Murat Bey:
Bulunduğum yerde de propolise “kenet” diyorlar.
Çiçek tozu yani polen taşıyan arıya “yardım getirdi” diyorlar.
Yani polene “yardım” diyorlar.
Murat Bey:
Bulunduğum yerde de propolise “kenet” diyorlar.
Çiçek tozu yani polen taşıyan arıya “yardım getirdi” diyorlar.
Yani polene “yardım” diyorlar.
Murat hocam, Eskişehir’e gelen Muğlalıları tanırsın çoğunu…
Onlarda çiçek geliyor mu diye soruyorlar polen için…
İlk duyduğumda toparlayana kadar bayağı hınk olmuştum…
Bizim Çamlıdere’de yağmaya haram deniyor.
Arıların başka kovanların balını çalarak haram işlemesi sanırım.
Sözü belirleyenler arıyıda mükellef tutmuşlar sanki. ![]()
Ben de söylüyorum yağmaya haram diye.
Ana arının arkası derken?
Kenan Bey,
Yazdıklarınızda katılmadığım yanlar, katıldıklarımdan fazla. En iyisi maddeler halinde yazmak. Böylece karşılıklı itiraz noktalarını mutabakata vardırabilir; forumun eleştiri ve katkılarıyla bir noktada buluşabiliriz diye düşünüyorum.
TDK Güncel Sözlükte propolis sözcüğü yer almamaktadır. TDK’nın sözlük sitesine girildiğinde, Büyük Sözlük için “Türkçenin en güvenilir, en gelişmiş ve en güncel sözlüğü, 1945’ten beri yayımlanan Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük’ünün Genel Ağ’daki sürümüdür.” ibaresi yer almakta. Bu ne anlama geliyor? Propolis sözcüğü, TDK verilerine göre günümüz Türkçe söz varlığında yaşayan bir kelime değil. http://tdk.org.tr/TR/Genel/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF4376734BED947CDE&Kelime= sorgusu ile rahatça sınanabilir.
“Eğin mumu” sözcüğü, galat yani bozulmuş bir kelimedir. Kelimenin aslı, TDK Tarama sözlüğü 5. ciltte de açıklandığı üzere “Eğir mumu” olsa gerek. Eğin, sırt, arka anlamında bir kelimeyken eğir ise arı ve bitki varlığıyla ilgili bir kelime olarak karşımıza çıkıyor. http://tdkterim.gov.tr/ttas/?kategori=derlay&kelime=eğir ya da http://www.tdkterim.gov.tr/tarama/?kelime=e�ir&kategori=veritm kaynaklarına gözatmak yararlı olur kanısındayım. Bu durumda, propolis yerine eğin değil eğir mumu lafzını kullanmak daha doğru olacaktır.
Diğer yandan, aynı sözlüklerde arı sakızı kelimesinin de bulunmadığına dikkat çekmek gerekiyor. Yapılan bir google aramasında sözcüğün sanıldığından çok bilindiği ve kullanıldığı da anlaşılıyor gerçi. http://www.google.com.tr/#hl=tr&source=hp&q=arı+sakızı&oq=arı+sakızı&aq=f&aqi=g1&aql=&gs_sm=e&gs_upl=1062l7227l0l8433l14l14l1l2l2l1l472l3133l0.3.3.2.3l11l0&bav=on.2,or.r_gc.r_pw.&fp=f3b748370b819aa0&biw=1280&bih=929
Propolis sözcüğünün yaygın olduğuna da itirazım var. Bir kaç bin arıcı, bir kaç bin de tamamlayıcı tıp meraklısı dışında toplumun bu kelimeyi duyduğunu veya kullandığını sanmıyorum. Arıcıların çok büyük bir bölümü de pirebolu sözcüğünü kullanıyor. Pirebolu aslına bakılırsa Propolisten daha Türkçe. Polis’ten Bolu, Gallipolis’ten Gelibolu örneklerinde olduğu gibi şehir anlamındaki polis sözcüğü Türkçeleşirken daima bolu haline geliyor.
En önemli itirazım ise “Ben buraya Propolis kapanı yerine Eğin mumu kapanı yazsaydım kaç kişi anlardı?” sorunuza. Forumun Türk arıcılığı üzerindeki etkisinin sanıldığından büyük olduğuna, bir kaynak oluşturduğuna inanıyorum. Biz ne dersek o olur…
Saygı ve muhabbetlerimle…
Not:FAO’nun propolis tanımını unutmuş değilim ama siteleri bu satırları yazdığım saatlerde hata veriyordu. http://www.fao.org/docrep/w0076e/w0076e14.htm
Önder Bey,
Türkçe sözlük ya da diğer kaynaklardan yararlanarak, arıcılıkla ilgili terimlerin yüzde yüz Türkçe kullanılması gerektiği konusunda hemfikirim.
İstanbul’da yaşadığım için ülkemizdeki yerel kullanımların çoğunu bilmiyorum.
Fakat ülkemizde binlerce yıldır arıcılık yapılıyor. Arıcılar geçmişte muhakkak, gördükleri arı ürünlerini Türkçe kelimelerle ifade etmiş olmalılar.
200 yıl önce bir Türk arıcı gördüğü polene bir şey demiş olmalı.
Bununla ilgili 2 sene önce TDK ya da mail attım. Fakat cevap maili olumsuzdu, yardımcı olamayacaklarını yazmışlar.
Arıcılık Terimlerinin kullanımında ortak bir zemin oluşturmak için, sağolsun arkadaşlarımız emek veriyor.
Daha önce konuyla ilgili yazılmış parça parça çalışmalar var.
Kenan Bey’in çalışması bittikten sonra da, itiraz olan terim ya da tanımları yeniden değerlendiririz.
Tabi bir terimin kullanım şeklinin sözlükte yer alması kendi başına yetmiyor.
Yaygınlaşması için bizim de yazılarımızda hassas olmamız gerekiyor.
Bunun bir örneğini larva mı, kurtçuk mu tartışmasında da yaşamıştık.
Arkadaşlarımız ilk kurtçuk aktarımı yazdıklarında, epey yadırgamıştık ve bir garip gelmişti.
Şimdi kurtçuk aktarımı denildiğinde yadırgamıyoruz.
Polen ve propolis konusunda ülkemiz arıcılarının yaygın olarak kullandığı kelimeleri, biz de yazılarımızda kullanırsak, zamanla yol alınır.
Bu arada verdiğiniz arama linkindeki arı sakızı kelimesi, doğrudan ahılgandan üretilmiş sakızla ilgili ![]()
Doğru, çünkü arı sakızı kelimesinin TDK sözlüklerinde yer almadığını belirttikten sonra vermiştim linki.
Kuşkusuz ilerleyen zamanlarda katkılar artacak ve doğru yol bulunabilecektir ama şu bir kaç yıl geçtikten sonra değişim mümkün olmayabilecektir düşüncesindeyim. Piyasaya arı ürünleri giderek artan bir çeşitlilikte girmeye başladı ve yavaş yavaş bir tüketim alışkanlığını da oluşturuyor. Diğer yandan da forumun değiştirme, dönüştürme gücüne yürekten inanıyorum…
Cape arısı yerine Kap arısı demek daha doğru olmaz mı? Haritalarda Kap Burnu diye geçer anılan bölge…
Salgıbezi ve çiçektozu da birleşik yazılmalı çünkü kelimeler asıl anlamlarından farklı anlamda kullanılıyor. Cahit Bey bu başlık altında yazmıştı; çiçek tozu denilirse kurumuş çiçeklerin ufantıları anlaşılabilir diye. Hatta baharatçılarda satılan, muhtelif çiçeklerin tozuyla yapılmış ürünler de mevcut…
Çerçeve kulağı eklenmeli mi?
Anladın sen onu ya neyse açıklayayım. ![]()
Terimleri Türkçeleştiriyorumya kendimce…
Gerçi “arkası” yazıncada anlaşılır olmamış.
Değiştirip “döl yoluna” yazayım.
Önder bey,
Benim istediğim de sizlerin katılımıyla, eleştirilerinizle ve mutabakata vararak Arıcılık Terimleri Sözlüğünü tamamlamak.
Bu sebeple size ve Cahit beye ve diğer katılan arkadaşlara katkılarınızdan dolayı teşekkür ederim.
Eleştirilerinize cevap vermeye çalışayım.
Ben “propolisi” değil "propolis kapanını (propolis trap)"sormuştum ama farketmez nasıl olsa “P” harfinde ikiside tartışılacaktı.
TDK’da “eğin mumu”, “eğir mumu”, “eğir”'i “kışın arıların kovan deliklerine sıvadıkları madde” olarak yazmış.
Propolis terimiyle alakalı ilgisi ve bilgisi olanlar gerekli eleştirileri ve önerileri yapsınlar ondan sonra karar veririz diye düşünüyorum, öneri gelmez ise benim düşünecem “Eğir mumu” yazıp terimin açıklamasını yaparak, propoliside "Gkz. Eğir mumu " olarak yazmak en iyisi.
Buraya “eğir mumu” yazdıktan sonrada tüm propolis yazılması gereken yerlerede “eğir mumu” yazmak gerekir.
“Cape arısı”'nı “Kap arısı” olarak değiştirdim.
TDK’ya Polen ve Çiçek tozu yazdığımda ikisinde de çiçek tozu ayrı yazıyor.
Arıda ufacık çiçek tozlarını toplayıp top haline getirmiyor mu?
Son değişikliklerden sonra C-Ç harflerini tekrarlayayım.
Arıcılık terimleri konusunda TDK sözlüklerine fazla güvenmemek gerek.
Bu tezimi destekleyen bir örnek:
eğir
a. hlk. Arıların çıkardığı bir tür salgı.
Güncel Türkçe Sözlük
Bizim bildiğimize göre, arıların çıkardığı bir tür salgı değil…
Zaten, TDK bu tanımı sahiplenmiyor; halk arasında böyle ifade edilir diyor.
Eğri mum, bence eğir mumundan daha doğru:
[eğri mum]
Kışın arıların kovan deliklerine sıvadıkları madde. [ Derleme Sözlüğü c: 5 ]
sakız
a. 1. Bazı ağaçların ve özellikle sakız ağacının kabuğundan sızan, çiğnendiğinde yumuşayan, hoş kokulu, beyaz renkli reçine.
…
Güncel Türkçe Sözlük
Çiçektozu sözcüğünün neden bitişik yazılması gerektiğini açıklamaya çalışmıştım.
TDK meyankökü bitkisinin adını ayrı ayrı iki kelime olarak yazdığı gibi bu bitkiden elde edilen ürünün adını da hem iki kelime halinde yazmış hem de yanlış tanımlamış:
meyan balı
a. Meyan kökünden elde edilen bir tür içecek.
Güncel Türkçe Sözlük
Meyanbalı o içeceğin adı değil, başka birşey.
Pekala, itüzümü, ithıyarı derken neden bitişik yazmış? Köpekleri aşağılamak istedi diyelim; hanımeli, hanımgöbeği, dilberdudağı kelimeleri neden bitişik olacakmış?
Bana arattırmayın… Çok örnek bulurum.
Meyankökünün ya da meyanbalının meyanla ilgisi ne kadarsa itüzümündeki it ile üzümün, hanımelindeki hanımla elin birbirine ilgisi de o kadardır.
Sonsöz:
“Çiçektozu” tek sözcük olacak kadar değerlidir.
Çiçek tozu…
Çiçektozu…
Ben parmaklarıma güvenirim… ![]()
Birleşik yazmak daha sıcak geldi…
![]()
Çiçektozu olarak değiştirildi.
Propolisin Türkçesinide netleştirebilirsek…
Eğer biz ne dersek o olacaksa!
Propolise “arı mumu” dense?
Balmumu yerine arımumu diyelim bari. Mum baldan yapılmıyor, arı üretiyor diye de açıklamasını yaparız… ![]()
Propolis yine kovanın girişinde kaldı. ![]()
Polenleri Çiçektozu olarak değiştirdim.
Son halini yükleyeyim.
http://img585.imageshack.us/img585/1121/atsc1.png
http://img819.imageshack.us/img819/8031/atsc2.png
Propolis önerilerine açığız.
Yazılış şekli için değil, başka bir nedenle AnaBritannica Genel Kültür Ansiklopedisi 18. ciltte polen sözcüğünü aradım.
Aynen şöyle yazıyordu: “polen bak. çiçektozu”
Ben de çiçektozuna baktım…
Hazır elimdeyken propolise de bakayım dedim… Aradım… Bulamadım, yok!
Belki de sandığımız kadar yaygın bir sözcük değil henüz.
Baktığım cilt, 1990 yılında basılmış. Yıllık ilave ya da yeni baskılarda olabilir.
Ben hâlâ çiçektozuyla oyalanıyorum. Bazan da eğri mumla. ![]()
Sayın Prof. Dr. Kadriye Sorkun kapsamlı bir kitap yazmış (Türkiye’nin Nektarlı Bitkileri, Polenleri ve Balları) ama bu kitapta polen tanımı yok. Kitabın sonunda küçük bir sözlük var; orada da yok.
Bir de ne göreyim… Propolis: Arı mumu. Buna itirazımı belirtmiştim. Arımumu ile balmumu kesinlikle yanlış anlamalara yolaçar. İlle de mum diyeceksek “eğri mum” diyelim.
Eğir diye bir bitki var (Acorus calamus) ama, propolisle bir ilgisi olup olmadığını bilmiyorum.
Varsa bile, bu ilgi ve ilişki çok üst düzeyde değilse, diğer bitkileri safdışı bırakan bir terim olacağı için eğir mumu denmesine;
Kemaliye’ye özgü bir ürün olmadığı için de eğin mumu denmesine sıcak bakmıyorum.
Kitaptaki sözlükte başka neler var:
Anter: Bitki erkek organı.
Stamen: Erkek organ.
Bu kadar bilgi size yeter demiş olmalı ki, noksan açıklamış.
Stamen çiçeklerdeki erkek organ. Bu erkek organın bir de tepecik kısmı var; ona da anter deniyor.
Anter üstündeki toza da çiçektozu…
Bu durumda çiçektozu tanımı için şöyle bir öneri geliştirdim:
Çiçektozu: Çiçeklerin erkek üreme organının (stamen’in) tepe kısmındaki başcık (anter) üzerindeki erkek üreme hücreleri topluluğu, ya da “erkek üreme tanecikleri”.
Ne dersiniz?