Önce kısım kısım çevirelim, tanıma sonra hep birlikte varalım.
Kaynak :http://www.fao.org/docrep/w0076e/w0076e14.htm
Arısakızı, arıların değişik bitkilerin özellikle çiçek ve tomurcuklarından topladıkları reçinelerle balmumunun çeşitli oranlardaki karışımıyla meydana gelir. Arıların tarlacılık davranışları gözlenebilene kadar, bu reçinelerin kaynağı bilinmiyordu. Sonraları tomurcuk ve çiçeklerdeki reçineleri çeneleriyle (mandible) sıyıran ve tıpkı çiçektozu gibi, reçine parçacıklarını arka ayaklarındaki sepetçiklere yerleştiren arılar gözlendi. Reçinelerin toplanması ve şekil almasındaki üretim sürecinde, bu maddelerin balmumu ve ağız sıvısı (tükürük mü desek?) ve benzeri salgılarla karıştığı varsayılabilir.
İşçi arılar, tüm bu reçineleri yuvanın içindeki uygun olmayan boşlukları veya petek aralarını doldurmak, petekleri onarmak, kovandaki ince çatlakları doldurmak, kovan girişini genişliğini ayarlamak, kovan içinde ölen ve kovan dışına taşıyamayacakları büyüklükteki böcek ya da hayvanları kaplamak ve hepsinden önemlisi, çok az miktarda arısakızı kattıkları balmumu ile yavru gözlerini sırlamakta kullanırlar. Bu kullanım biçimleri, arısakızının antibakteriyel ve antifungal özelliklerinden dolayı arı ailesine hastalıklara karşı önemli destek sağlar. Arısakızının arıların önemli hastalıklardan olan Amerikan Yavru Çürüklüğünün etkeni olan Basillius larvae bakterisini öldürdüğü kanıtlanmıştır. (Mlagan ve Sulimanovic, 1982; Meresta ve Meresta, 1988) Arısakızı, bu özelliğinden dolayı, gelişimini sürdürmekte olan yavrulara hastalık bulaşmasını ve kovan içinde ölen canlıların kalıntıları üzerinde bakteri üremesini engellemeye yardımcı olur.
Arısakızının bileşimi, arıların erişebildiği bitki türlerine göre değişiklik gösterir. Rengi, kokusu ve muhtemelen tıbbi özellikleri kaynağa ve mevsime göre değişiklik gösterir. Bunun yanında, arısakızı toplama davranışı arılara ve arı ailelerine göre değişiklik gösterir. Kimi kovanlar, çerçeveleri kaldırmaya imkan vermeyecek ve arıcıyı dehşete düşürecek kadar çok arısakızı toplayabilir.
Arısakızı toplama davranışı sadece Apis Mellifera türüne özgüdür. Asya arıları arısakızı toplamazlar. Sadece Meliponine ya da iğnesiz arı olarak bilinen tür benzer biçimde yapışkan reçinemsi maddeleri toplamakta ve bununla yuvasını sağlamlaştırıp bal ve çiçektozu koyduğu çanakçıkları yapmaktadır. Bununla birlikte, burada sadece balarılarının ürettiği arısakızı ele alınmaktadır.
Apis Melliferanın doğal yaşam alanı olan bölgelerde, bu çok yönlü maddenin farklı geleneksel kullanım alanları ortaya çıkmıştır. Eski Yunan ve Romalılar arısakızını ciltteki abseleri tedavi etmekte kullanırlardı ve çeşitli tıbbi reçetelerde de yer alırdı. Eski Mısırlılar ve Afrikalılar da arısakızının tıbbi değerini biliyorlar ve ilaç olarak kullandıkları gibi, çok farklı alanlarda da kullanıyorlardı. Günümüzde de bu coğrafyada tıbbi kullanımının yanısıra davulları sesini akort etmek için yapıştırıcı olarak, su kaplarının çatlaklarını onarmak, kütükten oyularak yapılan sandalları kalafatlamak gibi onlarca alanda kullanılmaktadır. Ortaçağın ünlü keman yapımcısı Stradivarius’un kemanlarını kapladığı özel verniğin bileşimine girdiği bile saptanmıştır.
Yarın: Arısakızının fiziksel özellikleri