biraz önce muhsin doğaroğlu hocamızın konferansını izledim erken ilkbaharda arıya sakın kek vermeyin diyor bu arının ölüm fermanıdır diyor biz şubat sonlarında arılara kek veriyorduk çünkü şurubu arılar almakta zorlanıyor ve şurup ekşiyor birde kekin içine sakın polen koymayın diyor polen arının barsaklarında birikir pisleyemez diyor poleni pudra şekeri ile karıştırıp nemlendirin hamur kıvamında verin diyor bu şekilde verirsek arıya zarar vermezmi çoğu arıcı arkadaş bloğunda erken baharda kek verdiğini yazmış ne dersiniz teşk. ???
Selamlar,
Bir blogda erken baharda stokları tükenmiş arıya sadece 1:1 su:bal karışımı verilebileceğini okumuştum. Ne kadar doğrudur bilemiyorum…
Saygılar…
Arıların beslemesi konusu en çok tartışılan konuların başında geliyor.
Muhsin hocamızın bu konudaki katkılarını görmezden gelmek mümkün değil.
Bilimadamlığı yanında uzun yıllar uygulamalı olarak yaptığı arıcılık sayesinde birçok konuda bizlere ışık tutmaktadır.
Anti-bilimsel çevrelerce bizlere önerdiği bazı uygulamalar konusunda eleştiriler alması ise çok düşündürücüdür.
Muhsin hocanın erken ilkbahar diye bahsettiği dönemin ne zaman olduğu ve bölgelere göre değiştiği konusunda bir kere tespitimizi yapmakta fayda var.
Arının uçamadığı zamanlarda baharda verilecek kekin arıyı uçuşa zorlayacağı yönünde görüşler var ki bu durum gerçekleştiğinde düşük ısılarda felç olan arıların kovana dönememesi sonucu ile karşılaşılır.
Ayrıca keke katılan polenleri tüketen arıların temizlik uçuşu yapmaları gerekir ki bu durumda yukarıdaki sendromla sonuçlanır. Temizlik uçuşuna çıkamadığında ise hocamızın bahsettiği gibi birikmelerin getirdiği kötü sonuçlar görülebilir.
Aslında en önemli konu baharda verilecek kekten önce kışın stoğu olmayan kolonilere kek verilmesidir. Sonbaharda stok yaptırmak koyu sıvı besleme ile yapmak çok kolay iken arılara bu şekilde eziyet edilmektedir. Unutulmamalıdır ki kek stoklama materyali değildir. İdare etsin işte kıyı kıyı materyalidir.
Baharda poleni arıya vermek için taze olarak derin dondurucuda saklamak lazım ki poleni satmak için bile bugünlerde bulamıyoruz ki taze olarak bir de arıya verelim. Kusura bakmasınlar toplayıp, stoklasaydılar.
Stoklamadılar ise zaten yavruya geç başlayacaklar demektir. Doğada polen olmadıktan sonra yavruyu zaten hızlandırmaz…
Erken baharda sadece teşvik beslemesi kapsamında besleme yapılır.
Koyu sıvı şurup hazırlanıp, az miktarda sık sık verilmesi en uygun metot olabilir. Ancak arıları baharda bizler gibi biraz uzağa götürenler ne yapacak?
Arıya hergün ulaşabiliyor olsak baharda az az ılık ılık koyu sıvıyı verin bakalım…
Ama biz ne yapıyoruz?
Zaten haftada bir gidiyoruz, gittiğimiz vadide hava sıcaklıkları yüksek olduğğundan arının uçuş ile ilgili bir sıkıntısı yok.
Gittiğimiz gün besleme kutusunu dolduruyoruz. Güçlü arılar 1 günde indiriyor, zayıflar ise 2 günü buluyor.
Sıvıyı yavru alanının yanına yayıyor ve kıyı kıyı kullanıyor.
Ancak biz geride kalan 4-5 gün tırtıklasın diye bölme tahtası dışına da kek veriyoruz.
Ancak hergün ulaşabilsek kek vermeyi hiç düşünmeyiz bile…
1 su bardağı (2 şeker / 1 su şeklinde hazırlanmış) şurubu ılık ılık vermenin, faydasını nasıl anlatsak acaba…
Ancak stok tamamlatmak için kek verme konusu artık mazide kaldı.
Baharda yavrulama hızlanması ile tükenecek stoklarında devamlı kontrol altına alınarak, gerektiğinde sıvı teşvik besleme miktarı arttırılarak çözümlenebilir.
kesinlikle katılıyorum.
Arıların yanına her gün gidebilsek zaten kek vermeyiz. ben bal stokları iyi olduğu halde dün kek verdim arılara. bölgemiz itibari ile artık haftada bir iki gün arılar uçuşa çıkabileceklerdir (çıkıyorlar da dün çok iyi uçuş vardı). durumları ise bir kovan ana kaybetmiş biride yeni yumurtlamaya başlamış (bir kaç kapalı vardı) diğerleri genelde iyi. keki de yumurtlama hızlandığında sıcak havalarda arı stoğu tüketirse diye bıraktım oyalansınlar. bir arkadaşımın 10 adet kovanı gitmiş sırf erken yumurtlama ve bal kalmaması nedeniyle. ayrıca evet şurup versek iyi ancak veremeyenler için (kekin yanında bal stoğu da olmalı) kek yine bir çözüm olduğunu düşünüyorum.
Kuluçkalıktan bal alınmadığı taktirde ilk baharda bal stokun biteceğini zannetmiyorum. Ayrıca ilk baharda yapılan teşvik beslemesinin amacı nedir? Ana arının yumurtlamasını sağlamak kı? yoksa verilen 2 şeker 1 sudan yapılan şurubu stoklatmak mı? Ben Sonbaharda beslemeyi 2 şeker 1 su, İlk baharda ise 1 şeker 2 su olarak yapıyorum.
Kuluçkalıktan balı almadık. Arı sonbaharda yavru alanına güzelce yavrusunu yaptı. Sonra yavrular çıktı.
Salkımı da bu kemeri az ballı bölgeye yaptı. Karakış tepesine bindi ve açlık ölümü.
Kovanda bal varlığından daha ziyade balın doğru yerde olması önemli değil midir?
Salkımın hemen yanında bal olmadıktan sonra duvar çerçeveleri full olsa da arı ölüyor.
Sıvı besleme konusunda da ilkbahar-sonbahar oranlaması konusunda net ifadeler vermemek lazım.
İlkbaharda 2 su-1 şeker… İlkbaharın hangi döneminde…
Sonbaharda 2 şeker-1 su… Sonbaharın hangi döneminde…
İlkbaharda stok yaptırmaya gerek var mı ayrıca…
Kara kış tepesine binmeden önce keki tepesine indirirsek açlık ölümü olurmu?
İlkbahar beslemesinde stoka gerek olmadığını düşündüğüm için 2 su 1 şeker diyorum. Ayrıca ilkbaharda stok yaptırmanın da gerekli ve doğru olmadığını dùşünüyorum
2 su / 1 şeker şeklinde yapılan sıvı besleme yerel deyimle çok duru oluyor. 1/1 ölçekli yapılmasının daha uygun olduğu bir çok arıcının tecrübesiyle sabit.
Kek ile açlık ölümüne zayıf kolonilerde çare bulmak çok zordur.
Besleme konusu engin bir deniz. Burayı herkesin okuduğu da bilinen bir gerçek. Ben genelleme yapmak istersem,
Yavru yaptırmak için sonbaharda 1 şeker / 1 su
Stok yaptırmak için sonbaharda 2 şeker / 1 su
Arıya erken ilkbaharda yumurtlama faaliyerlerine başlamayı teşvik için (ister yap ister yapma) 2 şeker / 1 su
Normal ilkbahar geliğinde 1 şeker / 1 su
Benim uygulamam ve tavsiyem bu yöndedir. Ama yukarıdaki her satır için rahatlıkla bir kitap yazılabilir düşüncesindeyim.
Benim söylemek istediğim de bu zaten stok yaptırmak için 2 şeker 1 su (geç sonbaharda), yumurta teşviki için 1 şeker 2 su (erken ilkbaharda).
Kış tepesine bindi ise ve koloni zayıf ise maalesef
Bu dediğinizin arıda ishal yapma riski var. Bence bir kez daha düşünün…
Merhaba arkadaşlar. Daha önce forumda arıları kışlatma ile ilgili konularda bilgi edinmek için sorularım oldu. Şimdi de bahar beslemeleri ile ilgili sorularım olacak. Yer Malatya’nın Arakgir ilçesi. Arıların bulunduğu bölgenin ısı ortalaması Malatya’nın ısı ortalaması ile hemen hemen aynıdır. Burada sürkli malzeme aldığım ve bilgi edindiğim bir arıcı var.O diyor ki arılara kek ver artık zamanı geldi.Yalnız tanıdık eski bir arıcı da daha erken eğer kek verirsen arılar dışarı çıkar ve ölürler diyor. Onun için mart ayının başını bekle diyor. Arılar güneşli havalarda girip çıkıyorlardı. Yalnz kovanın içini göremedim. Bu hafta sonu gidip arıların bal durumlarına bir bakacağım.Forumda da okuduğum kadarı ile bu sıralarda kek verilmesi pek iyi karşılanmıyor.Bu konuda daha geniş bilgi verirseniz sevinirim. Şimdiden teşekkürler.
Hem Sn. Hakan Turan bey hem de ben 2 su / 1 şeker oranı için karşı görüş belirttik birkaç kez ama Sn. Malkoç22 ısrar ediyorsa, bizler ne yapabiliriz ki?
Siz nasıl takdir ediyorsanız, o şekilde veriniz.
Katı besleme konusunda forumda pek iyi karşılanmadığı durumları genellememek lazım. Sonbaharda sıvı stok beslemesi yapılmamış bir koloniye kış stokunu tamamlasın diye kek verilmesini doğru karşılamıyoruz sanırım.
Ancak az az yavruya başlamış, bugünlerde üst besleme kutusundan kek verilebileceğini hatta biz verdiğimizi paylaşıyoruz zaman zaman.
Yavruya geçen koloniler stoklarından az tüketmeleri için bu uygulama yapılıyor hem de yavru teşviği anlamında da faydası oluyor.
Neden üst besleme kutusundan veriyoruz?
Arılar salkımda iken keke çıkmıyorlar. Salkım dağıldığında ve uçuş yapabilme durumu olduğunda keke çıkıyorlar. Arının kek yediği için dışarı çıkması gibi bir durum olmaz.
Arının keki yiyebilmesi için suya ihtiyacı yok mu?
Israr etmiyorum, bu zamana kadar bu şekilde besleme yaptım ve bir yan etkisini görmedim.
En önemlisi ise Kuluçkalıktan bal alacaksak, aldığımız balın ŞEKERSİZ BAL olmasını istiyorsak ilk baharda yapılan beslemede stok yaptırmamak gerektiğini düşünüyorum.
arkadaşlar düşünce görüşleriniz için teşekkürler.işte cevap soruda zaten elbette keki yiyen arı su için uçuşta ziyan oluyor.bukadar basit.saygılarımla
Arkadaşlar. Sonbahar beslemesini sağlam yap (Tercihim invert) Nisan 15’ e kadar çekme kaygı. Kışın kek vermekmi… Birdaha düşünün.
Aslında daha öncede duymuştum arıya kışın kek verilmeyeceğini ama gözle görmeyince inanmak istemedim oda bir tecrübe ya 31.01.2010 günü hava güneşliydi. aç tım kovanları fazla kurcalamadan kovan başına 2ila 3 çıta yumurta var. haliyle bal da azalmış. Selahattin Hocamı (BALLI BABA) aradım
- arılarda bol kemeri yetersiz sadece arka bölümde var. şurup veya kek vereyim mi dedim
Selahattin hoca:boş ver. verme dedi. daha zarar verirsin dedi
Bügün işten izin aldım arılığa gittim bir de ne göreyim iki tane kovan da çalışma var hava sıcaklığı 2 derece kar yağıyor şaşırdım kaldım. Hemen aradım selahattin hocamı
hocam arılar dışarı çıkıyor sıcaklık 2 derece sebebi nedir.
sen kek verdin değil mi? dedi
Verdim.
suya çıkıyorlar dedi.
ne olacak?
yarısı ölecek yarısı kovana dönecek dedi.
peki hocam ne yapmam lazım?
kavan giriş kısmına tahta koy karanlık olduğunu zannederler çıkmazler dedi.
hemen dediğini yaptım.
hee birde şöyle dedi: BİR NUSUBET BİN NASİHATTAN İYİDİR
Kekin nerede ve ne zaman verildiği konusu çok önemli Kenan abi…
Keki bizler arıya yavruya başladıktan sonra üst besleme kutusunun ara bölmesini kaldırarak besleme kutusundan üstten veriyoruz.
Salkımdaki arının kutuya çıkmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Kutuya çıkıyorsa, uçuşa da çıkabiliyor.
Ayrıca güçlü koloniler uçuşa müsait olmasa da keki besleme kutusundan alabiliyorlar. Bunun için gerekli suyu uçarak mı yoksa kovan içi nemden mi karşılıyorlar bunu da kış aylarında çok iyi gözlem yapamadığımız için söylemek zor.
Kek olayını, “Kek yemesi için su lazım ve bunun için uçması lazım ve soğuk havada çıkan arı geri dönemez ve bu yüzden kek verilmemelidir” şeklinde bağlamamak lazım ayrıca.
Keki ne zaman, hangi içerikle, hangi materyallerle verileceği çok önemli…
Hemen çerçeve üzerine verilen kek ile üst besleme kutusunda verilen kek aynı olabilir mi?
Sonbahar stok beslemesi konusunda yapılan hataları telafi etmek için kek kullanılmasına da zaten sıcak bakmak mümkün değil.
Kek zamanlaması erken ilkbaharda ve bu yıl olduğu gibi kış ortasında yavruya giren kolonilerin stoklarını daha kontrollü tüketmeleri için verilen bir takviye olarak değerlendirmek lazım.
Kek vermek koloniyi yumurtlamaya sevk eden bir ortamda yaratıyor. O yüzden soğuk havada salkımda olduklarında keki ulaşamayacakları yerde bulundurmak daha makul görünüyor.
Sn. avar38’in sonbahar beslemesinde tercih ettiği inverti nasıl elde ettiğini de ve neden tercih ettiğini de anlatması gerekir sanırım.
Israr etmiyorum, bu zamana kadar bu şekilde besleme yaptım ve bir yan etkisini görmedim.
En önemlisi ise Kuluçkalıktan bal alacaksak, aldığımız balın ŞEKERSİZ BAL olmasını istiyorsak ilk baharda yapılan beslemede stok yaptırmamak gerektiğini düşünüyorum.
Gözden kaçırdığımız nokta veya bazen hepimizin yaptığı gibi kilitlendiğimiz nokta şurası sanırım.
2 su / 1 şeker verilince stok olmuyor, 1 su / 1 şeker verilince stok mu oluyor?
Doğadan arıların topladığı bal özünün kıvamının 1 su / 1 şeker kıvamında olduğu ve bu orandaki sıvının yavru beslemede kullanılan kıvamda olduğu birçok kez belirtiliyor.
Sizin verdiğiniz çok sulu sıvı besini yavruya vermek üzere belki de göze serpiştirip, suyunu uçuruyor ve yavruya veriyor. Bunu gözlemlediniz mi?
Şerbet verdiğiniz akşamın hemen sabahında birkaç koloniyi kontrol ederseniz, belki de dağınık biçimde sıvının gözlere dağıtılmış olduğunu görebilirsiniz.
Sn. Kdz. Ereğli’ye…
Diyelim kek vermediniz?
Sizin kolonilerdeki yavru durumunu görüp, hepimiz maşallahı çektik.
Yavru üst düzeyde…
Açık balda bitti…
Kapalı gözü açacak ve bu balı sulandıracak.
Bu durumda ne lazım?
Yani uçuş ihtiyacı varsa arı uçuyor.
Bu su ihtiyacı olduğu kadar, dışkılama ve hatta ırksal bir durum da oluyor.
Bazı ırklar taş gibi salkımdayken, yerli ırklar uçuş yapıyorlar.
Siz keki üst besleme kutusuna alın ve bu sendromu aşmaya çalışın.
(Sen yine de Selahattin hocayı dinle… O ne derse onu yap. Biz ne desek boş, o bölgenin durumunu en iyi bilenlerdendir kendisi :))