bağ tesisi hakkında yardım istiyorum

ankara kalecik te arazimizin bir kısmı bağdır pekmezlik 2 dönüm kadar geri kalan kısım 12 dönümüde sofralık ekmek niyetindeyim ancak araştırmalarımda karar kılamadım ne tür sofralık ekiyim yada bağ fidanlarının temini hakkında aklım biraz karıştı sizlerden bu konuda ilgilenen yada yol gösterecek olanlardan yardımlarını bekliyorum cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim

Kolay gelsın…

Internette garovanın gunlugu adlı blog spot u mutlaka okumanızı onerıırım…

Ayrıca agaclar.net bagcılık konusunda bılgılı ve deneyımlı arkadaslar la dolu…

Manısada bagcılıkla ılgılı bır kurum var gene ınternette acık koklu uygun fıdanlar satılıyordu…

Tamamen tıcarı olarak dusuneceksenız her yıl mutlaka musterısı bulunan saraplık uzumlerı tercıh etmenızı onerırım…fıyatı pek degısmıyor ve mal elınızde kalmıyor…

teşekkür ederim şu an araştırmaktayım

Ankarada şarap fabrikaları uzum alıyormuymuş diye fabrikaya sormadan dikme. Birkaç firma kalite için kendi bağını kurmuş, ciftciden alimi bırakmış.

Pazar imkânı, o bölgedeki uzum üretiminin yaygınlığına bağlı. Satmada problem yoksa bağ kurabilirsiniz. Bagcilarla görüş. Degnekcileri bul, konuş. Pazar arastirildiktan sonra mümkünse gir işe.

Tek başına numune bağcı olacaksan üzüm elinde kalabilir. Saraplik ureten bağcılar forum sitelerinde bile müşteri arıyor, sürünüyorlar demek ki.

Çeşit seçimini bana sorma ama bağ kurma ve bakim işinde önemli konuları anlatırdım.

Öncelikle bölgenizde hangi türler iyi yetişiyor onu araştırmak lazım… Birde araziniz bağcılık için uygunmu onu da araştırmak lazım, il-çe tarım müdürlükleri bu konuda size yardımcı olabilir hatta talep ederseniz kurmak için size yardım bile edebilirler.

Şahin usta, eğer illaki bağ yapacağım diyorsan kendiniz şarap üretmelisiniz ancak bunda para var şimdilerde. Bunun için kaliteli şarap veren üzümleri seçmelisiniz. Bu üzümlerin kaynağı da yurt dışıdır. Mesela ukrayna,bir arkadaşım bana bir kök üzüm ağacı vermişti ukrayna kaynaklı imiş taneleri küçük fakat çok şahane şarap veriyor. Bu cinsleri bulmanızı öneriyorum tabii kendiniz şarap üretip satacak iseniz. 8)

Ankara kalecik ilçesi şaraplık üzüm yetiştiriciliğinde ünlüdür. Buraya ait meşhur kalecik karası şaraplık üzümü var.

İklim üzüme uygun. Kizilirmaktan gelen nemin uzum kalitesini artırdığı söylenir.

Burada üzümcülük gelişmiş. Şarap fabrikaları da var ama senden üzüm almadıkları zaman yatırım ve emekler boşa gider.

Pazarın geleceği de önemli. Çeşit pazara gore seçilmelidir. Kalecik karasından başka çeşit alınmıyorsa, başka çeşit dikmek boşuna olur.

Ayağına pazar geliyorsa gönül rahatlığıyla dik. Hicbir zaman pazarın talebi dışında bir arayış yapma.

Sofralık ta pazarin tercih ettigi yelpaze geniştir. Fiyat istikrarı varsa güler yüzün. Bir yıl urun alamazsan bu moralle işleri harfiyen yapmayı birakirsin.

Bağı yetiştirmek bilgi ve emek ister. Dallar cabuk yaslanır. Genclestirmeyi , budamayi adın gibi ogrenmelisin. Terbiyesini yapamazsan, atadan kalma yöntemlerle uğraşır, 10 donum seni aglatir. Bağ isine 10 çubukla başla 5 yıl tecrübe kazan.

Eğer modern bağcılık yapacaksanız, çubuklara yaptığın masraftan fazlasını terbiye sistemlerine harcarsin.

Cevizi de araştır.

Öncelikle cevap yazan arkadaşların hepsine teşekkürleri bir borç bilirim. Önceden ceviz dikecektik araziye su tahlilleri yaptıktan sonra suyun ekonomik olmadığı çıksa bile çok maliyetli olacağı için ve ceviz içinde su olmazlardan olmaz durumunda taşıma suyla değirmen dönmeyeceğine göre hedefimizi değiştirdik tarla önceden bağdı hala iki üç dönümü hasan dede pekmezlik yani oraları ekip biçerek bir miktar tecrübemiz oldu.
Adem Bey saten bu işlere kalkınca sizi sık sık rahatsız edecemden özelden yazmadım ama formda takip edip buldunuz çok memnun oldum fabrikalar çiftçinin kanını emen kurumlar durumundalar ya almıyorlar yada öldüm fiyatına istiyorlar ama üzüm kalmıyor sofralık dikecegiz inşalllah araştırıyoruz şu an hem yapragı hem üzümü hemde sirke şeklinde üretimi yapılabiliyor organik olunca bağdan bozuluyor kilosuna 1 tl veriyorlar. araştırmalarımın sonucunda edindiğim bilgileri burdan açıklayacağım.

Adem Bey’in yazdıkları doğru.
Şunları eklemek gerekli:
Kalecik’te coğrafi işaret hakkı almış bir çeşit olan kalecikkarası yerine başka bir üzüm yetiştirmeyi planlamak çok doğru değil. Şu an sistem sıkıntılı çünkü yeterli denetim yapılmıyor. Bu nedenle, Kaman veya Denizli’de üretilen çeşit de kalecikkarası diye satılıyor.

Balda şişeleme sırasında neler oluyorsa üzümde de onlar yaşanıyor.

Sofralık düşünüyorsanız yerli ve hatta kaybolmaya yüz tutmuş eski çeşitlerden edinmeye çalışın. Pembe gemre, gelinparmağı gibi…

Mümkünse bir yıl sabredip Tekirdağ’daki Bağcılık Araştırmanın bağlarını ağustos - eylül aylarında ziyaret edip çeşit belirleyebilirsiniz.

Unutmayın, yerli çeşitler nadir ürünler olarak farklılaşacak ve talep görmeye başlayacaklar.

haklısın önder abi biraz araştırma yapınca üzümün bile 100 lerce çeşidi olduğunu görüp şaşırdım açıkcası biz bir beyaz birde karasını bilirdik üzümün aman allahım sarısından tutun kırmızısına ordan yeşil pembe sine kadar ekşisi tatlısı kokulusu daha neler tabi bizim ektiğimiz yer biraz ticari olacağından talep doğrultusunda dikim yapmayı planlıyoruz. ama bu çeşitlerdende bağımda bulunduracağım en az birer çeşit bakalım mevlam ne gösterir.

red glob,royal,çekirdeksiz sultani,mevlana,

piyasada pazar payı en çok olan

sofralıklar,iklim,çevre,toprak analızleri

göz önünde bulundurularak değerlendirmeye

alınması lazım teknik bilgi desteği şart,

artı bu işi yapan kişilerin tecrübelerinden

de yararlanmak gerekir.

şimdiden hayırlı olsun.

ibrahim abi saolun şu an araştırıyorum yükselti 1000 m civarı ekilen yer bağ yeri yarıdan çoğu köklenmiş 2 dönim hasan dede kalmış sulamadan bile ürün alınabilen bir tarla ama hasan dede pekmezlik biz sizin dediniz çeşitlerden birini tercih edecez büyük ihtimal ama hangisi olur bakacaz araştırmalarımda kırmızı üzüm hoşuma gitti ama ne iklim ister bir bakalaım bilgisayar başına oturmak geç vakitlere denk geliyor ancak araştırıyorum bilgisi olan yazarsa sevinirim.

Meyvecilikte “etkili sıcaklıklar toplamı (EST)” dikkate alınarak çeşit seçimi yapılır.

Meyvenin sürgün ve meyve gelişmesi için belirli bir sıcaklığa ihtiyacı vardır. Gerekli olan en düşük sıcaklık geçilince bitki aktif döneme geçer.

Bu sıcaklık üzüm için en düşük 10 derecedir.

10 derece ve üzerindeki günlük ortalama sıcaklıklar toplanır. Sürme ve olgunlaşma dönemindeki bu sıcaklıklar toplamına “etkili sıcaklıklar toplamı (EST)” denir.

Her meyve için geçerlidir.Kiminde gelişebildiği en düşük sıcaklık 7 derecedir, kiminde de 14 derecedir.

Ne işe yarar; meyvenin, yetişeceği yörenin iklimine uygunluğunu belirtir. Örneğin,

EST, Ankara’nın merkezi için 1450-1640 derecedir. Rakım arttıkça düşer. Belki Kalecikte de 1400-1550 derecedir.

Örneğin, ılıman bir bölgeye uygun bir üzüm çeşitinin EST ihtiyacı 1900 derece ise, bu üzüm meyveleri Ankara’da olgunlaşmak için yeterli zamanı bulamaz. Ayrıca sürgünler kışa hazırlanamaz, don vurur. Bu durum cevizde bariz belli oluyor.

Daha sonra epey bir çeşitin EST ihtiyacını yazacağım.

Aşağıda EST hesaplamasına örnek ve kaynak verdim.

Adem Bey’in yazdıkları kuşkusuz doğru.
Bölgeye uygun çeşitlerle çalışmak gerekiyor.

Tekirdağ Bağcılık’ta yeterli bilgiye ulaşabilir, EST değerleri açısından çeşit seçimi yapabilirsiniz çünkü Türkiye’nin her yerinden 1200 civarında çeşidi bir arada görebilme şansınız oluyor.

Çeşit seçimi yaparken, yörenizdeki organik pazarları da gözetin. Yerli fakat gösterişli çeşitlerle örneğin Ankara Ayrancı’da “organik” ürün satan biriyle anlaşabilirseniz daha fazla kâr elde edebilirsiniz.

Yerli çeşitler, çok yakın zamanda daha fazla aranan ürünler olacak.

Benim önerim, benzer iklim şartlarındaki Nevşehir - Gülşehir çevresinde halen bulunabilen hanım/gelin/kadın parmağı çeşidi.

Lezzetli ve gösterişli bir sofralık…

EST bağcılık için en önemli parametre.

İlinize ait EST değerini aşağı yukarı hesaplayabilirsiniz. Bunun için aşağıdaki adresten ortalama sıcaklıkları alacağız. Bu adreste her ilin il merkezine ait ortalamaları görebilirsiniz.

Ankara için örnek,

Aylık iklim ortalamaları alınır. İklim ortalamalarından 10 derece çıkartılır, bir aydaki gün sayısı ile çarpılır.

Ankara’da Nisanın ortasında gelişmenin başladığını farzedelim, 10 günle çarpalım. Nisan ayının gün sayısını budama zamanı da farkettirir.

Erken budanan üzüm bağının ürün verecek sürgünleri erken uyanır. Çünkü uyanma uçtan başlar. Erken budama da risklidir. Ürün sürgünlerini don vurursa, verim düşer. Budamada sabırsız olmayıp zamanını bekleyeceğiz.

Nisan … (11,3-10)x5 = 6,5
Mayıs … (16,2-10)x31 = 192,2
Haziran … (20,2-10)x30 = 306,0
Temmuz … (23,6-10)x31 = 421,6
Ağustos … (23,3-10)x31 = 412,3
Eylül … (18,7-10)x15 = 130,5
TOPLAM = 1469,1

Ekim ayını katmadım. Çünkü istikrarsız bir ay olduğundan. Bir sene ortalama 9 derece olur başka bir sene 14 derece. Bu ay içinde üzümün olgunlaşmasını beklememek doğru olabilir diye düşünüyorum.

Bulduğumuz EST değeri = 1469,1 gün derecedir. Bir yayında 1640 gün derece demiş, başka bir yerde 1450 gün derece demiş. 1450 değeri 900 metre rakım için hesaplanmış.

Başka bir kaynağa göre; gelişme gün sayısını 193 gün olarak vermiş, gün sayısını tutturabilmek için hesapladım. Bu gün sayısının uzunluğu hiç hoş değil; her ilçemize rehber olamaz.

Nisan … (11,3-10)x20 = 26,0
Mayıs … (16,2-10)x31 = 192,2
Haziran … (20,2-10)x30 = 306,0
Temmuz … (23,6-10)x31 = 421,6
Ağustos … (23,3-10)x31 = 412,3
Eylül … (18,7-10)x30 = 130,5
Ekim … (13,1-10)x15 = 130,5
TOPLAM 188 gün 1639,6 gün derece

Ama kendi memleketimi düşününce yüksek rakımlarda 143 güne düşürmek daha iyi olur. Yani Nisan ve Ekim aylarından alttaki örnek gibi günleri kırpmak lazım.

Nisan … (11,3-10)x5 = 6,5
Mayıs … (16,2-10)x31 = 192,2
Haziran … (20,2-10)x30 = 306,0
Temmuz … (23,6-10)x31 = 421,6
Ağustos … (23,3-10)x31 = 412,3
Eylül … (18,7-10)x15 = 130,5
TOPLAM = 1469,1

Bağcılık konusunda çok fazla bilgim yok.

Eskiden kalma üzüm asmalarım var.

Bunun yanında yeni ekilmiş ilk eren ve adını bilmediğim çekirdeksiz kara üzüm var.

Eski bağlarım kara üzüm ama tam kara değil mor üzüm deyebiliriz.

Bunları sıkıp: eğer derin dondurucuda yer varsa şıra yoksa hardaliye yapıyorum.

Bu yıl üzüm yapması bir tarafa yaprakları bile yandı bu yıl verimsiz bir yıldı.

Ama bir tek asma var, yaprakları da yanmadı ve üzümde yaptı.

Küçük siyah bir üzüm olan bu asmanın Türkiye’ye girme hikayesi de var.

Murat hocam, bu sene külleme ve mildiyö senesiydi. Ankara’nın yoğun yağışı tam yapraklanma döneminde geldi.

Uzun süre yağış ve 3-5 günü geçen %90 üzerindeki bağıl nem sonucunda külleme hastalığı için tedbir alınmalıdır.

Bazı çeşitler küllemeye dayanıklı. Alphonse Lavallee buna örnektir. Bu üzüm de siyah üzüm.

Madem bu kara üzümün hikayesini anlatayım:

1800 yılların sonu veya 1900 lu yılların başında; Romanyada görevi bağcılık olan bir ziraat mühendisi, o günlerin aracı olan gemiyle Meksikaya örnek bağ çubukları almaya gider.

1000 tane değişik örneklerden çubuklar keser.

Gemiyle gelirken çok soğuk olur.

Ülkesine dönünce bunları diker, bunlarda yalnızca birisi yeşerir.

O yüzden bunu adına binde bir anlamına gelen " Omiye la una" denir.
Bu üzüm hala o adla anılıyor.

Sanırım şıralık, küçük siyah bir üzüm.

Asıl özelliği bu yıl belli oldu diğer üzümler yanıp kururken buna bir şey olmadı.

Güzel bir hikaye Murat hocam.

Aslında küllemeye dayanıklılığın renkle bir ilgisi yok. Dayanıklı olan türler var, ama Alphonse Lavalle bu türler içinde değildi. Tersine çok yaygın kullandığımız duyarlı türler içinde yer alıyor.