Belli bir mesafe kaydeden bizler için nispeten bazı sıkıntıları gidermek kolay oluyor ama…
Yeni başlayan arkadaşlarımızın işi gerçekten çok zor.
Kimi dinleyecek, hangi uygulamaları yapacak? Kılavuz tutacağı kim olacak ki atasözleri genelde kılavuzu tarif eder.
İnternet teknolojisini yakalamış arkadaşlar bir bakıyor ki öne çıkarılmayı farkedemiyor ve ırka, ürüne talip oluyorlar.
Hayal kırıklığı yaşama şansı da yok ki çünkü kabahat her halikarda kendisinde oluyor.
Kafkas melezi bizim şu anda tartıştığımız konu…
Kafkas melezini kullanma şansını yakalamış ve diğer ırklarla mukayese etme imkanı bulmuş birisi olarak tabi ki söyleyeceklerimiz olabilir.
Arılıkta diğer ırklardan da mevcut ve bir ırk diğerine göre kendi başına öne çıkamıyor.
Yani şu ırk süperdir söyleminin yanında söylenmesi gerekenler hiç gündeme getirilmiyor.
Dünyada hiçbir ırk tek başına mükemmel değildir ki bunu gözlemleme şansını yakaladığımızdan rahatlıkla söyleyebiliyoruz.
Geçtiğimiz verimsiz yıl içinde Kafkas melezleri arılıkta en fazla bal veren kolonilerdi. Ancak bugün en çok takviye vermek zorunda kaldıklarım.
Takviye vermezsem kışı görmeleri bile belki de mucize…
Takviye veren ırklar ise Yerliler ve Muğlalar…
Yerlilerde hem bal hem kadro var… Üstelik en az varroa düzeyi onlarda görülüyor.
Muğlalarda kadro ve yavrulama faaliyeti maksimumda ama sıvı besleme sonrası stoklama beslemesinde en fazla desteği vermemiz gerekenler…
Kafkasa yavru takviyesi aldığımız Muğlalara, Kafkaslardan ballı çerçeve transferi yapacağız gibi…
Karniyollar…
Diğer bölgelerde yaşanan sıkıntıları da gözlemliyoruz ama uyum sorunu yaşadıkları kesin. Bizde de koloniye kabul ettirilmeleri ve kabul sonrası yaşadıkları uyum sorunları hala devam ediyor.
Bir şekilde ana arı üretimini amatörce yaptığımızdan başlarına birşey gelenlerin yerine yeni karniyol analar var da çakıyoruz tekrar aynı kolonilere…
Tutana kadar sıkıntı ancak tuttuktan sonra gösterdiği performansı bu yıl test etme imkanı bulan birisi olarak çalışılabilir bir ırk ama koloni yönetimini tam uygulayamayan arıcılar için büyük sıkıntı.
Hiç bir zaman tüm arılığımı Karniyol ırkına teslim edemem. Ancak arılıkta bulundurmakta fayda olduğunu da söylemeliyiz. Sakinliği konusunda sıkıntı yok ve özellikle şov arıcılığı için çok uygun…
İllaki tek ırk bulunduracaksın zorunluluğu getirilirse ve seç bakalım derlerse…
Şu ana kadar gördüğüm, uyguladığım ve uygulamayı planladığım işlere en uygun arı ırkı kesinlikle yerli arıdır.
Bunu söylemekte tezlerim nelerdir?
Bugün için en fazla hata telafi eden ırk yerli arı…
Sıvı teşvik beslemesine iyi cevap veren ırk yerli arı…
Varroa bulaşıklığına en az maruz kalan ırk yerli arı…
Bal stoğunu kullanmakta titiz davranan ırk yerli arı…
Bazı kolonilerin sert olduğu konusu ise yine bizlerin çözebileceği bir özellik olmasına rağmen negatif sayılabilir. (Sert olan oyunu terk eder kuralı gereği)
Ancak 2 ırk bulunduracaksın derlerse…
İşte burası çok zor…
Muğla ve yerli ırk derim…
3 ırk bulundur haydi bakalım derlerse…
Kafkas / Muğla ve Yerli arı…
Olur mu ya…
4 kat / 100 kilo bal garantisi verilen Karniyol neden ilk 3’te yok mu diyorsunuz?
Bende o zaman sorarım size…
Kim Karniyol arı ile bu yıl 4 kat yapmış ve 100 kilo bal almış?
Eğer ben aldım diyen varsa bulunduğu koşullarda Muğla ve Kafkas kombinasyonu ile çalışma imkanı versin ve finalde görüşelim.
Muğla / Kafkas kombinasyonu nedir ve bu nereden çıktı?
2 ırkın farklı davranışlarını isteklerimiz doğrultusunda yönetmek diyebiliriz kısaca…
Bir de sert ırklardan hep şikayet eder dururuz. Kuralı yukarıda yazmıştım ve basit bir kural…
Sert olanın anası gider. Bu kadar basit. Israrın anlamı yok. Koparın kafasını sert arının anasının…
Ancak sertlik kavramını da zamanlamaya göre analiz etmekte fayda var. Öyle bir an geliyor ki uysal olması gereken Kafkaslar bile tartışıldığı gibi sertleşebiliyor.
Irklar bir tarafa hepimiz arılıklarımızda amatörce ana arı yetiştirmeliyiz. Irk önemli olsa da diğer önemli şeylerde var…
Genç ana arı ırkı ne olursa olsun fark atar…
Varroa bulaşıklığı az olan koloni fark atar…
Bal stoğu olması gereken düzeyde olan koloni fark atar…
Sıvı besleme iyi bir rejimle yapılırsa ilgili koloniler fark atar. (Üstelik klasik besleme yöntemleri ile…)
Velhasıl…
İyi arıcı olmak ve arıcılığa farklı bir vizyonla bakmak önemli…
Öyle bir düzeye gelelim ki…
Hangi ırk verilirse verilsin bizlere o koloniler ile başarıyı yakalayalım…
Ancak en zor olanı söyleyeyim…
Sadece Kafkas melezi ile donatılmış bir arılığı yönet bakalım derlerse…
Kara kara kışın geleceğini düşünmek çok kötü…
Kafkas melezlerini kışlatabilme yeteneğini kazanabilmiş tüm arıcılardan edineceğimiz çok değerli bilgiler elbette vardır.
Benim en büyük şansım Kafkas melezi ile tek ırk olarak uzun yıllar çalışmış arıcıların deneyimlerinden faydalanıyor olmam…
Sn. Zeusfaber buyurun klavye sizde…