Yanına bir sütun daha açıp küçük resimlerini koymak lazım ![]()
![]()
Düşünmüştüm.
Özgün fotoğraflar gerekir.
Bazı satır aralarını genişletmet gerekir.
Sayın Gişan,
Arı Keki ’ de ilave edilebilir.
“Buyrunuz…” diyen, sonra da kıs kıs gülen kimdi?
Dört bin kişiyiz…
Ansiklopedi olmazsa kabul etmem. ![]()
Bazı terimler iki yerede yazılabilecek şekilde.
Arı kekinide Kek olarak yazmıştım.
Bu tablo Excel mi?
Eğer öyle ise sütunlara bir tık yapıverin, uzun kelimeler diğer sütuna biniyor.
Word ise, tutup çekin… ![]()
Excel
Bir harf çizgiye geldi diye tabloyu değiştireyim.
Kelimeyi alt satıra alırım.
2 sütunun en üstüne çıkıp tam ortalarına çift tık…
O en uygun boyuta açar…
Biliyorum.
Tablo sayfaya anca sığıyor.
Öyle yaparsam sağdaki sütün kayar.
Sayfadan taşsa ne olur diyebilirsin tabi…
Kenan abi, Excel konusunda konuşmasak…
Ben 17 yıl Excel’den para kazandım… ![]()
Langstrot kovan ve Dadant kovan tanımı için fikir alabilirmiyim?
Bir de Propolis kapanı(propolis trap) tanımı?
Propolis…
İngiliz olsaydım bile bu kelime beni rahatsız ederdi herhalde. Kovan girişlerinde yapılan daraltma faaliyetlerine ilkel -a priori- bakınca, herkes serbest çeviriyle sur duvarı, motamot çeviriyle şehir girişi, şehrin önü anlamındaki propolis kelimesini türetebilirdi.
Bugün gelinen noktada ise, bunun sadece bir duvar olmadığını; mikrop ve bakteriler için öldürücü özellikleri olan ve insan sağlığı açısından yararlanılması gerekli farklı özelliklere sahip bir arı ürünü olduğunu biliyoruz. Ne duvarla ne şehirle açıklayabiliriz bu özellikleri.
Orta Anadolu’da dedelerimizden duyduğumuz “arısakızı”, bence propolisin bütün özelliklerini propolis sözcüğünden daha iyi yansıtıyor.
Tanım konusuna gelince… Yarın FAO’nun yapmış olduğu tanımı ulaştırmaya çalışacağım.
Önder bey,
Terimlerin Türkçeleştirmeye çalışıyorum ama, bazı terimler ağzımıza iyice yerleşmiş veya litaratürde geçerli olduğundan veya latince kelimeler olduğundan, Türkçeleştirsekte kullanılacağından şüphe duyuyorum.
Propolis Türk dil kurumu sözlüğünde Eğin mumu olarak geçiyor, Arı sakızı olarakta Türkçeleştirilebilir.
Ben Eğin mumunu da propoliside ayrı ayrı yazdım.
Ben buraya Propolis kapanı yerine Eğin mumu kapanı yazsaydım kaç kişi anlardı.
Tanım:
Langstroth kovan:
Kuluçkalık ve ballığında aynı ölçüde 10 ar adet çerçevesi olan ılıman iklim kovanı.
Dadant ( dadant-blant) kovan:
Kuluçkalığında büyük, ballığında küçük 12 şer adet çerçeveli çift yönlü soğuk iklim kovanı
Yabancı kavramlar henüz dile yerleşmeden Türkçeleştirilebilse olay çok kolay, ne dersen tutar.
Fakat kavramlar orjinal kelimeleriyle kullanılmaya başlayıp yaygınlaştığında geçmiş olsun.
Propolisin yerel kullanımları var. Fakat dediğiniz gibi, çoğumuz bu kelimeleri duyduğumuzda birşey ifade etmiyor.
Eğin mumu deyip sonra da propolis yazıp açıklamak gerekiyor.
Propolis diyoruz, kavram olarak yanlış, yanlış değilse de çok çok noksan;
oğul diyoruz, erkek çocukla ilgisi yok ve arıcılıkla ilgisi olmayanlara, yeni başlayanlara yanlış fikirler veriyor.
Bunlar, arıcılık bilgisinin kıt olduğu dönemlerde verilmiş adlar.
Böylece "Etimoloji Sözlüğü"nün önemi de ortaya çıkmış olmuyor mu?
Onu da TDK hazırlasın artık. ![]()
Yöresel gelibolu= probolis, kenet=polen, saka=erkek arı gibi
Kenet enteresanmış. İlk defa duydum.
Erkek arıya, birçok yerde saka denildiğine rastlamıştım.