İNVERT ŞURUP NEDİR?

Murat abi, ilgili şurup hesabını ben yaparım bilirsin… :slight_smile:

Ancak o sıvı besleme ürününün kalori miktarı bizim hazırlayacağımız şuruptan çok yüksek, daha koyu ve pastörize… (Kalori konusundan pek anlamam ama bu konuda bilgilendirildim, ikna oldum gibi davranıyorum…)

Üstelik şurup hazırlanması için bugünlerde kuru odun bulmak…

LPG ile yapılsa direk zarar yazar. :slight_smile:

Ana arı kutuları için bende kolayına kaçıverdim bakalım…

Gelsin de görürüz durumu…

             Halil Bey,Yanıtınız için teşekkür ederim.Dostluk,arkadaşlık ve bilgi paylaşımının üst düzeyde olduğu bu site,arıcılığını geliştirmek isteyen benim gibi yeni arıcılar için bulunmaz bir kaynak.Nasıl bir kovan yapsam bölümünden esinlenerek strafor ve tahta karışımı bir kovan yaptım yakında tamamen bitecek.Resimlerini koyar olumlu ve olumsuz yönlerini yapılacak eleştirilerle öğrenme fırsatım olur.Hobi olarak yapmaya çalışıyorum fakat baktım ki 60 kovan oluvermiş.Şurubun içine limon sıkmamız biraz da hobicilikten kaynaklanıyor.Bazen tuhaf sorularım da oluyor ama inanın ki samimiyetten.Biliyorum ki işin ustası arkadaşlar gülüp geçiyordur.Bizim buralarda soruna (doğru)cevap verecek arıcı bulamazsın.Bilgileri çok kıymetli ki kendilerine saklıyorlar.Hoşça kalın.

Özcan Bey,

Arıcılıkla ilgili yüzlerce farklı bilgi, tecrübe ve inanış var.

Bizim amacımız, bilimsel verilere dayanarak doğruluğu kanıtlanmış bilginin yaygınlaşması ve arıcı arkadaşlarımızın uygulamalarındaki sebep sonuç ilişkilerini bilmeleri.

Başarılı bir arıcılık yapabilmek için, arının yaşam döngüsünü, kovan içindeki olayları, arının besin ihtiyacı ve beslenme rejimini bilmemiz gerekiyor.

Örneğin, şerbete limon sıkıldığında bizim bilmediğimiz bir faydası da olabilir.

Limonu sıkan arkadaşımız, bilimsel araştırma sonuçlarından faydalanarak, bu limonun arı beslemesine faydalı olduğunu savunabilirse, bu bilgiyi de doğru olarak kabul ederiz.

Fakat, ülkemizde ve dünyada arıcılıkla ilgili bir çok bilgi kulaktan kulağa yayılıyor.

Arıya hiç bir faydası olmayan ya da çok kullanıldığında zararlı bile olabilen gıdaları, arıcılar çok faydalı zannedip verebiliyor.

Tabi bu tür bilgiler ve tartışmaları da sadece ülkemiz arıcıları yapıyor zannetmeyin.

Bir ara uluslararası bir forumu takip ediyordum.

Ülkelere göre farklı bilgi ve inanışlar var. Değişik ülke arıcıları kıran kırana tartışıyorlar.

Mesela İngiliz arıcılarla Finlandiyalı bir arıcının sonbahar beslemesi ve kışa hazırlık konusunda çok sert tartışmaları vardı.

İngilizler şuruba, limon, tartarik asit, elma sirkesi gibi maddelerin katılmasının gerektiğini söylüyordu.

Ayrıca kovanların üzerinden, kış boyu insan kafası büyüklüğündeki fondon şekeri eksik etmiyorlardı.

Koydukları fotoğrafları görünce epey şaşırmıştım.

Finlandiyalı arıcı ise buna şiddetle itiraz ediyordu.

Kışlatmayı benden daha iyi bilemezsiniz çünkü bizim kışımız 8 ay sürüyor ve arımız en az 6 ay kapalı kalıyor diyordu.

Kışa girmeden koyu şurupla yoğun besleme yapıyorum, içine birşey katmıyorum, kışın da kesinlikle arıya birşey vermiyorum ve arılarım sorunsuz bahara çıkıyor yazıyordu.

Hatta Finlandiyalı İngilizlerle yaptığı tartışmalar sonucunda epey sinirlendi. Sizin gibi masal-efsane arıcılığı yapanlarla tartışmam deyip forumu terketmişti.

Bizim de amacımız, bildiğimiz herşeyi tartışıp eteğimizdeki taşları döküp, bilgiyi doğru rayına oturtabilmek.

         Teşekkür ederim Murat bey.Şu anda muhasebeciliğin yanında arıcılığı öğrenmeye çalıştığımdan yeterince gözlemleme yapamıyorum.Birkaç sene sonra emekliliğimi ilan edip arılarımla başbaşa kalmayı düşünüyorum.Belki o zamana kadar biraz daha birşeyler öğrenebilirim.İyi akşamlar.

Arıların bir canlı olduğunu, bazen aklımızdan çıkarıyoruz heralde. Bunu şu açıdan söylüyorum. Arılarla ilgili bir çok uygulama tartışılıyor, kimine göre bir başkasının uygulaması sakıncalıymış gibi değerlendirilebiliyor. Şu anki invert şurup uygulamasında olduğu gibi. Her iki görüş sahipleride kendi düşüncelerinden pek taviz vermek istemiyor. Sonuçta Arı bir canlı organizma. Kendi türünde değişik ırklara sahip değişik gen yapılarına sahip bir canlı. Yapılan uygulamalar her arı kolonisi için zaman, mekan ve şartlara göre değişiklik arz edebilir. Bu yüzden sahip olduğumuz arıyı çok iyi tanımamız lazım geliyor heralde. Yapılacak uygulamaların bilimselliği çok önem arzediyor. Fakat bilimsel olgularında zaman geliyor, yanlış olduğu sonucuna varılıyor. Demek istediğim Arı ile uğraşmak en az insanla uğraşmak kadar zor. Allah yardımcımız olsun. Bu forum amacımız en doğruyu bulmak olmalı. Tartışmalar kırıcı olmamalı. tabiki bu benim acizane fikrim. Doğru bilgiler paylaşmak dileğiyle tüm arı sever dostlarıma selam ve saygılarımla. Kalın sağlıcakla.

 İskandinav  ülkeleri  kışı koyu  şurupla  besliyor , geçiriyorlar  ise ; Bizler  demekki  arıyı  (Sonbahar - Kış ın ilk ayları ) boşu  boşuna  kekliyoruz.

Kek kilosu 5 tl , Şeker kilosu 2,20.- tl . Birde arı keki alması için işçiliği cabası , Eylül -Ekim de koyu besleme yaptım.
Ekim -Kasım 1/2 kilo iki defada kek verdim (T:1 Kğ) Seneye mi …? keki kesinlikle kullanmıyacağım.

Koyu şuruplu besleme , Bu şekilde besleme yapan arıcı kardeşlerimiz de var , kekle besleme yapmıyorlar sitelerden de okuyoruz. Bilğiyi doğru rayına oturtabilsek keşke…!

Sayın Mustafa Turgut,

Kişisel gözleme dayalı bilgi her zaman tartışmaya açıktır. Çünkü o sonucu oluşturan 50 ayrı faktörden birisi değiştiği zaman, sonuç da değişik olur.

Kişisel gözlemle sonuca varmaya çalıştığımız zaman, bütün faktörleri dikkate alıp ölçemeyeceğimiz için, herkesin sonucu birbirinden farklı olur.

Fakat bilimsel çalışmalar belli bir metodolojiye uygun yapıldığı için, sonuçlarda sapmalar daha az olur.

En azından sonuca etki eden faktörler önceden dikkate alınır ve aynı konuda yapılan bütün çalışmalarda faktörler eşitlenmeye çalışılır.

İnvert şurup konusunda 2 ayrı tartışma var.

BİRİNCİ TARTIŞMA

Arı yemi illaki invert yani parçalanmış şeker mi olmalıdır?

Buna kişisel gözlemlerimize bakarak karar veremeyiz. Hiç bir arıcının da laboratuvarı ya da deneysel araştırma yapabileceği bir ortamı yok.

Bu konuda bir sonuca ulaşabilmek için, arıcılık araştırma kurumlarının yapmış oldukları çalışmalara bakacağız.

Alman arıcılık enstitüsünün bir araştırmasının çevirisi İsmail Taşer arkadaşımızın blogunda aşağıdaki linkte var.

http://kenbiloglu.blogspot.com/2009/03/seker-surubu-ile-apifondaapiinvert-ve.html

Yedi yıl boyunca 39 değişik yerde yapılan çalışmalar göstermiştirki ; fabrikasyon yada el yapımı üretilen yemler maltoz ağırlıklı şurup ve invert tarzı şuruplar (APIFONDA,APIINVERT v.b) şeker şurubu ile mukayese edildiğinde ne pozitif ne de negatif etki farkı görülmüştür.

Görüldüğü gibi 7 yıl sonunda farklı ticari invert şuruplarla normal şurup arasında negatif ya da pozitif bir fark göremedik diyor.

Sonuçta hazır şurup ya da kendi yapacağınız şurup iyidir sorusunun çok net bir cevabı yok.

Soran arkadaşlarımıza, hangisi kolayınıza geliyorsa onu verin diyoruz.

İKİNCİ TARTIŞMA (Dananın Kuyruğunun Koptuğu Tartışma)

Tartarik Asit ile birlikte yüksek ısıya tabi tutulan şurup arılar için daha mı faydalıdır?

Bütün dünya literatüründe, bilimsel yayınlarda, makalelerde, kitaplarda, araştırma enstitülerinin bildirilerinde, arıya verilecek şerbetle ilgili ortak bir cümle var.

ARIYA VERİLECEK OLAN ŞERBETİ KAYNATMAYIN

Şimdi birileri, 1950’li yıllarda dünya arıcılığında moda olmuş ve sonradan sakıncaları anlaşıldığı için vazgeçilmiş, asit ile şekeri yüksek ısıda kaynatma usulünü, arıcılıkta yeni bir şeymiş gibi ortaya atınca, ister istemez tartışmanın dozu sertleşiyor.

Asit ile şeker kaynatıldığında arı üzerinde ne tür etkileri vardır sorusunun cevabı 1970’li yıllarda, İngiltere’de ve Avusturya’da üniversite düzeyinde yapılan araştırmalara konu olmuş.

Net bir şekilde, asit ve yüksek ısıya tutulmuş şekerlerin, laboratuvar ortamında, normal şerbete göre arı ömrünü kısalttığı bulunmuş.

Şimdi bazı arkadaşlarımız asit ile şekeri kaynatıp arısına veriyor ve önünde resim çekilerek, bakın invert verdik arı ölmedi diyor.

Okuma alışkanlığı olmayan, bilimsel kaynakları okumaktan imtina eden, okumaya kalksa bile canı sıkılıp ilk paragraftan sonra vazgeçen arkadaşlarla tartışıyor olmaktan kaynaklanan bir sıkıntımız var.

Hiç bir araştırma, arınıza asit ile kaynatılmış şerbet verirseniz, hepsi ölür sapır sapır kovan önüne dökülür demiyor.

Arının ömrü kısalır diyor.

Ortalama 45 günlük arı ömrü sizin verdiğiniz besinden dolayı 42 güne düşüyorsa, bu kayıp değil de nedir?

Aradaki bu farkı arıcı nasıl ölçecek?

Ben şimdiye kadar okumuş olduğum yüzlerce kaynak içinde, asit ile şerbet kaynatılarak arıya verildiğinde, çok daha iyi olur denildiğine rastlamadım.

Ayrıca, asit ile şerbet kaynatılmasına sürekli invert ismi verildiği için, bütün arkadaşlarımız piyasadaki invert şuruplar ile aynı şey zannediyor.

Firmaların kendi invert şekerleri ile ilgili olumlu olarak söylediği cümleler alınıp, asit ile şerbeti kaynatma sonucunda ortaya çıkan ürüne de yamanıyor.

Hiç alakası da yok.

Konuları son 100 yılda dünya üzerinde yapılmış bilimsel araştırmalara ya da yüzyıllar süren arıcılık tecrübelerine göre elbette tartışalım.

Bundan da kaçtığım yok.

Asit ile şerbetin kaynatılmasının arılar için daha iyi olduğunu iddia eden bir bilimsel araştırma da varsa, o bu konu ile ilgili de fikrimi her an değiştirmeye hazırım.

invert şurubu hazır satılmıyormu

Şu anda piyasada arı yemi adı altında satılan, yoğunluğu şeker şurubundan fazla olan bir şurup var.

Piyasa şartlarında üretim yapan firmalar müşteri potansiyeli olduğunda bu ürünleri bol miktarda üretirler.

Bu konu arz ve talep dengesine göre belirlenir.

Arıcılar arıyı da kümes hayvanı, büyük veya küçükbaş hayvan gibi görüyorlar.

Çünkü o hayvanlar yılın her günü, günde iki veya üç kere besleniyor.
Arı da hayvan olduğuna göre sürekli beslenmeli diye düşünüyorlar.

Kış aylarında arıların yaşama düzeyini en alt sınırda tutup sürdürdüklerini düşünmek istemiyorlar.

Çünkü normal şartlarda besleme olmayınca ölüm olacakmış gibi geliyor.

Eğer ölüm olursa kendilerini suçlamak istemiyorlar.

Bu yüzdendir ki Besleme yapmak veya en iyisini bulmak için araştırma içindeler.

Aralık ve ocak aylarında hiç bir kovanın ortalama bal tüketimi aylık olarak 1 kg mı geçmez.

Arı beslenmesinde Şeker ve suyla en basit şekilde yapılmış şerbet yeterli olur.

Değişik kimyasallarla ve ateş üstünde uzun süre kaynatılmaya da gerek yok.
Hatta uygun zaman bulunamazsa doğrudan şeker de verilebilir.

Sayın Murat Çakır,
Amacımız, bilimsel verilerle doğruluğu kanıtlanmış konuları, Teknik Arıcılığın bir gereği olarak fazla tartışmaya gerek duymadan kabullenmektir. Benim düşüncemde Arılarımız için hazırladığımız Şeker şurubunu kaynatmadan vermektir. Bu konular tartışılmaya devam ettiği sürece kafalar ister istemez karışacaktır. Doğruları bulma dileğiyle…

Galıba arıcılar yine bosta kaldılar ki invert şürübü tartışmaya başladılar.Siz normal sürüp yapıp veri,n arılar acından ölmesin gerisi boş teferruat.

mustafa hocam noktalama işaretlerinde en çok noktayı seviyorsunuz herhalde :slight_smile: yine kısa ve öz olarak son noktayı koymuşsunuz .

Arıcılığa yeni başlandığında,hem bilgisizlikten,hemde kovan azlığından insan şurubu kaynatıyor,invert etmeye çalışıyor,yani kendine uğraş arıyor.Yıllar geçip bilgi ve tecrübe ile birlikte kovan sayısı da arttıkça,en pratik ve en hızlı bir şekilde işleri bitirmenin yolları aranıyor.Bir de,şurubu sadece kış beslemesi için vermiyoruz ki.İlk baharda yavru üretimi için.Nektarsız dönemlerde kovandaki hayat zincirini bozmamak için yine şurup veriyoruz.Ben geçen hafta İzmir Arıcılar birliğinden ARI YEMİ diye 20 kg lık tenekelerde Konya Şekerin hazırladığı yeşil renkte ve koyu şuruptan aldım.Arılara verdim, iki günde silip süpürdüler. Tenekesi 70 tl.den.Tavsiye ederim.

Pardon,arı yemi tenekeleri 24 KG.mış.

Fiyat yüksek geldi biraz. Piyasada hep öyle mi?

İzmir Arıcılar Birliğinden aldım.Birde piyasaya sormak lazım.Birliğimiz bize bir güzellik yapmış olabilir :slight_smile:

Mehmet Gençünal Bey 14/11/2011 tarihli yazısında 55 TL’ye aldığını söylüyor.Mehmet Beyin aldığı yerden almakta fayda var.

Perşembe günü aldım hala 55 TL.

Normalde üretici firmalar, satış yapanlar için bir kar payı öngörüyor.

Demek kar payını yeterli görmemişler :slight_smile:

Eğer yanlışlıkla verilmiş bir fiyat değilse, yüksek fiyatla mal satan birlikleri, arıcılar adına kınıyorum.