,parayıda düşünme benim bilezikler var ya ,onları satarız demezmi.Bu beklemediğim cevap karşısındaki şaşkınlığımı herhalde tahmin edersiniz (Arıcılığın bir aile işletmeciliği işi olduğunu ben zamanla gördüm,yeni başlayanlarada bu yolu izlemelerini tavsiye ederim.).Arıcılığa karar verme aşamasını bu şekilde hallettikten sonra sıra geldi arının nereden,nasıl alınacağına.
Gerisini de sonra anlatayım.

sn.Rehisbay17
Allah rammet eylesin.
Arıcılğa 2009 yılı baharında bir arkadaşımın tavsiyesi sonucu iki kovan ile başladım.
Bir yıl sonra eşim rahatsızlandı kemoterapi radyoterapi derken nisan ayı geldi bu arada annemi kaybettim hepsi bir araya gelir derler ya aynen öyle oldu.Eşimin tedavisiyle meşgul olduğumdan dolayı
Arı kimin umurundaydı.
Nisan sonuna kadar hiç açıp bakmadım bile, derken mayıs ayında kovanda arı kalmamıştı.
Bende boş kovanları petekleri içinde olduğu gibi öylece bıraktım.
Haziran ayında hafta sonu bahçeye gittiğimde birde baktıkki iki kovan arı kaynıyor giriş çıkış çok canlı
kovanları açtım birisi neredeyse dokuz çerçeve diğeride dört çerçeve arı basıyor
nasıl sevindiğimi anlatamam
çevrede arıcıda yoktu
nereden geldi bilmiyorum boş kovanlara girmişler iki boş kovan iki dolu kovan olmuştu
o gün bu gün devam ediyoruz

Hepinizden Allah razı olsun. Ahmet hocam Allah acil şifalar versin. Sayın Göksel Pekyurek eşinize de acil şifalar. Çok geçmiş olsun. Bu konu çok uzun bir süredir aklimdaydi. Açıp acmama konusunda çok tereddüt ettim. Sonunda dün akşam cesaret edebildim. Kusura bakmayın. Cepten yazmaya çalışıyorum. Bazı Türkçe karakter ler çıkmıyor.