Üstat bu aparatın açıklamalı anlatımı olsa daha hoş olurdu.
çıtaları bu kadar son haddine kadar gerdirmedeki amaç nedir?? peteğin çerçevede daha düzgün durması içinmi yoksa kabartılırken daha düzgünmü oluyo haala anlam veremedim
Aparat Mustafa abinin gençlik yıllarına ait.
Hepimiz belli yaşlarda farklı projeler üretmekten hoşlanıyoruz.
Hızlı tel takarken makaramız düzgün açılmazsa tel üzerinde kıvrılma noktası oluşuyor. Gerdirirken bu kıvrılma noktasından kopar.
İkinci sıkıntı, teli deliklerden geçirirken gevşek pozisyonda tutmazsak sıkışır ve teli yürütmede zorlanırız.
Aparat çerçeveyi sıkıştırıyor ve yan kulaklara içeri doğru bir basınç uyguluyor. Yan kulak çıtaları içeri doğru bombeli oluyor.
Makara sistemi sayesinde tel akışı rahat oluyor, deliklerden hızlı bir şekilde geçiriliyor.
Tel takılıp boşluğu alındıktan sonra bağlanarak sabitleniyor.
Aparatın sıkıştırma mekanizmasını gevşetince, yan çıtalar normal pozisyonuna geliyor ve teller saz teli gibi geriliyor.
Tel takma aparatı denildiğinde teli kendi kendine takan bir mekanizma zannetmeyelim.
Telleri neden gergin tutuyoruz sorusu gelmiş. Gevşek olduğunda ne oluyor? Gevşeklik oranına bağlı olarak:
-
Tel düz bir hatta durmadığı için muma gömülmesinde sorunlar çıkıyor.
-
yavru ya da bal dolu çerçeveyi yatay duruma getirdiğinizde kırılma riski oluyor. Arıcılığa ilk başladığımda gevşek teller yüzünden bakım esnasında ağırlığını taşıyamayan ve yarılan petekleri hatırlıyorum.
-
bal ile dolu petekleri taşırken yere biraz hızlı bıraıkırsanız, petek üst çıtaya yakın yerden yarılır.
-
en önemlisi de seri bal sağımı sırasında en çok petek gevşek telli olanlarda kırılır.
Normal tel yerine SAZ TELİ kullanan varmı
Bir arıcı arkadaşda gördüm büyükçe bir saz teli makarası almış 180 tl ye metresini bakamadım ama 2 senedir kullandığını soyledi tahmını 2000 çerçeve den fazla yapar ,görünüşte çok ince ve paslanmaz.
Vallahı almayı düşünüyörüm ama makarası çok para ters bir sorun olursa paraya yazık olur.
Almanyada arıcılık yapan bir şahsın blogunda gördüğüm resimde çıtalar enine değilde dikine 4 tel ile tellenmişti
Çıtaya tel çekme yönü ve çekilen tellerin sayısı kullandığımız sağım sistemi ile ilgili.
Az sayıda petek sağacak olanlar 2-3 sıra tel çekince yetiyor.
Çevirirken gözün gibi bakarsan ve dikkat edersen peteği kırmazsın.
Fakat çok sayıda peteği seri sağım yapacaksak, peteğimizi hor kullanmaya müsait şekilde tellememiz gerekiyor.
Mesela ABD li meşhur firma Dadant’ın hazır telli petekleri var. Enine ve boyuna 9 sıra tel çekilmiş.
Peteği güçlendirmek için W şeklinde yapanlar da var.
Dikine tel, Radyal dediğimiz bal süzme makinelerinde gerekiyor.
Kuşgözlerimizde ulaştı bugün… ![]()
Osman abi’nin önerdiği yerden Yusuf abi birer paket getirtmiş sağolsun.
Şimdi sıra geldi kuş gözü çerçeveye nasıl takılacak bölümüne.
Dinleyelim hocam…
Bu akşam Yusuf abi ile denedik 1 tane…
İşlem tamamdır. ![]()
Arkadaşlar telleme için şarzlı makkap 0,3mm ağaç delme uç ile delikleri delip bir,kden aldığm 0,3mm sarı kuş gözlerini takıyorum.Hem telleme kolay oluyor hemde tel çerçeveyi kesmiyor Resimleri en kısa zamanda koyacağım.
Sn kepsutlu, 0,3 mm dediğiniz herhalde 3 mm olacak, yoksa saç teli inceliğindeki deliğe kuş gözü takıp, o delikten de 0,4 veya 0,45 mm lik teli geçirmek epey maharet ister. ![]()
Bir de sarı kuş gözü kullandığınızı söylüyorsunuz, sarı dediğinizin teknik ismi pirinç’tir, bakır çinko alaşımıdır.
Her ne kadar alaşım da olsa oksitlendiğinde bakır oksit açığa çıkar, yani kalaysız kaptan yemek yiyenleri toplu olarak zehirlenmeye yetecek kadar güçlü bir maddedir.
Bu yüzden asidik özelliği olan bal gibi gıda maddeleriyle ile bağdaşması mümkün değildir.
Bu malzeme yerine paslanma özelliği olmayan, krom nikel malzemeden üretilmiş olanı veya krom kaplanmış olan kuş gözünü kullanın derim.
Pirinç…
Bu metal bu kadar tehlikeli mi?
Neden soruyorum?
Cevaba göre yazacağım… ![]()
Oksitlenmediği sürece hiçbir tehlikesi yok, bakır kabın da kırmızı renkte durduğunda hiçbir tehlikesi yok.
Oksitlenmeyi engellemek adına bu malzemeden üretilen kablar kalay veya kromla kaplanır.
Benim bahsettiğim, peteklerin uzun süreli kullanımında, balla temas eden pirincin oksitlenme riski var.
Eğer damgalama aparatıyla ilgili endişen varsa çekinmene gerek yok, oksitlenme yüksek ısıda ayrışıp malzeme yüzeyinden uzaklaşıyor
Çerçevede pirinç kuşgözlerinin kullanılmasının sakıncası var mıdır?
Balla temas etme ve oksitlenme ihtimali yüksek.
Tabi zehirleme etkisinin olabilmesi için yüksek miktarda oksitlenme olması gerekir.
Formik asit buharı ile prinç teması nasıl sonuç verir?
Tam can damarına bastın. ![]()
Formik asit veremedik zaten bu yıl… ![]()
Yahu baştan riskleri söylesenize…
Boyarım bende…
http://img163.imageshack.us/img163/9017/img8916j.jpg
Oksitlenme riski düşük pirinç pimlerim/pimlerimiz… Nam-ı diğer kuşgözü…
http://img18.imageshack.us/img18/4853/img8919w.jpg
Süper oluyor…
Gitar bile çaldım, depoda kendi kendime…
Birisi görse, bu ne yapıyor der…
Çerçeveyi gitar yapmış yaşlı - başlı adam… ![]()
http://img37.imageshack.us/img37/367/img8923k.jpg
Bir miktar denemek amaçlı taktık, dışarıda gümbür gümbür yağarken…
Yağmur yağdı ama oksitlenmedi… ![]()
Biz krom kaplayalım bunları bari… Ya da boyayalım gitsin.
Bu arada HB’ler nasıl olmuş Kenan abi.
Yazıyı okuyunca gidip kuş gözünü inceledim yanılma olmasın diye;
Bendeki kuşgözü evet dışı sarı ama içi demir, pirinç değil, herkes elindeki kuşgözünü incelesin derim.
Yani en ucuz kaplama çeşidi olan pirinçle kaplanmış.
Bu arada birde ölçtüm:
Kuşgözü dış çapı 2,5, kuşgözü delik çapı 2, boyu 4,5, şapka çapı 4, yani et kalınlığı 0,25 mm imiş.
Kalınlık 0,25 mm olunca adı teneke olur.
Çok yakmışsın.
Pürmüzü biraz kıs.
b biraz yuvarlak olmuş. ![]()