Değerli arkadaşlar arıcılık konusunda pek tecrübem yoktur lakin bu forumdan arıcılık hakkında hemen hemen bildiğim her şeyi öğrendim
oğul engelleme konusunda internete yaptığım bi araştırmada bir yazı buldum aynen kopyalıyorum buraya umarım benim gibi arıcılara faydası olur
Arıcı çok bal almak için ve gerektiğinde kovanların adedini arttırmak ister. Çok bal elde edebilmek için ilkbaharda arıların hızla çoğalması ve bal mevsiminde büyük bir arı kadrosu ile girilmesi gerekir. Fakat çoğalan arı ailesi oğul vermek suretiyle parçalanır ve esas ana kovan kuvvetten düşerse bal yapma olanağı azalır. Ayrıca çıkan oğulların kaçıp ziyan olmaması için arıcının oturup nöbet beklemesi gerekir. Özellikle ikinci ve üçüncü oğullar yani baş oğuldan sonra çıkanlar hareketli olurlar, uzak mesafelere uçarlar ve arıcıya çok zahmet verirler. Geç çıkan oğullar kışa zayıf hazırlıksız gireceklerinden sönüp yok olma ihtimalleri vardır. Bazen iki oğul birlikte kovandan ayrılır. Bunların izlenerek yakalanması arıcıya büyük zahmetler verir.
Yukarıda sayılan çeşitli sebepler nedeniyle teknik arıcılıkta doğal oğula engel olmak ve şayet gerekiyorsa arıcı tarafından yapay oğul verdirtmek esastır. Yani arıcı oğul vermeyi mutlaka kontrol altına almak zorundadır. Bu iş teknik arıcılığın önemli konularından biridir. Doğal oğula engel olma deyince daha ziyade oğul verme arzusunu azaltma kastedilmektedir.
Doğal oğula engel olmanın yollarını şöylece sıralayabiliriz.
a) Ana arı yüksüklerini kesip almak:
Az sayıda kovan için en kestirme yol budur. Fakat kovan sayısı arttıkça bunun sıkı şekilde izlenmesi güçleşir.
b) Geniş kuluçkalık kullanmak
Standart Langstroth kovanı kullanıldığı zaman, ilkbaharda ve kışın yedek besin deposu olarak kuluçkalığın üzerine bir ekleme kutusu ilave etmek yararlı olur. Arılar burada mevcut balı yedikçe, boşalan yerler ana arı için yeni yumurtlama alanı teşkil etmektedir. Böylece alt ve üst kat birlikte kuluçkalığı teşkil edecek ve mükemmel bir ana arı mevcut olduğu takdirde 16-18 çerçeve yavru ile dolacaktır. Bu iki katlı kuluçkalığın yararı, bal mevsimine geniş bir kadro ile çıkmak ve iyi bir ana arıya her zaman yumurtlamasını sağlayacak geniş yer sağlamalıdır.
c) Kovana gölge yapmak
Doğrudan doğruya güneşe bırakılan bir kovan içindeki arılar bu kovanı serin tutamazlar. Fakat kovanlar gölgede bulunursa bu iş çok kolaylaşır. Gölgelik doğal ya da yapay olabilir. En iyisi kovanları ağaçların altına yerleştirmektir.
d) Kovanın iyi bir şekilde havalandırılması
Eğer kovanın uçuş deliği çok dar ise arılar havalandırma işini güçlükle yaparlar. Yaz aylarında uçuş deliğinin geniş olmasına dikkat etmeli, hatta icabında kovan dip tablası ile kuluçkalık arasına takoz koyarak bir aralık meydana getirmeli, bu durumda arılar çoğunlukla öndeki uçuş deliğini kullanacak fakat aynı zamanda diğer taraflardan da uçabileceklerdir. İyi havalanan kovanda arılar huzursuzluk hissetmeyecek ve kendilerini bal yapmaya vereceklerdir. Kovan uçuş deliğinin çıta yardımı ile küçültüp büyütülmesi olasıdır.
e) Yaşlı ananın değiştirilmesi
İki ya da üç yılını doldurmuş ve yumurtlamasında kısmen aksaklık görülen ana arının alınarak yerine genç bir ananın verilmesi kovanda oğul verme arzusunu geriletir. Çünkü çok kere işçi arılar genç analara sahip olmak için oğul verme hazırlığı yaparlar.
f) Arıların ilkbaharda çoğalmak için yer sıkıntısı çekmemesi
Bunun için arılar çoğaldıkça yeni çerçeveler vermeli; kuluçkalık dolar duruma gelince ballığı koymalı ve arılara yer sıkıntısı olduğu hissettirilmelidir. Ana arının üst kısmına yani ballığa çıkmaması için konulan ana arı ızgarası yumurtlama alanını daralttığından ve havalanmayı aksattığından kovanı oğul vermeye teşvik eder. Arılar yer sıkıntısı ve her çeşit huzursuzluk halinde daima oğul vermeye teşebbüs ederler.
g) Hızla çoğalan kovanlardan yavrulu çerçeve alınması:
Bazı kovanlar diğerlerine oranla daha hızlı çoğalır ve çerçeveleri bol miktarda yumurta, yavru ve genç arı ile doldurulur. Bu durumda olan kovanlardan birkaç yavrulu ve arılı çerçeve alarak zayıf kovanlara ya da anasız kovanlara verilebilir, böylece zayıf kovanlar kuvvetlendirilmiş olur. Bunların yerine yapay gömeç takılmış ve kabartılmamış çerçeveler verilebilir. Bu takdirde kovanın oğul verme arzusu gelirler ve arılar çalışmaya sevk edilir.
h) Oğulun kuvvetli olması:
Bu fikir biraz tuhaf görünmekle beraber hakikatle ilgisi vardır. Denemeler göstermiştir ki, kuvvetli kovanın oğul verme arzusunun söndürülmesi zayıf kovanlarınkinden daha kolaydır. Kuvvetli bir oğul için, gereken ekleme kutuları vaktinde verilirse onlar hemen ekleme kutusuna çıkıp bal yapmaya çalışırlar. Esasen kuvvetli bir arı ailesi, fazla bal almak için en önemli faktördür. Yeter ki ekleme kutularını geciktirmeden zamanında vermiş olunsun.
ı) Nektarın suyunun uçurulması için yeter gömeç gözlü bulunması:
Sulu nektarı yani yeşil balı yerleştirmek için koyu ve olgun bala oranla daha fazla gömeç gözüne gereksinim vardır. Arılar gömeç gözlerini tamamen sulu nektarla doldurmazlar; suyun uçmasını kolaylaştırmak için gömeç; gözlerine belirli derinlikte nektar koyarlar. Bundan dolayı yeteri kadar ekleme kutusu ilave edip, emre hazır gömeç gözü bulundurmak gerekir.
i) Birkaç yavrulu çerçevenin yerinin değiştirilmesi:
Süzme bal elde edildiği takdirde, kuluçkalıktan birkaç yavrulu çerçeveyi alıp ekleme kutusuna yani ballığa çıkarmak ve onların yerine boş çerçeveler koymak tavsiye edilir. Böylece yetersizlik hisseden ana arıya yeniden yumurtlamak için yer sağlanmış olur. bu şekilde hareket etmekle ana arıya yer temin edildikten başka, genç arıların bir kısmının üst kata çıkması ve kovan içinde arıların dağılması da sağlanarak bir nevi izdiham önlenmiş olur. Bu yol gömeç balı elde edeceği zaman uygulanmaz.
j) Oğul verme isteğinin azaltılması için ıslah çalışmaları yapılması:
Her arı ırkının çeşitli özellikleri yanında bir de oğul verme isteği bakımından özelliği vardır. Arı ırklarında oğul verme isteğini azaltmak için birçok çalışmalar yapılmaktadır. Böylece kendiliğinden oğul verme isteği düşük olan arılar elde edilebilmektedir. Bu durumda diğer önlemler daha etkili olur ve oğul verme isteği daha kolay söndürülebilir.
k) Arının doğadan topladığı maddeler ve meydana getirdiği ürünler:
Bal arıları ilkbahar, yaz ve kısmen sonbahar aylarında kovanı terk edilip tarla, bahçe ve ormanlarda uçuşurken çeşitli çiçek ve bitkilerden bazı ham maddeler toplar ve bunları sonradan işleyerek ürün haline çevirirler.