Kışın ilk girişinde arıyı yağmalattığımı biliyorum.Havaların sıcak gittiği 5 günün içinde stokları tekrar tamamlatmıştım.
Çevrede yağmacı koloni varsa arıları açmamak gerekiyor.
Bazen bilmeyerek yağamacılığı kendi elimizle teşvik ediyoruz.Daha sonraları önlem alarak arıyla ilgilensek bile işe yaramıyor.Buğünlerde daha dikkatli olmalıyız.
Yağmacılık akşama doğru çok daha hızlı gelişiyor.
Çünkü tarlacılar dönmüş oluyor.
Yağmalayanlar da tarlacılar.
İbrahim Bey’in de bahsettiği gibi süre kısa oluyor.
Ben koloni kontrollerini kesinlikle akşama bırakmıyorum.
Çoğunlukla öğle arası yapıyorum.
Yağmacılık belirtileri başladığında kontrolü bırakıyorum ya da ara veriyorum.
Hızlı bir şekilde ne yapılacaksa yapılmak zorunda.
Bu sezon sıfır çekenlerden birisi olarak yaptıklarımı anlatayım. Baldan umudumu kesince 6 Eylül Cumartesi günü sonbahar hazırlıklarıma başladım. Çerçeveleri sıkıştırdım, boş çerçeveleri aldım v.s. 9 Eylül’de formik asit uyguladım. Ana arı kaybı olmadı. Ertesi gün sayamayacağım kadar varroa ölüsü vardı.
http://img503.yukle.tc/thumbs/316609092015237.JPG
http://img503.yukle.tc/thumbs/782009092015238.JPG Bu gün sabah varroa kontrolü için sabah 08:30’da arılığa gittiğimde yağmacılığın başladığını gördüm. Giriş deliklerini tek arının girip çıkabileceği şekilde daralttım. O saatten bu saate kadar da dua ediyorum. Hasarı en ucuz şekilde atlatayım diye Bu arada belirtmeliyim ki ilaçlama dışında şerbet verme ya da başka bir işlem yapmadım. Kovanın içine ve çevresine bal v.b bir şey damlatmadığıma da eminim. Moralim çok bozuk Yağmalamaya ait video da var ama işyerinde youtube, facebook,sohbet vb. siteler engelli olduğu için videoyu ekleyemiyorum maalesef. Ustlarıma sorum: “Kovanları başka yere taşımak dışında yapabileceğim başka bir şey var mı acaba?” Herkese hayırlı Cumalar…
Ufuk bey bir kovanım öyle bir yağmaya uğradı ki kovan girişinde savunmacı arılar bile karşı koyamadı içeriye sürekli yağmacı arılar giriyordu. Sonra forumda okuduklarım aklıma geldi 15 dakika kovan giriş kapısını kapadım su püskürttüm sonra giriş kapısını tekrar açtım ve bir arı girecek kadar daralttım. Tabi ertesi gün gittiğimde ne ana arıyı gördüm ne de günlük yumurta! Dedim heralde anayı kestiler bu kovan sönecek çünkü kontrol bile yapamadan yağmacı arılar saldırmaya başlıyor. Sonra yine forumda okuyup öğrendiğim gün aşırı 1:1 ölçeğinde 250-300 ml düzenli teşvik şerbeti vermeye başladım. Bugün açtığımda çok şükür hem ana arıyı gördüm hem de günlük yumurtaları. Benim 2 kovanım var ama 20 kovan yanı başında Dolayısıyla yağmacı arılar çoktu. Bana yağmaya uğrayan kovanı başka yere götür dediler şansıma arıcı arkadaş 20 kovanı almış memleketine götürmüş bu benim koloniyi kurtarmamda çok büyük avantaj oldu. Konuyu çok saptırdım biliyorum ama eğer benim zayıf koloniyi hergün yağmaya uğramasına rağmen söndüremedilerse sizinkini 1 günde söndüremezler diye düşünüyorum. (Tabi etrafta çok kovan yoksa) Ama üstadlar ne der bilemem.
Yağma benim başımı 2 sene önce çok ağrıttı.Çok şükür adamın arıları öldüde kurtuldum.
Genelde sıfır sağım yapan veya stok besleme yapmayanların arılarında yağmacılık görülüyor.
Çevrede yağmaya meyilli arı varsa önlem almak çözüm olmuyor.
Merhaba arkadaşlar,
Konuyu okuyunca bir yandan üzüldüm bir yandan sevindim, üzüldüm çünkü arılığımda yağmacılık var ve bu benim hatamdı! Sevindim çünkü ne olduğunu daha iyi biliyorum ve sizlerin değerli tecrübelerinden yararlanma fırsatı yakaladım…
Olay şöyle gerçekleşti;
Temmuzun son haftası sağım yaptım ve serde Kayserili olduğumuz için uyanıklık edip süzme makinasında ve sır rulolarında kalan artık balı yıkamayıp Arılıkta açıkta bıraktım ki arılarım yalasın da büyüsünler…
-Bir sonraki hafta arılıkta kovan muayenesinde güçlü kolonilerimden birinin kaybolduğunu gördüm. Uçuş tahtasında lekeler vardı, sanki yağmalanmıştı!
-İkinci hafta muayene esnasında oğul mevsimi olmamasına rağmen bir oğul bulutu çıktı ve en zayıf kovanın (5 çerçeve arılı) uçuş deliğine girip çıkmaya başladılar! Ahanda resmen yağmacılık dedim! An bir refleks ile uçuş tahtasını kapattım duman verdim. 1-2 saat sonra yoğunluk azaldığı için kapağı açtım. Başka güçlü bir koloninim uçuş tahtasında salkım oluşuyordu, bu salkımı el ile alıp üstten kovan geri bıraktım. Ama yine o salkım oluştu!
Önümüzdeki hafta ilk muayenemde;
Eğer zayıf koloni yaşıyorsa deliği daraltıp çerçeve hizasına getireceğim,
Uçuş tahtasındaki salkım için ne yapmalıyım? Yağmacı koloni bumu acaba? Yoksa yağmaya mı uğruyordu?
Son olarak poşetle şurup verme fikrine bayıldım, yalnız akma riskine karşı poşeti şerbetliğin üstüne koysak nasıl olur?
Şimdiden teşekkür eder, hepinize yağmasız, bereketli sezonlar dilerim…
4 çerçeve olan kovanimda 2 avuç kadar arı ölmüş. Ölülerin içerisinde 2 adet sarıca arıda vardı. Kovan zayıflamış, anaari dipte geziyordu. Akşam 1e1 serbet verdim ama şerbeti çekmemişler. Uçuş yerini 2 arı geçecek kadar daralttim. Başka ne yapabilirim?
ASUS_T00J cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Yağma sonucu gıdasız kalmış bir koloni. Şurup çekecek bile gücü yok. Ben olsam şöyle yapardım.
Sağlıklı bir kovandan alınmış bir adet ballı ve polenli çerçeve ile bir başka bir kovandan alınmış kapalı yavrulu çerçeveyi bu kovanın ortasına koyardım.
Bu iki çerçevenin sağına ve soluna birer tane strafor,
Bir daha yağmalanmaması için de kovan ağzını bir arı çıkabilecek kadar kapatıp yerini değiştirirdim.
Ayrıca kovandaki fazla çerçeveleri alır, 10-15 gün sonra ortasına bir tane daha kapalı yavrulu çerçeve koyar, 3-4 çerçeve ile kışa sokmaya çalışırdım.
Azar azar koyu şurup verip güçlenmesini sağlardım. Şurup çekebilecek güce ulaşırsa kurtulması da mümkün olur.
15-20 gün sonra tekrar eski yerine koyabilirsiniz. Adeta yoğun bakıma almanız gerekiyor. Kışı çıkarabilmesi oldukça zor. Kolay gelsin.
Arısız vermek lazım. Ama arısı ile verirsen ana arıyı kafese almak ve 2 gün kafeste tutmak gerekir. Ana arı ve kovan şu anda en zayıf durumdalar. Açlık stresi yüzünden kovan perişan durumda. Çok iyi bakarsanız belki kurtulur. Kolay gelsin. Kek de verirseniz çok iyi olur.