Eski bir kamyona kovanları monte etmek

50.000 lira kamyon + dorse + sistem alınacağına 250 kovan + arı alınsa, 250 kovan zaten vardı, etti 500.
Kovan başı 50 değilde 25 kg bal alınsa; 500 kovan * 25 kg bal = 12.500 kg bal yapmaz mı? Bu sonuca göre kamyon almaya değer mi?
Ruhsat + bakım + harç + yakıt + yıpranma payı + vergi üstüne vergi vs. hesaplanmadan…
Üstüne bir de aylarca evden uzakta olunacak olması kötü.

İyi hesap, 12500 kg bal x 10.00 TL =125000.00 TL.

Yarısını masrafa düş, evinde oturup keyfine bak.

Bu da, olaya farklı bir açıdan bakış.

Arıcı Ahmet abi, sende 600 koloniyi gezdirmek için uğraş dur. :smiley:

Bu hesap doğru hesaptır. Doğrudur ama gene de arıcıların kafasına yatacağını sanmıyorum. Siz pikniğe gidince nasıl bir hesap yaparsınız? Kırk gün taban eti, bir gün av eti… nasıl bir hesaptır? Arıcılık tedavisi olmayan bir hastalıktır, Allah şifa vermesin… diyen insanlar nasıl bir hesap yapar acaba?

Arıcılığın en ezgili en zor yanı kovanları taşımaktır. Taşıma sorunu çözülürse arıcılık daha kolay, daha zevkli olacaktır. Arıları taşıma sorununu çözmeyi aramak arıcılarımızın bir sevdasıdır. Bence arkadaşlarımız arayışlarına devam etmeli, sevdalarını yaşamalıdır. El elden, akıl akıldan üstündür. Bakarsınız birimizin aklına gelmeyen ötekinin aklına geliverir. Umulmadık taş baş yarar derler. Belki de birileri biryerlerde ardığını bulmuştur da bizim haberimiz yoktur.

Özet olarak, her hesap her konuya tıpatıp uymaz. Bence bardağın yarısı da doludur. Meseleye o gözle de bakmak gerekir.

Hesabımın doğruluğuna daha fazla inanıyorum.Karşı hesapların tutarsız olduğunu görüyorum.Sevgili Mehmet kardeşim 500 kovanı nereden cıkardın kamyonda zaten sistem hazır dışarıdan kovana ihtiyaç yok dorse zaten kamyondan farklı bir şey apayrı bir şey.Ruhsat vs nakliye parasından fazlamı tutar.4 nakliye nekadardır acaba?Mehmet şu 500 kovan bir kere gecti ya yazılarda söylemiyecektim lakin kamyonda 500 kovan güçü yaklaşık olarak doğru  :D hayır niye güldüm herkez gülecekte ondan ancak doğruluğuna inanın ayrıntı hesabını rahatlıkla verebilirim resim yüklemeye izin yok hem modern hem kullanışlı bir sistemi yükleyeçeğim.Ben banyo vc mutfak nerede diye sormanızı beklerdim?

Sn mustafa kemal alkoç bey

Kamyon veya dorse üzerine, nasıl yapılırsa yapılsın verim avantajının olduğunu ta baştan yazmıştım.

Seçeneklerden de, dorse üzerine kafa yorduğumu söylemiştim.

Dikkat edersen, Mehmet YILDIZ bey, gezginci arıcılıkla elde edilebilecek bal miktarının yarısıyla, evden uzaklaşmadan, evde kebap yaparken elde edilecek gelirin hesabını yapıyor.

Benim cevabımın ise, senin yazından alıntı yaparak yazılan o yazıya olduğunun farkındamısın acaba. ;D

Gencünal ağabi senin ve Ali varol ağabinin olumlu yazıları bana doğru yolda olduğumu gösterdi ben karşı yazılar derken gercekten karşı yazıları işaret ettim.

Bu sistemin yurt dışında da yurdumuzda da uygulanmış örneklerini görüyoruz.

Yurt dışı kaynaklı görüntülerde, kullanılan araçların görünümü oldukça harap durumda.

O ülkelerde bu araçlarla taşımalı sistem uygulanıyorsa muhakkak yasal dayanakları veya arıcılara sağlanan kolaylıkları vardır, araçları belki de dar bir bölgede dolaştırıyorlardır diye düşünüyorum.

Düşüncemize kaynak olarak, gezginci arıcılığın en uğraştırıcı faaliyeti olan indirme bindirme ve nakildeki güçlükleri baz alıyoruz.

Bir işe başlarken maaliyet hesabı yapmak elbette gerekir.

Getirisi götürüsünden çok olmamalı, eziyeti az olmalı.

Ordu’da yapılan Mobil Arıcılık Sisteminin ne olduğundan bahsetmiş olumsuz tarafını söylemiştim, bu söylem kendileri tarafından aktarılmıştır.

Parası çok olan, maaliyetini düşünmeden uygulamaya geçebilir.

Amaç para kazanmak ve harcadığın parayı kısa sürede geri kazanmak olunca ister istemez hesabımızı iyiyapmak zorunda kalıyoruz.

Bizim ülkemizde en büyük olumsuzluk, kara yolları kanunununda taşımalı arıcılıkla ilgili herhangi bir düzenlemenin olmaması.

Bu yüzden de, düşünülen projeleri, kara yolları trafik kanunlarına uydurmaktaki zorluklar bu işin önündeki en büyük olumsuzluğu teşkil ediyor.

Öncelikle cavabımda “50.000 lira kamyon + dorse + sistem alınacağına 250 kovan + arı alınsa, 250 kovan zaten vardı, etti 500.” yazmıştım.
Cümlem biraz düşük olmuş, “50.000 liraya” yazacağıma “50.000 lira” yazmışım ve tam anlatmak istediğimi anlatamadığımı fark ettim, umarım kusuruma bakmazsınız.

Sayın Mustafa Kemal Bey,
Biraz hesabımın üstünkörü olduğunun farkındayım, biraz daha detaya girmek daha faydalı olacaktır herhalde.
Ben işe teknik açıdan bakarak cevap yazdım. Duygusal olarak bakmak doğru olmaz. Çünkü zevkler ve renkler kesinlikle tartışılamaz! Tır sürmesini, evden uzaklarda olmayı, arılarla uğraşmayı vs. seven olur, sevmeyen olur. Tamamen zevk meselesidir.
İşe teknik açıdan bakarak cevap yazmak bence en doğrusudur.
Ben buna bakarım: Getiri - Götürü = Kar/Zarar

Sayın Mehmet Gençünal zaten benden önce neyi kastettiğimi yazmış. Siz hesabınızda; 50.000 kamyon + 50.000 kovan/arı + 10.000 arsa diye kaba bir hesap yapmıştınız. Ben de kamyon için ayırmış olduğunuz 50.000 lira ile; kamyon (veya tır + dorse) + kafes sistemi almayıp, bu 50.000 lira ile 250 kovan daha fazla alıp sizin hesaplamış olduğunuz 12.500 kg balın üretilebilirliğinden bahsetmek istemiştim.

Basit bir hesap yapalım ikimiz: Her ikimizinde 50.000 lira sermayesi ile 250 kovan/arı ve arsası var diyelim.
Siz 50.000 lira ile kamyon (veya tır + dorse) aldınız ben 50.000 lira ile 250 kovan/arı aldım.
Siz yıl sonunda kovan başı 50 kg bal ürettiniz. 250 kovan x 50 kg = 12.500 kg balınız var.
Benim ise yıl sonunda kovan başı 25 kg bal üreterek 500 kovan x 25 kg = 12.500 kg balım var.
Aynı geliri elde ettik. Şimdi giderlerde sıra.
Her ikimizinde kovan/arı giderlerimiz aynı olduğundan onları hesaba katmıyorum.
Benimkiler arsamda dururken maliyet çıkarmadılar. Ya sizinkiler?
Kamyon (yada tır + dorse) aldığınız için:
Bunun yıllık; aracın yıpranma/eskime payına + yakıtına + k2 belgesine + bakımına + sigortasına + kaskosuna + mt vergisine + muayenesine kaç para hesap ettiniz?
Kabaca bunlar size yıllık 10.000 lira civarına mal olur. Üstüne bile çıkabilir. (Yanlışım varsa düzeltin, doğru değerleri yazalım)
Sonuç olarak her yıl benden en az 10.000 lira daha az kar edeceksiniz demektir.
Benim sizden en az 10.000 lira daha fazla param olacağı için bu 10.000 lira ile 40-50 kovan daha alırım ve sermayemi her sene arttırırken siz bana göre yerinizde saymış olacaksınız.

Velev ki bende 250 kovan/arı ile sabit kaldım, kamyonum olmadığı için nakliye ile taşımak istedim diyelim. 4-5 defa arılarımı her birinde 500’er km taşıttığımı düşünürsek her bir nakliye için vereceğim yaklaşık 1.000 lira ile toplamda 5.000 lira civarı bir yıllık masrafım olur.
Sizin 10.000 lira civarı masrafınıza nazaran ben yine karda olurum.

Yeniliğe kapalı bir insan mıyım? Kesinlikle hayır! Ben de birçok (belkide bütün) arıcılar gibi yeni tasarımlar ve yeni yöntemler ile verimi arttırma taraftarıyım.
Ben de bu mobil sistem ile ilgili az da olsa bir araştırma yaptım ama ülkemizde kurtarmıyor kanaatindeyim.
Kurtarması için kovan başı 50 kg değil en az 80-100 kg bal almanız lazım ki deysin masraflarınıza + evden/sevdiklerinizden uzak kalmanıza.

Banyo, vc ve mutfak kolay iş. Siz kovan başı 100 kg bal üretebileceğinizden eminseniz sistem benden :wink:

Aklıma gelmişken söyliyeyim: Avrupa’da muhakkak örnekleri vardır. Ama onlar bizden çok avantajlı.
Biz 5.000-6.000 cm3’lük araçlara %84 ÖTV + %33 KDV öderken onlar bizim yarı fiyatına araç alıyorlar.
Biz 3 lt/lirayı geçen dizel yakıta para sayarken onlar 2 lt/lira veriyor.
Biz bürokrasi ile uğraşırken onlar atı alıp üsküdarı geçiyor.

Bürokrasi demişken bir iki karikatür paylaşarak hem ülkemizin bürokrasisinin nasıl işlediğinden değinmiş olalım hem de acınacak halimize az da olsa tebessüm edelim :wink: :smiley:

http://www.veyseldinler.com/resim/bürokrasi.jpg

http://www.penguen.com/content/Home/20060728.jpg

      Çevap sayfanıza bayıldım mehmet hem edebi hem edepli aslında yazılanların belkide tümü doğrudur bizler gerceği az zararla uygulamaya koymaya çalışıyoruz.Mehmet sistem benden diye not düşmüşsün mümkünse açıklamanı istiyorum.En ince ayrıntısına kadar lütfen.

Mehmet Yıldız arkadaşımız bu kadar yazıyı yazacak enerjiyle aslında sistemi kurardı. :smiley:

Bende bırakın bu tür araca yatırım yapmayı, bu tür bir aracı al kullan deseler düşünmem bile…

Arımı 3 katlı yapamadıktan sonra…

Ben hesabı bu araca sahip olmak isteyenlerden beklemiştim. Yazacaklarım vardı elbette.

Bu tür sistemler arıclığın uç örneklerindendir. Kendi adıma hiç uç örnekleri hedeflemedim, biraz realistim ne yapayım.

Mehmet Yıldız arkadaşımıza nasip olmuş hesapları kabaca vermek.

Bu sistemi yürütebilir hale gelmek için gereken ilk etapta çok büyük bir para.

Yıllık yürütme maliyeti de hiç az değil.

Zaten bu araca sahip olmak isteyenlerimizin şu anda 240 kolonisi de yok sanırım.

240 koloniye bakım yapabilecek güce ulaştığımızda merak etmeyin, arıyı taşımak çok kolay.

Bu konunun ilk başlarında yazmıştım tekrar yazayım. Arı taşımak çok kolay, yeter ki ekibiniz olsun.

Bizler olaya biraz daha gerçekçi bakmalıyız.

Bu sistemde nektar takibi yapılarak çok yüksek koloni başı verim mi bekliyoruz?

Böyle bir şeyin olması mümkün değil ülkemizde.

Büyük dekarlı kültür bitkileri ekimi yapılmıyor ki…

Bakın yurtdışındaki o kamyonlara binlerce dekar kültür bitkisi tarlalarının yanında.

Örnek vereyim sizlere…

Olay arıyı gezdirmek ise bizim ekibi takip edenler bilir. Arı gezdirmek bizim için boş arabaya sadece ipleri atmak kadar zor.

Haydi dediğimizde 10 kişi oluyoruz. Daha kendi kovanlarımızı ağız tadıyla taşıyamadık.

Kolonilerimizin nasıl yönetilmesi gerektiğini de takdir edersiniz ki iyi kötü biliriz.

Bölgemizdeki nektar alanlarını da artık iyi biliyoruz ama süre o kadar kısa ki.

Yetişmek mümkün değil. Bu yetişme olayını açıklamam lazım. Diyeceksiniz ki kamyon sistemi olsa başka nektar alanlarına gidebilirsiniz.

Diyelim sistemim var.

Bir koloniyi koy kamyona götür ballı bir yere… Bal verdi mi güzelce… Çok güzel.

Sonra… Balı güzelce vermiş bir koloniyi başka nektar alanına götürdüğünüzde balı toplayacak işçi arı nerede?

Merkez arılıkta yeni koloniler hazırla…

Kamyonla geri dön, arı takviyesi yap.

Bu kez çok daha uzağa götürmek gerekiyor.

Sistemin başında dursanız, merkez arılık ne olacak?

Yani tüm koloni varlığınızı kamyona yükleyecek haliniz yok. Zaten öyle yaparım diyorsak, hiç ama hiç düşünmeyin, direk sonuç hüsran.

Bu görüşlerimi üstelik, nektar akımı çok düşük bir bölgeden yazıyorum. Eğer daha uzun süre verimli bir yerde olsam bu konuya yazmam bile.

Yapın yapın der gülerim sonra.

Arıyı kamyona yükleyip, bir yere götürüp indirmek az kişi ile gerçekten çok zor. Bu zorluğu aşmak için kamyon almak mantıklı mıdır?

Nektar takibi yapmak fikrini de rahatça tartışırım, bu da bir yere kadar.

Polen takibi dediğinizde de yine yavrulu kolonilere ihtiyaç var.

Artık toparlayayım.

Bakalım bizim forumdan ilk kim yapacak?

Halil bey arınızı üç katlı yapabileceğiniz bir sisteme olumlumu bakıyorsunuz?

3 katlı arıyı da konvansiyonel olarak taşıyabiliyoruz. Bu sistemi nektar takibi amaçla kullanmam iktisadi olarak mümkün değil.

Ama zihnimde kışlatmada kullanmak üzere düşüncelerim var.

Ama bu konu emeklilikte kışlatmada yapılacak bir iş ve benim için risk azaltma tekniği…

Arılarımı koymayı planladığım yerin su basma riskine karşılık kış şartlarında boşta kalan traktör römorklarını kullanmak basitçe…

Ama nektar takibi için benim arılarım tek raunt boks yaparsa başarabiliyorlar nakavtı…

Çok raunt ile kesin nakavt olurlar o taşımalı sistemle.

Bir atasözümüz var:

“Kimse ayranım ekşi” demez.

Keşke, Gökay Tekinin arı kamyonunun olumlu olumsuz yanlarını bilseydik.

Keşke,Ordu Arıcılık Araştırma uygulaması hakkında daha ayrıntılı bilgimiz olsaydı. Bakım sırasında aşırı arı zayiatı her yerde her zaman olur. Ama azaltma yolları da bellidir. Oğula kaçmanın nedenleri de, önleme yolları da bellidir.

Birisi aynı kamyona 240 arı koyarken ötekiler neden 130 kovan koymuştur, keşke ayrıntıları bilebilseydik.

Bilgisayaramelesi adıyla yazan arkadaşımızın kamyonu ve aldığı sonuçlar hakkında bilgimiz olsaydı…

Bu işin iyi yanlarını anlatması kolay. Hele hele uygulamadan herşey çok güzeldir. Olumsuz yanlarını sadece uygulayanlar bilebilir. Onlar ortaya çıkıp “ayranım ekşi” diyebilselerdi. Çalışma alanımız dar. Kovanları bakarken şu sebepten çok arı zayiatı oluyor, … Böyleyken böyle, ben yandım siz yanmayın diyebilselerdi…

Belki de “denenmişi denemek pişmanlık verir” derdik.

Denemeden iyidir ya da kötüdür demek doğru olmaz. En azından erken ve eksik olur.

Mehmet Bey ve Halil Beyin hesapları da doğrudur. Kendi açılarından. Bu kadar masrafa değer mi? Hesap ortada. Tamam, bardağın yarısı boştur.

Basra arkadaşımız bir römorkun maliyetini açıkladı. 1000 lira. Bu da doğrudur. Demek ki demokrasilerde çözüm tükenmez.

Benim düşüncem, Bizim çevremizde ekibi olan arıcılar, yılda en azından dört - beş kere yer değiştirirler. Narinciye, yonca, yayla, çam, kışlak… Yalnız olanlar iki kere yer değiştirirler. Sahilden yaylaya, yayladan sahile. Nedeni taşıma zorluğu. Taşıma kolaylığı olsa onlarda 4 hatta 6 kere yer değiştirirler.

Kültür bitkilerinin olması verimliliği artırır. Buradaki konumuz o değil, kaynaklar aynı iken taşımayı kolaylaştırmak.

Peki yokmu taşımanın bir kolay yolu?

İşte onu arıyoruz.

Taşıma kolaylığı olursa arıcılık daha verimli, daha kolay, daha keyifli olacak.

Önümüzde birkaç deneme var.Bunların olumlu olumsuz yanlarını tam bilmiyoruz. Bildiğimiz sadece şu, Taşıma zordur, bu zorluğundan dolayı bazı arıcılarımıztaşıma işini en aza indiriyor. Oysa taşıma nın da kolay yolu var. Hesap ortada. Bardağın yarısı dolu.

Aynı konuda iki tane doğru? Nerden baktığımıza bakar.

Yurt dışında uygulamaları var. Yurt içinde de var. Bildiklerimiz var, bilmediklerimiz de var.

Yapmamız geken vazgeçmek değil, bilmediklerimizi araştırmak, çözüm yollarını aramak olmalıdır.

250 arıyı bir kaç kişi ile yükleyip, gittiğiniz yerde indirmek ve amiyane tabiriyle ot ocak olmayan yerde 1 aya yakın bir zaman kalmak, kelimenin tam anlamıyla çile oluyor.

7-8 kişi ile mitsubishi kamyoncuğa 60-70 arı yüklemek çok sorun olmuyor. Fakat 3-4 kişi ile çift dingilli bir kamyona 250 arı ve diğer malzemeleri yüklemek epey sıkıntılı oluyor, ikisini de tecrübe ettik.

Biz Trakya’ya İstanbul’dan arı götürüyoruz, akşama evimize geri dönüyoruz. Hasat zamanı en fazla 1-2 gece çadırda kalıyoruz.

Bu imkanı olmayan, akşama evine dönemeyen arıcılar için arazi şartları, gözlemleyebildiğimiz kadarıyla oldukça çileli oluyor.

Taşıma imkanlarını kolaylaştıran, arıcının arazide kalış şartlarını daha konforlu hale getiren bir sistem, bir arıcılık modeli nasıl olabilir?

Bunu enine boyuna tartışmak, çözüm önerilerinde bulunmak lazım.

Benim şimdiye kadar yazılanlardan ve yaşanmış bazı tecrübelerden edindiğim bir izleninim var.

Yılda 3-4 kere arı taşımak için kendi kamyonuna sahip olma fikri, ülkemiz şartları açısından düşünüldüğünde, çok verimli değil.

Çünkü bir araca sahip olmanın masrafları çok fazla. Bazı ülkeler bu açıdan bizden şanslı, araca sahip olmanın maliyeti küçük.

Mehmet Gencünal abimizin önerdiği, dorse üzeri bir sistem belki daha makul olabilir.

iyi akşamlar tıraktörün arkasına romak takınca E sınıfı ehliyet istiyor


http://img42.imageshack.us/img42/5161/trucktrailer.jpg

Uploaded with ImageShack.us

Resimdekine benzer şekilde, Pickupa tır dorsesi çektirmekte mantıklı gibi görülüyor.

İllaki taşımalı arıcılık yapmak isteyenlere bir alternatif.

Bu arada foruma ilk resim yükleme deneyimim. ::slight_smile:

Traktör arkasına römork için “E” istiyorlarsa eğer bizim köydekilerin hepsinin “E” sınıfı ehliyeti var hemşerim.

Ayrıca “E” için alt yaş sınırı da var ama askerden gelen benim yaşım tutmaz traktöre dese…

Emin misin böyle olduğundan?

Camgöz bey bu "E"sınıfı ehliyet yerine acaba "F"sınıfı ehliyet mi demek istediniz! 2918 Sayılı K.Y.T.K kanunu gereğince değişik madde uyarınca artık traktörler yalnız başına kullanıldığında "B,C,E,D"sınıfı sürücü belgesiyle de kullanılabiliyor ancak römork takınca "F"sınıfı sürücü belgesine ihtiyaç var.

Bu cümlemdeki kastım; eğer ki siz kovan başı 100 kg bal elde edebileceğinize inanıyorsanız benim bu tır + dorse + kafes sistemini yapmaya hazır olduğumdur. Ama bunu biraz uç nokta olarak gördüğüm için çok zor olur diye tahmin ediyorum. Bir dorseye 100-150 duble kovan ancak sığabilir (çift taraflı olarak). Çift dorse ile bu sayı 250’yi ancak geçebilir veya daha farklı bir yerleşim düzeni ile bu sayı daha da arttırılabilir. Örnekleri internette mevcut.

MAS sisteminde (http://www.aricilik.gov.tr/dergi/2/30_31.pdf) 130 kovan ile kovan başı 40 kg bal ancak üretilebilmiş. Ve Ali Varol Bey’in dediği gibi yeterli bilgi paylaşmamışlar. Kovan başı 40 kg bal üretimi, 100 kg’a çıkartılabilinirse ancak değer diye düşünüyorum.
Bu da uç bir nokta. Hazır denenmiş olan Mobil Arıcılık Sistemi’nde 5153 kg bal üretilebilmiş. Bu balın kg’ı 10 liradan bile satılsa 51.530 lira getiri yapar. Götürüleri Türkiye şartlarında çok olduğu için pek karlı gibi gözükmüyor benim için :frowning: Nakliye şirketleri ile taşıtmak daha mantıklı bence (maliyet açısından). Küçük sistemler için bir kamyonet olabilir arkadaşların da bahsetiği gibi. Daha makul olur.

Daha az maliyetli ve daha fazla getirili sistemler bulmak gerek ;D

Pick Up olarak Ford Super Duty olursa dorse çekilebilir ama diğer Pick Up’lar biraz güçsüz kalabilir.

http://media.ford.com/images/10031/press/presskit_10_SuperDuty.jpg

   Mehmet sunduğun MAS hakkındaki bilgileri dergidenmi öğrendin tam adı ve bulma imkanını yazarmısın?Yine güzel bir renkli sayfa olmuş seni tebrik ediyorum.Proje benden sözünüze şahsi katkılarınızı bekliyorum.Düşünçelerime katkın büyük çizgiyi biraz daha büyüttüğümü söyleyebilirim.