
Perşembe günü arılıktan çıkmadım, kaçtım…
Son besleme ve stok kontrolü için öğle saatlerinde arıları açmaya başladım.
İlk on kovanda sorun yok. Besinleri yeterli, bir de şerbeti görünce, yoklama çeken üç beş arı da diğer kovanın kapağı açılırken kaybolmuş oluyor…
Geldik on ikinciye… Sıkışmışı on çerçeve, o nedenle üzerinde kat duruyor. İki tane bölme yemlikte şerbet ve yanında kek var, üzeri Z çuvalla örtülü.
Bu arı sert, o nedenle iyice körükleyip, aynı şekilde Bilecik olan bir yandakini de körükledim.
Daha kapak açmadan maskenin üzeri arıyla sıvandı. Deri eldivenden ve körükten başladılar, omuzdan çıktılar.
Sabredeyim dedim. Katı indirip bir çerçeve daha çekebilirsem çekip kapatacağım.
Anam…
Maskenin içi arı kaynıyor…
Ulen nereden girdi bunlar diyerek bir taraftan arıları öldürürken diğer taraftan arabaya koşup bagaj lastiklerini belime dolamaya başladım.
Ohh… Kovanın yanına gittim, katı indiremeden kapatıp yandakini açtım.
O da sıvandı maskeye… Gelen uçup gitmiyor…
Vıınnnnnıınnnn…
Biteviye ötüyorlar gözümün önünde…
Kafayı iyice geriye çekip tırsarak dururken daha yakın bir vınlama geldi.
Aha, maskenin içinde…
Tam konduğu anda sağ kulağıma şaplağı indirdim…
Hay Allah… Ses azalacağına arttı fakat tonu değişti…
Zaten ter içinde kalmışım ama kulağımdaki his terden değil…
O vızladıkça sokmasın diye ben ittim, ben ittikçe o daha ince bir tonda vınlamaya devam etti.
Kapağı kapattım, kafamda iki çerçeve arı yumağıyla çeşmeden üzerime su serptim, bekledim…
Beklerken, bir taraftan da arının sokup sokmadığını anlamaya çalıştım. Baktım olacak gibi değil, malzemeleri toparlayıp arabaya bindim. İki kere durup silkelendikten sonra maskeyi çıkardım ama arıyı göremiyorum…
En iyisi köy bakkalına kadar gideyim, orada çıkarttırırım…
Aklıma geldi, bu sertlik konusunu daha önce konuşmuştuk diye Halil Beyi aradım.
“Abi” dedi, “yapışıp kalıyor, sürekli vıı diye taciz ediyorlar…”
Bilmez miyim dedim, bir tanesi şu an sağ kulağımın içinde…
Kısa bir sessizlik oldu… ;D
Neyse, bakkala girdim. Arıyı görüyor ama cımbız geniş geliyor…
O sırada arının sesi de kesildi. Tamam, eve kadar gideyim, pensetle çıkartayım dedim.
Evde eşim pensetle çekti, Sadece karın kısmı geldi…
Ertesi gün doktora gittim. Bir gliserin damlasıyla son parçanın çıkmasını bekliyorum şimdilik…